Haber Detayı
Tarımda ve gıdada tehlike çanları!
Tarım sektörü, son 24 yılın en sert düşüşünü ve daralmasını yaşadı. Geçtiğimiz 2025 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 3.6 oranında büyürken, tarımda yüzde 8.8 oranında küçüldü. Buna karşın gıda enflasyonu da Avrupa’nın zirvesine çıktı. Gıda enflasyonundaki tırmanış halen devam ediyor. Gıda enflasyonu, geçtiğimiz şubat ayında aylık bazda yüzde 6.9 oranında yükseldi.
Tarım ve üretici son yılların en zorlu dönemini yaşıyor.
Ülkede sözde ekonomik büyüme yaşanırken tarımda tam tersine küçülme yaşanıyor.
Türkiye’de kişi başına milli gelir için 18 bin dolar rakamı verilse de tarımda ve kırsalda bu rakamın yanından bile geçilemiyor.
Tarımcının, üreticinin geliri düşüyor.
Bu da tarım ve gıda sektörlerinin kan kaybına yol açıyor.
Kayıp sadece üretici kesimi etkilemekle kalmıyor.
Tüketicinin mutfağına, sofrasına kadar uzanıyor.
Kısacası, tüm yurttaşlar için tarımda ve gıdada tehlike çanları çalıyor!
TARIM GERİLEDİ Tarım sektörü, son 24 yılın en sert düşüşünü ve daralmasını yaşadı.
Geçtiğimiz 2025 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 3.6 oranında büyürken, tarımda yüzde 8.8 oranında küçüldü.
Buna karşın gıda enflasyonu da Avrupa’nın zirvesine çıktı.
Gıda enflasyonundaki tırmanış halen devam ediyor.
Gıda enflasyonu, geçtiğimiz şubat ayında aylık bazda yüzde 6.9 oranında yükseldi. 2025 yılı yıllık gıda enflasyonu yüzde 36.4 olmuştu.
Merkez Bankası 2026 yılı gıda enflasyon oranını yüzde 19 olarak tahmin etmişti.
Ama görüldüğü gibi, daha yeni yılın ilk iki ayında neredeyse bu orana yaklaşıldı.
SAVAŞIN YANSIMALARI ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı Ortadoğu’yu ateş çemberi içine aldı.
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan sıkıntılar petrol ve gıda sevkıyatını da olumsuz etkiledi.
Bölgemizdeki savaş nedeniyle tarımsal üretim ve gıda güvenliği tehlikeye girdi.
Tırmanan petrol ve gübre fiyatları, bir yandan maliyetleri artırırken diğer yandan üretimi, ticareti ve ihracatı da tehdit ediyor.
Çevremiz ateş çemberi içine alınmışken aynı zamanda tarımın gerilemesi ve tarımsal üretimin düşüşü önemli bir sorun yaratıyor.
Geçmişte olduğu gibi kendi kendine yeten ve besleyebilen bir ülke olmanın önemi, bugünlerde daha iyi anlaşılıyor.
MAZOT VE GÜBRE Çiftçinin tarımsal üretiminde, mazot ve gübre en önemli girdileri-maliyet kalemlerini oluşturuyor.
Savaşın daha bu ilk günlerinde bile üretici için yaşamsal önem taşıyan mazot ve gübrede fiyatlar olağanüstü artmaya başladı.
Tarımdaki ve tarımsal gıda üretimindeki yıkıcı etkiler şimdiden görülmeye başlandı.
Tarımdaki bir başka olumsuz gösterge traktör üretimindeki düşüş.
Ali Ekber Yıldırım dostumuzun “Tarım Dünyası”nda yaptığı tespite göre traktör üretiminde, satışında ve ihracatında son yılların en kötü dönemi yaşanıyor. 2025 yılında traktör üretimi bir önceki yıla göre yüzde 41 azalırken ihracat, aynı dönemde yüzde 10.4 oranında daraldı. 2025 yılındaki bu gerileme 2026’da da devam ediyor.
TİCARET DE TEHLİKEDE Tarım ve gıdadaki olumsuzluklar yalnızca üretimle de sınırlı değil.
Ortadoğu’daki savaş koşulları ve özellikle de Hürmüz Boğazı’nın kapanması, ülkeler arasındaki ticareti ve gıda transferini zora sokuyor.
Tarım ekonomisti dostumuz Prof.
Dr.
Tayfun Özkaya, tarımda yaşanan daralmada temel nedenin yanlış politikalar olduğunu vurguluyor.
Özkaya’ya göre tarımda agroekolojik yöntemlere geçilmeli.
Aracıya giden katma değer, kooperatifler ve gıda toplulukları arasında paylaşılmalı.
Tarımsal geliri artıracak bütüncül politikalar uygulanmalı.
Bu önerilere biz de yürekten katılıyoruz. *** Dönemeç ve Dönemeççiler Dönemeç aylık sanat ve edebiyat dergisi, yakın tarihte İzmir’de yayımlanmış en önemli yayınlar arasında yer alır.
Dönemeç’i İzmir merkezli oluşu nedeniyle, yalnızca bir kent ya da bölge dergisi olarak değerlendirmek doğrusu haksızlık olur.
Çünkü o ulusal düzeyde etkileşimler yaratmıştır.
Dönemeç’in ülkemiz yazın tarihinde de önemli bir yeri ve konumu vardır.
Edebiyatımıza özgün katkılar yapmış ve yeni imzalar kazandırmıştır.
Çeşitli aralıklarla 92 sayı yayımlanan Dönemeç, çıkan sayılarıyla ve özel dosyalarıyla yazın tarihimizde önemli izler bırakmıştır.
DÖNEMEÇ’İN 50.
YAŞI Dönemeç’in yayın hayatı, bundan tam 50 yıl önce Mart 1976 sayısı ile başlar.
Derginin kurucuları Ali Rıza Ertan , Hüseyin Yurttaş , Ahmet Günbaş ve Mehmet Kadri Sümer ’dir.
Dönemeç’in ilk 13 sayısı yarım gazete boyutunda çıkar.
Daha sonra boyutu değişir, dergi boyutuna dönüşür.
İlk yayın dönemi Mart 1976’dan kurucularından Ali Rıza Ertan ’ın beklenmedik ölümüne ve onun anısına çıkarılan özel sayıya kadar sürer.
Dönemeç’in ikinci yayın dönemi, Ekim 1979’dan Ocak 1983’e kadar olan dönemdir.
Daha sonra Dönemeç, 1980’li yılların ikinci yarısında yayımlanır.
EDEBİYATIN EFESİ Aynı zamanda Dönemeç kitaplar da yayımlar.
Bizim de içinde bulunduğumuz ve Dönemeç’te düzenli yazılarımızın çıktı ğı dönem işte bu dönemdir.
İlk kitabımız “Toprak İnsanları” da bundan tam 39 yıl önce, 1987’de, Dönemeç Yayınları arasında yayımlanmıştır.
Bizim Dönemeç dergisi ile ilgili yapacağımız en önemli değerlendirme, onun çı kış amaçlarından, ilkeli ve sağlam duru şundan hiçbir zaman ödün vermeyişidir.
İşte bu yönüyle Dönemeç, hem bizim için ve hem de yazın dünyamız için hep “edebiyatın efesi” oldu.
TOPLUMCU GERÇEKÇİ Dönemeç’in yayımlandığı dönemlerdeki en önemli yönsemesi toplumcu gerçekçi çizgide yayın yapması olmuştur.
Çıkarılan özel sayılarla da oylumlu biçimde çeşitli dosyalar oluşturulmuş ve birçok tema çok yönlü irdelenmiştir.
Dönemeç’in bütün sayıları gibi özel sayıları da edebiyat tarihçileri için önemli bir kaynakçadır.
Biz Dönemeç’i çok önemsiyoruz.
Onun yayın dönemlerinin ve çıkan sayılarının, edebiyatçılar ve araştırmacılar tarafından değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Dönemeç, edebiyat fakültelerinde araştırma konusu yapılmalı.
Hakkında doktora ve yüksek lisans tezleri hazırlanmalı.
Dönemeççilerin önemli bölümü hayattayken, sözlü tarihçesi ve belgeseli yapılmalıdır.
Dönemeç’in 50. yılında, artık aramızda olmayan Dönemeççileri saygıyla anıyor, yaşayanları da sevgiyle selamlıyoruz. *** Reşit Sönmez hoca unutulmaz Ziraat ve bilim dünyamızın önemli ismi P rof.
Dr.
Reşit Sönmez Hoca’yı saygıyla, özlemle anıyoruz.
Onun anısına bugün saat 18.00’de, Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Lokali’nde bir anma toplantısı yapılacak.
Toplantıya öğrencileri ve dostları katılacak. 2020 yılında kaybettiğimiz değerli büyüğümüz “hocaların hocası” Reşit Sönmez için, başta sevgili dostumuz Prof.
Dr.
Mustafa Kaymakçı olmak üzere, dostları ve öğrencileri tarafından çıkarılan anı kitabı, anısına bir saygı duruşudur.
YAŞAM BİLGESİ Geçmişte birlikte olduğumuz dönemlerde, Reşit Hoca’nın birikiminden ve hayat tecrübelerinden biz de çokça yararlandık.
İlgisi ve dostluğu ile de bizi hep gönendirdi.
O hayatın içindeki örnek duruşuyla, yaşam disiplini ve çalışkanlığıyla, bilimsel ve akademik üretimiyle, mesleki çabalarıyla çevresine ışık saçan bilge bir insandı.
İleri yaşlarında bile bu özelliklerini hiç kaybetmedi.
Yaşamı boyunca her daim canlı, devinimli, yaratıcı ve üretkendi.
Yüreği de beyni de ışıl ışıldı.
IŞIĞI SÖNMEZ Reşit Hoca’nın hasletlerinin temelinde; onun ülkesine, halkına sonsuz bağlılığının ve özellikle de zor koşullardaki Anadolu insanına hizmet etme aşkının olduğunu düşünüyoruz.
O tüm yönleriyle ve özellikleriyle, tam anlamıyla yurtsever bir insandı.
Cumhuriyetin ve Mustafa Kemal Atatürk ’ün Aydınlanma meşalesini elinde, daha da önemlisi yüreğinde taşıyordu.
Örnek bir Cumhuriyet aydınıydı.
Kuşakdaşı olduğu genç Cumhuriyetin değerleriyle yetişmiş ve o değerleri özünde bütünleştirmişti.
Yaşamı boyunca, Cumhuriyetin çağdaş uygarlık yolunu savundu.
Kendisini saygıyla anıyoruz.
İnanıyoruz ki ışığı hiç sönmeyecek.