Haber Detayı

Ankaralı emekliler geçim sıkıntısından dert yandı: Özlem Hanım diyor ki 'Emekli gariban'. Sayenizde gariban olduk
Türkiye cumhuriyet.com.tr
09/03/2026 17:32 (5 saat önce)

Ankaralı emekliler geçim sıkıntısından dert yandı: Özlem Hanım diyor ki 'Emekli gariban'. Sayenizde gariban olduk

Ankara'da emekliler, hayat pahalılığı ve yetersiz emekli aylıkları nedeniyle yaşanan geçim sıkıntısına tepki gösterdi.

Ankara'da emekli bir yurttaş, AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin'in Emekli gariban dediğini belirterek, Sayenizde gariban olduk.

Ülkenin kaynakları çok güzel ama emekliye, asgari ücretliye gelince kaynaklar yok.

Beni isterlerse idam etsinler.

Benim kaybedecek bir şeyim yok.

Hepsine hakkımı haram ediyorum dedi.

Bir başka vatandaş da AKP'li Zengin'e, Özlem Zengin'in bizim soframızı büyütecek bir konuşmayı Meclis'te yapması gerekiyor.

Eğer bize peynir ekmek reva görülmüşse bizim halimizi anlayarak bizim gibi yaşasın da görelim bakalım diye sitem etti.

Ankara'da emekliler, hayat pahalılığı ve yetersiz emekli aylıkları nedeniyle çektikleri geçim sıkıntısını dile getirdi.

Emekliler, aylıklarının temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini belirterek hükümete tepki gösterdi.

Emekli bir yurttaş aldığı ekmekleri göstererek, şu ifadeleri kullandı: Ben emekliyim.

Altı baş nüfusum var.

Dört tane ekmek aldım.

Cebimde kalan 110 lira.

Bu emeklilerle ülkeyi yöneten vekillerimiz hep dalga geçiyor. '500 bin lira maaş alıyorum, yetiştiremiyorum' diyor.

Ben 25 bin lira maaş alıyorum, 5-6 nüfusa bakıyorum.

Ben ne yapayım?

Evime bir kilo et, kıyma girmedi.

Topal ördek gibi Kızılay Meydanı'nda dönüp duruyorum.

Bir simit alıyoruz, yutkuna yutkuna onu yiyoruz.

Ülkenin sorunlarına ben çok üzülüyorum.

Özlem Hanım da diyor ki 'Emekli gariban'.

Sayenizde gariban olduk.

Ülkenin kaynakları çok güzel ama emekliye, asgari ücretliye gelince kaynaklar yok.

Beni isterlerse idam etsinler.

Benim kaybedecek bir şeyim yok...

Çok üzülüyorum.

Hepsine hakkımı haram ediyorum.

Ben bir anlatsam ağlarsın vallahi.

Yönetim inşallah değişecek.

Değiştiği zaman ülkemde güller açacak.

Herkes rahat edecek, ekonomisi düzgün olacak.

Bunlardan bir kurtulalım hayırlısıyla.

SADAKA DA İSTEMİYORUZ, HAKKIMIZI İSTİYORUZ Bir başka emekli vatandaş ise kendileri için et ve sütün hayal olduğunu belirterek, şöyle konuştu: Karnını doyurabiliyorsa kuru ekmekle, soğanla şükreden bir topluma döndük.

Ama biz buna dur diyeceğiz ve isyanımızı büyüteceğiz.

Hakkımızı alana kadar alanları terk etmeyeceğiz.

Bunların utanmazlığını yüzlerine vurmaktan utandık artık.

Ne yapacağımızı bilemiyoruz.

Yaşamak için direnmeye devam diyoruz.

Sadaka da istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz.

Tüm emekliler gerçekten çok zor durumda.

Pazarda, manavda, markette aynı fiyatla karşılaşamıyoruz. 'Gabar'da gaz çıktı' diyor, gaza zam.

Yok bilmem nerede elektriğe zam.

Petrolü desem aldı başını gidiyor.

Yani ne yapacağız?

Saraylara var, emekliye yok bütçe.

Düzelteceğiz.

Sonuna kadar direneceğiz.

Ya biz gideceğiz ya o gidecek; ya biz yok olacağız ya o yok olacak.

Yönetenler, kötü yönetenler gidene kadar direneceğiz, ölene kadar da alandayız. 'SİLİVRİ SOĞUKTUR'.

İSTERSE SİBİRYA OLSUN.

HERKESİ SİLİVRİ'YE Mİ GÖTÜRECEKLER?

Bir emekli, kendisinin et alabildiğini ama emeklilerin yüzde 90'ının alamadığını ifade ederek, Ben et alabiliyorum fakat benim et almam çözüm değil.

Önemli olan herkesin alabilmesi. 1 kilo et bin 500 lira oldu.

Bugün hiçbir emekli kalkıp da gidip et alamaz ancak tavuk gidip alıyorlar.

Bizim durumumuz hiç iyi değil.

Bu gidiş de düzelecek gibi de değil.

Çünkü toplanan vergilerimizi soracak kapasitede değiliz.

İttifakımız, birliğimiz olmuyor.

Ankara'da 2 milyon emekli var.

Hangi emekliye dokunursan şikayetçi.

Fakat sesini çıkarmıyorlar, boykot etmiyorlar dedi.

Emeklilerin bayram ikramiyesine zam yapılmamasına ilişkin de, Vermesinler, alsın başına çalsın.

Keşke verdiğini de geri alsa.

Çünkü bize ne yapsalar biz hak ediyoruz.

Susuyoruz çünkü sesimizi çıkaramıyoruz.

Korkuyoruz.

Korkmamamız lazım ama herkes iliklerine kadar korku içerisinde.

Bir laf çıkmıştı bir ara 'Silivri soğuktur.' İsterse Sibirya olsun.

Ne olacak herkesi Silivri'ye mi götürecekler?

Götürürlerse götürsünler diye sitem etti.

İNSANCA YAŞAM HAKKIMIZIN OLDUĞUNU BİLİN En düşük bayram ikramiyesi de asgari ücret olsun diyoruz diyen bir başka emekli de şunları söyledi: Biz emekliler ülkeye 30 yıl prim ödeyerek, çalışarak, üreterek değer ürettik.

Netice itibariyle aldığımız ücret ücretler belli.

En düşük emekli maaşını 20 bin yapan iktidar maalesef emeklileri sırtında güç olarak, kambur olarak görüyor.

Onun üzerindeki plan dolayısıyla bayram ikramiyeleri de artırılmadı.

Yalnız orada bir oyun oynandı diye düşünüyor emekliler.

Savaşı bahane ederek 4 bin lira olarak kaldı.

Emeklilere bu reva mı?

Emekliler insanca yaşamak istiyor.

Emekliler çocuklarına, torunlarına harçlık vermek istiyor.

Buradan sizin vesilenizle onlara bir kez daha sesleniyoruz, 'Kendi yediklerinde bizim gözümüz yok ancak bizim de insanca yaşam hakkımızın olduğunu bilin.' En düşük bayram ikramiyesi de asgari ücret olsun diyoruz.

En azından bunu verirlerse emeklilerin de gönüllerine girmiş olurlar diye düşünüyorum.

Emekli yurttaş konuşmasının devamında AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin'e şunları söyledi: Özlem Hanım genel anlamıyla Grup Başkanvekili olduğu için sürekli böyle gaflar da yapıyor.

Yine bir gaf yaptı, önceden bize gariban demişti.

Şimdi de, 'Biz bunu yedik gerekirse peynir ekmek de yeriz' diye çıkışta bulundu.

Özlem Zengin'in bizim soframızı büyütecek bir konuşmayı orada yapması gerekiyor.

Eğer bize peynir ekmek reva görülmüşse biz sonuçta öyle ya da böyle peynir ekmek yiyebiliyoruz.

Ancak bizim soframızda daha neler eksik onu gözden geçirmesini istiyorum.

Bizim halimizi anlayarak bizim gibi yaşasın da görelim bakalım.

İlgili Sitenin Haberleri