Haber Detayı

Petrol ve Gıda... İkiz şoku düşünmek bile istemeyiz!
Gündem ahaber.com.tr
12/03/2026 07:08 (1 saat önce)

Petrol ve Gıda... İkiz şoku düşünmek bile istemeyiz!

Bu, uluslararası ham petrol ve doğal gaz piyasalarındaki sıcak gelişmeler ile gelecek öngörüsü bağlamında farklı kaynaklardan derlenmiş bir yazıdır. Uluslararası Enerji Ajansı, ABD-İsrail'in, İran'a başlattığı saldırı, İran'ın da savaşı bölgeye ve stratejik konumdaki Hürmüz Boğazı'na yayma girişimi...

Bu, uluslararası ham petrol ve doğal gaz piyasalarındaki sıcak gelişmeler ile gelecek öngörüsü bağlamında farklı kaynaklardan derlenmiş bir yazıdır.

Uluslararası Enerji Ajansı, ABD-İsrail'in, İran'a başlattığı saldırı, İran'ın da savaşı bölgeye ve stratejik konumdaki Hürmüz Boğazı'na yayma girişimi karşısında kritik bir öneride bulundu.

Tarihindeki en büyük miktar olan 300-400 milyon varil petrolün 'acil rezervlerden' serbest bırakılmasını istedi.

Peki ama neden?

Hali hazırda yaşadığımız ve yönetmeye çalıştığımız petrol şokunun, ciddi bir enerji krizine dönüşmemesi için kritik eşikteyiz.

Projeksiyonlar gösteriyor ki bu kirli savaş bir hafta içinde biter veya ateşkes ilan edilirse varil başına ham petrol fiyatlarının 80-90 dolarda dengelenmesi söz konusu olabilecek.

Savaşın seyri ve savaş sonrası müzakere süreci istikrara evrilirse petrol fiyatlarının 28 Şubat öncesine kadar gerilemesi ise eylül ayını bulacak.

Aksi taktirde anlık gelişmelere endeksli, oynak fiyatlar serisi baş etmemiz gerekecek! *** Savaştan önce, Hürmüz Boğazı'ndan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçmekteydi.

Petrol veya doğal gaz sevkiyatı için bu dar boğazı kullanması gereken ülkelerin üretimlerine ve durdukları noktaya bakacak olursak...

Nispeten avantajlı gibi görünen ülke Suudi Arabistan.

Halen günlük üretimi 10,1 milyon varil civarında olan Suudi Arabistan, Doğu-Batı Boru Hattı ile Hürmüz Boğazı'nı baypass ederek ülkenin batısına yani Kızıldeniz kıyısına petrol pompalama şansına sahip lâkin bu hat, maksimum 5-7 milyon varili Kızıldeniz'e aktarabilecek kapasitede.

Geriye kalan günlük ortalama 3-5 milyon varillik üretimin bir şekilde Hürmüz Boğazı'ndan çıkarılması kaçınılmaz.

Birleşik Arap Emirliklerinin Fujairah hattının kapasitesi ise günlük 1.5-1.8 milyon varil.

Yani...

İki ülkenin savaş hattı dışına arz edebileceği ürün miktarı yeterli değil.

Öte yandan...

Günlük 4.2 milyon varil ham petrol üreten Irak, bu üretiminin yüzde 95'ini Basra Körfezi üzerinden, yani Hürmüz Boğazı rotasıyla ihraç etmeye mecbur.

Irak, bugünkü zorunluluklar yüzünden günlük üretimini 1.5 milyon varil kıstı ve bu kesintinin 3 milyon varile çıkması an meselesi.

Irak'ın petrol ihracatının yüzde 75'ini çeken Çin ve Hindistan gibi ülkelerin pozisyonu da hassas.

Kuveyt, küresel petrol denklemine günlük 2.7-3.0 milyon varil üretimi ile girmekte.

Ve bu üretimini deniz yoluyla satışa sunmaktan başka alternatifi de bulunmamakta.

Irak ve Kuveyt kaynaklı üretim kaybı bugün için toplam 5- 6 milyon varile ulaşmakta.

Piyasada, günlük 10 milyon varillik ham petrol arzı açığı oluşması karşısında, dikkatler ABD ve Rusya'ya çevrilmekte.

Sorun şu ki...

ABD ham petrol üretimi 13.7 milyon varil/gün ile rekor seviyesinde.

Yani ihtiyat stoklarını açmadıkça sisteme ilâve petrol vermesi mümkün görünmemekte.

Rusya'nın yaklaşık 9.1 milyon varillik günlük üretiminin büyük kısmı zaten satılmakta.

Rusya kaynaklı arz artışı da kısa vadede denklem dışı kalmakta.

İşin özüne gelecek olursak...

Hürmüz Boğazı'nda, olağan deniz trafiği güvence altına alınıp tanker hareketliliği sağlanamazsa, depolama terminallerindeki doluluklar, kuyuların geçici olarak kapatılması vb. yüzünden tedarik zinciri kırılacak, küresel ekonomi yüksek enflasyonla ve resesyonla boğuşmak zorunda kalacak.

Bu tabloya Katar'ın sıvılaştırılmış doğalgaz ihracatı ile Körfez menşeli gübre veya hammaddesi sevkiyatının durmasını da eklediğimizde tablo hiç de iç açıcı gözükmüyor.

Ulusal stoklar devreye alınsa bile temeldeki problem çözülmedikçe piyasalar, navlun ve sigorta sektörleri sürekli risk algılamaya devam edeceği için enerjide günlük fiyatlama başlayacak.

Tüm dünyada öncelikle imalat sanayii ve tarım sektörü maliyet baskısı altında ezilecek.

İnsani gerekçeler başta olmak üzere, stratejik gerçeklik nedeniyle de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 'ateşi söndürme, diplomasiye dönme çağırısına' kulak vermekte büyük fayda var.

Yoksa; petrol şokuna, gıda şokunun eklendiği senaryoyu kimse aklına bile getirmek istemez!

İlgili Sitenin Haberleri