Haber Detayı

DÜNDEN BUGÜNE ARABESK - Müzisyen Burhan Bayar, arabesk müzik alanında yaptığı çalışmaları anlattı Açıklaması
Güncel haberler.com
10/03/2026 11:11 (1 saat önce)

DÜNDEN BUGÜNE ARABESK - Müzisyen Burhan Bayar, arabesk müzik alanında yaptığı çalışmaları anlattı Açıklaması

Yaptığı çalışmalarla arabesk müzikte iz bırakan bestekar, söz yazarı, aranjör ve müzisyen Burhan Bayar, arabesk müziğin ortaya çıkış sürecine dair, "Arabesk müzik için köyden kente göçenin müziği de diyorlar.

Yaptığı çalışmalarla arabesk müzikte iz bırakan bestekar, söz yazarı, aranjör ve müzisyen Burhan Bayar, arabesk müziğin ortaya çıkış sürecine dair, "Arabesk müzik için köyden kente göçenin müziği de diyorlar.

Anlamsız yorumlar var.

Aslında Osmanlı'dan beri bu ülke bu müziği benimsemiş yani bugünün müziği değil." dedi.Anadolu Ajansının (AA) "Dünden Bugüne Arabesk" isimli dosya haberinin beşinci ve son bölümünde, Müslüm Gürses, İbrahim Tatlıses, Zeki Müren, Neşet Ertaş ve Ahmet Kaya'nın aralarında bulunduğu birçok sanatçıyla çalışan 70 yaşındaki Bayar, arabesk dünyasına ve Müslüm Gürses ile yaptıkları çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu."Mutlu Ol Yeter", "Mavi Mavi", "Bir Kulunu Çok Sevdim", "Yalnızım" ve "Kaç Kadeh Kırıldı" gibi unutulmaz eserlere imza atan Bayar, Gürses'le Adana'dan çocukluk arkadaşı olduğunu belirterek, "12 yaşlarındayken çay bahçelerinde beraber çalışıyorduk.

Ben çalıyordum o da şarkıları okuyordu. 12 yaşımdan beri benim canım ciğerimdi." ifadelerini kullandı."Bayar, Adana'dan İstanbul'a geldiği 1975'li yıllarda müzikal teknolojinin yetersiz olduğunu fakat zamanla müzik aletlerinin ve teknolojinin gelişmesiyle birçok sanatçının ses tonuna ve yaşadığı hayata göre şarkılar bularak, aranje ettiklerini anlattı."Müzik dünyasında Müslüm Gürses ile beraber büyüdük"Almanya asıllı Türküola Müzik'te aranjör olarak maaşlı işe başladığını dile getiren Bayar, "Oraya Müslüm Gürses'i albüm yapması için götürdüm fakat onlar yapmak istemedi.

Müslüm de buna üzüldü.

Ben de ona 'Abi neden üzülüyorsun?

Ben sana albüm yaparım.

Paramız da var.' dedim. 'Mutlu Ol Yeter' albümünün hikayesi ilk öyle başladı.

İlk yaptığım albümüm oydu.

Orada şarkılar çok sevildi.

Müslüm de başka bir profile girdi.

Aslında müzik dünyasında Müslüm Gürses ile beraber büyüdük." diye konuştu.Burhan Bayar, Gürses'in kariyerinde yeni bir dönem başlatan ve rock parçalarını arabesk tarzıyla yorumladığı "Olmadı Yar" albümünü 2000'de, "Paramparça" albümünü ise 2001'de yaptığını belirterek, şöyle devam etti:"Bu albümlerin tasarımcısı benim.

Arkadan başka bir nesil geliyordu.

Dinledikleri müzikler farklıydı.

İlk başta Gürses, bana bu albümleri yaparken şarkılar için tepki gösterdi. 'Benim hayranlarım var.

Onlara ihanet etmiş gibi olurum, beni dışlarlar.

Hayranlarım kendilerini kesiyor.' dedi.

Ben de 'Abi adamlar kendini kesiyor ama o kadar gariban ki senin kasetini, CD'ni alamıyor.' dedim ve sonra ikna ettim.

Beraber böylelikle çalışmaya başladık.

Arkasından 'Aşk Tesadüfleri Sever' albümü geldi ve süreç çok başka bir yere gitti.

Müslüm Gürses'in hayran kitlesi yine vardı ama onu tanımayan, dinlemeyen, benimsemeyen insanlar da bu şekilde tanıdı.

Zaten onun sesi öyle bir ses ki konuşmaya gerek yok...""Müslüm şarkıları çok iyi okuduğu için süreci aldı götürdü"Gürses'in "Paramparça" ve "Olmadı Yar" eserlerindeki farklı yorumunun aslında yeni bir deneyim olmadığına işaret eden Bayar, şunları kaydetti:"Bunu yıllar önce Orhan Gencebay da yaptı.

Sezen Aksu zaten hep yapıyordu.

Neticede makam müziği yapıyoruz yani Batı ya da pop müziği derken yine aynı makamların içinde o müzikler.

Fakat Gürses ilk defa farklı bir tarzda şarkı okuduğu için yeni oldu.

Aslında şarkıdan Müslüm'ün sesini çek, Sezen Aksu'nun da Tarkan'ın da altyapısı aynı.

Tabii biz şarkılarda Müslüm'e göre düzenlemeler, motifler yaptık.

Bunlar onu yorumculuğuyla başarıya ulaştırdı.

Biz yeni bir şey yapmadık.

Müslüm, şarkıları çok iyi okuduğu için süreci aldı götürdü ve arabeski en tepeye çıkardı."Bayar, arabeskin yükselmesinde rol oynayan 4 sanatçıdan birincisinin Gürses olduğuna dikkati çekerek, "Müslüm Gürses her gün beraber olduğum bir insandı.

Bir şeyi yaptığımda hemen anında ona dinletip geri tepki alma şansım vardı.

Bu durum benim için bir avantajdı.

Aramızdaki o sevgi ve bağlılık birçok prosedürü dışarı itiyordu.

İbrahim Tatlıses'le de öyleydim.

Onunla da 17 sene sahnede beraber çalıştık.

Onun şefliğini, müzik yönetmenliğini yaptım.

Sonra ortak da olduk.

Bu adamlar gerçekten müziğe değer ve ekonomi kattı." görüşlerini paylaştı."Ezanlar susarsa arabesk müzik, o zaman biter"Pop ve rap şarkıcılarının arabesk eserleri yeniden seslendirmesiyle yeni neslin yaklaşık 15 yıldır Müslüm Gürses gibi birçok sanatçıyı keşfettiğini söyleyen Bayar, "Bundan 10, 15 yıl önce Gürses sevgisi bu kadar değildi.

İnternetle beraber, yeni neslin arabesk şarkıları benimseyip modernize ederek okuması daha önce bu tür şarkıları yapmış insanlara çok yaradı, geniş kitlelerce tanındılar.

Şöyle düşünün her gün beş makamdan, beş ezan okunuyor.

İstersen Yahudi ol, ama o makamlar senin kulağına gidiyor.

Biz de bu makamlarla büyümüşüz.

Oradaki beş makam da asıl makam.

Bizim müziklerin de hepsi o makamlar üzerine.

Yani ne zaman ki o ezanlar susar, bu müzik o zaman biter." dedi.Burhan Bayar, sözlerini şöyle sürdürdü:"Arabesk müzik için köyden kente göçenin müziği de diyorlar.

Anlamsız yorumlar var.

Aslında Osmanlı'dan beri bu ülke bu müziği benimsemiş yani bugünün müziği değil.

Biz arabeski bulmadık, Araplar da bulmadı.

Makamlar, tınılar ortak.

Anadolu dediğimiz yer binlerce senedir göç alıyor.

Her medeniyet müziğe santur, flüt, bağlama, çalpara gibi bir şey getirmiş.

İşte bu müzikler toplanıyor, biri halk müziği, biri Türk sanat müziği, diğeri arabesk müziği oluyor.

Bunlar makam müziği.

Benim gördüğüm bu müziğin makamı İslamiyet'ten doğmuş.

Bin kelime herkesin kalıplaşmış tezlerini söyleyebilirim ama bu müzik zaten evvelden vardı.

Biz de geldik bu müziği belki biraz daha ileriye taşıdık, belki de yerinde tuttuk."Arabesk müziğin Adana'dan çıkmış sanatçılar aracılığıyla tüm Türkiye'ye yayıldığını vurgulayan Bayar, şunları kaydetti:"Mısırlı İbrahim Paşa, Mısır'dan Adana'ya gelirken onunla birlikte Arapça bilen Türkler de geliyor.

Adana'da biz onlara Eti Türkler deriz.

Bunlar Mısır'da 200-250 yıl kalmış ve geri dönmüşler.

Ben çocukken arka mahallemizde onlar vardı.

Mesela benim annem de özbeöz Türkmen ama onların içinde büyüdüğü için Arapçayı da Kürtçeyi de ana dili gibi biliyordu.

Bu Eti Türklerin düğünleri, düğün müzikleri, müzisyenleri farklıydı.

Şu anda Türkiye'de Arap kökenli Adanalı birçok sanatçı var.

İkincisi de o dönem Kahire Radyosu, Adana'da dinleniyordu.

Sonra o müziklere herkes vakıf oldu.

Arapların içinde alet çalmayan yoktu yani.

Müslüm de oradan yetişti.

Mısır'dan gelen Arapların bize çok faydası oldu, kebaptan tutun yemek çeşitlerine kadar Adana'ya kültür getirdiler."

İlgili Sitenin Haberleri