Haber Detayı
Lahey'de Barış Yemeği Düzenlendi
Hollanda'nın Lahey şehrinde düzenlenen "Barış Yemeği" isimli iftar programında, ülkedeki Müslüman, Hristiyan ve Musevi toplumlarının temsilcileri ve din insanları kutuplaşmaya karşı bir araya geldi.
Hollanda'nın Lahey şehrinde düzenlenen "Barış Yemeği" isimli iftar programında, ülkedeki Müslüman, Hristiyan ve Musevi toplumlarının temsilcileri ve din insanları kutuplaşmaya karşı bir araya geldi.Hollanda Diyanet Vakfı (HDV) tarafından "Kutuplaşmaya karşı birlikte mücadele" temasıyla organize edilen "Barış Yemeği" programına, Türkiye'nin Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, Türkiye'nin Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy, Türkiye'nin Rotterdam Başkonsolosu Sevgi Kısacık, Denk Partisi Milletvekili Doğukan Ergin, İşçi Partisi Milletvekili Songul Mutluer, Lahey Belediye Başkanı Jan van Zanen, Rijswijk Belediye Başkanı Huri Şahin, Lahey Din Hizmetleri Müşaviri Ömer Özgül, HDV Başkanı Servet Tiryaki ve HDV Genel Sekreteri Recep Ayaz ile ülkedeki farklı inanç gruplarının önde gelen temsilcileri, din insanları ve sivil toplum kuruluşu yöneticileri katıldı.Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda, Türkiye Maarif Vakfı (TMV) müzik eğitmenlerinden oluşan tasavvuf musiki grubu ilahiler seslendirdi.Programda konuşan Büyükelçi Yazgan, toplumların birlikte yaşama iradesinin önemine işaret ederek, popülizmin toplumsal kutuplaşmayı körüklediğini ve buna karşı ortak mücadele gerektiğini söyledi.Yazgan, bazı insanların fırsat kollayarak kutuplaşmadan beslendiğini belirterek, "Birlikte yaşamamız gerekiyor ve toplumu kutuplaştıran popülizme karşı mücadele etmemiz gerekiyor." dedi.Bazı siyasi partiler ve siyasetçilerin de kutuplaşmadan beslendiğine dikkati çeken Yazgan, "Terör örgütleri ve radikal gruplar da radikalleşmeden beslenir.
Radikalleşme ise ancak kutuplaşma üzerinden gerçekleşir." ifadesini kullandı.Yazgan, bu tür yaklaşımların uzun süredir varlığını sürdürdüğünü belirterek, "Açıkçası bu insanlar yüzyıllardır yaptıkları şeyi yapmaya devam edecekler.
Hala korkunç savaşlar var, çocuklar öldürülüyor.
Dünyanın bir tarafında yoksulluk varken diğer tarafında insanlar lüks sofralarda oturuyor ve başkalarının acılarını görmezden geliyor." diye konuştu.Toplumların parçalanmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Yazgan, nefret söylemi ve suçlarının kutuplaşmayı derinleştirdiğini dile getirdi."Nefret suçları ve nefret söylemi nedeniyle oluşan kutuplaşmayı istemiyoruz"Yazgan, şunları kaydetti:"Biz parçalanmış toplumlar istemiyoruz.
Nefret suçları ve nefret söylemi nedeniyle oluşan kutuplaşmayı istemiyoruz.
Popülizm ve fırsatçılıktan doğan kutuplaşmayı istemiyoruz.
Ayrıca diyalog ve hoşgörü gibi kavramların içinin boşaltılmasını da istemiyoruz.
Bu kelimeler gerçekten ne anlama geliyorsa, o şekilde kullanmalıyız.
Samimi ve gerçek olmalıyız."İslam dünyasının farklı kültür ve geleneklerden oluştuğunu ifade eden Yazgan, "İslam dünyası bin bir çiçekten oluşan bir halı gibidir.
Tek bir renk değildir.
Çok sayıda tasarım, farklılık ve çeşitlilik vardır.
Çeşitliliği korumak popülizm ve kutuplaşmaya karşı bizi korur." dedi.Yazgan, din ve etnik kimlik temelinde nefret söylemlerine karşı net bir tutum alınması gerektiğini belirterek, "Antisemitizm, Hristiyan karşıtlığı ve İslam karşıtlığı bir suçtur.
Kürt karşıtlığı, Arap karşıtlığı, Türk karşıtlığı da nefret suçudur. ya birlikte yaşayacağız ya da birlikte çökeceğiz.
Eğer kutuplaşmaya teslim olursak hep birlikte çökeriz." görüşlerini dile getirdi."Farklı görüşlere sahip olsak da her şeyden önce birbirimizi insan olarak görmemiz gerekiyor"Lahey Belediye Başkanı van Zanen de ramazan ayında barış yemeğinde bir arada bulunabilmenin büyük bir ayrıcalık olduğunu söyledi.Kutuplaşmaya karşı birlikte mücadele temasının ülkenin ve toplumun ihtiyaç duyduğu şeyi ifade ettiğine değinen van Zanen, "Sorumluluk alan, köprüler kuran ve toplumumuzu daha güçlü hale getiren topluluklar, dini ve dünya görüşü temelli kuruluşlar bu konuda vazgeçilmez bir halkadır." dedi.Van Zanen, şu değerlendirmelerde bulundu."Bu kuruluşların topluma bağlılığı, bilgeliği, ağları ve bizim bazen ulaşmakta zorlandığımız insanlara ulaşabilme kabiliyetleri onları vazgeçilmez bir ortak haline getiriyor.
Özellikle bugünlerde, kutuplaşmanın arttığı ve dünyanın birçok yerinde çatışmaların yaşandığı bir dönemde, birbirimizle konuşmaya devam etmek her zamankinden daha önemli.
Farklı görüşlere sahip olsak da her şeyden önce birbirimizi insan olarak görmemiz gerekiyor."HDV Genel Sekreteri Ayaz da farklı arka plan, inanç, görev ve sorumluluklardan gelen insanların aynı masa etrafında buluşmasının çok kıymetli olduğunu söyledi.Hollanda'nın çeşitliliğe sahip bir ülke olduğuna işaret eden Ayaz, bunun korkulması gereken bir durum değil, aksine kucaklanması gereken bir gerçek olduğunu ifade etti.Ayaz, inanç, kültür ve yaşam anlayışındaki farklılıkların toplumları bölmek zorunda olmadığını vurgulayarak, aksine bu farklılıkların toplumu zenginleştiren unsurlar olabileceğini dile getirdi.