Haber Detayı

Bir bisküvi kutusuyla başladı, 15 bin parçalık etnografya koleksiyonuna dönüştü
Hayat nefes.com.tr
08/03/2026 16:00 (16 saat önce)

Bir bisküvi kutusuyla başladı, 15 bin parçalık etnografya koleksiyonuna dönüştü

Antalya’da ressam Salih Yön’ün çocukluk yıllarında bir bisküvi kutusunda sakladığı eşyalarla başlayan merakı, bugün yüzlerce yıllık geçmişe sahip 15 bine yakın parçanın yer aldığı kapsamlı bir etnografya koleksiyonuna dönüştü. Yön, yıllardır hayalini kurduğu müzeyi açmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Antalya’da yaşayan ressam Salih Yön’ün çocukluk yıllarında başlayan koleksiyon merakı, aradan geçen yarım asırda binlerce eserden oluşan kapsamlı bir etnografya koleksiyonuna dönüştü.

Küçük yaşlarda geçmişe duyduğu ilginin kendisini bu yola yönlendirdiğini anlatan Yön, ilk adımı henüz çocukken attığını söyledi.10 yaşına kadar kullandığı tüm eşyaları bir bisküvi kutusunda sakladığını belirten Yön, “Mantar tabancam, sapanım, misketlerim, terliğim, boya kalemlerim, kumbaram… O yıllara ait ne varsa o kutunun içindeydi.

Koleksiyon merakım aslında o günlerde başladı” dedi.Aradan geçen yaklaşık 51 yılda koleksiyonun büyüyerek 15 bine yakın parçaya ulaştığını dile getiren Yön’ün bir araya getirdiği eserler arasında 100 ila 400 yıl önce kullanılan çok sayıda etnografik eşya bulunuyor.

Antalya il merkezi başta olmak üzere Döşemealtı, Çeltikçi, Burdur, Bucak, Ağlasun, Isparta, Akseki ve İbradı gibi farklı bölgelerden toplanan eserler, sanatçının atölyesinin zemin katında sergileniyor.Taş el değirmeni, kömürlü ütü, gaz lambası, gaz ocağı, gece feneri, bakır kazan, tencere, tas, tava, ibrik, su küpleri, çanak-çömlek, beşik, elek, tırmık, kara saban, yayık, at ve eşek semeri, taş plak, gramofon, tüfek ve kılıç gibi 2 binden fazla çeşit eşya mini bir etnografya müzesini andıran alanda ziyaretçilerin ilgisini çekiyor."BU MÜZEYİ AÇMADAN ÖLMEYECEĞİM"Yaklaşık 25 yıldır Antalya’da yaşadığını belirten Yön, Hava Kuvvetleri’ndeki resim öğretmenliği görevinden istifa ederek kente yerleştiğini söyledi.

İki katlı kendisine ait mekânın üst katında resim çalışmalarını sürdürdüğünü, alt katı ise etnografya müzesi hayalini gerçekleştirmek için değerlendirdiğini ifade etti.Koleksiyonunu bir dönem yerel yönetime bağışlayarak müze açılması için teklif sunduğunu ancak olumlu bir yanıt alamadığını belirten Yön, bu süreçten sonra kendisine bir söz verdiğini dile getirdi. “Bu müzeyi açmadan ölmeyeceğim” diyen sanatçı, annesinin vefatının ardından mirasçılardan iki katlı evi satın aldığını ve önümüzdeki aylarda müzeyi resmen hayata geçirmeyi planladığını söyledi.Yön, “Hem kendime verdiğim sözü tutmuş olacağım hem de doğduğum topraklara vefa borcumu ödeyeceğim” dedi.39 SERGİ AÇTI, 40'INCISI YOLDASanat hayatı boyunca 39 kişisel sergi açtığını belirten Yön, 40’ıncı sergisi için hazırlıklarını tamamladığını ve önümüzdeki aylarda sanatseverlerle buluşacağını ifade etti.Sanatı bir yaşam biçimi olarak gördüğünü söyleyen sanatçı, eserlerinde sıkça sorulan “Neden sarı?” sorusuna ise şu sözlerle yanıt verdi: “Benim resimlerimdeki hakikat sizin gözünüzle gördüklerinizde değil, göremediklerinizde saklıdır.

Bunun en büyük şahidi insanın kendi yüreğidir.”Başarıyı ömür boyu süren bir yolculuk olarak tanımlayan Yön, “Başarı; amacı olan bir insanın, potansiyelinin zirvesine çıkmak için çıktığı yola iyilik tohumları ekmesidir” ifadelerini kullandı."25 YILLIK DOSTLUK"Salih Yön’ün yaklaşık 25 yıl önce Merzifon’da görev yaparken tanıştığı arkadaşı İhsan Aktaş ise sanatçıyla uzun yıllara dayanan dostluklarının bulunduğunu söyledi.

Aktaş, koleksiyondaki eserlerin envanter çalışmalarının titizlikle yürütüldüğünü, her parçanın kayıt altına alınarak numaralandırıldığını ifade etti.Yaşadığı özel bir anıyı da paylaşan Aktaş, sanatçının babasının da ressam olduğunu ve yıllar önce kendisine hediye ettiği bir daktiloyu bu mekânda yeniden görmenin kendisi için çok anlamlı olduğunu belirtti.“Yaklaşık 25-26 yıl önce verilmiş bir emaneti burada görmek bizi hem duygulandırdı hem mutlu etti.

Çok güzel bir anı oldu” diyen Aktaş, geçmişe ait eserlerin toplanarak yeniden topluma kazandırılmasının son derece değerli bir çalışma olduğunu vurguladı.

İlgili Sitenin Haberleri