Haber Detayı

Türkiye'nin "dijital gözleri" kadın mühendislere emanet
Ekonomi haberler.com
08/03/2026 11:16 (2 saat önce)

Türkiye'nin "dijital gözleri" kadın mühendislere emanet

ASELSAN bünyesinde elektro-optik sistemler geliştirip üreten kadın mühendisler hem savunma sanayisine kritik yetenekler kazandırıyor hem de kız çocukları ve genç kızlar için motivasyon kaynağı oluyor.

ASELSAN bünyesinde elektro-optik sistemler geliştirip üreten kadın mühendisler hem savunma sanayisine kritik yetenekler kazandırıyor hem de kız çocukları ve genç kızlar için motivasyon kaynağı oluyor.ASELSAN'ın uzun yıllardır geliştirdiği elektro-optik sistemlerle ilgili teknoloji yolculuğu, ambargoların ardından hız kazandı.

ASELSAN'ın ürettiği ve sahada fark yaratan sistemler, çeşitli milli platformlara entegre edilerek Türk Silahlı Kuvvetlerine oyun değiştirici kabiliyetler sundu.ASELSAN Proje Yöneticisi Derya Arda Yenigün, aday mühendis olarak göreve başladığında şirketin ve Türkiye'nin ilk termal kamera projesi ASIR için bir araya gelen heyecanlı, genç bir ekibin parçası olduğunu ifade etti.

Yenigün, şöyle konuştu:"Canla başla bu cihazı ortaya koymak için çalışıyorlardı.

Ben de bundan çok etkilenmiştim.

Hatta bütün planlarımı da değiştirmeme sebep oldu.

Nitekim birkaç yıl içerisinde bu kamerayı ortaya koyduğumuzda bir daha bu dünyadan kopamayacağımı anlamıştım.

Yaklaşık 28 yıldır ASELSAN'dayım.

Bu gelişmeyi görmek bana çok büyük mutluluk, gurur veriyor.

O cihazlardan, şimdiki kompleks, her platforma entegre ettiğimiz cihazlara kadar ASELSAN'ın katettiği bu yolu en başından en sonuna gözlemlemiş biri olarak mutluluk ve gurur duyuyorum."Deniz platformlarına takılan elektro-optik cihazlarla ilgili çalışmalar yürüttüklerini anlatan Yenigün, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bu cihazlarla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için fark yaratıyoruz.

Görülmeyeni görünür kılıyoruz.

Ulaşılamayanı ulaşılabilir kılıyoruz.

Ne kadar iyi silahlarınız, sistemleriniz olursa olsun hedefleri, düşman unsurlarını göremezseniz, nerede olduklarını bilemezseniz bir balistik çözüm oluşturamazsınız, onları vuramazsınız.

Yeni gelen nesille beraber yapay zeka da sistemlerimize girmeye başladı.

Bu açıdan da ben çok büyük gurur duyuyorum."ASELSAN'da kadın-erkek ayrımı gözetmeksizin her üründe canla başla, omuz omuza çalıştıklarını vurgulayan Yenigün, "Bizi güçlü kılanın da bu olduğunu düşünüyorum.

Herhangi bir ayrıcalık olmadan hem fabrika ortamında, hem sahada her yerde beraberiz.

Biz de varız diyoruz kadınlar olarak.

ASELSAN da bu noktada bizi her zaman destekliyor.

Her kademede yönetim aşamasında kadın sayısının arttığını görüyoruz.

Bundan çok büyük mutluluk duyuyoruz biz de." dedi."ASELSAN sayesinde Ankara'yı sevdim"ASELSAN'da 2 yıldır görev yapan Kıymet Yılmaz, 10-12 yıl İzmir'de yaşadıktan sonra Ankara'ya gelmenin başlangıçta zor geldiğini dile getirdi.

Yılmaz, "Söz konusu ASELSAN olunca buraya isteyerek geldim.

Şu anda da Ankara'yı, ASELSAN'ı seviyorum.

ASELSAN sayesinde aslında Ankara'yı sevdim." diye konuştu.Elektro-optik ürünlerin savunma sanayisinin "gözü" olduğuna işaret eden Yılmaz, bu ürünleri sahaya güvenilir şekilde gönderebilmenin, sorunsuz çalışmalarını sağlamanın çok önemli olduğunu vurguladı.Bu çabalar sırasında ASELSAN'da yöneticilerin her konuda çok destekleyici olduğunu ifade eden Yılmaz, bunun kendilerine güven verdiğini aktardı.Kız kardeşinin de kendisi gibi mühendis olduğunu, onu da teşvik ettiklerini dile getiren Yılmaz, kız çocuklarına, genç kızlara cesur olmalarını, kendine güvenmelerini, konfor alanından çıkmaktan korkmamalarını tavsiye etti.Hayalini ASELSAN'da gerçeğe dönüştürdüÜretim Mühendisi İlknur Ceren Coşkun da şirkette kara, deniz ve hava platformlarında zorlu arazi koşullarında keşif ve gözetlemeyi sağlayacak elektro-optik sistemler oluşturduklarını söyledi.Mühendislikte olduğu gibi öncesinde hayal ederek başlayıp bu hayali ASELSAN'da çalışarak gerçeğe dönüştürdüğünü vurgulayan Coşkun, şunları kaydetti:"En büyük motivasyonum hizmet ettiğimiz sektör, çıktı sağladığımız cihazların kullanıldığı alanlar ve tabii ki ülkemize sağladığımız katkı.

Benim buraya gelmekteki en büyük motivasyonum aslında kendi ülkemize hizmet edebilme fırsatını yakalamaktı."Diyoruz ki çok yorulduğumuzda dahi biraz daha gayret edelim.

Çünkü fayda sağladığı noktayı biliyoruz.

Kendimizden, zamanımızdan vererek birçok noktada da nihai ürün için tek bir düşünceyle çalışıyoruz.

Hatta üretimde bizim asılı sloganlarımız var, 'Yorulduysan bayrağa bak' diye.

Zaman zaman kendi aramızda onun konuşmasını da yapıyoruz.

Yani yorulsak bile aslında motivasyon kaynağımız belli olduğu için tabii ki bunu süreçte kompanse edebiliyoruz."Birlikte çalışma fırsatı bulduğu çok deneyimli mühendisler, çalışma arkadaşları olduğunu anlatan Coşkun, "Onların o tecrübelerini alıp aslında kariyerime daha hızlı yön verebildiğimi hissediyorum.

Burası gerçekten bilgi anlamında derya deniz bir şirket.

Alabildiğiniz kadar alabiliyorsunuz ve bir mühendis olarak bence farklı bir beklentimiz olamaz.

Bilgiye ne kadar açsanız bu şirket sizi o kadar doyuruyor." dedi.İlk görev yeri Bodrum, son görev yeri CizreSemanur Güçlü Mazlum, yaklaşık 4,5 yıldır ASELSAN'da görev yaptığını ve ASELSAN'da çalışmanın çocukluk hayali olduğunu söyledi.Ürünleri sahaya çıktıktan sonra da arkada büyük bir çaba yürüttüklerini ifade eden Güçlü Mazlum, şöyle konuştu:"Gerek sahada, gerek fabrika ortamında çok hızlı destek vermemiz gerekiyor.

Çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gözü niteliğinde elektro-optik cihazlarımız.

O yüzden sahadaki bir dakikalık kesinti bile bazen çok büyük bir durumla bizi karşılaştırıyor.

Olabildiğince cihazlarımızı gayrı faal tutmadan her koşulda, sahada ve fabrika ortamında her türlü desteği veriyoruz."İlk görev yerim Bodrum, son görev yerim Cizre'ydi.

Aslında uçtan önce Türkiye'nin, ülkenin her yerinde görev alıyoruz.

Nerede ihtiyaç varsa oraya çok hızlıca destek sağlamaya çalışıyoruz.Mühendis dediğimiz zaman insanların aklına genelde bir erkek profili canlanıyor.

İş ortamında olsun, dışarıda olsun ilk başta insanlar bir çekinceyle yaklaşıyorlar ama ben ülkemizin en doğusundan en batısındaki görevlere kadar yani birçok yerde görev aldım.

Türk kadının istediği zaman yapamayacağı hiçbir şey yok.

O yüzden her yerdeyiz diyebilirim.""Çocuklarımı yataklarına güvenle yatırabiliyorsam..."Ekip Lideri Türkan Yalçın, yaklaşık 20 yıllık bir savunma sanayisi tecrübesi olduğunu, test ve doğrulama mühendisi olarak görev yaptığını söyledi.ASELSAN'dan önce Almanya'da büyük bir savunma sanayisi şirketinde test ve doğrulama mühendisi olarak çalıştığını anlatan Yalçın, salgın sonrası değişen bir karar planlamasıyla ülkeye dönmeye karar verdiğini paylaştı.Yurt dışı ve içi çalışmalarındaki gözlemlerini aktaran Yalçın, şunları kaydetti:"Özellikle bir kadın mühendisi olarak yurt dışında kadın çalışan sayısının çok daha az olduğunu net şekilde ifade edebilirim.

ASELSAN gibi gözde savunma sanayisi şirketlerinde bu oranların yüksek tutulmasına özellikle önem veriliyor. ve bir kadın beyin gücü olarak savunma sanayisinde var olmak bence sonucu çok büyük şekilde etkiliyor."Yalçın, "Kız çocuklarına, genç meslektaşlarıma hayallerinin peşini bırakmamayı tavsiye ediyorum.

Bazen kariyer yollarında insanın kendinden şüpheye düştüğü yerler oluyor.

Orada kendinize inanmaktan asla vazgeçmeyin." dedi.Türkan Yalçın, yurt dışından dönüp Türk savunma sanayisindeki gelişimin bir parçası olamaya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:"Hep söylediğim bir şey var: Bütün eğitimlerimiz aslında devletimiz tarafından karşılandı.

Devletimizin bize yaptığı yatırımlar, okullar vesairelerle belli bir yere kadar geldik ve çok çalışarak kariyerimizi inşa ettik.

Son zamanlardaki beyin göçüyle birlikte gelişimimize katkısı bulunmayan firmalar deneyimlerimizden faydalanıyorlar.

Geri döndüğümde bunu çok daha net bir şekilde görebiliyorum.

Ait olduğumuz yer aslında burası.

Kendi ülkemizin, savunma sanayimizin içinde, bunun bir parçası olmak manevi olarak çok büyük tatmin sağlıyor. ve eğer ki ben bugün geceleri çocuklarımı yataklarına güvenle yatırabiliyorsam bu birazcık da ASELSAN'ın sayesinde."37 aylık hamileyken sahada teste katıldıYaklaşık 16 yıldır savunma sanayisinde çalışan, "Kara, Deniz Elektro-optik ve Arayıcı Başlık" alanında görevini yürüten Seda Gürün, iki çocuk annesi olarak sahada ve masa başında çalışırken bir yandan da çocuklarını büyüten sektör profesyonellerinden biri olduğunu söyledi.Babasının elektrik-elektronik mühendisi olduğunu ifade eden Gürün, kendisini bugünlere taşıyan yolculuğu şöyle anlattı:"ASELSAN kitapları vardı evimizde ben ilkokuldayken.

Dolayısıyla ilk ASELSAN'la tanışmam o zamandı.

Yani derler ya gönlünüzde yatan aslan vardır diye.

ASELSAN benim için öyle bir yer.

Dolayısıyla ASELSAN bir aile.

Bu anlamda burada çalışılmaktan her zaman gurur duydum.

Dolayısıyla bütün kadın meslektaşlarıma ASELSAN'da çalışmaları yönünde tavsiye verebilirim.

Bize sağlanan olanaklar, imkanlar ve yetenekler anlamında her zaman kıymetlendirildiğimiz bir çatının altındayız.

Dolayısıyla burada çalışmaktan gurur duyuyorum ve mutluyum."Yapay zeka atılımıyla beraber yetkinliklerini, ürün gamını genişlettiklerini ifade eden Gürün, şu değerlendirmelerde bulundu:"Karada, havada, denizde, her platformda aslında Türk Silahlı Kuvveti'nin 'gözü' niteliğinde çalışıyoruz, ürünler geliştiriyoruz.

Bu sebeple de aslında karar vermeyi, karar verici mekanizmayı aslında otonomlaştıracak, hızlandıracak cihazlar geliştirmeye devam edeceğiz.

Uçtan uca aslında üretim yapabilen, tam bağımsız bir savunma sanayisi olabilmek adına çalışmalarımıza yön vermeye devam ediyoruz."Maruz kalınan ihraç kısıtları ve ambargoların kendileri için tetikleyici olduğunu vurgulayan Gürün, "Vakti zamanında, fuarlarda bizi standına kabul etmeyen firmalar, şu an bizle iş ortaklığı tekliflerinde bulunuyor.

Bu bizim için çok büyük gurur." ifadelerini kullandı.Kızına 37 aylık hamileyken alanda atış testine katıldığını anlatan Seda Gürün, "Dolayısıyla benim haricimde herkes çok tedirgindi doğum çok yakın olduğu için ama en büyük hayalim aslında üçüncü çocuğum gördüğüm gibi bir ürünün son atışına katılmak ve sonrasında doğum iznine çıkmaktı.

Doğum iznimin dönüşü de 8 Mart'a denk geldi.

Böyle hayattaki minik tesadüfler de sanırım tatlı dokunuşlar oluyor bizler için." dedi.Malzeme ve elemente kadar yerlilik hedefiÜniversitede derslerde gördükleri teknolojilerin ASELSAN'da kullanıldığını gördüğünde çok mutlu olduğunu ve kendisine vizyon kattığını vurgulayan Eylül Demir Sağıroğlu ise şirketteki deneyimlerini şu sözlerle ortaya koydu:"Üstlerimden aldığım tecrübeleri yeni gelenlere aktarmaya çalışıyoruz ki hep beraber büyüyelim.

Tecrübemizi aktararak daha farklı, daha niş işlere yönelmek istiyorum.

Yaptığımız çalışmalar yurt dışından teklif dahi alamadığımız optik kaplamalı malzemelere yönelik.

Yüksek teknolojiyi kullanarak bu malzemelerin ASELSAN içerisinde üretimini sağlıyoruz ve böylece elektro-optik sistemlere desteği sıfırdan sonuna kadar vermeye çalışıyoruz."NATO tatbikatındaki "hilalin" hikayesiProje Yöneticisi Şeyma Arslan, 4 yıldır ASELSAN'da görev yaptığını söyledi.ASELSAN kariyerinin ambargoya konu olan elektro-optik keşif, gözetleme ve hedefleme sistemi CATS projesi ile başladığını ifade eden Arslan, insansız hava araçlarına taktıkları bu sistemle büyük başarıları elde edip birçok ihracat faaliyetinde bulunduklarını belirtti.Sonrasında şu an dünyanın en iyi kamerası olarak nitelendirilen ASELFLIR 500 sistemini geliştirdiklerini anımsatan Arslan, ASELPOD sisteminin ise savaş uçaklarına takılan ve çok az ülkenin sahip olduğu bir teknoloji olduğuna değindi.ASELSAN'da teknolojiye yön veren tarafta yer almanın kendisi için çok değerli olduğunu dile getiren Arslan, şunları söyledi:"Aslında burada önemli olan şu, yurt dışına bağımlılığımızı da azalttık.

Ham maddeden üretime, yani sisteme gidene kadar bütün şeyler ASELSAN'da işleniyor.

Dedektöründen tutun, optik bileşenlere, kameralara, sonrasında sistem seviyesine çıkarttık teknolojimizi."Son NATO tatbikatına insansız hava aracı üzerinde ASELFLIR 500 sistemi ile katılım sağladık.

Platform havada seyrederken gökyüzünde hava-hava modunda ayı görüntüledik.

Ramazan ayının başlangıcına denk gelmişti.

Ramazan'ın başlangıcı da ilk hilal görünmesidir.

Bunu da böylece sembolik olarak göstermiş olduk."İki kız sahibi bir anne olduğunu dile getiren Arslan, sözlerini şöyle tamamladı:"Bu projelerde yer almak benim için çok onur verici.

Yurt dışında da bir tecrübem olmuştu ama ülkeme dönüp, ülkemin savunma sanayisine katkıda bulunmak, teknolojiyi bir üst seviyeye taşımak için çalışmalar yapmak çok istediğim bir şeydi.

Kızlarım için de böyle bir kariyer hayal ederim.

Büyük kızım da ileride yine savunma sanayisinde çalışmak istiyor ülkesi, vatanı için.

İyi yerlere gelip, iyi teknolojiler çıkartarak kendini güvende hissedecek aslında.

Herkesin güvende hissetmesini sağlayacak bir ortam sağlamak istiyor."

İlgili Sitenin Haberleri