Haber Detayı

Doğu Perinçek: 'Şehitlerin kanı İran toprağından da fışkırıyor'
Gündem aydinlik.com.tr
12/03/2026 17:08 (2 saat önce)

Doğu Perinçek: 'Şehitlerin kanı İran toprağından da fışkırıyor'

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılı dolayısıyla Ankara’da düzenlenen programda, emperyalizme karşı mücadele vurgusu yaptı. Perinçek, “Şüheda, toprağı sıksan vatanımızın topraklarından, İran topraklarından fışkırıyor.” dedi.

İstiklal Marşı’nın TBMM tarafından resmi kabulünün 105. yıl dönümü dolayısıyla Ankara’da Sebilürreşad Kültür ve Sanat Merkezi’nde tören düzenlendi.

Törene, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Vatan Partisi MYK Üyesi Hacer Şule Perinçek, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Mehmet Akif Ersoy'un torunu Selma Ersoy, Sebilürreşad Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Fatih Bayhan'ın yanı sıra Eski Meclis Başkanı Cemil Çiçek ve gaziler ile çok sayıda lise öğrencisi katıldı. ‘ZIRHLILAR DEĞİL KEFEN GİYENLER KAZANIR’ Programda konuşan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Mehmet Akif Ersoy’un yalnızca bir şair değil aynı zamanda bir eylem adamı olduğunu vurguladı.

Perinçek konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “İnsanlığa ve ülkemizin son iki yüz yılının şifrelerini bize emanet etmiş olan büyük şairimiz. ‘Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.’ Yaşadığımız olay zırhlılar savaşları kazanmıyor.

Uçaklar, füzeler, kefen giyenler savaşı kazanıyor.

Mehmet Akif'in dizelerinde onu görüyoruz.

Şüheda, toprağa sıksan vatanımızın topraklarından, İran topraklarından fışkırıyor.” ‘MEHMET AKİF YALINCAKLARIN ŞAİRİYDİ’ Perinçek konuşmasının devamında Mehmet Akif’in toplumun her kesimine duyduğu sevgiyi şiirlerinde yansıttığını belirtti: “Yunus Emrelerden bize kalan büyük mirasın son büyük kahramanlarından Yunus Emre’nin deyişiyle ‘var şimdi miskin Yunus, üryan olup gir yola.

Yüz çukallı gelse yalıncağı soyamaz.’ Yani üryan olduğumuz zaman, bencillikler, bireycilikler Mehmet Akif’in mirasına, vasiyetine uyarak maddi karşılık peşinde koşmaktan arınırsak, soyunursak yüz çukallı gelse, yüz zırhlı gelse bizi, yani yalıncağı kesinlikle soyamaz.

Mehmet Akif yalıncakların şairiydi.

Seyfi Babaların… ‘Geçen akşam eve geldim, dediler Seyfi Baba hastalanmış yatıyormuş.

Nesi varmış acaba?’ Bakın bu ‘nesi varmış acaba?’ hepimizin hayatımızda sorduğumuz sorudur, meraklarımızdır, özenlerimizdir, ihtimamımızdır.

Mahallemizin bakkalıdır, gerçi artık o bakkal da kalmadı ya; kasabıdır, esnafıdır, sabah işine giden işçisidir, emekçisidir. ‘Nesi varmış acaba?’ Hepimizin hayatında bu vardır.

Mehmet Akif insanlarımızın üzerine bir ipek gibi o özenini, o merakını, o sevgisini, insan sevgisini sermiştir.” ‘AKİF VE ATATÜRK AYNI SİPERDEYDİ’ Perinçek, Mehmet Akif’in Kurtuluş Savaşı’nda aktif rol aldığını belirterek şöyle konuştu: “Onun cumhuriyetin kuruluşunda Burdur Mebusu olarak yer alması tarihi önemdedir.

Kelleyi koltuğa almış Ankara’ya gelmiş, eylem adamı; yalnız şair değil, yalnız yazar değil, bir eylem adamı.

Ankara’da Meclisimizin 23 Nisan 1920’de hemen ertesi gün görev yapmış, nöbet başına geçmiş.

Bize bıraktığı vasiyet ve emanet, o büyük değerlerimize sahip çıkmaktır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında yer almış.

Aynı siperde, aynı siperin insanları.

Yurdumuzu sarmış olan o alçaklara karşı aynı siperin insanları.

Onun için bu büyük Mustafa Kemal Atatürk’ümüzü ve o büyük İstiklal Marşımızın şairini karşı karşıya getirmeye yönelik çabaları hiçbir şekilde olumlu karşılamıyoruz.

Bunlar aynı davanın adamları.

Aynı istiklalin adamları.” ‘SERHAT NAMUSUMUZUN SINIRIDIR’ Perinçek konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Evet, savaşları zırhlılar kazanmıyor.

O uçak gemileri ve savaşlar o emperyalistleri kurtarmıyor.

O televizyon üzerindeki çelik kubbe, o İsrail’in üzerindeki zırhlar… Bizim serhaddimiz var.

Bizim serhaddimiz yani sınırbaşı yalnız vatanımızın sınırları değil; namusumuzun sınırları, haysiyetimizin sınırları, dürüstlüğümüzün sınırları, vatanperverliğimizin sınırlarıdır.

Bize bu sınırları, bu serhaddi, bu büyük emaneti miras olarak bırakan büyük Mehmet Akif’i saygıyla anıyoruz.” ‘BUGÜN DE YOL GÖSTERİCİ’ Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da konuşmasında, dünyada ve bölgede yaşanan krizler dikkate alındığında İstiklal Marşı’nın taşıdığı mesajın bugün de yol gösterici nitelikte olduğunu kaydetti.

Marşın yalnızca geçmişi anlatan bir metin olmadığını, aynı zamanda geleceğe ışık tutan bir değer olduğunu dile getiren Ersoy, İstiklal Marşı’nın Türk milletinin en zor zamanlarda dahi birlik ve beraberlik içinde ayağa kalkabildiğini ve vatan söz konusu olduğunda her türlü fedakârlığı göze aldığını hatırlatan güçlü bir sembol olduğunu ifade etti.

ORTAK PAYDAMIZ Sebilürreşad Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Fatih Bayhan ise konuşmasında Mehmet Akif’in toplumun ortak değeri olduğunu vurgulayarak, “Akif’in ortak payda olma duygusunu, İstiklal Marşı’nın hepimizin ortak metni olma duygusunu yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Tarihi merkezin bugünkü şekline tekrar gelmesine katkılarından dolayı Kültür Bakanlığı ve yerel yönetimlere teşekkür etti. “Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın” vurgusunun şiar olduğu programda, Akif'in İstiklal Marşı'nı yazdığı süreci canlandırıldı.

Lise öğrencileri de Akif'in öne çıkan şiirlerinden seçtikleri örnekleri yaşayarak okudu.

Programın sonunda Mehmet Akif Ersoy’un torunu Selma Ersoy ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy arasında hediye takdimi yapıldı ve katılanlarla toplu fotoğraf çekimi yapıldı.

İlgili Sitenin Haberleri