Haber Detayı
İBB davasında savunmalar sürüyor: Bunlar rüşvetse neden tapu masraflarını ben ödedim?
İBB'ye yönelik yolsuzluk davasının üçüncü celsesinde savunma yapan CHP PM Üyesi Baki Aydöner'in kardeşi ve iş insanı Bulut Aydöner, şirket geçiş aşamasındaki mal transferleri karşısında yapılan ödemelerin olağandışı hareketler olarak algılandığını söyledi. Aydöner, "Madem bu yerler rüşvet, tapu masrafını ben neden kendi şirket hesaplarımdan ödüyorum. İki tapu ödemesini de ben yaptım" diye konuştu.
İBB'ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 105'i tutuklu 402 sanık, üçüncü kez Silivri’de hakim karşısına çıkıyor.
Duruşmada sanıkların savunmalarının alınmasına bugün de devam ediliyor.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.
İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç Gelirlerinin Aklanması’, ‘Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık’, ‘Kişisel Verilerin Kaydedilmesi’, ‘Kişisel Verileri Ele Geçirme ve Yayma’, ‘Suç Delillerini Gizleme’, ‘Haberleşmenin Engellenmesi’, ‘Kamu Malına Zarar Verme’, ‘Rüşvet Alma’, ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’, ‘İhaleye Fesat Karıştırma’, ‘Çevrenin Kasten Kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na Muhalefet’ ve ‘Maden Kanunu’na Muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi.
İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. "EL SALLAMA" KRİZİ Duruşmalar haftanın 4 günü devam edecek.
İstanbul 40.
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülen bugünkü duruşmada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor.
Duruşma saat 10.30 sıralarında başladı.
Duruşmanın başında tutuklu sanıkların salona getirilmesi sırasında gerginlik yaşandı.
Jandarma tutuklu sanıkların el sallamasını engellemeye çalışırken, salonda bulunanlar duruma alkışlarla tepki gösterdi. "ÖDEMELER OLAĞANDIŞI HAREKET OLARAK ALGILANMIŞTIR" İş insanı Bulut Aydöner savunmasında, "Ben sözde mağdur Serbülent’in iddiaları gerekçe gösterilerek tutuklandım.
Hem de delilsiz, belgesiz bir beyanla. 2016 yılında ailemin uzun yıllardır oluşturduğu birikimle ve tecrübeleri, en önemlisi müşteri portföyünü arz-talep dengesiyle ölçerek yeni nesil kurumsal marka modernleşmesi adımlarını atmaya karar verdim.
Kısa sürede ilk stratejik konsept mağazamı açtım.
Hasanoğulları DTM Otomotiv’in resmi olarak her işleminin yasalara uygun olduğunu belirtirim.
Ben beyaz eşya sektörüne 2016’da adım attıktan sonra 2019 yılına kadar göstermiş olduğum faaliyet neticesinde bir markanın da güvenini kazanarak Pendik'te en büyük mağazayı açma konusunda teklif aldım ve anlaşma sağladım.
Şahıs şirketi olduğumdan, diğer işlerimde olduğu gibi buranın mağaza kiralanmasından diğer bütün resmi prosedürlerine kadar tüm işlemleri şahsım adına vekâleten ilerlettim.
Ben şirketime bu kadar maddi ve manevi emek sarf ederken, bu kadar emeğin yok edileceğine, tek bir sözlü beyanla mağlup olacağıma kesinlikle inanmak istemiyorum.
Ticaret hayatıma devam etme kararımdan sonra 2020 yılında Tuzla merkezli kendi şirketimi kurdum ve kurduğum şirkete kademeli olarak geçiş sağlamaya başladım.
Bu süreçten sonra aile adına genişlettiğim süpermarket modelini devrederek buradan elde ettiğim gelirle şirketimin bayilik süreçlerinde sermaye olarak büyümesine katkı sağladım. 2025 yılında 4 adet konsept ve kurumsal işletmeye sahip oldum.
Sayın Başkan, 2019 yılına kadar olan bu süreçten özellikle bahsettim.
Çünkü asla kabul etmeyeceğim şekilde emeklerimin, ailemin emeklerinin yok sayıldığı; bizim etimizle, dişimizle, alın terimizle, devlet destekli ve emek odaklı büyüttüğümüz çalışmaların hiçe sayıldığı bir MASAK raporu dosyaya sunulmuştur.
Burada annemin şahıs şirketi göz önünde bulundurulmadan Hasanoğulları şirketine geçiş aşamasındaki mal transferlerinin karşısında yapılan ödemelerin hepsi olağan dışı hareketler olarak algılanmıştır.
Bu raporu tamamen reddediyorum.
Eylem 32’ye neden dahil edildim" diye konuştu. "MADEM BU ARSALAR RÜŞVET TAPU MASRAFINI NEDEN BEN ÖDEDİM" Aydöner savunmasının devamında, "Şimdi bahsettiğim gibi ticaretin bütün adımlarında, yani otomotiv alım-satımları dâhil hepsini resmi bir şekilde, düzgün ve faturalı olarak, tek bir kayıt dışı satış dahi yapmadan yürüttüğüm için buradayım.
Dünya malına tamah etmeden, herhangi bir harama ya da yanlışa bulaşmadan, küçük yaştan bugüne kadar gece gündüz çalışmış, işlerine yoğunlaşmaktan her türlü imkâna sahipken annesi ve babası yaşlı olduğundan dolayı evini onlardan ayırmamış, 30 yıldır aynı adreste annesi ve babasıyla birlikte ikamet eden, kaçma şüphesi olduğu iddia edilen tutuklu Bulut Aydöner’im.
Ağabeyim CHP’de üst düzey yönetici, tarzı, siyasi düşüncesi ve fikri açıkça belli olan bir kimliktir; ama o Baykan Aydöner, ben Bulut Aydöner’im.
Ne onun bana talimat vermesi gibi bir durum söz konusudur ne de benim ona talimat verme durumum vardır.
Esnafın partisi olmaz.
Ben kesinlikle mağazalarımdan içeri giren müşterilere ya da çalışanlarıma hangi partiye mensup olduklarını sormadım, sormaya da ihtiyaç duymadım.
Şile ve Kartal’da inşaat projesi yürütmekteyim.
Şile bölgesinde projem vardı, tamamladım ve satış bölümüne geçtik.
Ben Şile’de esnaf kimliğimle tanınırım.
Bana arsaları rüşvet olarak verdiklerini iddia ediyorlar.
Madem bu yerler rüşvet, tapu masrafını ben neden kendi şirket hesaplarımdan ödüyorum.
İki tapu ödemesini de ben yaptım.
Taylan ve Serbülent Danış’ın beyanları üzerine tutuklandım.
Taylan Danış bu arsanın satışı için adeta takla attı.
Madem Taylan ve Serbülent Danış’tan zorla rüşvet alınmış, neden 1 yıl boyunca sessiz kaldılar.
Taylan ve Serbülent’in ifadeleri çelişkilidir.
Ben arsaların bedelini ödeyerek aldım.
Benim elimde kapı gibi tapularım var" dedi.
Duruşmaya saat 14.00'e kadar ara verildi.