Haber Detayı
Yozgat'ta Eğitim Sendikaları, Okul Müdürünün Makamında Saldırıya Uğramasını Protesto Etti
Yozgat'ta eğitim sendikaları, Cumhuriyet Ortaokulu Müdürü Fatih Bilir'in darbedilmesini protesto etti. Eğitim çalışanlarına yönelik artan şiddete karşı acil tedbirler talep edildi.
Seyfi Çelikkaya (YOZGAT) - Yozgat'ta eğitim sendikaları, Cumhuriyet Ortaokulu Müdürü Fatih Bilir'in dün bir öğrencinin ağabeyi tarafından makamında darbedilmesini protesto etti.
Türk Eğitim Sen Yozgat Şube Başkanı Mustafa Yılmaz, "Okullar ödenek yetersizliği nedeniyle en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale gelmiştir.
Oysa açıkça ifade edilmelidir ki eğitim ve öğretim kurumları tasarruf edilecek alanlar değildir.
Öğretmenin can güveninin sağlanmadığı, 'başıma ne gelecek' kaygısıyla görev yaptığı bir ortamda eğitim öğretim hizmetlerinin sağlıklı, verimli ve nitelikli bir şekilde yürütülmesi mümkün değildir" dedi.Yozgat Cumhuriyet Ortaokulu Müdürü Fatih Bilir'in bir öğrencinin ağabeyi tarafından okul içerisinde darbedilmesi, Türk Eğitim Sen Yozgat Şubesi, Eğitim Bir Sen Yozgat Şubesi, Eğitim İş Sendikası Yozgat Şubesi ve üyeleri tarafından okul bahçesinde protesto edildi.Ortak basın açıklamasını okuyan Türk Eğitim Sen Yozgat Şube Başkanı Mustafa Yılmaz şunları kaydetti:"Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet gerekli ve kalıcı tedbirler alınmadığı sürece ne yazık ki sona ermeyecektir.
Eğitimci bir ailenin evladı olan Cumhuriyet Ortaokulu Müdürümüz Fatih Bilir'e yönelik bu elim saldırı eğitim camiamızı derinden sarsmıştır.
Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet, taciz ve mobbing vakaları artarak devam etmektedir.
Öğretmenlik Meslek Kanunu öğretmenlerin şiddetten korunmasına yönelik yapılan düzenlemelerle elbette kıymetlidir.
Bu düzenlemelere göre faile verilen ceza yarı oranında arttırılmakta, hapis cezası ertelenmesi hükümleri uygulanmamaktadır.
Ancak yaşanan olaylar bu müeyyidenin de tavizsiz uygulanması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Buradan açık ve net bir şekilde uyarıyoruz.
Disiplin yönetmelikleri yetersizdir ve caydırıcılıktan uzaktır.
Okullarda yeterli güvenlik tedbirleri alınmamaktadır.
Eğitimcilerin itibarını zedeleyen ve asılsız sorumsuz gerekçelere dayanan şikayetler artarak devam etmektedir.
Eğitimcileri hedef gösteren, tahkir eden yayın ve açıklamalar şiddetin toplumsal zeminini beslemektedir.
Şiddete yönelik yasal düzenlemeler yeterli güçlükte değildir." "Öğrenciler okullara kesici ve delici aletleri rahatlıkla sokabilmektedir" Okullarımız ödenek yetersizliği nedeniyle en temelli güvenlik ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz durumdadır.
Bir zamanlar eğitim kurumlarının temelini oluşturan güven ve saygı ortamı bugün ne yazık ki ciddi biçimde zarar görmüştür.
Birçok okulda güvenlik görevlisi bulunmamakta, öğrenciler okullara kesici, delici aletleri rahatlıkla sokabilmektedir.
Bazı velilerin öğretmenlere yönelik tehditkar ve baskıcı tutumları ise öğretmen cinayetlerini ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti besleyen unsurlardır.
Pek çok okulda güvenlik nöbetçi öğretmenler aracılığıyla sağlanmaya çalışılmaktadır.
Öğretmenler hem eğitim vermek hem de güvenliği sağlamak zorunda bırakılmaktadır.
Bu kabul edilemez bir sorumluluktur.
Birçok okulda yeterli kamera sistemi bulunmamaktadır.
Okullar ödenek yetersizliği nedeniyle en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale gelmiştir.
Oysa açıkça ifade edilmelidir ki eğitim ve öğretim kurumları tasarruf edilecek alanlar değildir. "Eğitim çalışanlarına yönelik suçlarda cezasızlık algısı ortadan kaldırılmalı" Öğretmenin can güveninin sağlanmadığı, 'başıma ne gelecek' kaygısıyla görev yaptığı bir ortamda eğitim öğretim hizmetlerinin sağlıklı, verimli ve nitelikli bir şekilde yürütülmesi mümkün değildir.
Artık okullara yeterli bütçe ayrılmalıdır.
Her eğitim kurumuna güvenlik görevlisi tahsis edilmelidir.
Her okulda kamera sistemi kurulmalı aktif olarak kullanılmalıdır.
Buradan bir kez daha açıkça ifade ediyoruz.
Bu vahşi saldırıyı gerçekleştiren failin en üst sınırdan cezalandırılmasını talep ediyoruz.
Ayrıca Türk Ceza Kanunu eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin ayrı ve ağırlaştırılmış bir suç tipi olarak düzenlenmesi öncelikli taleplerimiz arasındadır.
Eğitim çalışanlarına yönelik suçlarda cezasızlık algısını ortadan kaldırılması ve güçlü bir caydırıcılık sağlaması artık bir zorunluluktur.
Topluma, ailelerimize ve kamu yönetimine sesleniyoruz; öğretmene verdiğimiz değer aslında çocuklarımıza verdiğimiz değerdir.
Çocuklarımızın geleceğidir, diyorsak geleceğimizin karartılmasına asla müsaade etmeyeceğimizi bir kez daha haykırıyoruz."