Haber Detayı

Gaziantep'te düşürülen füzeyle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ilk sözler
Ekonomi haberler.com
09/03/2026 18:45 (5 saat önce)

Gaziantep'te düşürülen füzeyle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ilk sözler

İran'dan ateşlenen ve Gaziantep'de düşürülen füzeyle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ilk açıklama geldi. Kabine toplantısı sonrası konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran'ı uyararak, "İran bin yıllık komşuluğa gölge düşürecek hesaplara girmemeli. İran yanlışta ısrar etmemeli, ilave önlemler alacağız." ifadelerini kullandı.

Gaziantep'te düşürülen füzeyle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk açıklamasında, "İran bin yıllık komşuluğa gölge düşürecek hesaplara girmemeli.

İran yanlışta ısrar etmemeli, ilave önlemler alacağız." dedi.

ERDOĞAN'DAN DÜŞÜRÜLEN FÜZEYLE İLGİLİ İLK AÇIKLAMA Kabine, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı.

İran'da yaşanan gelişmeler başta olmak üzere kritik konu başlıklarının ele alındığı toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulundu.

İran'dan ateşlenen ve Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın Gaziantep'te düşürülmesiyle ilgili ilk yorum geldi. 4 Mat'ta Hatay'da da İran'dan ateşlenen füzenin düşürüldüğünü hatırlatan Erdoğan, İran'a, "Yanlışta ısrar etmeyin." uyarısında bulundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: "4 Mart'ta İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasına geçtikten sonra ülkemize yöneltildiği tespit edilen füze NATO tarafından etkisiz hale getirildi. "SAMİMİ UYARILARIMIZA RAĞMEN PROVOKATİF ADIMLARA DEVAM EDİYORLAR" Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak, son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediyor.

Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek hesabın içine girilmemelidir. "YANLIŞTA ISRAR VE İNAT EDİLMEMELİ" Türkiye'nin yeri ve tavrı da bellidir.

Ateşin daha fazla yayılmaması ve kan dökülmemesi için gösterdiği çabalar ortadadır.

Bugünkü hadise bağlamında yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum."Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:"Kabinede İran krizi ve olası senaryolarını ele aldık.

Ateşe benzin dökenlere rağmen biz ateşe su taşıyor ve yangını söndürmenin samimi mücadelesini veriyoruz.

Tüm birimlerimizle teyakkuz halindeyiz.

Kriz yönetiminde deneyim sahibi kadrolarımızla bütün gelişmeleri an be an takip ediyoruz.

Tedbiri ve temkini elden bırakmıyoruz. "ANA MUHALEFETİN ELLE TUTULUR BİR DIŞ POLİTİKA VİZYONU YOK" Ana muhalefetin ne yazık ki elle tutulur bir dış politika vizyonu yok.

Diplomasi birikimi, kriz yönetim tecrübesi deseniz zaten yok.

Dış politika bahsinde sadece kalıplaşmış cümleleri var.

Bilinçaltında gizledikleri kompleksleri var.

Bugün dış politikada bir vizyon ortaya koyamıyor.

Sağlıklı bir dış politika çizgisi geliştiremiyorlar.

Bunların dış politikası eleştiri ve karalama üzerine kurulu.

Bu bakış açısı tehlikeli olduğu kadar hastalıklı yaklaşımdır. "ASLA ACZİYET İÇİNDE DEĞİLİZ" Avrupa'dan Asya ülkeler Türkiye'nin izlediği dengeli, mutedil politikasından övgüyle bahsediyor.

Aziz milletim şunu ülkemize kem gözle bakanlar dahil herkesin çok iyi bilmesini isterim.

Ne devletimiz ne de hükümetimiz asla ve asla bir acziyet içinde değildir.

Biz iktidarda değilsek sorumlu hareket etme zorunda değiliz tavrı yanlış olduğu kadar son derece bencilce bir tutumdur.

Düne kadar 'balıklar ürküyor' bahanesiyle füze testlerimizi eleştiren bir ufuksuzluktan bugün başka türlü davranmasını beklemiyoruz. "GÜN SORUMLULUK BİLİNCİYLE HAREKET ETME GÜNÜDÜR" Kendi siyasi ikbalini milletin istikbalinin önünde tutanlar ne bizim ne milletimizin nezdinde asla itibar göremezler.

Gün abuk sabuk söylemlerle, siyasette yelkenleri şişirme günü değildir.

Gün sorumluluk bilinciyle hareket etme, en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar sağduyulu davranma günüdür.

Selden kütük kapma hesabı terk eden bu hassas dönemde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin. "İLK GÜNDEN BU YANA YOĞUN DİPLOMASİ TRAFİĞİNDEYİZ" Türkiye 5. yılına giren Rusya-Ukrayna savaşında olduğu gibi, Suriye itilafında olduğu gibi, İsrail'in soykırım ve katliamlarında olduğu gibi İran krizinde de hakkın, adaletin, uluslararası hukukun, barışın ve istikrarın yanadır.

İlk günden itibaren yoğun diplomasi trafiğindeyiz.

Şimdiye kadar 16 liderle görüşmemiz oldu.

Dışişleri Bakanımız aynı şekilde 50'nin üzerinde telefon görüşmesi yaptı.

Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız, Milli İstihbarat Teşkilatı başkanımız muhataplarıyla sürekli temas halindeler. "ÇATIŞMALAR BİRÇOK BAŞLIKTA BELİRSİZLİKLER OLUŞTURUYOR" Bakanlarımız kendi görev alanlarıyla ilgili konuları hassasiyetle takip ediyor.

Hiçbir şeyi şansa bırakmıyoruz.

Krizin, özellikle ekonomik etkilerini asgari düzeyde tutmak için dinamik bir süreç yönetimiyle gerekli tedbirleri alıyoruz.

Burada 28 Şubat'tan beri tedbirler kapsamında neler yaptığımızı kısaca hatırlatmak istiyorum.

Bölgemizde yaşanan çatışmalar enerji ve emtia fırsatlarından ticarete, tedarik zincirlerine birçok başlıkta belirsizlikler oluşturuyor.

Bu tür kaotik durumlar hazırlıksız yakalanan ekonomiler için tehdit.

Hazırlıklı olanlar için de yönetilebilir süreçlerdir.

Biz hamdolsun ikinci kategoriye sahip ülkeler arasında yer alıyoruz.Geçmişte pekçok krizden, bögesel gerilimden yara alarak değil güçlenerek çıkmış ülkeyiz.

Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar dolar civarında.

Finansal sistemimiz Piyasalarımız sağlıklı bir şekilde devam ediyor.

Merkez Bankamız Türk Lirası ve döviz likidetisini etkin biçimde yönetmek üzere gerekli tedbirleri aldı.

Borsa İstanbul piyasaların güvenli işleyişini süratle hayata geçirdi.

Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki ani yükselişine rağmen dezenflasyonun sürmesi için ne gerekiyorsa yapıyoruz."TİCARETİN OLUMSUZ ETKİLENMEMESİ İÇİN GEREKENİ YAPIYORUZ"Kullanıcıların akaryakıta erişiminde herhangi aksamaya mahal vermiyoruz.

Enerji boyutunda hamdolsun herşey kontrolümüzün altında.

Tarım, gübre ve gübre hammadde tedariklerini zaten yapmıştık.

Alternatif ülkelerden gübre temini için gümrük vergisini sıfıra indirdik.

Ülkemizde tarımsal üretim, gıda arz güvenliği konusunda Allah'ın izniyle bir sorun yaşanmayacağını düşünüyoruz.

Ticaretin olumsuz etkilenmemesi için gerekeni yapıyoruz.

Fahiş fiyat artışı, stokçuluk gibi usulsüz uygulamaların önüne geçilmesi amacıyla denetimlerimizi sıkılaştırdık.Savaştan etkilenen 15 ülkedeki ticari ve ekonomik faaliyetler, ticaret müşavirliklerimiz ve ateşelerimiz tarafından dikkatlice takip ediliyor.

AB Komisyonu yayınladığı son taslakla AB menşei şartının Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye'de üretilen ürünlerin de kapsamını belirtti.

Bunu doğru yolda atılmış bir adım olarak görüyoruz."HAVA SAHAMIZI 7/24 GÖZLEMLİYORUZ"28 Şubat'tan beri savunma ve güvenlik tedbirlerimizin tahkimi noktasında ihtiyaç duyulan tüm adımları atıyoruz.

F-16'larımız havadan erken ihbar ve tanker uçaklarımızla hava sahamızı 7/24 gözlemliyoruz.

Kara, deniz ve hava kuvvetleri unsurlarımızla hudut güvenliğimizi her türlü şartlarda yaklaşık 60 bin personelle sağlıyoruz.

Ayrıntılar geliyor...

İlgili Sitenin Haberleri