Haber Detayı

İbb Davası'nda İkinci Gün… Gökçe Gökçen: "İlk Dakikasından Son Dakikasına Kadar Siyasi Bir Yargılamadan Ba...
Güncel haberler.com
10/03/2026 11:30 (2 saat önce)

İbb Davası'nda İkinci Gün… Gökçe Gökçen: "İlk Dakikasından Son Dakikasına Kadar Siyasi Bir Yargılamadan Ba...

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, İBB'ye yönelik yolsuzluk iddiasıyla açılan davanın duruşması öncesi, "lk dakikasından son dakikasına kadar siyasi bir yargılamadan bahsediyoruz. Bu siyasi yargılamanın iddianamesinde de suç olarak yazan şey şu: Cumhurbaşkanı adayı olmak, Cumhuriyet Halk Partisi'ni ele geçirmeye çalışmak, ülkeyi yönetmeye talip olmak. Bir siyasi davanın siyasi olduğu daha net kanıtlanamazdı herhalde” açıklamalarında bulundu.

Haber: Mehmet OFLAZ / Kamera: Yasin KABADAYI (İSTANBUL) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, İBB'ye yönelik yolsuzluk iddiasıyla açılan davanın duruşması öncesi, "İlk dakikasından son dakikasına kadar siyasi bir yargılamadan bahsediyoruz.

Bu siyasi yargılamanın iddianamesinde de suç olarak yazan şey şu: Cumhurbaşkanı adayı olmak, Cumhuriyet Halk Partisi'ni ele geçirmeye çalışmak, ülkeyi yönetmeye talip olmak.

Bir siyasi davanın siyasi olduğu daha net kanıtlanamazdı herhalde" açıklamalarında bulundu.CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, İBB'ye yönelik yolsuzluk iddiasıyla açılan ve aralarında CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 106'sı tutuklu 402 sanıklı davanın ikinci duruşması öncesi Silivri'de ANKA Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu.

Gökçen, şunları söyledi:"İlk gün duruşmanın başlayıp başlamadığı bile şüpheli aslında.

Çünkü temel usul hukuku kurallarına uyulmadığını gördük.

Yoklama yapılmadığını gördük.

Yani bir duruşma düzeni tam olarak oluşabilmiş değildi.

Bir taraftan biz iddianame çıkmadan önce bile demiştik ki, TRT'de bu duruşma canlı yayınlansın ve herkes iddiaları da, cevaplarını da ne olduklarını görsün.

Nasıl bir yargılama yapılacağını görsün.

Halkımız kendi seçtiği temsilcileri ve 15,5 milyon yurttaşımızın oyuyla belirlenmiş olan Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere diğer bütün yol arkadaşlarımızın nelere maruz kaldığını görmüş olsun.

Nasıl siyasi bir yargılama yapıldığını görmüş olsun demiştik." "Her gün biz buradan bu bilgileri paylaşacağız" Biz hala aynı noktadayız.

Biz hem kendimize hem arkadaşlarımıza güveniyoruz.

Gerçekliğin ortaya çıkarılmasının halka da daha doğru değerlendirme yapma fırsatı sunacağına inanıyoruz.

O yüzden her gün buradan bilgileri, gelişmeleri paylaşmaya devam edeceğiz.

Madem burada canlı yayınlama yapılmıyor, o yüzden her gün biz buradan bu bilgileri paylaşacağız.Maalesef mahkeme taraflı bir şekilde oluşturulan bir mahkeme.

İlk başta herkesin özellikle yargıyı yakından takip eden gazetecilerin de çok iyi bildiği üzere, iki temel siyasi davanın iki tane mahkemeye düşeceğine dair tahminler yapılıyordu.

Normalde rastgele düşmesi gerekir dosyaların.

Hangi mahkemede görüleceğinin önceden bilinemiyor olması gerekir.

Ancak 1. ve 40.

Ağır Ceza Mahkemelerine yönelik sürekli söylenti vardı.

Çünkü tahminen bu mahkemelerin göreceğine dair bir düşünce oluşmuştu. ve görüldü ki bir büyük siyasi dava 1.

Ağır Ceza Mahkemesi'ne, diğer büyük siyasi dava 40.

Ağır Ceza Mahkemesi'ne düştü.

Şimdi biz 40.

Ağır Ceza Mahkemesi'nin yargılamasının Silivri'de ilerlediğini görüyoruz. "Bu mahkemeye kimin bakacağı ilk baştan belirlenmiş oldu" Şehir dışına alınmış büyük bir salonda yürütülmeye çalışılan bir davadan, yargılamadan bahsediyoruz ve 40.

Ağır Ceza Mahkemesi'ne düşmesi yetmedi, 40.

Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki üç hakimden başkana güvenildiğini, diğer iki kişiye güvenilmediğini, bu yüzden ikinci heyet oluşturulduğunu, aynı başkanın ikinci heyetin başkanı yapıldığını ve yanına iki hakimin eklendiğini gördük.

Normalde bu ikinci heyet oluşturulduğunda dosya yoğunluğundan dosyalar dağıtılabilir ama dosyalar da rastgele dağıtılmak zorundadır.

Ancak burada rastgele dağıtım olmadı.

İkinci heyete bu dava düşürüldü.

Yani bu mahkemeye kimin bakacağı ilk baştan belirlenmiş oldu.Sürecin en başında İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan Akın Gürlek yani bu davayı ortaya çıkaran, bu iddiaları düzenleyen, iddianameyi düzenleyen savcıların başındaki Akın Gürlek, şimdi hakimlerin başındaki kişi gibi oldu.

Adalet Bakanı olarak Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun başkanı olarak görev yapıyor.

Yani ilk dakikasından son dakikasına kadar siyasi bir yargılamadan bahsediyoruz.

Bu siyasi yargılamanın iddianamesinde de suç olarak yazan şey şu: Cumhurbaşkanı adayı olmak, Cumhuriyet Halk Partisi'ni ele geçirmeye çalışmak, ülkeyi yönetmeye talip olmak.

Bir siyasi davanın siyasi olduğu daha net kanıtlanamazdı herhalde."

İlgili Sitenin Haberleri