Haber Detayı

Bakan Kacır: "Kendi istikametimizle yolumuza devam etmek için güçlü olmak zorundayız"
Ekonomi haberler.com
12/03/2026 22:54 (3 saat önce)

Bakan Kacır: "Kendi istikametimizle yolumuza devam etmek için güçlü olmak zorundayız"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, küresel ölçekte artan çatışmalar ve jeopolitik gerilimlere dikkati çekerek, Türkiye'nin bu zorlu coğrafyada istikrarını koruyarak güçlü olmak zorunda olduğunu söyledi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, küresel ölçekte artan çatışmalar ve jeopolitik gerilimlere dikkati çekerek, Türkiye'nin bu zorlu coğrafyada istikrarını koruyarak güçlü olmak zorunda olduğunu söyledi.Bakan Kacır, Asrın İşinsanları Derneğinin (ASRİAD) İstanbul'da düzenlediği iftar programında, Türkiye'nin, çevresinde devam eden savaşlara rağmen istikrarını sürdürmeye ve mahzunlara umut olmaya devam ettiğini belirtti.Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde aktif bir diplomasi yürüttüğünü dile getiren Kacır, şöyle devam etti:"Bizler adeta ateş çemberine dönmüş bu coğrafyada istikrar adası olarak yolumuza devam etmenin gayreti içindeyiz.

Bir yandan bu huzuru yaşarken elbette bir yandan dünyada neler olup gittiğini yakinen takip etmeye, itidal ve sabır içinde kendinden emin aktif bir diplomasi süreci yürütmeye Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde devam ediyoruz."4 yıla yakın zamandır kuzeyimizde bir savaş var. 1 milyondan fazla insan Rusya-Ukrayna Savaşı'nda öldü.

Bu, dünyanın gözünün önünde oldu.

Güneyimizde 800 günü aşkın zamandır bir soykırım devam ediyor.

İsrail 70 binden fazla insanı öldürdü, milyondan fazla insanı yerinden etti.

Gazze'de camileri, hastaneleri, okulları, kiliseleri bombaladı, yerle bir etti.

Bu da dünyanın gözünün önünde oldu.

Şimdi doğumuzda komşumuz İran uluslararası hukukta hiçbir yeri olmayan bir saldırıya uğradı."Bu gelişmelerin, uluslararası sistemin işleyişine dair soru işaretlerini artırdığını söyleyen Kacır, uluslararası kurumların masumların ve mazlumların haklarını korumakta yetersiz kaldığını ifade etti.Bakan Kacır, "Savaşta sadece askeri hedefler zarar görmüyor.

Kız çocuklarının okuduğu bir okul hemen savaşın ilk günlerinde bombalandı ve 170'e yakın kız çocuğu maalesef hayatını kaybetti.

Önümüzdeki günlerde, haftalarda, aylarda yine çok sayıda masumun, mazlumun maalesef canının yanması, hayatını kaybetmesi de muhtemel.

Bütün bunlar bize şunu ifade ediyor, zaten varlığından Müslümanlar olarak çokça şüphe duyduğumuz uluslararası hukuk artık tümüyle yine ortadan kalkmış durumda.

Ne Birleşmiş Milletler ne İnsan Hakları Mahkemesi ne Adalet Divanı dünyada masumların, mazlumların hakkını koruyacak bir kudrete, kuvvete sahip değil.

Kim kuvvetliyse maalesef ki onun hedeflerine ulaşmasının önünde insanlık ailesi adil bir düzen inşa edebilmiş ve herkesin hakkını koruyabilecek bir sistem kurabilmiş değil." diye konuştu."Bu coğrafyada ayaklarımızın üzerinde durmak ve kendi istikametimizle yolumuza devam etmek için güçlü olmak zorundayız." diyen Kacır, şunları söyledi:""Türkiye, Türk milleti güçlü olmak zorunda.

Sadece Türk milleti için değil umut ışığının Anadolu'dan, Türkiye'den yükselmesini bekleyen dünyanın bütün mahzunları için kuvvetli olmak zorundayız.

Hamdolsun özellikle son 23 yılda hep birlikte gösterdiğimiz gayret neticesinde Türkiye önceki dönemlerden daha güçlü, daha kuvvetli.

Tabii bir ülkenin gücünden, kuvvetinden bahsederken bazı temel göstergeleri değerlendirmek icap eder.

Yani bir ülkenin gücü siyasi gücünü tarif eder.

Ama o siyasi gücü de aslında başka birleşenlerden oluşmaktadır.

Şüphesiz askeri kuvvet siyasi gücün önemli bir bileşenidir.

Yani askeri olarak güçlü olmayan bir ülkenin bugünün dünyasında siyasi olarak güçlü olması pek mümkün değildir."Milli teknoloji hamlesi ve ekonomik güçKacır, Türk Silahlı Kuvvetlerinin özellikle son yıllarda ileri teknoloji kabiliyetleriyle dünyanın en güçlü orduları arasında yer aldığını ifade etti.Milli Teknoloji Hamlesi sayesinde Türkiye'nin, savunma sanayisinde birçok sistemi yerli ve milli imkanlarla geliştirebildiğini belirten Kacır, kara, deniz, hava ve uzay alanlarında önemli ilerlemeler kaydedildiğini vurguladı.Ekonomik güç açısından da üretim ve ihracat kapasitesinin önemine işaret eden Kacır, "Bugün iki parametreyi dikkate alırsanız, rekabetçi şekilde üretip ihraç edebildiğiniz ürün çeşidi sayısı açısından ve rekabetçi şekilde ihracat yapabildiğiniz ülke pazarı sayısı açısından Türkiye, Çin'den sonra Avrupa'nın ortasına kadar uzanan geniş kuşağın en önemli üretici gücü haline gelmiştir." dedi.Türkiye'nin sadece daha çok üreten değil, daha nitelikli üreten, daha katma değerli üreten, daha yüksek teknolojili ürünler, hizmetler geliştiren bir ülke konumuna yükseldiğini dile getiren Kacır, şunları ifade etti:"Türkiye, muazzam bir araştırma geliştirme ekosistemi inşa etti. 2002'de Türkiye'de 2 teknopark, bu 2 teknoparkta araştırma geliştirme yapan sadece 56 şirket vardı.

Bugün Türkiye'de 114 teknopark bu teknoparklarda faaliyet gösteren, inovasyon yapan 12 bin 500'den fazla şirket kaynağı var.

Ülkenin AR-GE kaynağı sadece 29 bindi, şimdi 311 bin.

Milli gelirimizle AR-GE'ye ayırdığımız pay yüzde 0,5'ti.

Şimdi yüzde 1,5'e yakın.

Toplam araştırma geliştirme Türkiye'de 1,2 milyar dolardı ve yüzde 27'si özel sektör tarafından yapılmaktaydı.

Yani yaklaşık 300-350 milyon dolar.

Bugün Türkiye'de yılda 20 milyar dolar AR-GE harcaması gerçekleşiyor.

Bunun üçte ikisi, yaklaşık 13 milyar doları, yani 2002'dekinin 43 misli özel sektör Türk şirketleri tarafından gerçekleştiriliyor.

Bütün bu altyapı, Türk sanayisinin daha katma değerli üretmesine, ihracatta teknoloji seviyesi yüksek ürünlerin payının artmasına vesile oldu.""Küresel ölçekte yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler iş dünyasını doğrudan etkiliyor"ASRİAD Genel Başkanı İbrahim Cemil Yıldız da küresel ölçekte yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelerin iş dünyasını doğrudan etkilediğini belirterek, mevcut uluslararası sistemin ciddi bir sorgulama sürecinden geçtiğini söyledi.Yıldız, dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan çatışmalar ve siyasi müdahalelerin küresel düzeni sarstığını, bu ortamda üretmenin giderek zorlaştığını dile getirdi.Türkiye'nin tüm zorluklara rağmen bölgede bir "barış adası" olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Yıldız, bu politikalarda başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere yetkililerin rolünün önemli olduğunu kaydetti.Ekonomide bazı olumlu göstergelere rağmen gelir dağılımındaki dengesizliğin dikkatle ele alınması gerektiğini belirten Yıldız, kalıcı kalkınma için özellikle imalat sanayinin güçlendirilmesi ve üretim odaklı büyümenin sürdürülmesinin önem taşıdığını ifade etti.

İlgili Sitenin Haberleri