Haber Detayı
Derbi sonrası yazarlardan dikkat çeken değerlendirmeler!
Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında oynanan dev derbide Beşiktaş sahasında Galatasaray’ı konuk etti. Tüpraş Stadyumu’nda büyük bir heyecana sahne olan maçta kazanan taraf sarı-kırmızılılar oldu. Karşılaşma sonrası Fotomaç gazetesi yazarları, Beşiktaş-Galatasaray derbisini yorumladı. İşte o yazılar... BJK-GS Spor haberleri
ZEKİ UZUNDURUKAN - UĞURCAN ÇAKIR UÇAK DÜŞSE ONU BİLE KURTARIR!
İki takımdan da çok daha iyi bir derbi başlangıcı bekliyorduk.
Ama ilk yarıda iki takımın orta alanları adeta oyunu kilitledi.
Ev sahibi Beşiktaş, ilk yarıda hücumda hiç etkili değildi.
Bunda Galatasaray'ın oyunun merkezinde rakibine uyguladığı baskı da önemli rol oynadı.
Sara-Lemina-Torreira, Beşiktaş hücumcularını üçüncü bölgeye sokmadı.
Galatasaray da ilk 45'te çok fazla gol pozisyonuna giremedi.
Sane'nin muazzam ortasına Osimhen adeta göstere göstere kafayı vurdu ve Galatasaray'ı öne geçirdi.
Beşiktaş savunmasında Agbadou ve Uduokhai bu pozisyonda adeta uyudu.
Osimhen gibi usta bir santrfora bu kadar kolay kafa vurdurursan golü de yersin!
İlk yarıda soldan çok etkili bindirmeler yapan Barış Alper Yılmaz, ikinci bölümde çok fazla etkili olamadı.
Beşiktaş, ikinci yarıya tahrip gücü yüksek bir futbolla başladı.
Oyunu bir anda tek kaleye çevirdiler.
Sergen Yalçın, ilk yarıdaki kontrollü oyun anlayışı tutmayınca, ikinci yarıya ön alan baskısı ve şok presle başladı.
Savunmayı daha öne çekerek oyunun boyunu kısalttı.
Galatasaray ise bu dakikalarda sadece kalesini savundu.
Uğurcan Çakır, yaptığı jeneriklik kurtarışlarla oyunu tuttu.
Sane'nin Rıdvan Yılmaz'a yaptığı hareket direkt kırmızı kartlıktı.
Hakem Ozan Ergün, bu pozisyonu atlayınca, VAR devreye girdi ve Sane, 62'de Galatasaray'ı 10 kişi bıraktı.
Galatasaray 10 kişi kaldıktan sonra skoru koruma telaşı içine girdi.
Okan Buruk, hemen Boey'i oyuna attı.
Derbi, Uğurcan Çakır ile Beşiktaş hücumcuları arasında geçmeye başladı.
Uğurcan Çakır, gökyüzünden uçak düşse onu bile kurtaracak kadar mucizevi bir performans ortaya koydu.
İlk yarıda bazı kartları (özellikle ayak basmalardaki) atlayan Ozan Ergün, ikinci yarıda ise kart gösterme konusunda işi abarttı.
Oyunun ağırlığını kaldıramadı hakem Ozan Ergün!
Kötü bir maç yönetti.
Galatasaray'ın 10 kişi kaldıktan sonra tek pozisyonu vardı Barış Alper ile yakaladığı… O pozisyonda da Ersin mükemmel bir kurtarış yaptı.
Galatasaray, uzun süredir maç kaybetmeyen Beşiktaş'ı Dolmabahçe'de yenerek, şampiyonluk yolunda önündeki en büyük engellerden birini kayıpsız geçti.
Hem de 62'de 10 kişi kalmasına rağmen bunu başardı sarı-kırmızılılar.
Uzatmaları da dikkate alırsak neredeyse 40 dakika 10 kişi oynadı Galatasaray.
Futbolun değişmeyen klişesi, dün Dolmabahçe'de bir kez daha derbiye mührünü bastı: 'Futbolda atan ile tutanın iyi olacak.' Galatasaray, Liverpool maçı öncesinde büyük moral depoladı.
Beşiktaş kaybetti ama ikinci yarıdaki baskılı oyun, ilerleyen haftalar için umut verdi.
Ama ikinci yarıdaki Beşiktaş, ilk yarıda neredeydi!
Beşiktaş, derbiyi ilk yarıda kaybetti.
LEVENT TÜZEMEN - SANE TAKINTISI Galatasaray 10 kişi kaldıktan sonra 1-0'lık skor avantajını eğer koruyabildiyse bunu kalece Uğurcan'a borçludur.
Uğurcan, Galatasaray'ın baskı yediği anlarda kalesinde devleşti.
Orkun'un Cerny'nin gollük vuruşlarını kurtardığı gibi arkadaşlarının direncini ayakta tuttu.
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek Metin Oktay'dan sonra "Beni en çok Osimhen heyecanlandırıyor" demişti.
Nijeryalı yıldız, Sane'nin ortasını bireysel becerisiyle gole çevirirken maç boyu takım için müthiş çalıştı.
Özellikle Galatasaray, 10 kişi kaldıktan sonra arkadaşlarını doğru pozisyon almaları konusunda sık sık uyardı.
Sanchez'i de kornerlerde öne çıkmaması talimatını verdi.
Sane, ne kadar sorumsuz bir oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi.
Galatasaray derbide öne geçiyor.
Gereksiz yere yaptığı faullerle kırmızı kart görüp takımını yalnız bırakıyor.
Okan hocanın Sane'ye olan takıntısına şaşırıyorum.
Sane, yaptığı orta dışında hiç bir ikili mücadeleyi kazanamadığı gibi kaptırdığı toplardan sonra bile rakibini kovalamadı.
Okan hocanın Sane'nin bu zaafiyetini görmesine rağmen onu oyundan almaması bir akıl tutulmasıydı.
Liverpool maçı öncesi Sane'nin sorumsuzluğu sonrası Galatasaray'da oyuncular 10 kişilik bölümde müthiş biri enerji harcadılar.
Galatasaray şampiyonluk yolunda dev bir engeli aşarken bu başarıda en büyük pay, atanı Osimhen ile tutanı Uğurcan'ın ortaya koyduğu yürükle mücadele sayesindedir.
Okan hoca da nihayet ilk derbisini kazandı.
TURGAY DEMİR - OLMAYINCA OLMUYOR Derbinin ilk yarısında Galatasaray daha etkiliydi.
İkinci yarı ise adeta Beşiktaş JK forvetleri ile Uğurcan Çakır arasında oynanan bir mücadeleye dönüştü.
Ama sahada gerçekten adil bir hakem olsaydı, bu maçın hikayesinin nasıl bambaşka yazılabileceğini anlamak hiç zor değil.
Maçın daha başında Victor Osimhen, kaleci Ersin Destanoğlu'nun dizine ciddi bir darbe vuruyor.
Kırmızı kart çıksa kimse itiraz etmez; ama hakem sadece sarıyla geçiştiriyor.
Ardından Leroy Sane rakibinin bileğine acımasızca basıyor.
Bunun karşılığı da net bir kırmızı kart olmalıydı.
Ancak sahada o kartı gösterecek bir hakem yok.
Eğer o anda hak edilen kart gösterilseydi, Sané sekiz dakika sonra Osimhen'e asist yapabilir miydi?
Bazı maçlar vardır; onları sadece futbol üzerinden değil, hakem yönetimi üzerinden okumak gerekir.
Çünkü o gün sahada kaderi belirleyen oyuncular değil, hakem kararlarıdır.
Sane, sanki atılmak istermiş gibi aynı faulü ikinci kez yapınca bu kez hakemlerin de yüzü kızarmış olacak ki, direkt kırmızı kartla oyun dışı bırakıldı.
Osimhen'in attığı gole gelince… Canlı yayında izlediğimde pozisyon bana net ofsayt gibi göründü.
Sonrasında çizgi çekildi, pozisyonun ofsayt olmadığı söylendi.
Demek ki değilmiş!
Ama şu gerçek değişmiyor: Sahada adil bir hakem olsa Galatasaray daha ilk yarıda dokuz kişi kalabilirdi.
Osimhen ve Sane'nin atıldığı bir senaryoda bu maçın hikâyesi tamamen başka yazılırdı.
Peki Beşiktaş JK hakemi de yenebilir miydi?
Yakalanan pozisyonlara bakarsak, eğer Osimhen Beşiktaş forması giyiyor olsaydı muhtemelen bu maç hakeme rağmen kazanılabilirdi.
İşin bir gerçeği de bu.
Galatasaray üç ciddi pozisyon buldu ve biri gol oldu.
Beşiktaş ise ona yakın net fırsat yakaladı ama birini bile değerlendiremedi.
Bazen Beşiktaşlı oyuncular kötü vurdu, bazen Uğurcan harika kurtardı, bazen de top birine çarpıp yön değiştirerek dışarı gitti.
Hani derler ya: "Olmayınca olmuyor." Son olarak kazanan Galatasaray'ı kutluyorum.
Ve öne geçtikten sonra yerde yatan oyuncuları cezalandırmak yerine sürekli oyunu durduran Ozan Ergün'ü de ayrıca tebrik ediyorum.
SİNAN VARDAR - ATAN VE TUTAN!
Beşiktaş taraftarı dünkü derbide uzun yıllar unutulmayacak bir atmosfer oluşturdu.
Tribünlerdeki coşku gerçekten tarif edilemez cinstendi.
Bu yüzden öncelikle Beşiktaş taraftarına teşekkür etmek gerekiyor.
Derbi dengeli ve sert başladı.
İki teknik direktör de sahaya kazanmak için çıkmıştı.
Ancak futbol adına her iki takımın da temkinli ve tedirgin oynadığını söylemek mümkün.
İlk 30 dakikada Beşiktaş baskılı oynadı.
Ancak sonrasında Galatasaray, Leroy Sane ve Victor Osimhen'in ortak aklıyla golü buldu.
Bu golde Beşiktaş savunmasının hatası dikkat çekiciydi.
Özellikle Agbadou ve Murillo'nun adeta donup kalmaları gerçekten şaşırtıcıydı.Beşiktaş ikinci yarıya daha etkili başladı.
Vaclav Cerny ve Hyeon- Gyu Oh ile yakalanan fırsatlar golle sonuçlanmadı.
Siyah-beyazlı ekip risk alarak hücumu artırdı.
Bu bölümde Rıdvan Yılmaz hem savunmada hem hücumda müthiş bir performans ortaya koydu.
Hatta bir ara kendi kendime "Sahada kaç tane Rıdvan var?" diye sordum.
Beşiktaş baskısını artırdıkça karşısında adeta duvar gibi bir kaleci buldu.
Uğurcan Çakır yaptığı kurtarışlarla adeta maçın yıldızı oldu.
Bir süredir yeni transferler hakkında övgü dolu yorumlar yapılıyor.
Ancak dünkü performansları görünce insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: "Acaba yeni gelenler gerçekten Beşiktaş oyuncusu mu?"Açık konuşmak gerekirse Beşiktaş bu derbiyi kaybetmeyi hak etmedi.
Sahada mücadele eden, risk alan ve gol arayan taraf siyah-beyazlı ekipti ama atan; Osimhen, tutan; Uğurcan maçın skorunu belirledi.
Ama futbol bazen böyle… Maçın sonunda skor tabelasında Beşiktaş adına hüzün vardı.
Ve bir gerçek var ki; Beşiktaş liderden 15 puan uzakta!
Ne diyelim… Sağlık olsun.
MUSTAFA ÇULCU - HAKEMDEN HATALAR Her iki takım ikinci bölgede kontrollü başladı.
Atletizmi öne çıkan iki takım da özellikle orta alanda fizik temaslı baskılı oyunu tercih etti.
Beşiktaş, Galatasaray 10 kişi kalana kadar olan bölümde üretmekte zorlandı.
Sonrasında Orkun sürekli öne çıkarak ve oynayarak üretime katkı verdi.
Galatasaray sabır ve akılla çok değerli bir 3 puanı aldı.
Hakem Ozan Ergün'ün maçın başında Osimhen'e gösterdiği sarı kart sanırım dışarıdan ikazla geldi.
Sallai'nin mücadelesinde faul sonrası Orkun Kökçü hakeme el-kol tepkisi sarı olmalıydı pas geçti.
Barış Alper kontrolündeki topla giderken ayağı kayıyor, denge kaybı yaşıyor lakin Uduokhai rakibin ayağına basıyor ve pozisyon penaltı… Ama hakem vermedi.
Asllani'ye faulünde Sane'ye çıkan sarı kartta Asllani'nin yerdeki ayağı basmanın etkisi ile şekil bozukluğu, güç transferi oluştuğu görülüyor.
Kırmızı kart olmalıydı.
Öte yandan hakemin Orkun'a bu derece tolerans göstermesi ve ihraç edememesi kabul edilemez.
Sarısı olan Osimhen faul düdüğü sonrası hakeme bakıyor ve sonra topa vuruyor.
İkinci sarıdan kırmızı olmalıydı.
Ancak yoğun gürültüde sanırım hakem düdüğü duymadığını düşündü, ihraç etmedi.
Sane'nin Rıdvan'a gaddarlık içeren ciddi faulü kırmızı karttı.
Hakem yine veremedi ve VAR'dan kırmızı geldi.
Abdülkerim'in sağ kolu kapalı penaltı olmaz.
VAR dahil tüm hakem ekibi çok tecrübesiz isimlerden kurulmuş.
Hakem çok kart ve faul hataları yaptı.