Haber Detayı
Savaşın yeni cephesi tarım oldu! Yeni kriz kapıda: Türkiye için hem risk hem de fırsat bir arada
Orta Doğu'daki gerilim tırmanmaya devam ederken, bölgedeki çatışmalar gıda sektörünü de vurdu. Tarımın kalbi olan gübreye erişim giderek zorlaşıyor. Diğer yandan bu durum Türkiye için hem risk hem de bir fırsat sunuyor.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat Cumartesi günü İran'a yönelik başlattığı saldırılarla başlayan savaşta 13. güne girildi.
Orta Doğu'da gerilim her geçen giderek tırmanırken diğer yandan enerji fiyatlarının yükselmesine neden oldu.
İran’ın kapattığı Hürmüz Boğazı’nın etkisiyle durma noktasına gelen enerji trafiği özellikle enerji kaynaklı tüm sektörlere, ayrıca taşımacılıkta navlun ve sigorta bedellerine ağır yükler getiriyor.SAVAŞ TARIMIN KALBİNİ VURDUBölgede yaşanan çatışmalar gıda sektörünü de vurdu.
Gıda arzında genel bir sorun şu an için görülmese de artan maliyetler fiyat artışını kaçınılmaz kılıyor.
Tarımsal verimlilik için kritik olan gübreye erişim giderek zorlaşıyor.
Hem bölgedeki üretim aksamaları hem de lojistik sorunlar nedeniyle bu savaş döneminde gıda fiyatlarını artık gübre maliyeti belirleyecek.TARIMDAKİ RİSKLERİ ORTAYA ÇIKTI Körfez bölgesi yılda 16 milyon ton gübre üreterek bu sektörün merkezi sayılıyor.
Bölge aynı zamanda dünyanın en büyük üreticileri olan Çin ve Hindistan için kritik bir ticaret rotası.
Azotlu gübrelerin üretiminde doğal gazın payı yüzde 60 seviyesinde.
Tüm bu nedenlerle mevcut riskler tarladaki verimi ve ürün fiyatlarını doğrudan etkiliyor.
Bu durum çiftçilerin hangi ürünü ekeceği konusundaki kararlarını bile değiştirebilir.Lojistik ve siyasi riskler piyasaların tarımdaki gelişmelere ilgisini artırdı.
Ortadoğu’daki arz problemleri ekim maliyetlerini yükseltme riski taşıyor.
Uzmanlar bu dönemde stok yaparak piyasa dengesini bozanlara ve ani fiyat dalgalanmalarına karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.TÜRKİYE İÇİN RİSK VE FIRSAT BİR ARADATürkiye’de yıllık 7 milyon ton civarında olan toplam gübre tüketiminin 5 milyon tonu ithalatla karşılanıyor.
En yüksek dışa bağımlılık yüzde 70 oranıyla üre gübresinde görülüyor.
Türkiye bu ihtiyacını başlıca Umman, Çin, Rusya, Mısır, Türkmenistan ve İran’dan temin ediyor.
Sektör temsilcileri ilkbahar dönemi ekimleri için stoklarda bir sorun olmadığını ve piyasaya yeterli ürün sunulduğunu belirtiyor.
Savaşın ikinci haftasında gübre arzındaki kesintiler, yükselen enerji ve nakliye maliyetleri iç piyasayı etkilemeye başladı.
İthal ham madde bağımlılığı nedeniyle gübre fiyatları bu süreçte 29 bin TL’yi aşarak yüzde 15-20 oranında arttı.
Analistler Türkiye’nin daha önce tahıl koridorunda üstlendiği rolün bir benzerini enerji ve gübre geçiş hattı için de üstlenebileceğini öngörüyor.GÜMRÜK VERGİSİ SIFIRA İNDİÖnceki gün Kabine Toplantısı’nın ardından savaş ortamına ilişkin yaptığı açıklamalarda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Üreticilerimizin ihtiyaç duyacağı gübre stoklarımız yeterli seviyededir.
Alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temin edilmesi amacıyla yüzde 6.5 olan gümrük vergisini sıfıra indirdik.
İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesi için gerekli tedbirleri aldık” dedi.Firmaların bayilere ilettiği gübre oranında bir miktar düşüş olduğunu anlatan çiftçiler, bu nedenle bayilerin fiyat vermediğini; ekim kararlarının buna göre şekilleneceğine dikkat çekiyor.GÜBRE FİYATLARINDA YÜZDE'LİK 50 ARTIŞABD’li analistler, arz riskleri nedeniyle gübre fiyatlarının kısa sürede yüzde 50 artışla 430 dolardan 683 dolara yükseldiğine dikkat çekiyor.
Yurt içinde de zamlar 13 günlük sürede arka arkaya geldi.