Haber Detayı
CHP'li Sarıbal: "Uygulanan Politikalar Çiftçiyi Borçlandırdı ve Üretimden Kopuşu Hızlandırdı"
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, uygulanan tarım politikalarının çiftçiyi borçlandırdığını ve üretimden kopuşu hızlandırdığını ifade etti. Üreticilerin karşı karşıya olduğu maliyet baskısına dikkat çekerek, devletin sözleşmeli üretimde garantör rolü üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
(TBMM) - CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, "Uygulanan politikalar çiftçiyi borçlandırdı ve üretimden kopuşu hızlandırdı.
Çiftçiyi zarar ettirip toprağından koparan, mülksüzleştiren, verimli tarım arazilerini ve meraları imara açan iktidarın politikası sonucunda tüketici pahalı gıdaya mahkum edildi.
Üreten kazanamadı, tüketen ucuz gıdaya erişemedi.
Üretici ile market arasındaki fiyat farkı yüzde 229'a ulaştı" dedi.CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında tütünde alımların geciktirilmesi, sözleşme fiyatlarının tek taraflı olarak düşürülmesi ve şirketlerin belirsiz alım politikalarının üreticiyi ciddi mağduriyetle karşı karşıya bıraktığını söyledi.Ürünlerin hala depolarda beklediğini belirten Sarıbal, "Mart ayı geldi ama ortada ne net bir alım takvimi var ne de üreticiyi rahatlatacak bir açıklama.
Sözleşmeler çiftçinin aleyhine düzenleniyor.
Alım takvimi belirsiz, fiyat tek taraflı aşağı çekiliyor.
Bu, üreticiyi çaresiz bırakma düzenidir" dedi.
Tütün üreticisinin maliyet baskısı altında olduğunu kaydeden Sarıbal, üretim maliyetinin kilogram başına ortalama 260 TL olduğunu hatırlatarak, "Sözleşme fiyatı 300 liraydı.
Şimdi şirketlerin 220–250 lira bandında alım planladığı konuşuluyor.
Bu, çiftçinin emeğinin ve alın terinin yok sayılması demektir" ifadelerini kullandı.
Üreticinin yeni sezon için tarlaya hazırlanması gerekirken geçen yılın ürününü bile teslim edemediğini söyleyen Sarıbal, depolarda bekleyen tütünün çiftçinin sırtında borç yüküne dönüştüğünü savundu. "Sözleşmeli üretimde devletin bir garantör olarak devreye girmesi gerekmektedir" Türkiye'nin 2025 yılında işlenmemiş yaprak tütün ile sigara üretimine hazır hale getirilmiş ayıklanmış tütün ve tütün döküntüleri dış ticaret verilerine göre; 43 bin ton tütün ihraç ettiğini ve bunun karşılığında 346,5 milyon dolar gelir elde edildiğini aktaran Sarıbal, "Aynı dönemde, 79,8 bin ton tütün ithal edildi ve bunun için 553,9 milyon dolar ödeme yapıldı. 1980 sonrası dönemde uygulanan neoliberal politikalar kapsamında, tütün ve tütün mamullerinin üretimi ile ticareti şirketlere bırakıldı. 1925 yılında Reji İdaresi yabancılardan satın alınarak kurulan TEKEL, özelleştirme adı altında yabancı sermayeye teslim edildi.
Destekleme alımlarının kaldırılması, yerine sözleşmeli üretim sisteminin getirilmesi, TEKEL'in özelleştirilmesi, üretim maliyetlerindeki artış ve ithal tütün kullanımının yaygınlaşması; tütün üreticisinin gelirlerini ciddi şekilde azalttı. 2009 yılında 182 bin üreticiden tütün alımı yapılmışken, 2024 yılında 43 bin üreticiden tütün alımı yapıldı.
Sözleşmeli üretimde devletin bir garantör olarak devreye girmesi gerekmektedir.
TEKEL benzeri bir örgüt yeniden hayata geçirilmelidir" ifadelerini kullandı. "Planlı üretim, kamusal destek mekanizması kurulmazsa her uluslararası kriz gıda krizine dönüşür" 2025 yılında çiftçilerin bir yandan zirai don, kuraklık ve sel felaketleriyle mücadele ederken, diğer yandan ürününü maliyetinin altında satmak zorunda bırakıldığını dile getiren Sarıbal, şunları kaydetti:"Uygulanan politikalar üretimi caydırdı, çiftçiyi borçlandırdı ve üretimden kopuşu hızlandırdı.
Çiftçiyi zarar ettirip toprağından koparan, mülksüzleştiren, verimli tarım arazilerini ve meraları imara açan iktidarın politikası sonucunda tüketici pahalı gıdaya mahkum edildi.
Üreten kazanamadı, tüketen ucuz gıdaya erişemedi.
Üretici ile market arasındaki fiyat farkı yüzde 229'a ulaştı.
Uluslararası piyasalarda 27 Şubat'ta ton başına 490 dolar/ton seviyesinde bulunan üre gübresi fiyatı bir hafta içinde 595 dolara yükseldi.
Mısır'da mart ve nisan sevkiyatları için fiyatların 625 dolar/ton seviyesine çıktığı belirtilirken yurt içi piyasada da yeni fiyat listeleri açıklanmaya başladı.
Bayilere gönderilen son listelerde DAP gübresinin ton fiyatı 34 bin liradan 37 bin liraya, üre gübresinin ton fiyatı ise 26 bin liradan 28 bin liraya yükseldi.
Şimdiden ham petrol fiyatları yüzde 70'den fazla artarak 9 Mart itibariyle artarak 60 dolardan 103 dolara kadar çıktı.
Doğal gaz fiyatları yüzde 80'e yakın arttı.
Savaşın uzun sürmesi halinde ham petrol fiyatlarının 200 dolarlara varabileceği tahminleri yapılıyor.
Önümüzdeki dönem, enflasyonun yükseldiği, bütçe açıklarının arttığı dönem olacak.
Tarımda planlı üretim, kamusal destek mekanizması kurulmazsa her uluslararası kriz Türkiye'de gıda krizine dönüşür."