Haber Detayı
Gittiği yere kadar ekonomisi!
Ben bu ülkede yaşamıyor muyum? Ben de arada güzelleme yapmak istemez miyim? Hani en azından “Bakın tarafsızım vallahi, iyi şeyler olunca da...
Ben bu ülkede yaşamıyor muyum?
Ben de arada güzelleme yapmak istemez miyim?
Hani en azından “Bakın tarafsızım vallahi, iyi şeyler olunca da söylüyorum işte!” ayağına…Benim dilim varmıyorsa demek ki, buyurun ben anlatayım da siz övün ekonomiyi…***Merkez Bankası verileri açıkla.
Ocak ayında cari açık 6 milyar 807 milyon dolar oldu.
Ne bekleniyordu? 4.8 milyar dolar… Az mı?
O da çok, hayvan kadar…Aradaki fark artık bir “hata payı” değil, resmen bir planlama faciası!
Yıllıklandırılmış açık 32,9 milyar dolara dayandı.
Bu daha yolun başı…***Elbet birileri çıkıp; “Efendim, küresel konjonktür böyle, enerji fiyatları şöyle...” Yahu bırakın bu masalları!
Daha savaş bile başlamamıştı.
Hatta TEMU dahil yasaklanmıştı.TEMU demişken, İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in işleri biraz toparladı mı?
Zira Şekib Bey’in firmasının ürettiği ürün 17-18 bin lirayken, aynı ürün Çin’den gelirse 2-3 bin liraydı…***Verilere bir bakalım mı?
İhracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4 azaldı… 20 milyar dolara geriledi.
İthalat ise yerinde sayıyor, 28.7 milyar dolar…Acaba niye?
Onu da ben söyleyeyim size…Sanayin kan ağlıyor.
Maliyetler uçmuş, elektrik-doğal gaz faturası belini bükmüş… Yetmemiş içeride doları baskılayacağız diye ihracatçının rekabet gücünü kuşa çevirmişiz.***Bu kur politikası enflasyonu düşürecek ya… Ondan… Rezervleri yakarak kuru tutmak, barajın kapağını elle tutmaya çalışmaya benzer… Peki su yolunu bulunca boşa gitmeyecek mi onca çaba?Yabancı artık gelip buraya fabrika kurmuyor, teknoloji getirmiyor, istihdam yaratmıyor. “Ben senin hukukuna, senin ekonomi yönetimine, senin yarın ne karar alacağına güvenmiyorum kardeşim” diyor.***Gelen para ne? “Sıcak para” dediğimiz vuran-kaçan takımı...
Ocak ayında portföy yatırımlarına 8.4 milyar dolar girdi… Nedeni belli… Faiz yüzde 37, kur sabit…Adam dövizini getiriyor, yüksek faizden TL’ye geçiyor, parayı vuruyor; sonra bir sabah uyanıp “Hadi bana eyvallah” deyip gidiyor.
Biz de buna “finansman” diyoruz.
Bu finansman değil, resmen geleceğimizi yüksek faizle kiraya vermektir!***Hani o “İran-İsrail-ABD gerilimi” diyorduk ya?
Bırakın gerilimi, artık ortada bildiğin topyekun savaş var!
Üstelik İran, “Hürmüz’ü kapatırım” tehdidini hayata geçirdi, boğazın ağzına kilidi vurdu.Bölgede savaş varken, Hürmüz kapalıyken, enerji fiyatları uçmuşken koyulan hedeflere inanmak için insanın ya çok saf olması lazım ya da bu işlerden hiç anlamaması…***Peki, şimdi ne olacak?
Bu veriler ışığında ekonomi yönetimi “kur politikasında bir düzeltmeye” gitmeye cesaret edebilir mi?
Yoksa siyasi kaygılarla bu balonu şişirmeye devam mı eder?Bildiniz! “Gittiği yere kadar” Türkiye ekonomisi için değişmeyen kader… Gittiği yere kadar gider!