Haber Detayı

Deva Partisi Lideri Babacan: "İktidar Kendi Eliyle Patlattığı Enflasyonu Dizginleyemiyor"
Güncel haberler.com
12/03/2026 14:27 (3 saat önce)

Deva Partisi Lideri Babacan: "İktidar Kendi Eliyle Patlattığı Enflasyonu Dizginleyemiyor"

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, "İktidar önce kendi eliyle enflasyonu patlattı, şimdi ise bir türlü dizginleyemiyor. Yanlışta ısrar ettiler. Millete bedelini ödetiyorlar şu anda. Bugün 4 kişilik bir ailenin sadece aylık gıda masrafı 31 bin liranın üzerinde. Sadece mutfak, sadece yemek. Bunun içinde kira yok, elektrik yok, doğal gaz yok, okul yok, sağlık yok, ilaç yok" dedi.

(İSTANBUL) - DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, "İktidar önce kendi eliyle enflasyonu patlattı, şimdi ise bir türlü dizginleyemiyor.

Yanlışta ısrar ettiler.

Millete bedelini ödetiyorlar şu anda.

Bugün 4 kişilik bir ailenin sadece aylık gıda masrafı 31 bin liranın üzerinde.

Sadece mutfak, sadece yemek.

Bunun içinde kira yok, elektrik yok, doğal gaz yok, okul yok, sağlık yok, ilaç yok" dedi.DEVA Partisi İstanbul İl Başkanlığı'nın iftar programına eşi Zeynep Babacan ile birlikte katılan Ali Babacan, "Türkiye'de çocukların yaklaşık üçte biri yoksulluk riski altında hayatını sürdürüyor.

Bir başkaca gerçek daha var ülkemizde.

Türkiye'de çocukların yaklaşık üçte biri yoksulluk riski altında hayatını sürdürüyor.

Her 3 çocuktan biri hayata ne yazık ki adil olmayan şartlarda başlıyor.

Okula aç gidiyor veya öğün atlamak zorunda kalıyor" diye konuştu.Babacan, şunları söyledi:"2025 yılında cari açık 10 milyar dolardan 25 milyar dolara çıkmış.

Türkiye'nin ithalatı ihracatından çok daha hızlı artıyor.

Yine 2025'te finans hesabına bakıyorsunuz, 21 milyar dolardan 42 milyar dolara çıkmış açık.

Peki bu ne demek?

Türkiye'nin dışarıya yaptığı yatırım, Türkiye'ye gelen yatırımdan tam 42 milyar dolar daha fazla demek.

Türkiye'den sermaye kaçıyor demek.

Yatırım kaçıyor demek.

Eskiden Türkiye dünyanın parasını toplayan, dünyadan yatırım alan bir ülkeydi.

Rekorlar kırardık.

Her sene, her sene daha çok insan parasını buraya getirirdi.

Fabrikalar kurardı, istihdam sağlardı.

Bugünse tablo tam tersine dönmüş durumda.

Artık Türkiye'ye gelenden çok daha fazlası ülke dışına kaçıyor. 42 milyar dolar fark."İktidar önce kendi eliyle enflasyonu patlattı, şimdi ise bir türlü dizginleyemiyor.

Yanlışta ısrar ettiler.

Millete bedelini ödetiyorlar şu anda.

Bugün 4 kişilik bir ailenin sadece aylık gıda masrafı 31 bin liranın üzerinde.

Sadece mutfak, sadece yemek.

Bunun içinde kira yok, elektrik yok, doğal gaz yok, okul yok, sağlık yok, ilaç yok. "Bizim yatırımcımız, kendi tecrübesini başka ülkelerde değerlendirmek zorunda kalıyor" Bizim yatırımcımız, bizim iş insanımız kendi birikimini, kendi emeğini, kendi tecrübesini başka ülkelerde değerlendirmek zorunda kalıyor.

Başka ülkelere fabrika kuruyor, başka ülkelerde üretim yapıyor, başka ülkelerin insanlarına iş veriyor.

Geçen bir sanayicimiz Mısır'a dedi 'Yeni tesis kurdum 3 sene önce.

Şu anda 15 bin kişi çalıştırıyorum' dedi. 3 senede 15 bin kişi.

Bizde tekstilde, hazır giyimde 9 bin 900 tane fabrika kapanmış sadece şu son 3 yıl içerisinde. 360 bin kişi işinden olmuş durumda sadece bu iki sektörde.

Peki niye?

Çünkü güven yok.

Ekonomik dengeler alt üst olmuş durumda.

Hukuka güven zedelendi.

Adalet duygusu sarsıldı.Bütün iş insanlarında korku aynı korku.

Acaba bir gün sabah saat altıda kapımı birileri çalar mı?

Acaba bir gün benim de mal varlığıma bir gerekçeyle el konulur mu?

Acaba bir gün işlerim devam ederken şirketlerim apar topar TMSF'ye devredilir mi?

Daha dava bitmeden, mahkeme karar vermeden varlıklarıma birisi çöker mi?

Satışa çıkar mı?

Böyle bir korku iklimi varsa orada yatırım olmaz." "Gerçek barış güç kullanmakla değil, uluslararası hukukla, diplomasiyle ve sağduyuyla mümkündür" Konuşmasında İsrail'in İran'a başlattığı ve Amerika Birleşik Devletleri'nin de katıldığı askeri operasyona da değinen Ali Babacan, sözlerini şöyle sonlandırdı:"Gerçek barış güç kullanmakla değil, uluslararası hukukla, diplomasiyle ve sağduyuyla mümkündür. ve Türkiye hem kendi topraklarında hem de bölgesinde bu yaklaşımı kararlılıkla sürdürmek zorundadır.

İnsanlık onuru, vicdan ve adalet bunu gerektirir.

Her bir çocuk, her bir hayat bizim sorumluluğumuzdadır.

Türkiye'nin sorumluluğu Türkiye'den öte bir coğrafyayı kapsar.

Türkiye kendi topraklarından, kendi varlığından çok daha büyük bir ülkedir.

İnsan hayatının değeri o ülkedeymiş, bu ülkedeymiş değişmez.

Adalet güçlüye başka, zayıfa başka işlemez.

Bir yerdeki acıya yüksek sesle tepki verip başka bir yerdeki acıya sessiz kalınırsa orada adaletten söz edilemez.

Bizim medeniyetimiz bize şunu öğretmiştir: Bir insanın hayatı tüm insanlık kadar kıymetlidir.

İşte bu yüzden Türkiye'nin dünyaya söyleyecek çok net bir sözü var: Biz savaşın değil, barışın yanındayız.

Biz güçlünün değil, haklının yanındayız.

Biz basit çıkarların değil, insan onurunun yanındayız.

Gazze'de akan kanın da büyüyen ateşin de son bulması için adaleti, sağduyuyu ve insanlık vicdanını savunmaya sonuna kadar devam edeceğiz."

İlgili Sitenin Haberleri