Haber Detayı

13 MART CUMA HUTBESİ KONUSU | Bugün Cuma hutbesi konusu nedir?
Haberler fotomac.com.tr
13/03/2026 07:16 (1 saat önce)

13 MART CUMA HUTBESİ KONUSU | Bugün Cuma hutbesi konusu nedir?

Diyanet İşleri Başkanlığı, 13 Mart 2026 tarihli Cuma hutbesini 'Hak ve Hakikatin Temsilcileri: Peygamberler' başlığıyla yayınladı. Ramazan ayının son günlerine yaklaşırken peygamberlere iman, tevhid inancı ve Kadir Gecesi'ne vurgu yapılan hutbenin detayları merak ediliyor. İşte 13 Mart Cuma hutbesi tam metni ve PDF indirme ekranı…

13 Mart 2026 Cuma günü milyonlarca Müslüman camilerde Cuma namazı için bir araya gelirken, vatandaşlar 'Bugün Cuma hutbesi konusu nedir?' sorusunun yanıtını araştırıyor.

Diyanet'in 13 Mart 2026 tarihli Cuma hutbesinin konusu 'Hak ve Hakikatin Temsilcileri: Peygamberler' olarak açıklandı.

Hutbede peygamberlerin insanlığa rehberlik eden örnek hayatları, doğruluk ve adalet anlayışları ile insanlığa verdikleri mesajlar ele alınıyor.

Her hafta farklı bir konu başlığıyla yayınlanan Cuma hutbeleri, toplumda birlik, beraberlik ve ahlaki değerlerin güçlenmesine katkı sağlamayı amaçlıyor.

İşte, 13 Mart 2026 Cuma hutbesi...

CUMA HUTBESİ KONUSU NEDİR?

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan bu haftaki hutbede, İslam'ın temel inanç esaslarından biri olan peygamberlere iman konusu işleniyor.

HAK VE HAKİKATİN TEMSİLCİLERİ: PEYGAMBERLER Muhterem Müslümanlar!

Yüce dinimizin temel inanç esaslarından biri peygamberlere imandır.

Peygamberler, Allah'ın insanlar arasından seçtiği elçileri, hak ve hakikatin temsilcileridir.

Onlar; insanlığa, ebedi kurtuluş yolunu göstermek için gönderilmiştir.

Peygamberler, insanları; tek olan Allah'a iman etmeye, yani tevhide davet etmişlerdir.

Aziz Müminler!

Hz. Âdem ile başlayan peygamberlik vazifesi Hz.

Muhammed Mustafa (s.a.s) ile sona ermiştir.

Aynı şekilde Hz. Âdem ile başlayan ilâhî mesaj, Ramazan ayında Kadir Gecesinde Peygamber Efendimiz (s.a.s)'e indirilen Kur'an-ı Kerim'le taçlanmış ve son bulmuştur.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), zulmün girdabındaki bir toplumu değiştirmiştir.

Yaşanmaz denilen dünyayı saadet asrına; cehaletin karanlığını aydınlığa çevirmiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde, 'Ben Muhammed'im, Ahmed'im, peygamberlerin ardından gelen el-Mukaffî'yim, insanların arkamda toplandığı el-Hâşir'im, Tevbe Peygamberi'yim, Rahmet Peygamberi'yim' buyurmuştur.

Dolayısıyla, kim; sevgi ve saygı gibi ahlaki değerleri kuşanmayı hedefliyorsa Allah Resûlü (s.a.s)'in rehberliğinden ayrılmamalıdır.

İyiliğin dünyaya hâkim olmasını, kötülüğün son bulmasını istiyorsa Kur'an ve sünnete sarılmalıdır.

Kıymetli Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz, Kur'an-ı Kerim'de, 'Peygamber, arzu ve hevesine göre konuşmaz.

Onun size okuduğu, kendisine indirilmiş vahiyden başka bir şey değildir' buyurmaktadır.

Bu sebepledir ki, Peygamberimizi ve onun rahmet yüklü mesajlarını 'yanılsama' olarak değerlendirmek doğrudan Allah'ın kelâmına, Allah'ın iradesine, Allah'ın dinine yapılmış bir saldırıdır.

Cenâb-ı Hak, peygamberlere inanmayan, onları alay ve eğlence konusu yapanların ibretlik sonunu bizlere şöyle haber vermektedir: 'Senden önceki peygamberlerle de alay edilmiş, sonunda onlarla alay edenleri, alaya aldıkları azap kuşatıvermişti.' Değerli Müminler!

Bizler, peygamberler arasında asla ayrım yapmayız.

Hepsinin Allah'ın elçisi olduğuna iman ederiz.

Zira biliriz ki; Peygamberlerin her biri Allah katında değerlidir.

Hz. Âdem'de, Hz.

İbrâhim'de, Hz.

Mûsâ'da, Hz. Îsâ'da ve Hz.

Muhammed Mustafa (s.a.s)'de aynı şeyleri söylemişlerdir.

Onların mesajları temelde birdir ve aynıdır; o da tevhiddir.

Yüce Rabbimiz, 'Andolsun biz, her ümmete, 'Allah'a kulluk edin, tâğuttan uzak durun' diyen bir peygamber gönderdik' buyurmaktadır.

Aziz Müslümanlar!

İslam, inançta tevhidi istediği gibi sosyal hayatta vahdeti, yani ümmetin birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesini emretmiştir.

Cenâb-ı Hak 'Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin.

Sonra gevşersiniz, gücünüz, devletiniz elden gider.

Sabırlı olun.

Allah sabredenlerle beraberdir' buyurarak bu hakikate işaret etmektedir.

Hal böyleyken, yıllardır İslam coğrafyası üzerinde oyunlar oynanmakta, Müslümanlar zulüm altında inlemektedir.

Kıymetli Kardeşlerim!

Kadir Gecesinin gölgesinin üzerimize düştüğü şu günlerde vahyin aydınlığında, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)'in ilkeleri doğrultusunda hayatımızın muhasebesini yeniden yapmalıyız.

Bir ve beraber olmalı, kardeşliğimizi pekiştirmeliyiz.

Ramazan ayının bu son günlerinde birbirimiz ve ümmet-i Muhammed için dua etmeliyiz ki, Rabbimizin nusret ve inayeti inananların üzerine olsun.

Değerli Müminler!

Önümüzdeki Çarşamba günü Çanakkale Zaferinin yıl dönümünü idrak edeceğiz.

Bu vesileyle aziz şehitlerimize, ebedi âleme irtihal eden kahraman gazilerimize Yüce Rabbimizden rahmet diliyoruz.

Kadir Gecemizi şimdiden tebrik ediyoruz.

Hutbemizi Kadir sûresinin mealiyle bitiriyoruz: 'Biz Kur'an'ı Kadir Gecesinde indirdik.

Kadir Gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?

Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.

O gece melekler ve Cebrâil, Rablerinin izniyle her bir iş için iner de iner.

O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenliktir.' 13 MART CUMA HUTBESİ İÇİN TIKLAYIN AHaber CANLI YAYIN

İlgili Sitenin Haberleri