Haber Detayı

Sudan'da bitmeyen iç savaş ve derinleşen insani kriz
Güncel haberler.com
12/03/2026 11:57 (2 saat önce)

Sudan'da bitmeyen iç savaş ve derinleşen insani kriz

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Bölge Çalışmaları Enstitüsü Afrika Çalışmaları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mürsel Bayram, Sudan'daki savaşta mevcut askeri, siyasi ve insani durumu AA Analiz için kaleme aldı.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Bölge Çalışmaları Enstitüsü Afrika Çalışmaları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.

Dr.

Mürsel Bayram, Sudan'daki savaşta mevcut askeri, siyasi ve insani durumu AA Analiz için kaleme aldı.***Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail'in İran'a başlattıkları savaş, dünya gündemini meşgul ederken Afrika'nın kuzeydoğusunda süregiden çatışma ve insani kriz dikkatlerden kaçıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk'e göre, geçtiğimiz yıl Sudan'da tespit edilen sivil ölü sayısı 11 bin 300'ü buldu.

Kayıp olarak kaydedilen yahut kimliği henüz tespit edilemeyen binlerce sivil de bu sayıya dahil edildiğinde Sudan'daki insani krizin gerçekten vahim bir boyuta ulaştığı ortaya çıkıyor.

Ne yeme-içme ve barınma gibi temel fizyolojik ihtiyaçların ne de güvenlik ve sağlık koşullarının karşılanabildiği ülkede 14 milyona yakın insan yerinden edilmiş durumda.

İnsanların bir kısmı ülke içindeki kamplarda zor şartlarda hayatta kalmaya çalışırken önemli bir kısmı da komşu Çad, Güney Sudan, Mısır ve Etiyopya'ya sığındı.Sınırsız bir şiddetle ülkedeki insani krizin derinleşmesine sebep olan grup, Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) denilen milislerdir.

HDK'nin özellikle Darfur'un El-Faşir kentinde soykırım ve insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilebilecek bir vahşete imza attığını teyit eden BM, bu vahşetin Kordofan bölgesine yayılabileceğini öngörüyor.

Böyle bir öngörüye rağmen BM, Darfur bölgesiyle sınırlı olan silah ambargosunun tüm Sudan'a teşmil edilmesini önermek dışında somut bir çözüm sun(a)mıyor.

Sudan Adalet Bakanı Abdullah Muhammed Darf'ın da belirttiği gibi, silah ambargosunun genişletilmesi, daha ziyade milislerin işine yarayabilir.Mevcut askeri-siyasi tablo: Fiilen bölünmüş bir devletGeçtiğimiz yıl mart ayında Sudan Silahlı Kuvvetlerinin başkent Hartum'da kontrolü ele alması, iç savaşın seyri açısından önemli bir dönüm noktasıydı.

Nitekim Kamil İdris'in başkanlık ettiği "Umut Hükümeti", 2026 yılı başında Hartum'da çalışmalarına başladı ancak doğu-batı ekseninde fiilen bölünmüş olan ülke halen bu bölünmenin etkilerini tecrübe ediyor. 18 eyaletten 13'ünde Sudan ordusunun hakimiyeti sürerken 5 eyaletin merkezini HDK kontrol ediyor.Sudan hükümetince geçici başkent olarak kullanılan Port Sudan, en doğudaki Kızıldeniz eyaletinde bulunuyor.

Etiyopya sınırındaki Kassala ve Gadarif eyaletleri hakeza ordunun kontrolündedir.

Nil Nehri ve kuzey eyaletleri de ordunun nispeten güçlü olduğu ve lojistik merkezlerinin yer aldığı emniyetli bölgelerdir.

Mavi Nil ve Sinnar bölgelerinin büyük bölümünde yine Sudan ordusu hakim olmakla beraber yer yer çatışmalar yaşanabiliyor.Ülkenin batısında Nyala merkezli Barış ve Birlik Hükümeti (hükümet es-selam vel-vahdet) adı altında paralel bir idare tesis eden HDK ise ağırlıklı olarak Darfur'un Güney, Batı, Orta, Doğu ve Kuzey eyaletlerini elinde tutuyor.

Kuzey ve Batı Kordofan eyaletlerinin bazı kesimlerinde yine HDK etkilidir.

HDK liderliği, Çad ve Libya sınır hattını kontrol ederek ikmal yollarını açık tutmaya çalışıyor.Sosyolojik düzeyde bakılacak olursa Sudan'daki iktidar mücadelesinin iki hat üzerinden ilerlediği söylenebilir. 2023'ten itibaren belirginleşen ilk hat, şehirli Araplar ile bedevi Araplar (örneğin Ce'aliyin-Cuheyne) arasındaki mücadeledir.

İkinci hat, bedevi Araplar ile otokton siyahi gruplar (örneğin Rizeygat-Masalit) arasındaki mücadeledir.

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ve Sudan ordusunun önemli bir kısmı, şehirli Ce'aliyyin kabilesine mensupken isyancı HDK lideri Muhammed Hamdan Dagalu (nam-ı diğer Hemedti) yarı-göçebe Cuheyne kabilesinin Rizeygat kolundandır.

Geleneksel olarak deve ve sığır yetiştiriciliğiyle iştigal eden Rizeygat grubu, HDK içerisinde kritik bir konumdadır.

Rizeygat'ın alt kolları Abbala, Mehamid ve Mehariye ile Kordofan'daki Baggaraların Beni Huseyn, Havazma ve Misseriye kolları, HDK'de etkindir.

Çad ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nden gelen Evlad Reşid, Habbaniye ve Selamat gibi akraba kabileler de HDK saflarında savaşmaktadır.

HDK milisleri, Arap olmayan Masalit ve Zagava gruplarına karşı kasıtlı bir vahşet uygulayarak milyonlarca insanı yerinden etmekte, bölgenin demografisini değiştirmektedir.Bölgesel etkiler ve uluslararası angajmanlarSudan'daki otorite boşluğu hem ülke içinde hem de bölge genelinde insan, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı ağlarının güçlenmesine zemin hazırladı.

Libya ve Çad sınırındaki kaçakçılık şebekeleri, Avrupa'ya gitmek isteyen göçmenleri istismar ediyor.

Bölgeye giren hafif silahların kontrolsüz şekilde artması, şiddet döngüsünü besleyen bir faktör.

Uzayan iç savaş, aynı zamanda ülkeyi uyuşturucu üretim ve dağıtım merkezlerinden biri haline getirdi.

Suriye'de Beşşar Esed rejiminin devrilmesi ve oradaki uyuşturucu laboratuvarlarının dağıtılması üzerine uyuşturucu şebekeleri, Sudan'daki otorite boşluğunu fırsat bildi. 2026 yılı başında Port Sudan'da yarım ton civarında kristal metamfetamin ele geçirildi.

Müteakiben El-Ceyli kentinde saatte 100 bin Captagon hap üretme kapasitesine sahip laboratuvar bulundu.Sudan kaynaklı mülteci akınları ve silah geçişleri, Çad ve Güney Sudan gibi komşu ülkelerde etnik-siyasi dengeleri etkiledi. 2023'ten bu yana Çad'a sığınan Sudanlı mülteci sayısı 915 bini aştı.

Çad'ın doğusundaki bazı sınır kasabalarında mülteci nüfusu yerel halkın sayısını ikiye katlamış durumda.

Sudan'daki iç savaştan kaçan yaklaşık 800 bin mültecinin Güney Sudan'a sığınması, aynı şekilde bu ülkeyi de ekonomik ve siyasi olarak olumsuz etkiledi.

Güney Sudan'ın Jonglei, Unity ve Yukarı Nil bölgelerinde hükümet güçleri ile muhalif gruplar arasındaki çatışmalar şiddetlenerek devam ediyor.

En son 2 Mart'ta Ruweng'te gerçekleşen saldırıda 160'tan fazla insan hayatını kaybetti.

İç savaş sürecinde tırmanan bir diğer kriz, Sudan-Etiyopya gerilimidir.

Sudan Dışişleri Bakanlığına göre Etiyopya'ya ait insansız hava araçları, bu ay içerisinde Sudan hava sahasını ihlal ederek Mavi Nil eyaletindeki Kurmuk'ta saldırılar düzenledi.1,5 milyondan fazla Sudanlı mülteciye ev sahipliği yapan Mısır, bir taraftan Sudan ordusuna destek verirken diğer taraftan HDK'nin hamisi konumundaki Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile işbirliğini sürdürüyor.

Bu anlamda Kahire'nin en büyük ikilemi, aynı anda hem Sudan'daki çıkarlarını hem de BAE'den gelen yatırımları korumak zorunda olmasıdır.

Sudan Silahlı Kuvvetlerinin desteklenmesi noktasında Suudi Arabistan ve Türkiye, Mısır ile aynı paydada buluşuyor.

Suudi Arabistan, Cidde Süreci bağlamında arabulucu pozisyonunu korumaya çalışıyor.

Türkiye ise "iyilik gemileri" ile Port Sudan'a tonlarca gıda, ilaç ve barınma malzemesi taşıdı.ABD ve Avrupa Birliği (AB), yaptırım ve diplomatik baskı stratejilerini sürdürüyor.

ABD hem HDK'nin hem de orduya bağlı bazı yapıların mal varlıklarını dondurarak tarafları müzakere masasına zorlamaya çalışıyor.

İdeolojik düzlemde ABD ile beraber hareket eden AB, iç savaş sonrasında kurulacak yönetimin askerlerden ve "İslamcılardan" arındırılmış olması gerektiğini savunuyor, bu mantıkla Takaddüm gibi seküler grupları finanse ediyor.İç savaşın başlarında çift taraflı davranan Rusya, sonradan Sudan Silahlı Kuvvetlerinin yanında konumlanmayı tercih etti.

Port Sudan'da bir Rus deniz üssü kurulmasına yönelik planlar, 2025 yılı sonunda yeniden gündeme geldi.

Bu üs planı kapsamında Rusya'nın Sudan ordusuna gelişmiş silahlar sağlaması, HDK'nin gerileyişinde kritik rol oynadı.Eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde Sudan'ın ana ticaret ortağı olan Çin Halk Cumhuriyeti, el-Beşir sonrası dönemde Sudan'daki etkinliğini sürdürmekte zorlandı.

Çin Ulusal Petrol Şirketi, Sudan'daki petrol sahalarından çekilmeye başladı.

Sudan iç savaşının bölgesel bir kaosa dönüşmesi, Çin'in Kuşak ve Yol İnisiyatifi için ciddi bir tehdit teşkil ediyor.

Çin, bu sebeple düşük profilli arabuluculuk girişiminde bulunsa da sonuç alamadı.Muhtemel senaryolarNisan 2023'ten beri devam eden Sudan iç savaşının bundan sonra nasıl seyredeceğini kestirmek oldukça güç.

Mevcut ulusal, bölgesel ve küresel konjonktür değerlendirildiğinde 4 senaryo konuşulabilir.Birinci senaryoda küresel baskıyla taraflar masaya oturur ve önceki olumsuz tecrübelerden ders çıkarılarak yeni bir iktidar paylaşımı denenir.

Bu senaryo mevcut koşullarda uzak bir ihtimal olarak görünüyor.İkinci senaryoda çatışmalar düşük yoğunluklu olarak devam eder, taraflar birbirini yıpratır fakat askeri olarak yok edemez.

Altın ve Arap zamkı gibi temel ihracat ürünlerinin kayıt dışı ticaretini de kapsayan savaş ekonomisi büyür ve insani kriz daha da derinleşir.Üçüncü senaryoda fiili bölünme resmileşir.

Kuzey ve doğuda Sudan ordusu, batıda ve güneyde HDK hüküm sürer.

HDK, kontrol ettiği bölgelerde Sudan'dan tek taraflı bağımsızlık ilan edip anti-İslamcılık ekseninde Etiyopya ve Kenya üzerinden kısıtlı bir diplomatik destek ağı oluşturur.

Bu senaryo da mevcut koşullarda uzak bir ihtimal olarak görünüyor.Dördüncü senaryoda ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaş uzar, bu savaşın bilhassa BAE'ye yönelik etkileri derinleşir, kendini savunmaya odaklanan BAE'nin HDK milislerine finansal ve lojistik desteği zorlaşır.

Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Rusya'nın artan desteği, Sudan Silahlı Kuvvetlerinin saha hakimiyetini güçlendirir, HDK unsurlarını etkisiz hale getirip ülkenin tamamında kontrolü sağlar.???????Ancak Sudan'daki savaşın hangi yönde evrileceği büyük ölçüde bölgesel aktörlere bağlı olsa da küresel aktörlerin tutumu da belirleyici bir rol oynayabilir.[Prof.

Dr.

Mürsel Bayram, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, Bölge Çalışmaları Enstitüsü, Afrika Çalışmaları Anabilim Dalı Başkanıdır.]Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

İlgili Sitenin Haberleri