Haber Detayı
Şerh koymayana kıdem tazminatı için faiz yok - Sosyal Güvenlik Haberleri
Kıdem tazminatının geç ödenmesi halinde faiz ödenmesi konusunda Yargıtay’dan çok önemli bir karar geldi. Yargıtay, işçi kıdem tazminatı ödenmeden önce veya ödeme sırasında faiz talep ettiğine dair bir kayıt düşmemişse mahkemece faiz ödenmesine hükmedilemeyeceği kararı verdi. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberi
1475 Sayılı Eski İş Kanununun 14. maddesi uyarınca, kıdem tazminatının iş akdinin sona erdiği tarihte peşin ödenmesi gerekir.
Zamanında ödenmeyen kıdem tazminatı için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.
Yargıtay, zamanında ödenmeyen kıdem tazminatında faiz hakkından yararlanma konusunda çok önemli bir karar verdi.
SORULARINIZ İÇİN: akivanc@haberturk.com Yargıtay 9.
Hukuk Dairesi (Esas No: 2025/7894, Karar No: 2025/7745, Tarih: 13 Ekim 2025) zamanında ödenmeyen kıdem tazminatına faiz ödenmesi için ödeme belgesine şerh koymayan iki ayrı işçinin açtığı davada bölge adliye mahkemeleri kararları arasındaki çelişkiyi giderdi.
Yargıtay kararına konu dosyaya göre, emeklilik nedeniyle işten ayrılan işçilerin kıdem tazminatları fesih tarihinde değil daha ileri bir tarihte ancak dava açmadan ödendi.
İşçiler, ödeme yapıldıktan sonra dava açarak fesih tarihi ile ödeme tarihi arasındaki dönem için faizin ödenmesini talep ettiler.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNDE İKİ FARKLI KARAR Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6.
Hukuk Dairesi, davacı işçinin ödemeyi ihtirazı kayıtsız olarak (şerh koymadan) aldığı, ayrıca bu hususta bir delil de ileri sürülmediği gerekçesiyle işçiye faiz ödenemeyeceğine hükmetti.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33.
Hukuk dairesi ise davacı işçinin fesih tarihi itibarıyla ödenmesi gereken kıdem tazminatına geç kavuştuğunu dikkate alarak, fesih tarihi ile ödeme tarihi arası için faiz ödenmesi gerektiği yönünde karar verdi.
ŞERH KOYMAYAN FAİZ ALAMAZ Yargıtay 9.
Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemesi hukuk daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi ve kıdem tazminatının fesih tarihinden sonra ödenmesi halinde, fesih tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için faiz talep edilip edilmeyeceği konusunu açıklığa kavuşturdu.
Yargıtay kararında, Türk Borçlar Kanunu uyarınca, asıl borcun ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçların da sona ermiş olacağı belirtildi.
İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkının sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmakta ise bu faizler ve ceza koşulunun istenebileceği kaydedildi.
Söz konusu davalarda emeklilik nedeniyle işten ayrılan işçilerin kıdem tazminatlarının fesih tarihinden sonra fakat dava açılmadan ve icra takibinden önce ödendiği, ancak davacı işçiler tarafından tazminatın ödenmesinden önce veya ödenmesi sırasında herhangi bir ihtirazı kayıt konulmadığı gibi bu anlama gelebilecek bir açıklama ya da ibareye de yer verilmediğinin anlaşıldığı vurgulandı.
Borcun ifasından önce veya ifa sırasında işlemiş faiz hakkının saklı tutulduğuna ilişkin ihtirazı kaydın konulmaması karşısında davacı işçilerin işlemiş faiz alacaklarına yönelik taleplerinin reddi gerektiği belirtilen kararda, iki mahkeme kararları arasındaki uyuşmazlığın 6.
Hukuk Dairesinin kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği ifade edildi.