Haber Detayı

İran ve küresel ekonomi üzerindeki etkisi
Michael roberts aydinlik.com.tr
08/03/2026 00:00 (3 saat önce)

İran ve küresel ekonomi üzerindeki etkisi

İran ve küresel ekonomi üzerindeki etkisi

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırılarının Orta Doğu genelinde tansiyonu hızla yükseltmesiyle birlikte, petrol fiyatları 87 dolara ulaştı; bu, son sekiz ayın en yüksek seviyesi.

Küresel petrol sevkiyatının yaklaşık beşte birini ve önemli miktarda doğal gaz hacmini sırtlayan hayati bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı, Tahran’ın açık tutulduğu konusundaki ısrarına rağmen şu an bloke edilmiş görünüyor.

Nakliye şirketleri rotalarını bölgeden uzaklaştırırken, sigorta şirketleri de primlerini hızla artırıyor.

OPEC+ pazar günü yaptığı toplantıda, üç aylık duraksamayı sona erdirerek Nisan ayında üretimi günlük 206 bin varil artırma kararı aldı; ancak bu miktar, daha önce üzerinde durulan günlük 411 ila 548 bin varillik artış beklentisinin çok altında kaldı.

Bu nedenle, petrol arzındaki kısa vadeli aksamada bu kararın bir fark yaratması pek olası görünmüyor.

Yine de ham petrol fiyatları yükselmiş olsa da pandemi sonrası yaşanan enerji fiyat patlamasındaki seviyelerin hâlâ çok uzağındayız.

ÜÇ HANELİ FİYATLARIN EŞİĞİ Petrol fiyatlarının 100 dolar ve üzerine çıkması için iki temel gelişmenin yaşanması gerekiyor: Birincisi, dünyadaki her beş varilden birini taşıyan Hürmüz Boğazı’ndaki tüm trafiğin önemli ve uzun süreli bir kesintiye uğraması.

İkincisi ise füze ve insansız hava aracı saldırılarının doğrudan petrol üretim tesislerini hedef almaya başlaması.

Şimdiye kadar Orta Doğu genelindeki bu tesisler –İran’dakiler dahil– büyük ölçüde (bazıları vuruldu) hedef dışı tutuldu.

Eğer bu iki faktör devreye girerse, petrolün varil fiyatı üç haneli rakamları görebilir.

Ancak unutulmamalıdır ki, küresel ekonomik büyümedeki yavaşlama ve yenilenebilir enerjiye geçiş nedeniyle küresel üretim ve arz, talebin oldukça üzerindedir.

Geçen yıl küresel likit yakıt tüketiminin günlük 1,1 milyon varil arttığı, bu yıl ise 1,2 milyon varil artabileceği tahmin ediliyor.

Buna rağmen küresel üretim artışı tüketimi geride bırakmaya devam edecek ve 2026 yılında petrol envanterlerinin günlük 3,1 milyon varil artması bekleniyor.

BÜYÜK GÜÇLERİN STOK STRATEJİSİ VE ALTERNATİF KAYNAKLAR Çin, petrol ihtiyacının büyük kısmını Orta Doğu’dan (özellikle Suudi Arabistan’dan) karşılasa da, hem bu tür olaylara karşı hem de ABD yaptırımları endişesiyle stratejik stoklarını önceden güçlendirdi.

Bu nedenle Çin, olası kesintilerle başa çıkabilecek bir konumda; ayrıca Orta Doğu’dan kaçınmak için son yıllarda arzını artırdığı Rusya ve Güney Amerika gibi alternatiflere yönelebilir.

ABD ise hem geniş stratejik stoklara hem de kendi yerel üretimine sahip.

Ancak Rus petrolünün kesildiği Avrupa, Doğu Asya (Japonya ve Kore) ve Küresel Güney’in birçok bölgesi için çatışmanın uzaması durumu çok daha kritik bir hal alabilir.

Fiyatların patlamasını engelleyen bir diğer faktör ise Venezuela petrolünün yeniden piyasaya girmesidir.

ABD’li ticaret şirketlerine ihracat lisansları verildi.

Daha önce Çin’e giden petrolün büyük bir kısmı artık Karayipler’deki terminallere, oradan da ABD Körfez Kıyısı rafinerilerine gidiyor.

Venezuela’nın üretiminin yakında yaptırım öncesi seviyelere dönmesi bekleniyor.

VENEZUELA SENARYOSU VE İRAN GERÇEKLİĞİ Trump, İran rejimini çökertecek veya mevcut liderleri ABD şartlarına boyun eğmeye zorlayacak hızlı bir çatışma umuyor; böylece fiyatların “normal” seviyeye (yani bir nevi Venezuela sonucuna) döneceğini hesaplıyor.

Ancak İran, Venezuela değil.

ABD emperyalizminin ve İsrail’in Orta Doğu’daki “müdahale” geçmişi, bu kez 90 milyon nüfuslu bir ülkede uzun süreli bir kaos ihtimaline işaret ediyor.

İran içinde rejime karşı organize bir muhalefet bulunmuyor ve yeni lider kadrosu bir süre daha misilleme yapmaya kararlı görünüyor.

Savaşın uzaması petrol fiyatlarını yüksek tutacak ve uzun vadeli arz-talep dengesi olumlu olsa bile, bu durum büyük ekonomilerde yüksek enflasyonu tetikleyebilecektir.

Fed’in yüzde 2’lik hedefinin üzerinde seyreden ABD tüketici enflasyonu yüzde 4’e ulaşabilir.

Artan enerji fiyatları aynı zamanda tüketim ve yatırım üzerinde bir vergi yükü oluşturarak yıl boyu ekonomik büyümeyi birkaç baz puan aşağı çekebilir.

BÖLGESEL REFAHIN SONU VE FİNANSAL PİYASALARIN TEPKİSİ Uzayan bir çatışma Orta Doğu’daki büyümeye ciddi zarar verebilir.

Körfez ülkeleri kazançlı turizm trafiğini kaybedebilir ve havayolları küresel transit geçişler için bölgeyi baypas etmek zorunda kalabilir.

Bu bölgelerdeki yabancılar için o görkemli lüks yaşam günleri sona erebilir.

Şu ana kadar ABD finans piyasaları, altın fiyatlarının yeni zirvelere ulaşması (krizlerde güvenli liman) dışında büyük bir tepki vermedi.

Ancak doların diğer para birimleri karşısında yükselmesi, doların çöküşüne dair söylemlerin bir “temenni”den ibaret olduğunu gösteriyor.

Son olarak; ABD ve İsrail’in İran’a yönelik bu “önleyici” saldırısı, BRICS+ grubunun direnç gücü hakkında da çok şey söylüyor.

İlgili Sitenin Haberleri