Haber Detayı

ABD savaşın 11'inci gününde THAAD'ı Orta Doğu'ya kaydırıyor
Dünya takvim.com.tr
11/03/2026 06:23 (2 saat önce)

ABD savaşın 11'inci gününde THAAD'ı Orta Doğu'ya kaydırıyor

ABD-İsrail-İran savaşı 11. gününde Tahran'ın İsrail ve Körfez'deki ABD üslerine misilleme saldırıları devam ediyor. ABD'nin, Terminal Yüksek İrtifa Hava Savunma (THAAD) sistemlerinin bazı parçalarını Güney Kore'den Orta Doğu'ya kaydırdığı iddia edildi. Öte yandan Rus medyasına konuşan eski ABD Deniz Piyadeleri istihbarat subayı Scott Ritter, İsrailli aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in İran'ın saldırılarında ağır yaralandığını hayatta kalma ihtimalinin düşük olduğunu ve Netanyahu'nun kardeşi Iddo Netanyahu'nun öldüğünü iddia etti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ise müzakerelerin sürdüğü sırada, "Amerikalıların saldırı niyetlerinin olmadığını" söylediklerini bildirdi. Trump son olarak ise "İran ile görüşebilirim" dedi. İsrail ordusunun, İran'dan yeni misilleme füzelerinin fırlatılmaya başlandığını açıklamasının ardından Kudüs semalarında patlama sesleri duyuldu.

ABD basınının İran'ın Hürmüz Boğazı'na mayın döşediğine ilişkin iddialarının ardından ABD Başkanı Donald Trump, bölgede İran'a ait çeşitli mayın döşeme araçlarının imha edildiğini söyledi.

Trump sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Son birkaç saat içinde 10 adet mayın döşeme botunu veya gemisini imha ettiğimizi bildirmekten memnuniyet duyuyorum.

Daha fazlası gelecek' ifadelerini kullandı.

Trump bir önceki açıklamasında basında yer alan iddialara ilişkin, 'İran, Hürmüz Boğazı'na herhangi bir mayın döşediyse bunların derhal kaldırılmasını istiyoruz.

Herhangi bir nedenle mayınlar yerleştirilmişse ve derhal kaldırılmazsa, İran'ın askeri açıdan karşılaşacağı sonuçlar daha önce hiç görülmemiş düzeyde olacak.

Öte yandan, yerleştirilmiş olabilecek mayınları kaldırırlarsa, bu doğru yönde atılmış büyük bir adım olacak' demişti.

Hürmüz Boğazı'ndan dünyadaki petrol ticaretinin yaklaşık 5'te 1'i ve Katar ile Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) yapılan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatı gerçekleştiriliyor.

Küresel günlük petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20'si, yani günde yaklaşık 20 milyon varil Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor.

ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışmalar devam ederken, dünyadaki petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin gerçekleştiği Hürmüz Boğazı’nda ticaret durdu.

ABD basınında yer alan haberlerde, ABD istihbaratının İran’ın Hürmüz Boğazı’na mayın yerleştirmeye yönelik hazırlık yaptığına dair işaretler gördüğü iddia edildi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Ali Rıza Tengsiri, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerde ABD ve İsrail ile bağlantılı gemilere sert mesaj vermişti.

Tengsiri, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Savaşın başında ilan ettik ve şimdi de tekrar ilan ediyoruz.

İran’a saldıranlarla bağlantılı hiçbir geminin Hürmüz Boğazı’ndan geçiş hakkı yoktur.

Eğer şüpheniz varsa yaklaşın ve deneyin' ifadelerini kullanmıştı.

Devrim Muhafızları Ordusu bugün yaptığı açıklamada ise İsrail ve ABD büyükelçilerini sınır dışı eden Arap ve Avrupa ülkelerine Hürmüz Boğazı’ndan geçişte tam serbestlik tanınacağını açıklamıştı. 'DERHAL KALDIRILMASINI İSTİYORUZ' ABD Başkanı Donald Trump, 'İran, Hürmüz Boğazı'na herhangi bir mayın döşediyse bunların derhal kaldırılmasını istiyoruz' dedi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Başkan Donald Trump'ın talimatı üzerine ABD ordusunun Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak için ilave seçenekler hazırladığını belirtti.

Leavitt, düzenlediği basın brifinginde İran gündemine ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

ABD'nin İran'a saldırılarının ne zaman sona ereceğine ilişkin ısrarlı soruları cevaplayan Leavitt, İran'ın ABD'ye hiçbir şekilde tehdit oluşturmadığından emin olmak istediklerini söyledi. 'Başkan, askeri hedeflerin tam olarak gerçekleştirildiğine ve bunu söyleseler de söylemeseler de İran’ın koşulsuz teslimiyet noktasına geldiğine karar verdiğinde operasyonlar sona erecektir.' diyen Leavitt, bu konuda daha önce açıkladıkları 4-6 haftalık takvimin çok önünde olduklarını dile getirdi.

Artan petrol fiyatları ve buna bağlı olarak ABD'de benzin fiyatlarının yükselmesi konusunda Başkan Trump'ın süreci yakından takip ettiğini anlatan ABD'li Sözcü, İran'la ilgili askeri sürecin tamamlanmasının ardından petrol ve benzin fiyatlarının hızla düşeceğini savundu.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAN GEÇEN GEMİLERE ESKORT SEÇENEĞİ MASADA Bunun için Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğine açık kalması gerektiğinin farkında olduklarını vurgulayan Leavitt, 'ABD Donanması şu ana dek boğazda herhangi bir tanker veya gemiye eşlik etmedi ancak bu bir seçenek.

Başkan, gerektiğinde kesinlikle bu seçeneği kullanacağını söyledi.' şeklinde konuştu.

Beyaz Saray Sözcüsü, aynı konuyla ilgili olarak, 'Başkan ve enerji ekibi piyasaları yakından takip ediyor ve ABD ordusu, Başkan'ın talimatı üzerine Hürmüz Boğazı'nı açık tutmaya devam etmek için ilave seçenekler hazırlıyor.' ifadelerini kullandı.

İran'ın Hürmüz Boğazı'nda petrol akışını durdurmak için herhangi bir adım atması halinde Amerikan ordusu tarafından daha sert bir şekilde hedef alınacağını bildiren Leavitt, bu konuda Tahran yönetimine 'uyarıda' bulundu.

TRUMP PENTAGON'UN SORUŞTURMA RAPORUNU KABUL EDECEK Öte yandan Leavitt, İran'da ABD'ye ait olduğu belirtilen bir Tomahawk füzesiyle vurulan okulla ilgili olarak Pentagon soruşturmasının sürdüğünü kaydetti.

Trump'ın, 'İran'ın elinde de Tomahawk füzeleri var.' şeklindeki açıklaması ve bu füzelerin ABD ile bazı müttefikleri dışında kimsede olmadığı hatırlatılan Sözcü, 'Başkan, Pentagon’un bu olayla ilgili soruşturmasının sonucunu kabul edeceğini söyledi.

Sonucu her ne olursa olsun.' dedi.

Donald Trump'ın başkan olarak bu konuda kendi görüşünü beyan etme hakkı olduğunu söyleyen Leavitt, kendisinin de Pentagon'un soruşturma raporu çıkana kadar bu konuda yorum yapmayacağını dile getirdi.

Diğer yandan Leavitt, Amerikan askerlerinin İran'a ayak basması konusunda yönetimin nasıl bir yaklaşıma sahip olduğu hususunda, 'Oraya asker gönderilmesine gelince, Başkan bu konuyu göz ardı etmiyor.' değerlendirmesini yaptı.

YARALI ABD ASKERİ SAYISI DEĞERLENDİRMESİ Bir basın mensubunun, ABD'nin İran'la savaşta 150 civarında askerinin yaralandığı yönündeki bir haberi gündeme getirmesi üzerine Leavitt, bu konunun muhatabının Pentagon olduğunu belirtti.

Leavitt, 'Kesin rakamı teyit edemem ancak bu civarda olduğunu biliyorum.

Şu ana dek yaralanan askerlerin kesin sayısını öğrenmek için Pentagon'a başvurabilirsiniz.' ifadesini kullandı.

TRUMP YENİ AYETULLAH'IN HUZUR İÇİNDE YAŞAYABİLECEĞİNE İNANMIYOR ABD Başkanı Trump'ın İran'daki yeni lider seçimine dahil olmak istediğini ve bunu birkaç kez dile getirdiğini kaydeden Leavitt, Mücteba Hamaney'in yeni lider seçilmesinden memnun olmadıklarını yineledi.

Leavitt, 'Başkan Trump, yeni Ayetullah'ın huzur içinde yaşayabileceğine inanmıyor ve yeni İran liderinin seçilmesinde rol alması gerektiğini birkaç açıklamasında dile getirmişti.' yorumunu yaptı.

İsrail ordusu, Hizbullah'ın dün Lübnan'dan attığı 2 roketin önlenemediğini ve uyarı sirenlerinin çalmadığını itiraf etti.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Batı Kudüs yakınlarındaki Beyt Şemeş ile Ramle kentlerine isabet eden roketlere karşı uyarı sirenlerinin çalmadığı, bunun “münferit bir arızadan” kaynaklandığı ileri sürüldü.

Hizbullah'ın dün Lübnan’dan eşzamanlı çok sayıda roket attığına işaret edilen açıklamada, iki roketi düşürme girişimlerinin başarısız kaldığı açıklandı.

Söz konusu olayın ordu birimleri tarafından detaylı soruşturulduğuna dikkat çekilen açıklamada, Lübnan cephesinde benzer olayların yaşanmaması için gerekli düzenlemelerin yapıldığı belirtildi.

İsrail ordusunun, İran'dan yeni misilleme füzelerinin fırlatılmaya başlandığını açıklamasının ardından Kudüs semalarında patlama sesleri duyuldu.

Ordudan yapılan açıklamada, İran'dan atılan füzelerin önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan atılan füzelerin önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devrede olduğu bildirildi.

Misilleme tehdidi altındaki bölgelerde cep telefonlarına ön uyarı mesajları atıldığına dikkat çekilen açıklamada, vatandaşlardan sığınaklara girmeleri istendi.

İran’ın misillemesinin ardından işgal altındaki Doğu Kudüs ve İsrail’in orta kesimlerinde sirenler çaldı.

İran misillemesini önlemek için devreye giren hava savunma füzeleri nedeniyle Kudüs'te patlama sesleri duyuldu.

BEYT ŞEMS'E İSABET Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde, Batı Kudüs yakınlarındaki Beyt Şemeş kentine isabet olduğu ve çevre yerleşimlere şarapnellerin düştüğü aktarıldı.

İsrailli gönüllülerden oluşan acil yardım örgütü 'United Hatzalah' ise ilk belirlemelere göre, Beyt Şemeş kenti ve çevresinden henüz yaralı bildirimi almadıklarını açıkladı.

İsrail-ABD saldırılarına misilleme olarak İran'ın fırlattığı füzenin Beyt Şemeş kentindeki bir binaya isabet etmesi sonucu 9 İsraillinin öldüğü açıklanmıştı.

İsrail ordusunun yeni saldırı başlattığını duyurmasının ardından, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesinde patlamalar meydana geldi.

İsrail ordusu halkı evlerini terk etmeye zorladığı Dahiye bölgesine 4 hava saldırısı düzenledi.

Saldırıların 2'si Camus Mahallesi'ne, 1'i Burc el-Baracine bölgesine, 1'i ise Leylek Mahallesi'ne gerçekleştirildi.

Saldırıların ardından patlama sesleri duyuldu ve bölgeden dumanlar yükseldi.

İsrail ordusu ise, Hizbullah alt yapısını hedef aldığını öne sürerek, Beyrut'a saldırı düzenlediğini duyurdu.

İsrail ordusu daha önce Hizbullah'ın kalesi olarak bilinen Dahiye bölgesindeki birçok mahalle için saldırı tehdidinde bulunmuştu.

İran İstihbarat Bakanlığı, ülkenin çeşitli noktalarında “İran aleyhine casusluk yapan 30 kişinin” yakalandığını duyurdu.

İran basınına göre, İstihbarat Bakanlığı, yabancı istihbarat servislerine bilgi sızdırdığı iddia edilen 30 kişinin casusluk suçlaması ile gözaltına alındığını bildirdi.

Gözaltına alınan bu kişilerin İran’ın, Horasan-ı Rezevi​​​​​​​, Sistan-Beluçistan, Kürdistan ve Tahran Eyaletlerinde faaliyet yürüttüğü ve ABD ile İsrail’e bilgi sızdırdığı belirtildi.

Ayrıca Kürdistan Eyaleti’nde yakalananların, bölgedeki “ayrılıkçı gruplarla da” bağlantısı olduğu öne sürüldü.

Gözaltına alınanlarla birlikte 10 adet Kalaşnikof tüfek, 21 adet şarjör, 630 adet çeşitli silahlara ait fişek, 200’den fazla kesici ve delici alet, 5 kilogram uyuşturucu ve 200 litreden fazla kaçak alkol ele geçirildi.

İsrail ordusunun yeni saldırı başlattığını duyurmasının ardından Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesinde patlama meydana geldi.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'de sanayi bölgesinin insansız hava aracıyla (İHA) hedef alınması sonucu yangın çıktığı belirtildi.

BAE Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ülkenin hava savunma sistemlerinin İran'dan gelen balistik füze ve İHA tehditleriyle mücadele ettiği vurgulandı.

Ülkenin farklı bölgelerinde duyulan seslerin, hava savunma sistemlerinin balistik füzeleri, savaş uçaklarının ise İHA ve seyir füzelerini imha etmesinden kaynaklandığı kaydedildi.

Öte yandan, Abu Dabi Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, başkentteki Er-Ruveys Sanayi Sitesi'nde çıkan yangına müdahale edildiği aktarıldı.

Yangının sanayi sitesinin İHA tarafından hedef alınması sonucu çıktığı ifade edilirken, olayda herhangi bir yaralanma ya da can kaybı yaşanmadığı belirtildi.

Katar yönetimi, bölgede devam eden savaşı durdurmaya katkı sağlayacak her türlü rolün memnuniyetle karşılanacağını açıkladı.

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Doha'da basın toplantısı düzenledi. 'Tüm krizler müzakere masasında çözülür ve savaşlar sonsuza dek sürmez.

Şu anda Katar'a, İran'dan saldırılar yapılıyor ve bunlar durdurulmalıdır.' diye konuşan Ensari, bu gerginliğin tırmanmasını önlemek için temasların devam ettiğini belirtti.

Savaşı sona erdirmeye katkıda bulunan her tarafın memnuniyetle karşılanacağını vurgulayan Ensari, bunun mümkün olan en kısa sürede başarılmasının önemini yineledi.

Tahran ile iletişim konusunda Ensari, 'Savaşın başlamasından bu yana Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi arasında bir resmi temas kurulduğunu' söyledi.

Ensari ayrıca, 'İran ile iletişim kanalları tamamen kopmuş değil ancak şu anda gerilimi düşürmeye odaklanıyoruz.' ifadelerini kullandı.

DİPLOMASİ EN İYİ SEÇENEKTİR İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın 7 Mart'ta komşu ülkelerden özür dilemesine de değinen Ensari, '10 dakika sonra BAE, Bahreyn ve Katar'a yönelik bir saldırı gördük.' diye konuştu.

Ensari, ülkelerini savunmaya devam edeceklerini, Katar'ın bu savaşın tarafı olmadığını ve bu tür krizlerde diplomasinin en iyi seçenek olduğuna inandıklarını dile getirdi.

Katar’ın ekonomik dayanıklılığını korumak için gerekli önlemleri aldığını belirten Ensari, İran’ın saldırılarının yalnızca Katar ekonomisini değil küresel ekonomiyi de etkilediğini kaydetti.

Sözcü Ensari, Katar'ın, ticari ortaklarına karşı yükümlülüklerine tamamen bağlı olduğunu, ancak mevcut koşulların bazı faaliyetlerin askıya alınmasına yol açtığını ve bu durumun ortadan kalkması gerektiğini vurguladı.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD-İsrail'in bugün İran'a en yoğun saldırıları düzenleyeceğini söyledi.

Hegseth İran'da ilkokulları ve hastaneleri vurmalarını skandal bir şekilde savundu ve 'İran okul ve hastanelerden füze atıyor' dedi.

Hegseth, 'İran çaresiz ve yalnız.

Ağır yenilgi içindeler' dedi ve bugün ABD'nin saldırılarının en yoğun günü olacağını söyledi.

Savunma Bakanı ayrıca, İran'ın son 24 saatte en az füze ateşlediği gün olduğunu belirtti.

ABD Genelkurmay Başkanı da, İran'ın saldırılarının bekledikleri kadar 'korkutucu' olmadığını söyledi.

İran'dan, Arap ülkelerine 10 günde 3 bin 95 füze ve İHA saldırısı gerçekleştirildi.

ABD Başkanı Donald Trump 'İran ile görüşebilirim' dedi.

ABD-İsrail saldırılarının hedefindeki İran'ın başkenti Tahran'da yeni patlamalar meydana geliyor.

ABD'nin, Terminal Yüksek İrtifa Hava Savunma (THAAD) sistemlerinin bazı parçalarını Güney Kore'den Orta Doğu'ya kaydırdığı iddia edildi.

The Washington Post'a (WP) konuşan yetkililer, THAAD sistemlerine ilişkin iddialarda bulundu.

Buna göre yetkililer, ABD Savunma Bakanlığının THAAD sisteminin bazı parçalarını Güney Kore'den Orta Doğu'ya taşıdığını öne sürdü.

Öte yandan yetkililerden biri, söz konusu hamlenin bölgede acil bir silah yetersizliği nedeniyle değil, 'İran'ın misilleme saldırılarını artırması ihtimaline karşı önlem' olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, ABD Kore Kuvvetlerinin (USFK) ihtiyaçlarına ve durumun ilerleyişine bağlı olarak bazı hava savunma sistemlerini ülke dışına konuşlandırabileceğini ancak bunun, 'Kuzey Kore'yi caydırma stratejisini etkilemeyeceğini' ifade etmişti.

Lee, söz konusu askeri varlıkların olası kaydırılmasının, Kuzey Kore'yi 'caydırma stratejilerini' etkilemeyeceğini vurgulamış ancak konuya ilişkin iddialara yönelik bir doğrulama ya da yalanlamada bulunmamıştı.

ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemeleri gece boyunca devam etti.

ELEKTRİK ŞEBEKELERİ HEDEF ALINDI ABD-İsrail'in İran'a dün geceki saldırılarında elektrik şebekelerine verilen hasar sonrası başkent Tahran ve Elburz eyaletlerinde kesilen elektriğin 2 saat sonra yeniden sağlandığı bildirildi.

Yarı resmi Fars Haber Ajansında yayımlanan habere göre dün ABD-İsrail'in saldırılarında elektrik şebekesi hedef alındı.

Haberde, 'Düşman saldırıları nedeniyle şebeke tesislerinde meydana gelen hasar sonrasında kesintiye uğrayan Tahran ve Elburz'un bazı bölgelerindeki elektrik, 2 saatten kısa bir sürede yeniden sağlandı.' ifadeleri kullanıldı.

İsrail'in işgali ve saldırıları nedeniyle Lübnan'da zorla yerinden edilenlerin sayısı yarım milyonu aştı.

Eski ABD Deniz Piyadeleri istihbarat subayı Scott Ritter, İsrailli aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in İran'ın saldırılarında ağır yaralandığını hayatta kalma ihtimalinin düşük olduğunu iddia etti.

Ritter, Rus medyasında yaptığı açıklamada Netanyahu'nun evinin bombalandığını ve kardeşi Iddo Netanyahu'nun öldüğünü dile getirdi.

İsrail yetkilileri Ben-Gvir'in yaralanmalarını bir trafik kazasına bağladı, Ritter ise bu iddiaları reddetti.

Hizbullah, Lübnan'ın güneyindeki Hiyam bölgesinde İsrail ordusuna ait bir Merkava tankının vurulduğunu açıkladı.

Hizbullah tarafından yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyindeki Hiyam kenti ve Aytarun beldesinin güneyinde İsrail güçleriyle girilen çatışmaların devam ettiği belirtildi.

Açıklamada, Hizbullah güçlerinin, İsrail'i çatışma alanındaki ölülerini tahliye etmeye çalışırken kurulan 'pusu noktasına çektiği' ifade edildi.

Hedef noktasına ulaşılan bir Merkava tankının 'doğrudan vurulduğu' kaydedilen açıklamada, bunun çatışmada isabet alan üçüncü tank olduğu ve tankın 'öncekiler gibi alev aldığı' bildirildi.

Açıklamada, Hizbullah güçlerinin, darbe alan tankları tahliye etmeye çalışan İsrail tahliye ekiplerini de uygun silahlarla yeniden hedef aldığı bildirildi.

Hizbullah, Lübnan'ın güneyindeki Hula sınır beldesine sızmaya çalışan bir İsrail birliğinin füzelerle hedef alındığını, Abbad mevkii yakınlarındaki bir İsrail topçu mevzisinin de vurulduğunu aktardı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışını engellemesi halinde ABD'nin İran'a şimdiye kadarki saldırılardan '20 kat daha sert' karşılık vereceğini belirtti.

Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki hareketlerine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Başkan Trump, 'Eğer İran, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını durduracak herhangi bir şey yaparsa, ABD tarafından şimdiye kadar gördüklerinden 20 kat daha sert vurulacaktır.' ifadelerini kullandı.

İran'ın bu yönde bir adım atması halinde ABD'nin 'kolayca yok edilebilecek hedefleri' vuracağını kaydeden Trump, bunun İran'ın yeniden bir ülke olarak inşa edilmesini neredeyse imkansız hale getireceğini savundu.

Trump, ayrıca Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasının başta Çin olmak üzere boğazı yoğun şekilde kullanan ülkeler için bir 'ABD hediyesi' olduğunu belirtti.

ABD Başkanı Trump, 9 Mart'ta CBS News'e, 'Şu anda bazı gemiler (Hürmüz Boğazı'ndan) geçiş yapıyor ama boğazın kontrolünü almayı düşünüyorum.' açıklamasında bulunmuştu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Trump'a cevap olarak, İsrail ve ABD büyükelçilerini sınır dışı eden her Arap veya Avrupa ülkesinin bugünden itibaren Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapabileceğini duyurmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın ardından ilk resmi basın toplantısını Florida’da gerçekleştirdi.

Buradaki açıklamasında ABD’nin İran’da askeri hedeflerini tamamlama yolunda büyük ilerlemeler kaydettiğini söyleyen Trump, 'Hatta, bunun neredeyse tamamlandığı söylenebilir.

İran’daki her gücü, son derece kapsamlı bir şekilde yok ettik.

İran’ın deniz gücünün büyük bir kısmı battı.

Neredeyse 50 gemi, şu anda denizin dibinde.

Bana az önce, bu sayının 51 olduğu bildirildi' dedi.   'ŞU ANA KADAR 5 BİNDEN FAZLA HEDEFİ VURDUK' İran’ın dron ve füze kabiliyetlerini hedef almaya devam ettiklerini söyleyen Trump, 'Dron üretimleri bugün itibarıyla vurulmaya başlandı.

Üretim yaptıkları bütün yerleri biliyoruz ve bu tesisler birbiri ardına vuruluyor.

Füze kapasitesi yaklaşık yüzde 10, belki de daha altına indi' dedi.

Trump, 'Şu ana kadar 5 binden fazla hedefi vurduk.

Bunların bazıları çok büyük hedeflerdi.

Ve en önemli hedeflerin bazılarının vurulmasını, eğer gerekirse diye sonraya bıraktık.

Bunları vurursak, yeniden inşa etmeleri yıllar alır.

Bu hedefler arasında elektrik üretimi ile ilgili olanlar ve daha birçok şey var.

Mecbur kalmadığımız sürece, bunu yapmak istemiyoruz' dedi.

İran’ın füze rampalarında yüzde 90, dron rampalarında yüzde 83’lük düşüş olduğunu söyleyen Trump, 'İran’ın dron ve füze üretmek için kullandığı üretim altyapısını da imha ediyoruz.

Hem de kimsenin mümkün olduğunu düşünmediği bir hızla' dedi.

İran’ın lider kadrosunu iki kez, belki üç kez ortadan kaldırdıklarını söyleyen Trump, 'Belki benden sonra gelip benim dünya ve ülkemiz için yapmaya hazır olduğum şeyi yapmaya istekli olmayacak bir başkan, beş ya da on yıl sonra bir sorunla karşılaşsın istemiyoruz.

Bu yüzden, İran’ın başına barışçıl bir şekilde çalışabilecek bir lider getirmeleri gerektiğini düşünüyoruz' şeklinde konuştu.   'NÜKLEER SİLAH ÜRETMEYE DEVAM ETMEK İSTİYORUZ DEDİLER' İran’ın nükleer hedeflerinden vazgeçmesi için sahip olduğu sayısız fırsatı kullanmadığını savunan Trump, '(ABD Özel Temsilcisi) Witkoff’a açık bir şekilde 'İnşa etmeye devam etmek istiyoruz' dediler.

Yani, kısaca ifade etmek gerekirse, 'Nükleer silah üretmeye devam etmek istiyoruz' dediler.

Eğer Geceyarısı Çekici ile potansiyellerini imha etmemiş olsaydık, nükleer silah elde edeceklerdi.

Onu da şimdiye kadar çoktan kullanmış olurlardı.

En azından İsrail yok edilmiş olurdu' dedi.

Geceyarısı Çekici operasyonu ile İran’ın üç nükleer tesisini imha ettiklerini söyleyen Trump, 'Ama başka bir yerde yeni bir tesis kurmaya başlamışlardı.

Bu tesis, granit kaya tarafından korunuyordu' ifadelerini kullandı.

İran'ın balistik füze programını da eleştiren Trump, 'Her şeyi aynı anda yapacaklardı.

Bu durum, yurt dışındaki üslerimizi tehdit ediyordu.

Hatta yakında ABD anakarasına ulaşabilecek duruma dahi gelebilirlerdi' dedi.   'LAZER TEKNOLOJİSİ DEVREYE GİRECEK' ABD’nin hava savunma teknolojisinden övgüyle bahseden Trump, 'Patriot sistemleri olağanüstü.

Ayrıca sahip olduğumuz lazer teknolojisi inanılmaz.

Çok yakında devreye girecek.

Patroit'ların yaptığı işi lazerler, kelimenin tam manasıyla yerine getirecek ve bunu çok daha düşük bir maliyetle yapabilecek' dedi.

ABD’nin saldırmaması durumunda İran’ın saldıracağına inandığını söyleyen Trump, 'Eğer o anda müdahale etmeseydik, bize saldıracaklardı.

Ayrıca çok aptalca bir şey yaptılar ve komşularına saldırdılar.

Oysa komşularının çoğu tarafsızdı.

Ya da en azından savaşa katılmayacaklardı.

Ama saldırıya uğradılar ve bu durum, ters etki oluşturdu' dedi.

Petrol akışının engellenmesi halinde İran'ın elektrik altyapısını vurmakla tehdit etti İran’a yönelik saldırılar devam ederken enerji ve petrol akışının dünyaya ulaşmasına odaklandıklarını ifade eden Trump, 'Bir terörist rejimin dünyayı rehin almasına ve küresel petrol arzını durdurmaya çalışmasına asla izin vermeyeceğim.

Eğer İran, bu yönde bir şey yaparsa, çok daha sert bir şekilde vurulacak.

Az önce bahsettiğim, kolay vurulabilecek hedefleri tamamen ortadan kaldırırım.

Onları öyle hızlı bir şekilde imha ederiz ki, bir daha asla toparlanamazlar' dedi.

İran’ın füze ve dron tehdidinin ortadan kaldırılmasıyla bölgenin daha güvenli olacağını söyleyen Trump, 'Hürmüz Boğazı güvenli kalacak' dedi.

Trump, 'Bunun sonucu, Amerikan aileleri için daha düşük petrol ve doğal gaz fiyatları olacak' şeklinde konuştu.   'BOĞAZIN AÇIK KALMASI GEREKİYOR' Bugün farklı vesilelerle operasyonun kısa sürede tamamlanacağına ilişkin açıklamalarını yineleyen Trump, 'Bu, yapılması gereken bir operasyon ve kısa süreli bir aksama olarak düşünebilirsiniz.

Onu da bitirmeye çok yakınız.

Eğer İran bir şey yaparsa, ödeyecekleri bedel hesaplanamayacak kadar büyük olur.

O kadar büyük olur ki, bunu yaptıklarına pişman olurlar.

Boğazın açık kalması gerekiyor.

Çünkü bu durum, ABD’den çok diğer ülkeleri etkiliyor' şeklinde konuştu. 'BAZI PETROL YAPTIRIMLARINI GEÇİCİ OLARAK KALDIRIYORUZ' Trump, 'Petrol fiyatlarını düşürmek için bazı petrol yaptırımlarını geçici olarak kaldırıyoruz.

Bazı ülkelere yaptırım uyguluyoruz.

Ama bu durum düzelene kadar bazılarını kaldıracağız.

Belki sonrasında geri koymamıza bile gerek kalmaz.

Belki o zamana kadar barış olur' dedi.

Trump, 'Eğer gerekirse ABD Donanması ve müttefikler, tankerleri boğazdan askeri refakat ile geçirecek.

Umarım buna gerek kalmaz.

Ama gerekirse onlara eşlik ederiz' ifadelerini kullandı.

SAVAŞIN BU HAFTA BİTMESİ İHTİMALİNİ REDDETTİ Trump, basın toplantısında İran’daki savaşın yakında biteceği açıklamalarından sonra savaşın bu hafta bitme ihtimaline ilişkin bir soruya, 'Hayır, ama yakında' ifadeleriyle cevap verdi.

Trump, 'Çok yakında.

Sahip oldukları her şey yok edildi.

Liderleri de dahil' şeklinde konuştu.

KÜBA ANLAŞMA YAPMAK ZORUNDA KALACAK Küba ile anlaşma konusunda bir soru alan Trump, 'Küba, uzun süre Venezuela’nın desteğiyle ayakta kaldı.

Artık Venezuela’dan destek almıyorlar.

Venezuela artık onlara enerji, yakıt, petrol ve para göndermiyor, hiçbir şey göndermiyor.

Venezuela olmadan ayakta kalmaları mümkün değil.

Biz de onları diğer tüm kaynaklardan kestik.

Dolayısıyla ya bir anlaşma yapacaklar ya da biz aynı sonucu zaten kolay bir şekilde elde ederiz' dedi.   'PETROL FİYATLARINI DÜŞÜK TUTMAK İSTİYORUZ' Petrol yaptırımlarının askıya alınmasına ilişkin detay talep eden bir muhabirin sorusuna Trump, 'Petrol fiyatlarını düşük tutmak istiyoruz.

Bu olay nedeniyle fiyatlar, yapay bir şekilde yükseldi.

Ama bu, yapılması gereken ve çok olumlu bir şey için yaptığımız kısa süreli bir müdahaleydi' şeklinde cevap verdi.

Trump, 'Eğer bunu yapmasaydık, iki ila dört hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı.

Ve bu bunu, bu basın toplantısından çok daha önce kullanmış olurlardı.

O zaman bugün çok farklı bir basın toplantısı yapıyor olabilirdik.

Hatta belki hiç basın toplantısı yapmayabilirdik' dedi.

İran’ın ABD içinde bir uyuyan hücreyi aktive ettiğine dair bilgi olup olmadığına ilişkin bir soru alan Trump, 'Uzun zamandır bunu yapmaya çalışıyorlar.

Bu konuyla çok yakından ilgileniyoruz.

Hepsini izliyor, her birini takip ediyoruz.

Onlar hakkında çok şey biliyoruz' dedi.

MÜCTEBA HAMANEY’İN SEÇİLMESİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATTI Hamaney’in yeni dini lider seçilen oğlu Mücteba Hamaney’in hedef alınıp alınmayacağı yönündeki bir soruya Trump, 'Bunu söylemek istemem.

Ama açıkçası hayal kırıklığına uğradım.

Çünkü bunun ülke için aynı sorunların devamı anlamına geleceğini düşünüyoruz.

Bu yüzden, böyle bir seçim yaptıklarını görmek beni hayal kırıklığına uğrattı' dedi.

İran’ın yeni lideri olarak nasıl bir profil aradığına ilişkin soruya Trump, 'İçeriden biri olması bana daha mantıklı geliyor' dedi.

Bu yaklaşımın Venezuela’da başarılı olduğunu söyleyen Trump, 'Irak’ta farklı bir şey yaptık.

Herkesi görevden aldık, orduyu görevden aldık, polisi görevden aldık, politikacıları görevden aldık ve geriye kimse kalmadı.

Sonuçta ne oldu biliyor musunuz?

DAEŞ ortaya çıktı.

Bunu istemiyoruz.

Şah’ın oğlu gibi isimler de konuşuluyor lakin o kişiler uzun süredir İran’da yaşamıyor.

Şu ana kadar oldukça iyi çalışan bir formülümüz var ve bunun iyi çalışmaya devam edeceğini düşünüyorum' dedi.   'PLANLARININ ORTA DOĞU’YU ELE GEÇİRMEK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM' İran’ın Orta Doğu’yu ele geçirmek istediği iddiasını yineleyen Trump, 'Eldeki bilgiler ve değerlendirmelere dayanarak, planlarının Orta Doğu’yu ele geçirmek olduğunu düşünüyorum.

Bunu gerçekten istiyorlardı.

Eğer Geceyarısı Çekici operasyonu yapılmamış olsaydı, bu kesinlikle olacaktı.

Çünkü sadece birkaç hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı.

Bu operasyon, planlarına büyük bir darbe indirdi.

Son altı ay içinde ne kadar füze ürettiklerine ve satın aldıklarına bir bakın.

Bu füzeler, farklı ülkelere hedeflenmişti.

Birleşik Arap Emirlikleri’ne binin üzerinde füze fırlattıklarını düşünün.

Bu gerçekten inanılmaz bir rakam.

Orta Doğu’yu ele geçirmeye hazırlanıyorlardı ama biz onlardan önce harekete geçtik' şeklinde konuştu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ile İsrail'in ülkesine yönelik saldırıları sonrası 'Amerikalılar ile tekrar müzakere meselesinin masada olacağını düşünmediğini' bildirdi.

Bakan Erakçi, Amerikan PBS kanalının News Hour programında yaptığı konuşmada, Washington yönetimiyle yeni müzakere ihtimali ve İran'da yeni liderden beklenenleri değerlendirdi.

Şubat ayında Tahran-Washington yetkilileri arasındaki müzakerelerde, 'Amerikalıların saldırı niyetlerinin olmadığını' söylediklerini kaydeden Erakçi, buna rağmen ABD'nin ülkesinde saldırdığını söyledi.

Erakçi, İran'da yeni lider olarak seçilen Mücteba Hamaney'in ABD ile olası yeni müzakereler hakkında henüz bir yorum yapmamasına yönelik soruya, 'Henüz oldukça erken.' yanıtını verdi.

Mücteba Hamaney'in göreve gelmesinin 'hem süreklilik hem de bir tür istikrar mesajı verdiğini' kaydeden Erakçi, 'Hepimiz onun konuşmalarını ve yorumlarını bekliyoruz, bunlar daha sonra gelecek.' dedi.

ABD ile görüşmenin 'artık gündemlerinde olmayacağını düşündüğünü' belirten Erakçi, 'Ancak Amerikalılarla görüşme veya Amerikalılarla tekrar müzakere etme meselesinin masada olacağını sanmıyorum, çünkü Amerikalılarla görüşme konusunda oldukça acı bir deneyimimiz var.' ifadesini kullandı.

PETROL TAŞIMACILIĞI Bölgede İran'ın, petrol üretimini yavaşlatarak veya durdurarak, '(İran'a yönelik) saldırılarını durdurmak için ABD ve İsrail'i etkili bir şekilde zorlayabileceği' ihtimaline yönelik Erakçi, şunları söyledi: 'Bu bizim hatamız değil.

Bu bizim planımız değil.

Petrol taşımacılığı bizim yüzümüzden değil, İsraillilerin ve Amerikalıların bize karşı yaptığı saldırılar ve saldırganlık yüzünden yavaşladı veya durdu.

Bütün bölgeyi güvensiz hale getirdiler.' Petrol tankerlerinin 'Hürmüz Boğazı'ndan geçmekten korktuğunu' belirten Erakçi, '(Biz) Boğazı kapatmadık.

Onların boğazdan geçmelerini engellemiyoruz' diyerek, ABD-İsrail saldırılarının hem İran için hem de uluslararası toplum için 'sonuçlar doğurduğunu' söyledi.

İRAN 'KENDİNİ SAVUNUYOR' ABD ve İsrail'in ülkesine yönelik saldırılarını 'tam anlamıyla yasa dışı bir saldırganlık eylemi' olarak nitelendiren Erakçi, buna karşı İran'ın 'sadece kendini savunduğunu' belirtti.

Erakçi, 'Bölgedeki herkese, 'ABD bize saldırırsa, Amerikan topraklarına ulaşamayacağımız için bölgedeki üslerine, tesislerine, kurulumlarına, varlıklarına saldırmak zorunda kalacağımızı ve bunun sonucunda savaşın tüm bölgeye yayılacağını' zaten söyledik.

Bu, ABD'nin bize karşı saldırganlığının bir sonucudur.

Bundan biz sorumlu değiliz.' şeklinde konuştu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Ali Muhammed Naini, ABD Başkanı Donald Trump'ın 'İran'ın gücü sona erdi' ifadelerine tepki gösterdi.

Trump'ın 'yalan ve aldatmayla İran'a karşı psikolojik baskı uygulamaya çalıştığını' savunan İranlı Sözcü, 'İran, ABD ve İsrail’in saldırılarına karşı cesur ve güçlü iradeyle direniyor.

Biz savaşı tüm gücümüzle sürdürüyoruz ve savaşın sonunu İran belirleyecek.' dedi.

Bölgedeki ABD'ye ait tüm askeri altyapının yok edildiğini öne süren Naini, 'İran silahlı kuvvetleri, Hürmüz Boğazı'ndaki ABD donanmasını ve 'Gerald Ford' uçak gemisini bekliyor.' ifadelerini kullandı.

Naini, 'Trump, ABD halkına yalan söyleyerek savaşı başlattı.

Ancak şimdi İran'ın cevapları onu şaşkın ve çaresiz bir duruma düşürdü.' dedi.

Öte yandan Trump'ın konuşmasının ardından Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı tarafından yapılan yazılı açıklamada, 'Ateşkes yok ve saldırıların hacmini artırıyoruz.' değerlendirmesinde bulunuldu.

ABD Başkanı Trump, Miami'de düzenlediği basın toplantısında, İran'ın tüm askeri güçlerini büyük oranda yok ettiklerini savunmuş ve savaşın 'yakın bir zamanda sona ereceğini' söylemişti.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, katıldığı bir televizyon programında Çin, Rusya, Fransa ve bazı bölge ülkelerinin savaşın durdurulması veya ateşkes sağlanması yönünde İran ile temas kurduğunu söyledi.

Garibabadi, 'Bu tür talepler bazı ülkeler tarafından dile getiriliyor ancak İran’ın bu konudaki tutumu nettir.

Çünkü savaşı ve saldırıyı başlatan taraf İran değildir.

Bu nedenle eylemlerin durdurulmasına yönelik bir talep gündeme gelse bile savunmasını durduracak taraf İran değildir.

Zira İran saldırgan bir eylemde bulunmamakta, kendisini savunmaktadır' dedi.

Ateşkes ihtimaline ilişkin de açıklamada bulunan Garibabadi, 'Eğer bir ateşkes sağlanacaksa ya da savaş durdurulacaksa, İran’a yönelik saldırgan eylemlerin tekrar edilmeyeceğine dair bir güvence verilmelidir.

Aksi takdirde birkaç ay sonra yeniden bir saldırı gerçekleşirse böyle bir ateşkesin hiçbir anlamı olmayacaktır' ifadelerini kullandı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan atılan füzelerin önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.

Misilleme tehdidi altındaki bölgelerde vatandaşların cep telefonlarına ön uyarı mesajları atıldığı belirtilen açıklamada, bir sonraki duyuruya kadar sığınaklarda kalınması talimatı verildiği vurgulandı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, topraklarından İsrail ve ABD büyükelçilerini sınır dışı eden Arap veya Avrupa ülkelerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapabileceklerini duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer ve füze kapasitesi ile donanmasını 'yok ettiklerini' savunarak, 'savaşın çok yakında sona ereceğini' belirtti.

ABD Başkanı Trump, Miami'de düzenlediği basın toplantısında, İran gündemine ilişkin son gelişmeleri değerlendirdi.

İran'ın nükleer ve balistik füze kapasitesini çok büyük oranda yok ettiklerini ve donanmasını neredeyse tamamen ortadan kaldırdıklarını savunan Trump, askeri olarak hedefledikleri noktaya çok önceden ulaştıklarını ileri sürdü. 'Bu yakında sona erecek, eğer tekrar başlarsa, daha da sert vururuz.' diyen ABD Başkanı, bir muhabirin, 'İran'la savaş bir hafta içinde sona erebilir mi?' şeklindeki sorusuna, 'Olabilir.

Çok yakında.' yanıtını verdi.

Daha sonra bir başka muhabirin benzer bir sorusuna da cevap veren Trump, 'Başlangıçta belirlediğimiz takvimin çok ilerisindeyiz.

Bir ay sonra bu noktaya geleceğimizi tahmin edemezdik.

Askeri hedefimizi tamamlama yolunda büyük adımlar attık, neredeyse tamamlandığı söylenebilir.' değerlendirmesini yaptı.

İran'ın tüm askeri güçlerini büyük oranda yok ettiklerini savunan Trump, İran'ın 50 gemisini batırdıklarını, füze kapasitelerini yaklaşık yüzde 10'a düşürdüklerini ve füze rampalarını yüzde 90'ın üzerinde azalttıklarını ifade etti.

İran'ın Körfez bölgesindeki bazı ülkelere düzenlediği saldırıları 'çok aptalca' şeklinde nitelendiren Trump, bu ülkelerin başta tarafsız olduğunu, ancak şimdi ABD'nin tarafına geçtiğini savundu.

İRAN'DA BİR OKULUN TOMAHAWK İLE VURULMASIYLA İLGİLİ SORUŞTURMA SONUCUNU BEKLEYECEK Öte yandan, ABD ordusuna ait bir Tomahawk füzesinin İran'daki bir okulu vurmasına ilişkin haberleri de değerlendiren Trump, bu konuda soruşturma sonucunu bekleyeceğini belirtti.

Trump, konuyla ilgili ısrarlı sorulara, 'Bu konuda yeterince bilgim yok.

Bu konu şu an soruşturma altında.

Tomahawk füzeleri başkaları tarafından da kullanılıyor.

Soruşturma sürüyor, raporun sonucu ne çıkarsa ona uyacağım.' şeklinde konuştu.

Bölgede İran dahil birçok ülkenin Tomahawk füzelerine sahip olduğunu iddia eden Trump, bu saldırıya ilişkin soruşturmanın sürdüğünü ve bu soruşturmadan çıkacak sonuca göre hareket edeceğini belirtti.

Diğer yandan Trump, İran'ın eski lideri Ayetullah Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'in yeni lider olarak seçilmesi konusunda ise 'Bundan dolayı hayal kırıklığına uğradım.

İran için aynı sorunun daha da artmasına yol açacağını düşünüyoruz.' değerlendirmesini yaptı. merika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı, Adana'daki ABD Konsolosluğunda görev yapan zorunlu olmayan personel ile aile üyelerinin bölgeden ayrılması talimatını verdi.

Yapılan açıklamada, bölgede artan riskler nedeniyle ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Türkiye'nin güneydoğu bölgesi için seyahat uyarısını 'Seviye 4-Seyahat etmeyin' düzeyine yükselttiği, Türkiye geneline yönelik uyarının ise 'Seviye 2-İlave ihtiyat gösterin' seviyesinde kaldığı belirtildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, 'Türkiye için uyarı düzeyi ya da risk göstergelerinde bir değişiklik olmamıştır.

Ancak güneydoğu Türkiye'de artan risk bulunan bölge, ABD Temsilcilik faaliyetlerindeki yapılan değişiklikleri yansıtacak şekilde seyahat uyarısında güncellenmiştir.

Başkan Trump, Dışişleri Bakanı Rubio ve Dışişleri Bakanlığının en büyük önceliği Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetidir. 9 Mart 2026'da Dışişleri Bakanlığı, acil görevli olmayan ABD hükümeti çalışanları ve aile mensuplarının Adana Konsolosluğu'ndan tedbiren ayrılmaları talimatını vermiştir' denildi.

ABD Başkanı Donald Trump Putin ile telefonda görüştü.

Yapılan görüşmede İran ile yapılan savaş ele alındı.

Kremlin'den tarafından yapılan açıklamada ise 'bir saat süren görüşme yapıcı ve samimi geçti' denildi.  

İlgili Sitenin Haberleri

Zarf! Güncel takvim.com.tr
1 saat önce

Zarf!