Haber Detayı

Çin'den küresel güç siyasetine karşı eşit ve düzen içinde çok kutuplu dünya çağrısı
Güncel haberler.com
08/03/2026 14:59 (1 gün önce)

Çin'den küresel güç siyasetine karşı eşit ve düzen içinde çok kutuplu dünya çağrısı

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, ABD'nin İsrail ile birlikte İran'a saldırıları, Venezuela'ya askeri müdahalesi ve Grönland'ı devralma talebi gibi tek taraflı adımlarla küresel siyaseti yeniden şekillendirmeye giriştiği bir dönemde, ülkelerin büyüklüklerine veya güçlerine bakılmaksızın...

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, ABD'nin İsrail ile birlikte İran'a saldırıları, Venezuela'ya askeri müdahalesi ve Grönland'ı devralma talebi gibi tek taraflı adımlarla küresel siyaseti yeniden şekillendirmeye giriştiği bir dönemde, ülkelerin büyüklüklerine veya güçlerine bakılmaksızın uluslararası toplumun eşit parçası kabul edildiği, herkesin yaygın kabul gören uluslararası normlara uyduğu çok kutuplu bir dünyanın inşası çağrısında bulundu.Bakan Vang, Çin Ulusal Halk Kongresinin (ÇUHK) yıllık genel kurulu kapsamında düzenlenen "Çin'in Dış Politikası ve Dış İlişkileri" başlıklı basın toplantısında güncel uluslararası gelişmeler hakkında yerli ve yabancı gazetecilerin sorularını yanıtladı.Tarihe bakıldığında büyük güç rekabetinin ve bloklar arası cepheleşmenin insanlığa daima felaket ve acılar getirdiğinin görüldüğünü ifade eden Vang, "Bu yüzden Çin asla kendinden öncekilerin yaptığı gibi güçlendikçe hegemonya arayışında olmayacak, dünyanın yalnızca büyük ülkelerce yönetilebileceği mantığını benimsemeyecek." dedi.Vang, Çin'in uluslararası ortama dair önerisinin "eşit ve düzen içinde çok kutuplu dünya" olduğunu vurguladı.

Bakan Vang, buradaki eşitliğin, tüm ülkelerin büyüklüklerine veya güçlerine bakılmaksızın uluslararası toplumun eşit parçası olması, düzenin ise tüm ülkelerin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın amaç ve ilkeleri ile uluslararası ilişkilerin temel normlarına bağlı olması anlamına geldiğini söyledi.Küresel Yönetim GirişimiGünün dünyasında küresel sınamaların birbiri ardına ortaya çıktığına, küresel yönetim açığının giderek daha fazla hissedildiğine ve çok taraflılığın ağır darbeler yediğine dikkati çeken Vang, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in geçen yıl Tiencin'de düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi'nde ortaya attığı Küresel Yönetim Girişimi önerisinin buna yanıt niteliği taşıdığını ifade etti.Vang, egemenlik, eşitlik, uluslararası hukukun üstünlüğü, çok taraflılık, insan merkezli yaklaşım ve gerçek eylemlere dayanan uluslararası yönetim sistemini öngören Küresel Yönetim Girişimi'nin uluslararası toplumun ortak beklentilerine ve halkların ortak özlemlerine yanıt verdiğini dile getirdi.Küresel Yönetim Girişimi'nin en açık mesajının BM'nin merkezi rolünü zayıflatmak yerine güçlendirmek olduğunun altını çizen Vang, "BM mükemmel değil ama BM'nin olmadığı bir dünya ancak daha kötü olabilir.

BM dışında paralel yapılar yaratmak ve daha kötüsü dışlayıcı bloklar ve çıkar çevreleri oluşturmak sürdürülebilir değildir ve destek bulmayacaktır." ifadelerini kullandı.ABD ile ilişkilerVang, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu ayın sonunda Çin'e yapmayı planladığı ziyaret ve ABD-Çin ilişkilerinin son dönemdeki seyrine dair soruya verdiği yanıtta, Çin ile ABD'nin iki büyük ülke olduğunu, ilişkilerinin cepheleşmeye ve çatışmaya varmasının bütün dünyayı olumsuz etkileyeceğini belirtti.Çin ve ABD'nin birbirlerini model almasının imkansız olduğuna ancak nasıl ilişkiler kuracaklarına karar verebileceklerine dikkati çeken Vang, iki ülkenin karşılıklı saygı ruhuna, barış içinde birlikte yaşamaya bağlı kalması ve kazan-kazan işbirliğini hedeflemesi gerektiğini vurguladı.Vang, Başkan Trump ve bazı isimlerin ABD-Çin ilişkileri için önerdiği "Grup 2" (G2) modeli hakkında Çin'in ne düşündüğüne, böyle bir modelin iki büyük gücün cepheleşmesini önleyerek küresel sorunlarda ortak sorumluluk üstlenmesini sağlayıp sağlayamayacağına dair sorulan soruya yanıt olarak şunları kaydetti:"Çin ve ABD'nin dünyada büyük etkiye sahip olduklarına şüphe yok ancak dünyada 190'dan fazla ülke olduğunu da unutmamamız gerekiyor.

Dünya tarihi birçok ülke tarafından birlikte yazılır ve insanlığın geleceği de tüm ülkelerin kolektif çabalarının eseri olacaktır.

Çeşitlilik, insan toplumunun içsel doğasıdır ve bu yüzden uluslararası manzara çok kutuplu olmalıdır.""Korumacılık, kendini karanlık bir odaya kilitlemek gibi"ABD'nin adını anmadan, son dönemde belirli bir ülkenin tarife bariyerlerini yükselttiğine, ekonomik ve teknolojik ayrışma arayışında olduğuna işaret eden Vang, "Korumacılık, kendini karanlık bir odaya kilitlemek gibi.

Bu, sizi rüzgardan ve yağmurdan koruyabilir ancak havanın ve ışığın da içeri girmesini engeller." diye konuştu.Vang, küreselleşme ile ilgili problemlerin sürdürülebilir kalkınma ile daha eşit ve etkin yönetimle aşılabileceğine dikkati çekerek, "Hedef, ekonomik küreselleşme pastasını daha fazla büyütmek ve daha önemlisi, onu daha adil bölüşmek olmalı." değerlendirmesinde bulundu.Çin'in son 5 yılda ortalama yüzde 5,4 büyüme ile dünya ekonomik büyümesinin yüzde 30'unu oluşturduğuna, bunun G7 ülkelerinin toplamından daha fazla olduğuna işaret eden Vang, "Çin, küresel ekonominin istikrarlı motoru olmayı sürdürecektir." dedi.Orta DoğuVang Yi, ABD ile İsrail'in saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle Orta Doğu'da tırmanan gerilimde taraflara askeri operasyonlarına derhal son vermeleri, gerilimin kontrolden çıkarak başka ülkelere sıçramasını ve çatışmanın yayılmasını önlemeleri çağrısında bulundu.Orta Doğu'nun tarihinin, gücün çözüm olmadığını, silahlı çatışmaların yalnızca nefreti körükleyip yeni krizleri beslediğini dünyaya gösterdiğine dikkati çeken Vang, "Orta Doğu'yu alevler içinde gördüğümüzde bu savaşın hiç yaşanmaması gerektiğini anlıyoruz." ifadesini kullandı.Vang, Gazze'deki durumun uluslararası adaletin temelini sınadığını, ateşkese yönelik uluslararası çabaları takdir ettiklerini ancak bunun yeniden inşa ile kapsamlı ve kalıcı çözüme ilerletilmesi gerektiğini vurguladı.İki devletli çözümün Filistin sorununun tek çıkış yolu olduğunun altını çizen Vang, uluslararası toplumun Filistin sorununun yeniden marjinalleştirilmesine müsaade etmemesi gerektiği uyarısında bulundu.Latin AmerikaVang, ABD'nin Panama Kanalı'ndaki Çin varlığına muhalefeti, Venezuela'ya askeri müdahalesi ve diğer bölge ülkelerine yönelik müdahale tehditleri ile ulusal güvenlik stratejisinde yeni bir Monroe Doktrini'ni canlandırmaya çalıştığı bir dönemde Latin Amerika ülkelerinin özerkliğine vurgu yaparak, şöyle konuştu:"19. yüzyılın eski senaryoları, 21. yüzyılın uluslararası sahnesinde yeniden oynanmamalı.

Latin Amerika ve Karayip ülkelerinin kaynakları bu ülkelerin halklarına aittir.

Ülkelerin izleyeceği yola yalnız halkları karar verir ve kimle işbirliği yapacakları yalnız onların seçimi olabilir."Küresel GüneyVang, "Küresel Güney" olarak anılan gelişmekte olan ülkeler ve yükselen piyasaların kolektif yükselişinin bugün dünyanın tanık olduğu en önemli gelişmelerden biri olduğuna, bu ülkelerin küresel ekonomi içindeki payının son 40 yılda yüzde 24'ten yüzde 40'a kadar çıktığına işaret etti.Küresel Güney'in dünyada çok kutupluluğun en önemli motorlarından biri haline geldiğini söyleyen Vang, hegemonyacılık ve güç siyasetinin yükseldiği ve uluslararası düzenin bundan zarar gördüğü bir dönemde Küresel Güney ülkelerinin iletişimi ve eş güdümü güçlendirerek meşru haklarını ve çıkarlarını birlikte savunması ve bağımsız kalkınmanın alanını genişletmesi gerektiğini kaydetti.Japonya ile ilişkilerVang, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'nin Çin ile egemenlik ihtilafı içindeki Tayvan'a askeri müdahale ihtimalini gündeme getiren sözleri sebebiyle iki ülke arasında yaşanan diplomatik gerilime dair de değerlendirmede bulundu.Başbakan Takaiçi'nin 7 Kasım 2025'te Japon Parlamentosu Diet'teki oturumda Tayvan Boğazı'na yönelik müdahaleyi "ülkesinin varlığını tehdit eden durum" olarak değerlendireceğine ve öz savunma hakkı kapsamında askeri güç kullanabileceğine ilişkin sözlerinin anlamının sorgulanması gerektiğine dikkati çeken Vang, şöyle devam etti:"Öz savunma ancak bir ülke silahlı saldırıya uğradığında söz konusu olabilir.

Tayvan'ın işleri tamamen Çin'in iç işleri olduğuna göre Japonya müdahale hakkını nereden buluyor?

Neden Japonya Çin'in Tayvan bölgesinde bir şey olduğunda kendini öz savunma hakkına sahip görüyor?"Vang, Japonya'nın İkinci Dünya Savaşı ve öncesinde Tayvan'da bir işgal ve sömürü geçmişi olduğunu hatırlatarak, geçmişte Japon askeri yayılmacılığını savunanların "ülkenin varlığını tehdit eden durum" bahanesini kullandığını, Çin'in ve Asya halklarının bundan derin kaygı duyduğunu ve buna karşı teyakkuzda olduklarını belirtti.Güney Çin DeniziBakan Vang, Pasifik'te kıyıdaş ülkeler arasında egemenlik ihtilaflarına konu olan Güney Çin Denizi konusunda ise iyimser konuştu.Bölgenin dünyanın en serbest ve güvenli deniz yollarından biri olduğunu söyleyen Vang, Çin'in son bir yılda Endonezya, Malezya ve Vietnam ile denizlerde farklı işbirliği alanlarında görüşmeler yürüttüğünü, Çin Sahil Güvenliğinin bir süre önce denizde mahsur kalan Filipinli balıkçıları kurtardığını ifade etti.Vang, "Tüm bunlar, barış, işbirliği ve dostluğun Güney Çin Denizi'nin yeni anlatısı olması gerektiğini kanıtlıyor." dedi.Güney Denizi'nde Davranış Kuralları Mutabakatı'nın (COC) bu yıl sonuçlandırılmasının tüm ülkelerin beklentisi olduğuna işaret eden Vang, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) dönem başkanı Filipinler'in bu konudaki sürecin yürütülmesinde sorumlu davranacağını umduklarını kaydetti.

İlgili Sitenin Haberleri