Haber Detayı

Çalışanların yüzde 83’ü ay sonunu zor getiriyor
Emek aydinlik.com.tr
12/03/2026 00:00 (1 saat önce)

Çalışanların yüzde 83’ü ay sonunu zor getiriyor

Araştırma sonuçlarına göre çalışanların büyük bölümü ay sonunu borçlanarak ya da harcamalarını kısarak getiriyor. Zamlar artık refah değil artan yaşam maliyetlerine karşı bir tampon işlevi görüyor.

Araştırma ve analiz şirketi DORinsight’ın bin 500 çalışanla yaptığı çalışma, maaş artışlarının çalışanlar açısından anlam değiştirdiğini ortaya koydu.

Araştırmaya göre çalışanların yüzde 83’ü ay sonunu finansal baskı altında geçiriyor.

Zam, artık motivasyon artıran bir unsurdan çok mevcut yaşam standardını koruma aracı olarak görülüyor.

HER 10 ÇALIŞANDAN 8’İ FİNANSAL BASKI ALTINDA Kamu ve özel sektörün yanı sıra üretim, hizmet, sağlık, eğitim ve teknoloji alanlarını kapsayan araştırmada dikkat çekici veriler öne çıktı.

Çalışanların yüzde 83’ü ay sonunu finansal baskıyla geçiriyor.

Yüzde 28’i borçlanmak zorunda kaldığını belirtiyor.

Yüzde 20’si harcamalarını ciddi biçimde kısıyor.

Yalnızca yüzde 8’i düzenli birikim yapabildiğini ifade ediyor.

Bu tablo ücret artışlarının artık refah yaratmaktan çok artan yaşam maliyetlerinin baskısını hafifletmeye yönelik olduğunu ortaya koydu.

Araştırma, zam oranlarının açıklanma anındaki psikolojik etkiyi de ortaya koydu.

Çalışanların yüzde 45’i zam açıklandığında kaygı veya hayal kırıklığı yaşadığını söyledi.

Yüzde 34’ü nötr kaldı.

Yalnızca yüzde 20’si memnuniyet ya da rahatlama hissetti.

ÜCRET İŞTEN AYRILMA KARARININ MERKEZİNDE Çalışmaya göre maaş, artık işte kalma kararının temel belirleyicilerinden biri.

Katılımcıların yüzde 49’u son üç ay içinde iş ilanlarını incelediğini ya da kariyer profilini güncellediğini belirtti.

Aynı orandaki çalışan, daha yüksek maaş teklifi alması halinde mevcut işinden ayrılmayı ciddi biçimde değerlendireceğini ifade etti.

Tek bir tercih hakkı tanındığında çalışanların büyük çoğunluğu doğrudan maaş artışını ilk sıraya koydu.

Yan haklar, izin düzenlemeleri ve esnek çalışma uygulamaları ikinci planda kaldı.

Mevcut ekonomik koşullarda nakit gelir artışı birincil beklenti haline gelmiş durumda.

GELİR BASKISI TÜM SEGMENTLERE YAYILDI Sosyo-ekonomik kırılımlara bakıldığında da tablo değişmedi.

Tüm gelir gruplarında çalışanların yaklaşık yüzde 80–85’i ay sonunu dengelemeye çalışarak, harcama kısarak ya da borçlanarak geçiriyor.

Bu durum, ücret baskısının belirli bir kesimle sınırlı olmadığını; yapısal bir meseleye dönüştüğünü gösterdi.

Araştırma, Salary Insights platformu üzerinden toplanan gerçek ve beyanlı maaş verileriyle birlikte değerlendirildi.

Veriler; deneyim, kariyer seviyesi ve sektör bazında belirgin ücret farklılıklarına işaret etti.

Özellikle erken ve orta kariyer aşamalarında ücret artış hızının beklentilerin gerisinde kaldığı, hizmet ve üretim sektörlerinde baskının daha yoğun hissedildiği vurgulandı.

ÜCRET POLİTİKASI ARTIK STRATEJİK BİR ALAN DORinsight Kıdemli Proje Müdürü Çağdaş Mert, ücret politikalarının artık çalışan deneyiminin merkezinde yer aldığını vurguladı.

Mert’e göre maaş, motivasyon ve performansın temel bileşenlerinden biri haline gelmiş durumda.

Kurumların zam stratejilerini belirlerken piyasa gerçekliğini ve çalışan algısını birlikte değerlendirmesi gerektiğine dikkat çekildi.

Çalışma, insan kaynakları yönetiminde ücret politikasının yeniden tanımlandığını ortaya koydu.

Zam artık yalnızca finansal bir güncelleme değil; çalışan bağlılığı, yetenek tutma stratejileri ve kurumsal sürdürülebilirlik açısından kritik bir kaldıraç.

Gelir baskısının yaygınlaşması, iş gücü hareketliliğini artırırken şirketleri daha agresif ücret rekabeti ve veri temelli karar süreçlerine yönlendiriyor.

Uzmanlara göre piyasa maaş verileriyle gerçek zamanlı uyum sağlamayan kurumlar için kurumsal risk alanı giderek genişliyor.

İlgili Sitenin Haberleri