Haber Detayı

Oruç emeği anlamlı kılar
Yaşam yeniasir.com.tr
10/03/2026 06:50 (3 saat önce)

Oruç emeği anlamlı kılar

Prof. Dr. TAHSİN KOÇYİĞİT YAZDI... Ramazan ayı denildiğinde çoğu insanın zihninde ibadet, oruç, teravih ve iftar sofraları canlanır. Oysa Ramazan yalnızca aç kalma ayı değildir; aynı zamanda hayatı yeniden düzene koyma, sorumlulukları hatırlama ve insanın varoluş amacını sorgulama ayıdır. Bu...

Prof.

Dr.

TAHSİN KOÇYİĞİT YAZDI...

Ramazan ayı denildiğinde çoğu insanın zihninde ibadet, oruç, teravih ve iftar sofraları canlanır.

Oysa Ramazan yalnızca aç kalma ayı değildir; aynı zamanda hayatı yeniden düzene koyma, sorumlulukları hatırlama ve insanın varoluş amacını sorgulama ayıdır.

Bu sorgulamanın en önemli başlıklarından biri de çalışmaktır.

Çünkü çalışmak, insanın aslî görevidir.

Bugün toplumumuzun en büyük problemlerinden biri işsizlik, diğeri fakirliktir.

Bu iki sorun birbirinden bağımsız değildir.

İşsizlik fakirliği doğurur; fakirlik de çoğu zaman yeni işsizliklere zemin hazırlar.

Böyle bir tabloda Ramazan ayını yalnızca ibadetlere indirgemek, onun hayatı kuşatan mesajını eksik anlamak olur.

Zira Ramazan, tembelliği değil; bilinçli, ahlâklı ve üretken bir hayatı teşvik eder.

TEVEKKÜL TEMBELLİK DEĞİLDİR Bazı insanlar, rızkın Allah'tan geldiğini ifade eden inancı yanlış yorumlayarak çalışmayı arka plana itebilmektedir.

Oysa inanç, insanı pasifliğe değil; sorumluluğa çağırır.

Yeryüzünde insana geçim vasıtalarının verildiği bildiriliyorsa, bu nimetlerden yararlanmanın yolu da gayretten geçer.

Ramazan ayı, 'nasıl olsa rızkı veren Allah'tır' diyerek köşeye çekilme zamanı değildir.

Tam tersine, helâl kazancın kıymetini daha derinden hissetme zamanıdır.

Oruçlu bir insan gün boyu aç kalırken, bir lokma ekmeğin değerini anlar.

Bu idrak, emeğin değerini de artırır.

Alın teriyle kazanılan rızkın kıymeti, Ramazan'da daha güçlü hissedilir.

Gerçek tevekkül, alnı terleyinceye kadar çalıştıktan, çabaladıktan sonra sonucu Allah'a bırakmaktır.

Çalışmadan -armut piş tarzı- beklemek ise ne dinî ne aklî ne ahlakî bir tavırdır.

ÇALIŞMAYA ENGEL MİDİR?

İslamiyet, zorlayıcı durumlarda insanlara oruç için de kolaylık tanımıştır; hasta olan, yolculuk eden veya ağır iş yapan kişiler için oruç tutmama ruhsatı verilmiştir.

Kur'an-ı Kerim'de bu durum şöyle bildirilir: 'Hasta olan veya yolculuk eden kimseler, oruç tutmadıkları günler sayısınca başka günlerde kaza ederler' (Bakara 2/185).

Bu mazeretlerin dışında çokça sorulan sorulardan biri şudur: 'Oruçluyken verimli çalışmak mümkün mü?' Elbette mümkündür.

Hatta doğru bir niyetle tutulduğunda oruç, çalışmayı daha anlamlı hâle getirir.

Oruç sabır öğretir.

Sabır ise iş hayatının en çok ihtiyaç duyulan erdemlerinden biridir.

İş yerinde karşılaşılan zorluklara tahammül etmek, müşteriye karşı nezaketi korumak, ekip arkadaşlarına anlayış göstermek sabırla mümkündür.

Ramazan, bu sabrı eğitir.

Ayrıca oruç, insanın zaman bilincini güçlendirir.

Sahur ve iftar saatlerine göre düzenlenen bir hayat, planlı olmayı öğretir.

Planlı insan ise işinde daha disiplinli olur.

Ramazan'ı verimsizlik gerekçesi yapmak yerine, onu irade eğitimi olarak görmek gerekir.

Tarih boyunca peygamberlerin çalışarak geçindiklerini biliyoruz.

Çiftçilik yapan, demir işleyen, marangozluk ve çobanlık yapan peygamberler insanlığa sadece sözle değil, fiille de örnek olmuşlardır.

Son peygamber Hz.

Muhammed'in de gençliğinde çobanlık yaptığı, ticaretle meşgul olduğu bilinmektedir.

Bu örnekler, emeğin küçümsenmeyecek bir değer olduğunu gösterir. 'Hiç kimse kendi elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma yememiştir' anlayışı, İslâm ahlâkının temel prensiplerindendir.

Ramazan ayı, bu prensibi daha güçlü şekilde hatırlatır.

Çünkü açlık, emeğin ve rızkın kıymetini öğretir.

Alın teriyle kazanılan bir kazanç, yalnızca bireyin geçimini sağlamaz; toplumsal adaletin de temelini oluşturur.

Çalışan insan üretir, üreten insan paylaşır, paylaşan toplumda fakirlik azalır.

GENÇLER VE ÜRETKENLİK Ramazan ayı, işverenler için ayrı bir sorumluluk bilinci taşır.

Oruçlu çalışanından yüksek performans bekleyen bir patron, önce onun insanca çalışma şartlarına sahip olup olmadığını düşünmelidir.

Ücretini zamanında vermek, onu azarlamamak, gücünün üstünde yük yüklememek Ramazan ahlâkının gereğidir.

Aynı şekilde çalışan da orucu bahane ederek işini savsaklamamalıdır.

Mesai saatini doldurmakla yetinmeyip, yaptığı işi hakkıyla yapmaya gayret etmelidir.

Çünkü helâl kazanç, hem işverenin hem çalışanın ortak sorumluluğudur.

Ramazan, iş hayatında karşılıklı anlayış ve adaletin güçlenmesini bekler.

Bir ay boyunca sergilenen bu hassasiyet, yılın tamamına yayılabilirse iş barışı da güçlenir.

Özellikle gençler için Ramazan ayı önemli bir fırsattır.

Bu ay, sadece ibadet alışkanlığı kazanmak için değil; hayat hedeflerini gözden geçirmek için de değerlendirilmelidir.

Boş vakitleri değerlendirmek, yeni beceriler edinmek, meslekî gelişim için adım atmak Ramazan'ın ruhuna uygundur.

Çünkü çalışmak yalnızca para kazanmak değildir; kendini geliştirmek, topluma katkı sağlamak ve üretken bir birey olmak demektir.

İşsizliğin arttığı bir ortamda gençlerin umutsuzluğa kapılmak yerine, yeteneklerini keşfetmeleri ve gayret göstermeleri büyük önem taşır.

Ramazan, karamsarlık değil; umut ayıdır.

Gayret edenin karşılığını alacağına dair inancı pekiştirir.

ÇALIŞMA VE PAYLAŞMA Ramazan'ın en güzel yönlerinden biri paylaşma bilincini artırmasıdır.

Ancak paylaşabilmek için önce üretmek gerekir.

Üretmeyen, kazanmayan bir toplumun paylaşma imkânı da sınırlı olur.

Bu nedenle çalışmak, sadece bireysel bir görev değil; toplumsal bir sorumluluktur.

Kazanılan helâl rızık, zekât ve sadaka yoluyla ihtiyaç sahiplerine ulaştığında anlam kazanır.

Böylece emek, sadece ekonomik değil; ahlâkî bir değere dönüşür.

Ramazan bizden hem çalışmamızı hem de kazancımızı doğru yerde kullanmamızı bekler.

Ramazan, insanı dünyadan koparan değil; dünyadaki sorumluluklarını hatırlatan bir aydır.

Oruç, insanı tembelliğe değil; iradeye çağırır.

Namaz, hayatı disipline eder.

Paylaşma, kazancın değerini artırır.

Çalışmak, insanın yeryüzündeki varlık sebebinin bir parçasıdır.

Ramazan ise bu çalışmayı daha bilinçli, daha ahlâklı ve daha anlamlı kılmayı hedefler.

Eğer bir Ramazan sonunda, daha disiplinli, daha üretken, daha adaletli; haram lokmadan ve işten uzak duran, emeğe daha çok saygı duyan bir insan hâline gelmişsek, işte o zaman bu ayın ruhunu gerçekten kavramış oluruz.

Çünkü oruç, emeği engellemez; onu arındırır.

Çalışma ise ibadetin hayat içindeki en somut tezahürlerinden biridir.

İlgili Sitenin Haberleri