Haber Detayı
Gıda ihracatı savaşın ortasında kaldı
İran ile ABD ve İsrail arasında başlayan savaş, Türkiye’nin gıda ihracatında en önemli pazar olan Orta Doğu’da kayıp riski yaratıyor. Hububat ihracatının yüzde 32,6’sı, süt ürünlerinin üçte biri bu pazara yapılıyor. Sektör temsilcileri, Ortadoğu’daki gerilimin uzaması halinde Türkiye’nin gıda ihracatında talep daralması, artan enerji ve lojistik maliyetleri nedeniyle de ihracatın kârlılığı üzerinde baskı oluşturabilecek bir risk olarak ortaya çıktığını belirtiyor.
Mehmet Hanifi GÜLELİran'da devam eden savaş, Türkiye'nin Körfez ülkelerine yönelik gıda ihracatında ciddi risk oluşturmaya başladı.
Özellikle hububat, beyaz et, yumurta, su, süt ve süt ürünleri sevkiyatlarının tehdit altında.Sektör temsilciler, bölgedeki gerilimin uzaması halinde Türkiye'nin gıda ihracatında talep daralması yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Temsilcileri, savaşın yalnızca enerji maliyetlerinde artış değil; navlun, sigorta, sevkiyat süreleri ve tahsilat dengesi gibi kalemlerde de ciddi sıkıntılar yaşanacağını aktarıyor.“Çözüm, ticari akışı olduğunca korumak”TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, İran'daki çatışma ortamının Türkiye'nin bölgeye yönelik gıda ihracatında ciddi bir baskı oluşturabileceğini söyledi.
Türkiye’nin 2025’te Orta Doğu'ya gerçekleştirdiği hububat ihracatının yaklaşık 4 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu aktaran Tiryakioğlu, bunun sektör toplam ihracatının yüzde 32,6'sını oluşturduğunu açıkladı.
Sadece İran'a 300 milyon dolarlık hububat ihracatı yapıldığını ileten Tiryakioğlu, bu ülkenin en büyük 10 pazar arasında yer aldığını bildirdi.Gerilimin yalnızca enerji maliyetlerini değil, navlun, sigorta, sevkiyat süreleri ve tahsilat dengesini de olumsuz etkileyebileceğini vurgulayan Tiryakioğlu, “Savaşın uzaması halinde Orta Doğu'ya yönelik ihracatta yüzde 10'luk bir daralma toplam hububat ihracatına yaklaşık 400 milyon dolarlık bir kayba yol açabilir.
İlk etkinin doğrudan siparişlerde yavaşlama, sevkiyat planlarında temkinli duruş ve ödeme vadelerinin uzaması şeklinde görülebilir.
Orta Doğu pazarının ise kısa vadede ikame edilmesi kolay değil” dedi.“En büyük risk ticaretin pahalı, yavaş ve kırılgan hale gelmesi”Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, bölgeden 2025’te Orta Doğu'ya yapılan hububat ihracatının 1 milyar 640 milyon dolar olduğunu, bunun bölge ihracatının yüzde 46’sını oluşturduğunu açıkladı.
İran merkezli çatışmaların etkisine dikkat çeken Kadooğlu, “Irak'tan Körfez ülkelerine uzanan ticaret hattındaki her güvenlik gerilimi, sevkiyat planlarından sigorta maliyetlerine kadar ticareti etkiliyor.Risk algısının artması navlun maliyetlerinde hızlı yükselişlere neden olabiliyor.
Hububat gibi düşük birim değerli ürünlerde navlun maliyetinin çok belirleyici.
Bazı deniz taşımacılığı firmalarının ‘Emergency Conflict Surcharge’ adıyla ek ücretler yansıttığını ifade ediliyor.
Şu ana kadar geniş çaplı sipariş iptali yaşanmadı.
Asıl riskin ticaretin tamamen durması değil, daha pahalı, daha yavaş ve daha kırılgan hale gelmesi” diye konuştu.Ulusoy: Un ihracatında maliyet riskleri artırıyorKörfez pazarlarına 2022’ten bu yana un ihracatında belirgin bir büyüme yaşandığını bildiren Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği (IAOM) Avrasya Başkanı Dr.
Eren Günhan Ulusoy, Türkiye'nin Körfez ülkelerine yönelik un ihracatında son yılların en yüksek hacmine ulaşıldığını, ancak bölgedeki jeopolitik gerilimin bu başarıyı tehdit ettiğini söyledi.
Ulusoy, 2022'de yaklaşık 14 bin ton olan ihracatın 2025'te 47,7 bin tona yükseldiğini belirtti.Bölgedeki liman risklerine de dikkat çeken Ulusoy, artan güvenlik tehditleri nedeniyle bazı firmaların sevkiyat rotalarını değiştirdiğini ve bunun maliyetleri yükselttiğini aktardı.
Ulusoy, “Petrol fiyatlarındaki artış yalnızca navlunu değil, mazot, gübre ve enerji gibi tarımsal girdi maliyetlerini de artıracak.
Bu durum yeni sezon ürünlerine artıştan dolayı gıda fiyatlarına yansıyacağa benziyor" ifadelerini kullandı.Süt ürünlerinde en çok ihracat yapılan 4 ülke bölgedeAmbalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Başkanı Harun Çallı, çatışmalardan etkilenen bu ülkelere yapılan süt ve süt ürünleri ihracatının yaklaşık 3’te 1’ini oluşturduğunu söyledi.
Sektörün 2025’te 523 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini açıklayan Çallı, çatışmaların yaşandığı bölge, Türkiye’nin süt ve süt ürünleri ihracatında önemli bir paya sahip ülkelerden oluştuğunu bildirdi.
Sektörün en fazla 89 milyon dolarla ihracat yaptığı ülkenin Irak olduğunu belirten Çallı, Irak, Suudi Arabistan, BAE ve Kuveyt’in sektörün en fazla ihracat yaptığı ilk 10 ülke arasında bulunduğunu vurguladı.