Haber Detayı
Baran Akbulut: Aşk'ı Memnu'da Nihat olacakken Beşir oldum
Aşk'ı Memnu dizisinde oynadığı Beşir karakteriyle popüler olan Baran Akbulut katıldığı programda diziyle ilgili itiraflarda bulundu. Baran Akbulut, "Aşk'ı Memnu'da Nihat olacakken Beşir oldum" dedi.
Başrolünde Beren Saat, Hazal Kaya, Kıvanç Tatlıtuğ ve Nebahat Çehre gibi isimlerin bulunduğu Aşk'ı Memnu dizisinde Beşir karakteriyle yer alan Baran Akbulut uzun bir aradan sonra ortaya çıktı. "NİHAT OLACAKKEN BEŞİR OLDUM" Kerem Çatay da çok ilgileniyor.
Beni çağırdı. "Ben izledim.
Hem tek kişilik hem komedi hem de İngilizce.
Çok hoşuma gitti.
Yeni bir diziye başlıyorum Aşk-ı Memnu adında.
Bir audition verir misin?" dedi.
Audition verdim.
Bu arada iki tane rol var dedi.
Biri Nihat, biri Beşir.
İkisinden biri olacak.
Ben dedim "Beşir için vereyim audition." Audition verdim.
Ben tercih ettim.
O aslında başta Nihat olarak düşünmüştü.
Sonra öyle birden kendim sette buldum." diyerek herkesi şaşırttı.
İlk dizisinde yaşadığı zorluklardan da bahseden Akbulut, "Tabii ki. "Dizi çekeceğiz.
Sadece iki tane rol kaldı, seç" falan dediği zaman şöyle baktım kimler var diye.
Zerrin Tekindor, Selçuk Yöntem, Rana Cabbar, Nebahat Şehre falan diye gidiyor liste böyle. "Tamam" dedim ben.
İlk gün sete gittim, tabii hiçbir şey bilmiyorum.
Hayatımda sette bulunmamışım.
Işık şefi Hüseyin ağabey hemen yanıma geldi. "Baran senin ilk günün mü sette ağabeyciğim?" dedi. "Evet ağabey" dedim. "Tamam şurada dur" dedi çekti beni. "Işığa göre bak, ona göre dur" dedi (gülüyor).
Bahçede bir sahneydi." dedi. "BEŞİR'İ BEN DE SEVMEZDİM" Beşir'in izleyici tarafından sevilmediği üzerine Baran Akbulut, "Ben de çok sevmezdim.
Yani sevmediğim çok yanı vardı.
Oyuncu ile karakteriyle arasında gerçekle hayal arasında olduğu gibi bir gerilim vardır.
O gerilim besler.
Bazen çok sinirlenerek oynarsın karakterine.
Bazen öyle şeyler oluyordu tabii.
Kızdığım oluyordu." dedi. "HAZAL'I TEK YENEBİLEN SELÇUK YÖNTEM OLUYORDU" Sette unutamadığı anıları hakkında ise oyuncu, "Vallahi öyle düşünüyorum, sıkıldığımız anlar geliyor aklıma.
Çünkü o zaman metro falan yoktu, Sarıyer'e ulaşım belaydı.
Sabah erkenden giderdik bütün oyuncular.
Gerçek yalıda olduğumuz için içerideyiz, karavan yok falan tabii.
İçeride kulis bile doğru düzgün yoktu.
Yani odaları kaydırarak kullanıyorduk.
Mesela Beşir'in odası diye bildiğiniz yer aslında saç makyaj odası.
Bir de göründüğü kadar sıcak bir iş de değildi çünkü deniz kenarındayız, kapılar hep açık.
Soğuk yani.
O yüzden ben hep o fön çekilen yerde Beşir'in odasında ısınmaya çalışıyordum fön rüzgarlarıyla (gülüyor).
Sıkılınca da Hazal'la (Kaya) parmak yatırmaca oynardık.
Ve Hazal devamlı beni yenerdi.
Çok iyiydi o konuda nasıl yapıyorsa ve çok keyif alırdı.
Fakat Hazal'ı yenen tek kişi Selçuk ağabeydi (Yöntem).
Böyle anılar geliyor aklıma." dedi.
İnsanlardan "Yok mu yeni proje" sorusunu çok aldığını belirten Baran Akbulut, "Belirsizlikle mücadele etmek, akıl sağlığını korumak, kendini sürekli geliştirebiliyor olmak.
Hatta geliştirmeyi bırak yerinde tutunabilmek yani.
Gerilememek.
Çünkü çok zor gerçekten belirsizlikle mücadele etmek.
Yani sokakta seni her gören şey diyor, "Yok mu yeni proje?" Müteahhit miyim ben ya?
Ne projesi? "Göremiyoruz sizi" falan diyorlar.
Ona verecek cevabınız her zaman olmuyor.
Veya maddi durumunuz uygun olmayabiliyor.
Yani zor o bakımdan.
Ki insan istiyor ki, hemen iş bulayım değil aslında. 1-2 sene şimdi dünyayı gezeyim.
Yani oyuncuya iyi gelecek şey her an sette olmak da değil.
Fakat bir güvence.
İstediğim şey olana kadar ve o rolde hazırlanmış bir şekilde ne yapacağımı çok iyi biliyor olarak ve kendime güvendiğim için de doğaçlamaya da elverişli bir ruh haliyle sete girebilecek durumda olmak için belki 2 yıl ara vermem gerekiyordur.
O 2 yılda beni koruyacak bir şey yok.
Güvence yok yani.
O zor.
Herkes sette beklemeye dikkat çekiyor.
Sette bekleyip ne olacak?
Çay geliyor, kahve geliyor.
Arkadaşlarım var.
O çok zor bir şey değil" dedi.