Haber Detayı

Yatırımcılar dikkat: Savaşın altın üzerindeki etkisiyle ilgili kritik analiz
Altın dunya.com
12/03/2026 14:41 (4 saat önce)

Yatırımcılar dikkat: Savaşın altın üzerindeki etkisiyle ilgili kritik analiz

Jeopolitik riskler, merkez bankalarına yönelik güven tartışmaları ve hızla büyüyen kamu borçları altın fiyatlarını tarihi zirvelere taşıdı. Dev finans kuruluşu JPMorgan'ın analizine göre altın, yatırım portföylerinde önemli bir sigorta aracı olmaya devam ediyor ancak yatırımcıların bu varlığı değerlendirirken bazı kritik riskleri de göz önünde bulundurması gerekiyor.

Son yıllarda küresel ekonomide artan jeopolitik riskler, mali politika tartışmaları ve merkez bankalarının bağımsızlığına yönelik endişeler altın fiyatlarında güçlü bir yükseliş dalgasını tetikledi.2026 yılına girilirken altın fiyatı ons başına 5 bin 400 dolar ile tarihi zirveye ulaştı.

Ancak piyasalarda yaşanan hızlı fiyat hareketleri nedeniyle altın yalnızca iki gün içinde yaklaşık yüzde 10 değer kaybetti.Bu dalgalanmaya rağmen altının son yıllardaki performansı dikkat çekici.

Uzun süre durağan seyreden altın fiyatları 2023 yılında yüzde 14, 2024 yılında yüzde 27 ve 2025 yılında yüzde 65 yükseldi.

Böylece sarı metal, 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşından bu yana yüzde 170’ten fazla değer kazanmış oldu.Bu güçlü yükseliş, küresel yatırımcıların portföylerinde altına yeniden önemli bir rol vermesine yol açtı.Yükselişin arkasındaki temel faktörlerEkonomistler altın fiyatlarının uzun vadede genellikle gerçek faiz oranları ile ters ilişki içinde hareket ettiğini belirtiyor.Altın, tahvil veya hisse senedi gibi finansal varlıkların aksine faiz veya temettü getirmeyen bir varlık.

Bu nedenle gerçek faiz oranlarının yükseldiği dönemlerde altın tutmanın fırsat maliyeti artıyor ve talep azalabiliyor.Tarihsel olarak bakıldığında, altın fiyatlarının en güçlü yükselişlerinden biri 2002-2012 yılları arasında yaşandı.

Bu dönemde ABD’de teknoloji balonunun patlaması ve ardından gelen küresel finans krizinin ardından faiz oranları hızla düşürülmüş ve bu durum altın fiyatlarında uzun süreli bir boğa piyasasını tetiklemişti.Ancak son dönemde dikkat çeken bir durum ortaya çıktı.

Altın fiyatları yükselirken gerçek faiz oranları da yükseldi veya yüksek seviyelerde kaldı.Uzmanlara göre bu durum küresel ekonomik düzenin değiştiğine işaret ediyor.

Artık piyasalar yalnızca faiz politikalarına değil, jeopolitik risklere ve kamu maliyesine ilişkin kaygılara da güçlü şekilde tepki veriyor.Rusya-Ukrayna savaşı altın piyasasını değiştirdiAltın fiyatlarının yeni dönemde yükselmesinin en önemli tetikleyicilerinden biri Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’yı işgal etmesi oldu.Savaşın ardından Batılı ülkelerin Rusya’nın dolar cinsinden varlıklarına yaptırım uygulaması, birçok ülke için önemli bir mesaj niteliği taşıdı.

Bu gelişme, bazı devletlerin rezervlerinin siyasi kararlarla dondurulabileceğini gösterdi.Altın ise hiçbir ülkenin kontrolünde olmayan “nötr” bir rezerv varlığı olarak görülüyor.

Bu nedenle birçok ülke rezerv portföylerini çeşitlendirmek amacıyla altın alımlarını artırdı.Merkez bankalarının altın talebi rekor kırdıSon üç yılda küresel merkez bankalarının altın talebi dikkat çekici biçimde arttı.Verilere göre merkez bankalarının yıllık altın talebi 1000 tonun üzerine çıktı.

Bu miktar, önceki on yılın ortalamasının yaklaşık üç katı anlamına geliyor.Dünya genelinde merkez bankalarının altın rezervleri 36.000 tona ulaşarak 1979 petrol krizinden sonraki zirveyi aştı.

Bu rakam aynı zamanda sabit kur sisteminin geçerli olduğu Bretton Woods dönemine yaklaşan tarihi seviyelere işaret ediyor.Jeopolitik olarak Batı ile daha mesafeli olan ülkelerin altın rezervlerini artırma konusunda özellikle aktif olduğu görülüyor.Küresel rezerv sisteminde Euro'yu geçtiAltın fiyatlarının yükselmesi ve merkez bankalarının yoğun alımları, küresel rezerv sisteminde de önemli bir değişim yarattı.2025 yılı Kasım ayı itibarıyla altının küresel rezervler içindeki payı yüzde 26,7’ye yükseldi.

Bu oran, euro’nun yaklaşık yüzde 16’lık payını geride bırakarak altını dünyanın ikinci büyük rezerv varlığı haline getirdi.ABD doları ise halen yüzde 58 ile en büyük rezerv para birimi konumunda bulunuyor.

Ancak doların rezervlerdeki payı son on yılda kademeli olarak gerilemeye devam ediyor.Uzmanlar bu eğilimin önümüzdeki yıllarda da sürebileceğini düşünüyor.Merkez bankalarının altın iştahı sürebilirDünya Altın Konseyi tarafından 2024 yılında yapılan bir ankete göre, merkez bankalarının yaklaşık yüzde 29’u önümüzdeki yıllarda altın rezervlerini artırmayı planlıyor.Ankete katılan merkez bankaları altın tutmanın üç temel nedenini şöyle sıralıyor:- Uzun vadeli değer saklama aracı olması- Kriz dönemlerinde güçlü performans göstermesi- Portföy çeşitlendirmesine katkı sağlamasıBu faktörler, altının küresel finans sisteminde önemli bir rol oynamaya devam edeceğini gösteriyor.Kamu borçları ve mali politikalar talebi artırıyorAltına olan talebi artıran bir diğer faktör ise küresel kamu borçlarının hızla büyümesi.Birçok ülkede genişleyici maliye politikalarının uygulanması ve devlet borçlarının artması, yatırımcıların para birimlerinin gelecekteki değerine ilişkin soru işaretleri yaşamasına neden oluyor.Bazı ekonomistler, Batılı merkez bankalarının hükümetleri desteklemek için faizleri düşürmeye zorlanabileceğini ve bunun fiyat istikrarı açısından risk oluşturabileceğini düşünüyor.Son haftalarda doların büyük günlük hareketler yaşamasının arkasında da ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığına ilişkin tartışmaların etkili olduğu belirtiliyor.Fed başkanlığı tartışması fiyatları etkilediAltın fiyatlarında kısa süreli düşüş yaşanmasının nedenlerinden biri ise ABD Başkanı Donald Trump’ın Kevin Warsh’ı yeni Fed başkanı olarak aday göstermesi oldu.Piyasa aktörleri Warsh’ı güçlü ve güvenilir bir aday olarak değerlendirdi.

Bu durum doların değerine ilişkin güveni artırarak altın fiyatlarının geri çekilmesine yol açtı.Tarihsel olarak bakıldığında merkez bankası liderlerinin politikaları altın fiyatlarında önemli rol oynayabiliyor.Örneğin 1980’lerde Fed Başkanı Paul Volcker’ın enflasyonla mücadele için faizleri agresif biçimde yükseltmesi, altın fiyatlarında uzun süren bir zayıflık dönemine neden olmuştu.Altın portföylerde nasıl bir rol oynuyor?Uzmanlara göre altın, yatırım portföylerinde özellikle jeopolitik risklerin yükseldiği dönemlerde sigorta görevi görüyor.1990 yılında Kuveyt’in işgali ve Birinci Körfez Savaşı’ndan bu yana gerçekleşen 12 büyük jeopolitik olay incelendiğinde, altının olaydan sonraki bir ay içinde ortalama yüzde 4 yükseldiği görülüyor.Bu nedenle altın, kriz dönemlerinde yatırımcılar için güvenli liman olarak kabul ediliyor.Buna karşın hisse senedi piyasalarında yaşanan büyük düşüşler sırasında ABD 10 yıllık tahvilleri genellikle altından daha iyi performans gösterebiliyor.Yatırım yaparken dikkat edilmesi gereken üç kritik riskUzmanlar altının portföylerde önemli bir rol oynayabileceğini kabul etmekle birlikte yatırımcıların bazı riskleri göz önünde bulundurması gerektiğini vurguluyor.1- Jeopolitik riskler azalırsa altın zayıflayabilirEğer küresel gerilimler azalır ve merkez bankaları fiyat istikrarına olan bağlılıklarını yeniden güçlü şekilde ortaya koyarsa altın fiyatları uzun süre zayıf performans gösterebilir.2- Her zaman en iyi enflasyon koruması değildirAltın çoğu zaman enflasyona karşı koruma aracı olarak görülse de tarihsel veriler bu ilişkinin her zaman güçlü olmadığını gösteriyor.Altının en güçlü performans gösterdiği dönem 1970’lerdeki stagflasyon yılları oldu. 1973 petrol krizinin ardından petrol fiyatları yüzde 240 yükselmiş, enflasyon hızla artmış ve ABD ekonomisi sık sık daralma yaşamıştı.1974-1982 döneminde ABD’de enflasyon ortalama yüzde 8 seviyesinde gerçekleşirken altın yıllık yüzde 13 reel getiri sağladı.

Aynı dönemde hisse senetleri neredeyse hiç kazandırmazken devlet tahvilleri negatif reel getiri sundu.Ancak diğer dönemlerde altının enflasyonla ilişkisi oldukça düzensiz oldu.

Örneğin 2022 yılında yüksek enflasyona rağmen altın getirisi sıfıra yakın kaldı.3- Yüksek oynaklığa sahipSon on yılda altının fiyat oynaklığı ABD devlet tahvillerinin iki katı seviyesinde gerçekleşti.

Hatta bazı dönemlerde hisse senetlerinden bile daha dalgalı bir performans sergiledi.Bu nedenle altın, portföylerde tahvillerin doğrudan yerine geçebilecek bir yatırım aracı olarak görülmüyor.Altın portföylerde hâlâ önemli bir sigorta aracıAltın, her ekonomik koşulda en iyi yatırım aracı olmasa da özellikle jeopolitik risklerin arttığı ve finansal belirsizliğin yükseldiği dönemlerde portföyler için önemli bir güvenlik katmanı sağlayabiliyor.Küresel ekonomi yeni bir belirsizlik dönemine girerken altın, yatırımcıların portföylerinde risklere karşı önemli bir “finansal sigorta” rolü üstlenmeye devam ediyor.

İlgili Sitenin Haberleri