Haber Detayı
Trafik cezaları neden yükseldi? (II)
Vekiller, halkın vergileri ile maaş aldıklarını, halkın oyları ile vekil olduklarını hatırlamadan halkın refahına bir karar alınabilir mi?
CEZALARDA DİKKAT ÇEKEN BÖLÜMLER Öncelikle kırmızı ışık ihlalinde bazı sürücülere dalgınlık sonucu ışık renk değiştirirken düşük hızlarla belki de hayatlarında 1 - 2 kez yapacağı hata nedeniyle başlangıç olarak 1.000 TL'lik ceza uygulaması iyi düşünülmüş.
İkinci ihlal ise hemen 10 bin TL'ye çıkarken bu ihlali alışkanlık haline getiren ve ceza bedelinin kendi kazançlarına oranla çok düşük olduğu kimselerin ehliyetlerine el konulması doğru bir uygulama.
Hız sınırı aşımındaki farka bağlı olarak artan cezalar ile ehliyete 90 güne kadar el konulabilmesi doğru karar ayrıca yüzde 10'luk radar toleransı ise yerleşim yerinde 50 km/sa yerine 55 km/sa'e kadar izin veriyor.
Diğer yollarda ise 10 km/sa.
Yani eskisi gibi 140 yerine 154, 130 km yerine 143 gibi küsuratlar artık kullanılmıyor.
Yine özellikle yokuş aşağı yollarda dalgınlık nedeni ile ufak aşımlar tolere edilebilecek ve artık kafa karışıklığı yaratacak küsuratlı limitler yok.
Fakat hız sınırı aşımı cezalarında bir eksik var; o da ehliyete en fazla 90 gün süreyle el konulabilmesi.
Örneğin 90 km/sa'lik hız sınırı olan bir yolda 200 km/sa hızı aşan sürücülerin dahi ehliyeti 90 günden fazla alınamıyor.
Ayrıca şehiriçinde 45 km/sa, şehirdışında 50 km/sa'e kadar olan limit aşımlarında ehliyete belirli bir süre için dahi el konulamıyor ki burada el konulması için gereken aşım limitleri daha düşük seviyelerde olabilirdi.
Zaten asıl sorun da işte burada başlıyor...
CEZALAR İKİYE AYRILIYOR Verilen cezaları iki şekilde ele alabiliriz.
Bunlar para cezaları ve ehliyete el konulması.
Araçların bağlanması ile oluşacak yine maddi kaybı da para cezaları bölümünde değerlendirebiliriz.
Hiç şüphesiz verilen para cezalarında yüksek bedeller dikkat çekiyor. 90 bin TL'lik 140 bin TL'lik çok yüksek cezalar var.
İlk etapta tabii ki bu cezalar yüksek olmalı ki kurallara riayet edilebilsin diye düşünülebilir ancak 2026 verileri başka bir şey gösteriyor.
VERİLEN CEZALAR HEDEFLERİ 1 AYDA AŞTI! 2026'nın ilk ayında devletin kestiği para cezası bütçede 348 milyar 398 milyon TL hedeflenmesine karşın 801 milyar 833 milyon TL, vergi cezaları ise 196 milyar 42 milyon TL'lik hedefe karşın 613 milyar 285 milyon TL oldu.
Trafik cezalarında yıllık hedefse 73 milyar 344 milyon TL'ydi.
Yalnızca ocakta kesilen trafik cezası 49 milyar 435 milyon TL'yi buldu.
Üstelik bu cezalar bir önceki yılda uygulanan ile aynı şekilde olup zam yapılmamış cezalardı.
Türkiye'de yıllık enflasyon TÜİK'e göre şubat ayında 30.65'ten 31.53'e çıktı.
Politika faizi 2 yılda ancak yüzde 13 düşürülebilerek yüzde 37'ye geldi.
Dış ticaret açığı ocak ayında 8.4 milyar dolar, son 12 ayda ise 92.9 milyar dolar oldu.
Ekonomik parametreler ve ocak ayında kesilen 49 milyar 435 milyon TL'lik trafik cezaları hesaba katıldığında, araç kullananlardan yüksek ÖTV, KDV ve MTV'lerin yanında bir de yüksek cezalarla bütçeye katkı vermelerinin hedeflenmiş olabileceği görülüyor.
ARABA FİYATININ ÜZERİNDE CEZALAR!
Verilen cezaları ikiye ayırmıştık.
İlk kısımda para ile caydırıcılık yapmak trafikteki tüm sürücüler için aynı şartları oluşturmuyor.
Zor şartlarda uzun süre para biriktirerek ancak ikinci el 20-30 yaşında bir araç alabilenle çok daha zengin bir kimseye aynı cezayı vermek hiçbir şekilde doğru olarak kabul edilemez.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye'de trafikteki araçların ortalama yaşı 14'ün üzerine çıktı. 14 yaşlarında olan araçlar içinde trafikte en çok yer alanlardan birini, Fiat Linea'yı emsal olarak kabul edersek bu araçların ortalama fiyatının 400 bin TL civarında olduğunu görüyoruz.
Yani şu anda trafikte ortalama bir aracın fiyatına yakın cezalar uygulanıyor.
Hatta verilen cezaların kullanılan aracın fiyatının dahi üzerine çıkabildiği görülüyor.
Burada doğru olan görece daha basit, daha küçük hatalarda ehliyetlere el koymak ve diğer uygulamalarda ehliyete el koyma sürelerini artırıp uygulanan para cezalarının tümünde daha düşük bedeller tahsil etmek.
PLAKA VE SES SİSTEMİ CEZALARI!
Bu genel değişiklik haricinde ise yine bazı sorunlar söz konusu.
Öncelikle APP plaka uygulaması için geriye dönük cezaların iptal edileceği ve 140 bin TL'lik cezanın uygulanmayacağına karar verilerek şimdilik bir geri adım atıldı.
Ancak araçların müzik sistemini daha iyi hale getirmek hâlâ yasak.
Aracın standartlarının dışına çıkılarak modifiye yapılması daha fazla arızaya sebep olma ihtimali nedeniyle yasak.
Müzik sistemini daha iyi bir hale getirmek ise bu sistemin yüksek ses çıkarıp çevreyi rahatsız edeceği endişesi ile yasak.
CEZA SİSTEMİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILACAK MI?
Peki aracın yokuş yukarı daha rahat çıkması, virajları daha iyi dönmesi, içeriye aldığı rüzgâr sesinin iki kolon takılarak müzik ile kapatılmaya çalışılması suç olmaktan çıkacak mı?
Para cezalarının daha makul seviyelere çekilip bunun yerini ehliyete el koyma cezaları dolduracak mı?
Böyle bir durum hem devletin kasası dolmayacağı hem de Meclis'in büyük çoğunluğunun artık o araçlara binen insanlarla arasında bir bağ kalmadığı için ''imkânsız''!
Halk ucuz et, ucuz ekmek kuyruklarında beklerken 52 bin liralık ayakkabı giyenler, Monaco'da ıstakoz ziyafeti çekenler, 1.800 Euro'luk çanta, 9.5 milyonluk saat takıp gezenler ''halkın geçim derdinin'' farkında olabilir mi?
Temsil ettiği halk 28 bin 75 TL ile açlık sınırının altında asgari ücrete tabi olan vekiller, o halkın vergileri ile maaş aldıklarını, o halkın oyları ile vekil olduklarını hatırlamadan halkın refahına bir karar alınabilir mi?