Haber Detayı
İRAN’DAN ÜS UYARISI: BİZE KARŞI KULLANILIRSA VURURUZ
ABD ve soykırımcı israilin İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik saldırılarıyla başlayan savaş bölgede giderek genişlerken, Tahran’dan sert uyarılar gelmeye devam ediyor. İranlı üst düzey yetkililer ABD’nin bölgedeki askeri üslerinin hedef alınabileceğini belirtirken, Rusya’dan da İran İslam Cumhuriyeti’ne açık destek mesajı geldi.
İran İslam İnkılabı’nın Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Laricani, ABD’nin bölgedeki askeri üslerinin İran’a yönelik saldırılar için kullanılması halinde bu üslerin hedef alınacağını söyledi.
Laricani, “Düşman bu üslerden bize saldırırsa karşılık vermek İran’ın hakkıdır ve bunu yapacağız” dedi.
Laricani, bölge ülkelerinin Tahran yönetimine dost olduklarını söylemelerinin yeterli olmadığını belirterek, topraklarının İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik saldırılar için kullanılmasına izin vermemeleri gerektiğini vurguladı.
ABD uçaklarının bu üslerden kalkarak ülkeye saldırması durumunda söz konusu üslerin vurulacağını daha önce de açıkça ifade ettiklerini dile getirdi.
Azerbaycan’da düşürüldüğü öne sürülen bir insansız hava aracına da değinen Laricani, bu olayın İran İslam Cumhuriyeti ile hiçbir ilgisi olmadığını belirterek bunun soykırımcı israilin bir provokasyonu olabileceğini ifade etti.
Soykırımcı israilin bazı ülkeleri İran İslam Cumhuriyeti’yle karşı karşıya getirmek için komplo kurduğunu söyledi.
Laricani, İran İslam Cumhuriyeti’nin bölge ülkeleriyle bir sorun yaşamak istemediğini belirterek, “Onlara sizin dostumuz ve komşumuz olduğunuzu söylüyoruz.
Ne topraklarınızda gözümüz var ne de size zarar verme niyetimiz” dedi.
Ancak bölge ülkelerinden İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı bir saldırı için üslerin kullanılmasına izin verilmesi halinde İran’ın buna müdahale edeceğini vurgulayan Laricani, bazı ülkelerin bu durumu engelleyeceklerini söylediklerini, İran İslam Cumhuriyeti’nin da bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bekleyip göreceğini ifade etti.
Laricani; "Eğer bu savaşta Amerikalılara, oradan uçakların kalkıp saldırması için üs verirlerse; biz daha önceden de söyledik, o üsleri vururuz.
Açıkça söyledik.
Bu bizim hakkımızdır.
O yöneticilerin bunun önüne geçmesi gerekir.
Bölge ülkelerinin bize 'biz sizinle dostuz' demesinin bir anlamı yok.
Geçenlerde bölge ülkelerinden bir yetkiliyle konuşuyordum, 'Yıllar sonra Amerikalılara güvenilmeyeceğini ve bölgenin asıl sorununun israil olduğunu anladık' dedi. 'Madem bunu kabul ediyorsunuz, o zaman neden israilin bize saldırmasına izin veriyorsunuz?
Neden üsleriniz bize karşı kullanılıyor?' diye sordum.’’ Diye konuştu.
HAMANEY’İN HALEFİ SEÇİLDİ Savaş sürerken İran Uzmanlar Meclisi üyesi ve din adamı Ahmed Alem el-Hüda, yaptığı açıklamada İran İslam Cumhuriyeti’nin yeni liderinin seçildiğini ve seçim sürecinin meclis içinde gerçekleştirildiğini duyurdu.
Alem el-Hüda, Uzmanlar Meclisi’nin henüz yeni lider konusunda karar vermediği yönündeki “söylentilerin doğru olmadığını” söyledi.
Alem el-Hüda ayrıca anayasa gereği, Uzmanlar Meclisi üyeleri dahil hiç kimsenin bu kararı sonradan değiştirme hakkı bulunmadığını belirtti.
Yeni liderin resmen açıklanması sorumluluğunun ise, başkanlığını din adamı Haşim Hüseyni Buşehri’nin yaptığı meclis sekreterliğine ait olduğunu ifade etti.
Öte yandan Uzmanlar Meclisi’nin bir diğer üyesi olan muhafazakâr din adamı Muhammed Mehdi Mir Bakiri, ülke için yeni lider seçme sürecinde meclis üyelerinin yoğun çaba gösterdiğini söyledi.
Mir Bakiri, meclis içinde liderlik seçeneği konusunda “ezici çoğunluğun sağlandığını” belirtti.
Bu adayın, İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ruhullah Humeyni ve şehit lider Ali Hamaney’den sonra ülkenin üçüncü lideri olabileceği ifade edildi.
İran İslam Cumhuriyeti’nin muhafazakar Fars Haber Ajansı tarafından yayımlanan görüntülü açıklamasında Mir Bakiri, yeni lider seçiminin çok dikkatli yürütülmesi gerektiğini ancak sürecin gereksiz yere uzatılmaması gerektiğini söyledi.
Bu kararın sağlam temellere dayanması gerektiğini vurgulayan Mir Bakiri, ileride tartışma veya tarihsel bir sorgulama konusu olmaması için sürecin titizlikle yürütüldüğünü ifade etti.
Mir Bakiri ayrıca mevcut koşullarda sürecin tamamlanmasının önünde bazı engeller bulunduğunu söyledi ancak bu engellerin niteliğini açıklamadı.
Bu zorlukların güvenlik şartları nedeniyle meclis üyelerinin yüz yüze toplantı yapmasının güçleşmesinden ya da meclis içinde görüş ayrılıklarının bulunmasından kaynaklanabileceği değerlendiriliyor.
Suikastın ardından İran İslam İnkılabı Anayasası gereği geçici liderlik konseyi oluşturuldu.
Bu konseyde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei ve Anayasa Koruyucular Konseyi üyesi Ali Rıza Arafi yer alıyor.
Konsey şimdiye kadar dört toplantı gerçekleştirdi.
KALİBAF UYARDI: PETROL NE ÜRETİLEBİLECEK NE SATILABİLECEK İran İslam Cumhuriyeti Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, yaptığı açıklamada bölgede devam eden savaşın sürmesi halinde ciddi sonuçlar doğuracağı konusunda uyarıda bulundu.
Kalibaf, savaşın devam etmesi durumunda ABD, bölge ülkeleri ve dünya için büyük zararlar ortaya çıkacağını belirterek “ne petrol satılabilecek ne de üretilebilecek” dedi.
Kalibaf soykırımcı israil ve ABD’nin ülkedeki petrol tesislerini bombalamasına atıf yaptı.
Kalibaf, X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, haydut ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce petrol fiyatlarının fazla yükselmeyeceğini söylediğini hatırlattı.
Ancak fiyatlar yükseldikten sonra Trump’ın, fiyatların yakında yeniden eski seviyelerine döneceğini ifade ettiğini söyledi.
Kalibaf paylaşımında şu uyarıda bulundu: “Eğer savaş bu şekilde devam ederse petrolü satmanın da üretmenin de bir yolu kalmayacak.” İranlı yetkili, yaşananların yalnızca ABD’nin çıkarlarına değil, bölge ülkeleri ve tüm dünyanın çıkarlarına da zarar vereceğini vurguladı.
Kalibaf ayrıca soykırımcı israil Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu suçlayarak, bölgenin bu noktaya “Netanyahu’nun hayalleri ve hesapları nedeniyle sürüklendiğini” söyledi.
SİYONİSTLERİN KAYIPLARI ORTAYA ÇIKIYOR Soykırımcı israil Sağlık Bakanlığı, dün yaptığı açıklamada İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı savaşın başlamasından bu yana 1929 İsrailli yaralının hastanelere sevk edildiğini duyurdu.
İran İslam Cumhuriyeti ise kendisine yönelik ABD-israil saldırılarına karşılık olarak israili balistik füzeler ve gelişmiş insansız hava araçlarıyla hedef alıyor.
Ayrıca Hizbullah da israil yerleşimlerini bombalıyor ve yerleşimcilere evlerini boşaltmaları yönünde uyarılarda bulunuyor.
Buna karşılık israil işgali, sivil bölgeleri hedef alan bombardımanlarla İran ve Lübnan halkına yönelik katliamlarını sürdürüyor.
Öte yandan İran’a bağlı Fars Haber Ajansı, Rus istihbarat kaynaklarına dayandırdığı haberinde israilin savaşın ilk üç gününde verdiği askeri kayıplara ilişkin dikkat çekici veriler paylaştı.
Habere göre israil ordusu ve güvenlik kurumları ağır kayıplar verdi.
Fars’ın aktardığına göre bu kayıplar arasında 198 Hava Kuvvetleri subayı, 78 Şin Bet (iç istihbarat) ajanı, 32 Mossad ajanı, 6 general, 423 yedek kuvvet personeli, 11 nükleer bilim insanı ve 462 asker bulunuyor.
RUSYA’DAN KRİTİK AÇIKLAMA: TARAFSIZ DEĞİLİZ Rusya’nın Birleşik Krallık’taki Büyükelçisi Andrey Kelin, Moskova’nın İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik savaş karşısında tarafsız olmadığını ve Tahran’ı desteklediğini açıkladı.
Kelin, Rusya’nın yaşanan gelişmeleri tehlikeli bulduğunu belirterek gerilimin diplomatik yollarla sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.
İngiltere’de görev yapan Rusya’nın Londra Büyükelçisi Andrey Kelin, Sky News’e verdiği röportajda İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik devam eden savaş ve bölgedeki gerilim hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Kelin, İran İslam Cumhuriyeti’nin şu ana kadar Rusya’dan herhangi bir askeri yardım talebinde bulunmadığını ifade ederek, buna rağmen Moskova’nın yaşananlar karşısında tarafsız olmadığını açık bir şekilde dile getirdi.
Rusya’nın İran’ı desteklediğini söyleyen Kelin, mevcut gelişmelerin hem bölge hem de dünya açısından son derece tehlikeli bir sürece işaret ettiğini vurguladı.
Moskova ile Tahran arasındaki ilişkilerin uzun yıllardır güçlü olduğunu belirten Rus büyükelçi, iki ülke arasında siyasi ve stratejik iş birliğinin devam ettiğini ifade etti.
Kelin, İran İslam Cumhuriyeti’ni yaşanan tüm gelişmelerin sorumlusu olarak göstermenin doğru olmadığını da savundu.
Tahran’a yönelik saldırıların çoğu zaman göz ardı edildiğini dile getiren Kelin, Tahran’ın attığı adımların bu saldırılara verilen bir karşılık niteliği taşıdığını söyledi.
Rus diplomat ayrıca bölgede hızla artan gerilimin daha büyük bir çatışmaya dönüşmemesi için tarafların acilen tansiyonu düşürmesi gerektiğini belirtti.
Kelin, çözümün askeri yöntemlerde değil diplomatik girişimlerde olduğunu vurgulayarak müzakerelerin yeniden başlaması gerektiğini ifade etti.
Rusya’nın önceliğinin bölgede daha fazla kan dökülmesini önlemek olduğunu dile getiren Kelin, uluslararası toplumun da krizin büyümemesi için diplomatik çabalara ağırlık vermesi gerektiğini söyledi.
Rusya’nın İran İslam İnkılabı ile ilişkilerinin güçlü olduğunu ve Moskova’nın gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Kelin, savaşın uzamasının hem bölge ülkeleri hem de küresel güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.