Haber Detayı
Örgütsüzlük bizi köleliğe mahkûm ediyor’
Çağrı-İş Sendikası, çağrı merkezi çalışanlarının uzun yıllar çalışmasına rağmen iş güvencesi olmadığını ve en küçük hatada işten çıkardıklarını bildirdi. Genel Başkan Sezer, örgütlenmenin hem işyerindeki koşulları hem de emekçilere dayatılan çalışma düzenini değiştirebileceğini söyledi.
Çağrı-İş Sendikası üyeleri, iş yerlerinde örgütlenmenin önemine dikkati çekmek için Assist önünde basın açıklaması yaptı.
Çağrı-İş Sendikası Genel Başkanı Cihan Sezer, çağrı merkezi çalışanlarının ağır koşullar altında çalıştığını belirtti.
İşverenlerin çalışanların sendikal haklarını kullanmalarını engellemeye çalıştığını anlatan Sezer, “İşveren ‘yorulamazsınız, yazamazsınız, sözünü de söyleyemezsiniz’ diyemez.
Bu bir suçtur, Anayasa’ya aykırıdır.
Sendika anayasal bir haktır.
Bu iş yerlerinde bizi sömüren, gittikçe köleliğe mahkûm eden koşullara karşı sendika bir örgütlenme aracıdır.” dedi. ’NE KADAR ÖRGÜTLÜ OLURSAK O KADAR GÜÇLÜ OLURUZ’ Sendika üyeliklerinin e-Devlet üzerinden yapılabildiğini hatırlatan Sezer, çağrı merkezi çalışanlarının örgütlenerek hem kendi iş yerlerindeki koşulları hem de Türkiye’de emekçilere dayatılan çalışma düzenini değiştirebileceğini söyledi.
Sezer şöyle devam etti: “Bu sadece çalıştığınız iş yerindeki koşulları değiştirmek değil, Türkiye’de emekçilere dayatılan kölelik koşullarını ortadan kaldırmanın da bir yoludur.
Gençlere dayatılan geleceksizliği ortadan kaldırmanın yolu da örgütlülüktür.
Örgütsüz toplumlar köleliğe mahkûm olur.
Ne kadar örgütlü olursak o kadar güçlü oluruz.” Çağrı merkezlerinde çalışanların uzun yıllar emek vermesine rağmen iş güvencesi bulamadığını savunan Sezer, “Yıllarca çalıştığınız iş yerinde yedi yıl, sekiz yıl, bazen on yıl çalışıyorsunuz.
Günde yüzlerce çağrı alıyorsunuz.
Bir tanesinde en ufak bir hata yaptığınızda o on yıl silinebiliyor. ‘Git mahkemelerde hakkını ara’ diyebiliyorlar. ‘Çalıştık, çıkardık’ diyerek işsizlik maaşından dahi mahrum bırakıyorlar.” dedi.
Kendisinin de sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarıldığını belirten Sezer, “Çağrı merkezinde sendikamızı örgütledik ve işten atıldım.
Kod 49 diye işverenin ahlak ve iyi niyetini suistimali.
Peki işverenin iyi niyet ve ahlak anlayışı nedir?” diye sordu. ‘İŞÇİLER AÇKEN PATRONLARA HUZUR YOK’ Çağrı merkezlerinde çalışanların en temel ihtiyaçlarının bile kısıtlandığını ifade eden Sezer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tuvalete giderken izin istiyoruz. ‘Tuvalete gidebilir miyim?’ diye sormak zorunda bırakılıyoruz. ‘Hayır, bekle!’ diyorlar.
Bunu söyleyebilen özgüvenin sebebi bizim örgütsüz olmamızdır.
İşçiler açken patronlara huzur yok.
Burada toplanan Samsun Emek Demokrasi Güçleri, sendikalar ve partiler siz emekçilerle dayanışmak için burada.
Sizler yalnız değilsiniz.
Siz yeter ki örgütlenin.
Bu birliktelik büyür ve yayılır.
Biz güçlüyüz aslında.
O gücümüzü örgütlülükle ortaya çıkarabiliriz.
Çağrı merkezlerindeki kölelik koşulları bitene kadar çalışmalarımız, örgütlenme faaliyetlerimiz ve eylemlerimiz artarak devam edecek.”