Haber Detayı

Sanayi üretimi verisinin ardından 2026 büyüme beklentileri şekilleniyor
Ekonomi ekonomim.com
11/03/2026 13:16 (3 saat önce)

Sanayi üretimi verisinin ardından 2026 büyüme beklentileri şekilleniyor

Sanayi üretiminin ocakta yıllık bazda daralması, 2026 büyüme beklentilerine ilişkin değerlendirmeleri yeniden gündeme getirdi. Analistler, sıkı finansal koşullar, yüksek enerji maliyetleri ve küresel talepteki belirsizliklerin büyüme üzerinde aşağı yönlü riskleri artırdığına dikkat çekiyor.

Sanayi üretimi 2026 yılının ocak ayında yıllık bazda yüzde 1,8 düşüş kaydetti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan veriye göre, sanayi üretimi bir önceki aya göre ise 2,8 düşüş kaydetti.

Matriks Haber’in banka ve aracı kurum raporlarından derlediği habere göre, imalat sanayindeki daralmanın üretimdeki düşüşte belirleyici olduğu ortaya konuluyor.

Sıkı finansal koşullar, Orta Doğu’daki savaş kaynaklı artan enerji maliyetleri ve küresel talepteki belirsizlikler, büyüme beklentileri üzerinde aşağı yönlü riskleri artırdığına işaret ediyor.

Sanayi üretimine 2025 başından beri kümülatif bakıldığında üretimdeki pozitif tarafın daha çok yatırım ve enerji odaklı sektörlerde yoğunlaşırken, tüketim mallarına dayalı üretim kalemlerinde kırılganlığın sürdüğü belirtiliyor.

Sanayi üretiminin büyümeye katkı vermeye devam ettiği ancak ivmenin dengesiz bir yapıya sahip olduğuna işaret ediliyor.

İlk çeyrekte sanayi üretimi zayıflasa da ılımlı büyüme eğiliminin devam ettiği kaydedilirken, piyasanın 2026 yılı büyüme tahmini %3,7-%4,0 bandında bulunuyor.

Aşağı yönlü risklerin artmış durumda olduğu vurgulanıyor.

Jeopolitik risklerin azalması ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yeniden faiz indirim döngüsüne başlaması durumunda kademeli toparlanma yaşanabileceği ifade ediliyor.

Banka ve aracı kurumların sanayi üretimi raporları Alnus Yatırım: “İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı Şubat ayı İmalat PMI göstergesi; 49,4 seviyesi ile 2024 Nisan ayından bu yana en iyi seviyesine yükselmişti.

Yine, bu verinin hazırlanması için gerçekleştirilen anket çalışması kapsamındaki firma geri dönüşlerinin önemli bir bölümünün talepte toparlanmaya işaret ettiği ve bu durumun özellikle yeni siparişlerde belirgin şekilde gözlendiği belirtilmişti.

Ankette ayrıca; Ocak ayında üretimini artıran sektör sayısı beş iken, bu sayının Şubat’ta ikiye gerilediği bildirildi.

En güçlü genişlemenin elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe yaşandığı (sektörün üretim artış hızı Haziran 2023’ten bu yana en yüksek düzeye ulaştı), gıda ürünlerinde ise büyümenin önceki aya göre hızlanmasına rağmen ılımlı düzeyde kaldığı vurgulandı.

Üretimde en belirgin düşüş yaşanan sektör ise; ana metal sanayi olarak duyuruldu ve sektörde yaklaşık bir buçuk yılın en sert daralmasının gerçekleştiğine yer verildi.

Şubat ayında Yurt İçi ÜFE(Yi-ÜFE); önceki ayda oluşan yüzde 2,67 oranındaki artışın ardından yüzde 2,43 oranında artış gösterdi.

Dış Ticaret Dengesi rakamlarında; İthalatta ortaya çıkan yüzde 5,49 ve ihracattaki yüzde 3,69’luk artışlar ekonomide sınırlı bir canlanma emare konumunda.

Yine, sanayi üretimi üzerinde etkisinin yoğun olduğu otomotiv sektöründe; otomobil ve hafif ticari araç yurt içi pazarının, Ocak ayındaki 75 bin 362 adetlik düzeyden Şubat’ta 88 bin 39’a yükselmesi (Kaynak: ODMD) de Şubat ayına hafif bir toparlanmaya işaret etmekte.

Yukarıda saydığımız başlıca faktörlerin ışığında; 2026 Şubat ayı sanayi üretiminde yüzde 0,1-0,3 aralığında sınırlı artış olabileceğini öngörüyoruz.” Garanti BBVA Yatırım: “Şubat ayında küresel PMI endeksi önceki aya göre 0,7 puan artarak 53,3 ile 21 ayın en yüksek seviyesine çıktı.

Aktivite imalat ve hizmet sektörlerinde büyümenin hız kazandığına işaret etti.

Ülkelerin PMI verilerine göre ise 3 aylık bazda ABD ekonomisinde daha belirgin olmak üzere Euro Bölgesi ve Çin’de aktivite yavaşlamaya devam etti.

PMI verileri Ortadoğu’da şubat sonunda ortaya çıkan tansiyon öncesindeki durumu yansıtıyor.

Türkiye’de şubatta İSO imalat sanayi PMI, 3 aylık bazda önceki aya göre 0.4 puan artarak 48,8 ile son 21 ayın en yüksek seviyesine çıktı.

Endeks sektörde son beş aydır dipten dönüş olduğuna işaret etse de daralma devam ediyor.

İmalat sanayinde zayıflık 30 aydır sürüyor.

Türkiye’de şubatta 3 aylık bazda ihracat %4, ithalat %6 arttı.

Dış ticaret açığındaki genişleme eğilimi %8’den %11’e hızlandı.

Turist sayısı ocakta 2,2 milyon kişi ile yıllık bazda %3,5 arttı.

Böylece son 6 ayda turist sayısı önceki yıla göre ılımlı büyüdü.

Dış ticaret açığındaki genişleme dış talebin büyümeye katkısının negatif kalmaya devam ettiğine işaret ediyor.

Şubat sonunda 4 haftalık ortalamalar bazında kredi faizleri ihtiyaçta ve taşıtta 2, konutta 1 puan azaldı.

Ticari kredi faizlerinde belirgin bir değişim olmadı.

Ağırlıklı ortalamalara göre, kredi faizleri şubat sonunda ticaride %45, tüketicide %53 seviyesinde bulunuyor. 13 haftalık toplam kredi artış eğiliminde ise önceki aya göre sınırlı hızlanma var.

Şubat ayında güven endeksleri inşaat dışındaki gruplarda iyileşme eğilimine işaret etti. 3 aylık bazda hizmet en hızlı toparlanan sektör oldu. 3 aylık otomobil ve hafif ticari araç pazarındaki genişleme şubatta ivme kaybetmeye devam etti.

Otomotiv üretim artışında da ocakta belirgin hız kaybı var.

Konut sektöründe sınırı büyüme eğilimi var.

Konut fiyat artışındaki yavaşlama ise ocakta belirginleşti.

Yatırım eğilimine ilişkin ivme kaybı sinyalleri devam etti.

Kapasite kullanım oranı önceki aya göre düşerken, sermaye malı üretim eğilimindeki büyüme hız kaybetti.” Gedik Yatırım: “2025 başından beri kümülatif bakıldığında üretimdeki pozitif taraf daha çok yatırım ve enerji odaklı sektörlerde yoğunlaşırken, tüketim mallarına dayalı üretim kalemlerinde kırılganlık sürüyor.

Bu görünüm, sanayi üretiminin büyümeye katkı vermeye devam ettiğini ancak ivmenin dengesiz bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Önümüzdeki dönemde kredi koşullarındaki olası gevşeme üretimi destekleyebilir; buna karşın küresel talepteki belirsizlikler, ihracat pazarlarında zayıf görünüm ve yüksek finansman maliyetleri sanayi üretimi açısından aşağı yönlü risk oluşturmaya devam ediyor.

İmalat PMI ve elektrik tüketimi sanayi üretiminde aylık sınırlı negatif bir görünüme işaret ediyor.

İmalat PMI endeksi Nisan 2024’ten beri (2024 Şubat ve Mart aylarındaki 50,2 ve 50,0 seviyeleri hariç tutulursa da Temmuz 2023’ten beri) 50 eşik değerinin altında seyrediyor.

PMI Aralık’ta 48,9 seviyesinden Ocak ayında 48,1’e gerilemiş ve ardından Şubat ayında 49,3’e yükselmişti.

Şubat ayında elektrik tüketimi ise yıllık bazda %1,9, aylık bazda ise %13,5’lik düşüş gösterdi.

İmalat PMI yükselmesine rağmen, elektrik tüketimi ve bazı anektodal sinyaller sanayi üretiminin önümüzdeki dönemde aylık bazda sınırlı daralabileceğine işaret ediyor.” OYAK Yatırım: “Yıllık üretim %1,8 düştü… Sanayi üretimi Ocak ayında yıllık bazda %1,8 oranında düşüş kaydetti.

Aylık bazda ise üretim, Aralık ayında kaydedilen %1,2'lik artışın ardından, %2,8 oranında daraldı.

Sanayi üretimi verileri, 2025 yılı boyunca büyük ölçüde savunma sanayi sektöründeki dalgalanmaları yansıtarak oldukça değişken seyretmişti.

Bu bağlamda, savunma sanayi sektörü Ocak ayında aylık büyümeye 1,1 puan negatif etki etti.

Öte yandan, GSYİH hesaplamalarına doğrudan giren mevsimsellikten arındırılmamış üretim yıllık bazda %2,6 azaldı.

Aylık rakamlara bakıldığında, madencilik ve taşocakçılığı ile elektrik üretimi sırasıyla %2,1 ve %1,8 artarken, imalat üretimi %3,4 düştü.

İleriye bakıldığında, imalat PMI verilerindeki toparlanma (Şubat ayında 49,3 ile 22 ayın en yüksek seviyesi) ve reel sektör güven endeksindeki iyileşme, imalat faaliyetlerinin önümüzdeki aylarda güçlenebileceğini gösteriyor.

Ancak, Orta Doğu'daki son gerilimler ve yükselen petrol fiyatları, jeopolitik riskler devam ederse imalat sektörüne ek baskı oluşturabilir.” Albaraka Türk: “Ocak ayında sanayi üretimi aylık bazda %2,8 daralarak zayıflama eğilimini sürdürdü.

Yıllık ölçekte kaydedilen %1,8’lik gerileme ise üretimde ivme kaybının belirginleştiğini ortaya koydu.

Yıllık görünümde dayanıklı tüketim mallarındaki %17,2’lik daralma dikkat çekerken, yüksek teknoloji üretimindeki %22,0’lik güçlü artışın öne çıktığı görülmektedir.

Şubat ayı enflasyon verileri ve ay sonunda artan küresel jeopolitik gerilimler birlikte değerlendirildiğinde, enerji maliyetlerindeki yükselişin üretim üzerinde ek baskı yaratma potansiyeli önemli bir risk unsuru olarak öne çıkmaktadır.

Bu çerçevede, sanayi üretiminin yılın ilk çeyreğini temkinli ve dalgalı bir seyirle tamamlaması muhtemel görünmektedir.” Şeker Yatırım: “Sanayi üretimi ocakta aylık %2,8 ve yıllık %1,8 daraldı.

Büyüme verileri ile üretim göstergeleri arasındaki ayrışma devam ediyor.

Aralık ve ocakta devam eden yıllık daralma 2025’in baz etkisinden kaynaklanıyor.

Aylık veride alarm düzeyinde bir bozulma yok.

Büyüme verileri üretim verilerinden pozitif şekilde ayrışırken, sürdürülebilirliği konusundaki soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

Avrupa pazarında Türkiye’de üretilen ürünlerin daha rekabetçi hale gelmesi ise ihracat odaklı şirketlerin yakın dönemde daha ön planda olacağını gösteriyor.

Küresel piyasalardaki üretim ve resesyon endişelerindeki zayıflama yurtiçi üretimdeki yavaşlamanın etkisini hafifletebilir.

Para ve maliye politikalarındaki eşgüdümlü sıkılaşma fiyat istikrarı ve finansal istikrarı beraberinde getirecektir. 2026 yıl sonu için büyüme verileri ile korelasyonu güçlenen bir üretim endeksi tahminimizi koruyoruz.

Alınacak yeni kararlar ve uygulamaların, tahminlerimizde güncellemeleri beraberinde getireceğinin altını çizmek isteriz.”

İlgili Sitenin Haberleri