Haber Detayı
Kur artarsa sigorta maliyetleri ve primler yükselir - Sigorta Haberleri
Sigorta Sayfası programına katılan Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy, Merkez Bankası'nın döviz rezervini kullanmasına rağmen bunun sonsuza kadar süremeyeceğini bu nedenle kurda hareketlenme beklediklerini bunun ise özellikle trafik, kasko ve sağlık sigortasında sigorta şirketlerinin maliyetlerini artırabileceğini ifade etti. Özsoy bunun ise direkt olarak sigorta primlerine yansıyabileceğini söyledi.
Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy, savaş nedeniyle üretim maliyetlerinin artmasını beklediklerini kaydederek, bunun maliyetleri ve enflasyonu yukarı taşıyacağını sigortacılıkta ise özellikle bugüne kadar stabil giden döviz kurundaki hareketlenmenin yedek parça ve sağlık enflasyonu yaratacağını vurgulayarak Bizim maliyetlerimiz artacak.
Bu da otomatik olarak primlere yansıyacaktır.
Savaşın başından bu yana Merkez Bankası kuru durdurmak için rezervinden kullanıyor.
Bu daha ne kadar devam edebilir?
Bu nedenle savaş uzun sürerse kur hareketlenebilir dedi. habericionecikanlar#130#left# Özsoy, Türkiye nin savaş halinde olmaması nedeniyle aynı Hatay ve Gaziantep e düşün füze parçaları gibi yanlışlıkla bir füze parçasının Türkiye içinde sigortalılara zarar vermesi halinde bunu sigorta şirketinin karşılayacağını söyledi.
ENFLASYON ARTARSA SİGORTA ETKİLENECEK Özsoy, Türk ekonomisinin dirençli olsa da savaştan etkilenmemesinin mümkün olmadığını belirterek, Özellikle enerji alanında direkt etki alanındayız.
Savaşın ilk haftası petrol fiyatları 120 dolara kadar çıktı.
Merkez Bankası nın hesabıyla her bir 10 dolarlık yükseliş enflasyona yüzde 0,8 etki yapıyor.
Sadece enerji alanında değil petrolün kullanıldığı tüm alanlarda bu etkiyi gözlemliyoruz.
Sigortayı ise etkileyen iki ana konu var.
Bunlardan ilki otomotiv yedek parçası.
İkincisi sağlık sigortası için sağlık enflasyonu.
Şu andaki veriler enflasyonun Merkez Bankası nın hedeflerinin üzerinde gerçekleşeceğini gösteriyor.
Eğer enerji fiyatları böyle kalırsa etkisini göreceğiz gibi görünüyor diye konuştu. Özsoy savaş gibi dönemlerde temel ihtiyaçların öne alınıp sigortacılık gibi alanların gölgede kaldığını belirterek, bu nedenle sigortalanma oranının düşmesini beklediklerini anlattı.
Sağlık sigortasında nüfusun yaşlanması ve güçlü talep, buna karşın hastane altyapısının yeni gelişiyor olmasının sağlık enflasyonunu normal enflasyonun üstüne taşıdığını kaydeden Özsoy, Hekim ücretlerinin artışı, döviz kurundan etkilenen alanlar, yeni teknolojik cihazların pahalı olması tedavi maliyetlerini ve sigorta primlerini yukarı çekiyor dedi. Özsoy, kadınların sağlık sigortasını daha fazla kullanması nedeniyle sigorta primlerinin erkeklerden daha pahalı olduğunu dile getirdi.
KASKO FİYATINI DERTTE BİRE DÜŞÜREN ÜRÜN Trafik ve kasko sigortalarını değerlendiren Özsoy, trafik sigortalarının artık stabil hale geldiğini ancak kaskoda şirketlerin rekabet içinde olduğunu dile getirerek, Kaskoda sigortalanabilirlik oranı düşük.
Biz biraz vatandaşın ulaşabileceği bölüşmeli ürünleri çıkardık.
Bu üründe küçük hasarları ve büyük hasarlarda hasarın bir kısmını araç sahibi geri kalanı sigorta şirketi karşılıyor.
Böyle olunca kasko primi dörtte bire kadar düşüyor. 10 bin liralık kasko 2 bin 500 liraya yapılabiliyor şeklinde konuştu. Özsoy, kasko sigortasında rekabet nedeniyle şu anda şirketlerin başa baş noktasına olduğunu kurun artması halinde şirketlerin zarara geçeceğini söyledi. 1 NİSAN DA YENİ DÖNEM BAŞLIYOR Özsoy, trafik sigortasında yeni düzenlemenin yolda olduğunu belirterek 1 Nisan dan itibaren kaza olduğunda dava açmadan hasar ihbarlarını önce sigorta şirketlerine yapma zorunluluğu geldiğini hatırlatarak şunları söyledi: Yeni düzenleme ile hasar sonrası otomatik olarak eksper atanacak.
Hasarı eksper belirleyecek, aynı zamanda uzun dönemdir gündemi meşgul eden değer kaybını da eksper maddi zararı ile birlikte karara bağlayacak.Vatandaş hem aracın hasar onarımını hem değer kaybını aynı rapor ile alabilecek.