Haber Detayı
Bağışıklığı güçlendirsin diye içilen 'meyveli' kefirler, bağırsaklardaki iyi bakterileri içeriden zehirliyor...
Sindirim sistemini düzenlemek ve hastalıklara karşı direnç kazanmak için tüketilen hazır meyveli kefirler, içerdikleri yüksek ilave şeker yüzünden şifadan çok zarar getirebilir. Uzmanlar, bu probiyotiklerin midede fermente olarak bağışıklık hücrelerini beslemek yerine doğrudan öldürdüğünü vurguluyor...
Vücudun ikinci beyni olarak kabul edilen bağırsakları güçlendirmek, hastalıklardan korunmanın ve güçlü bir bağışıklık inşa etmenin en temel kuralını oluşturur.
Bu amaçla sıkça tüketilen kefir, doğal probiyotik yapısıyla bedene muazzam bir savunma desteği sağlar.
Ancak ekşi tadını bastırmak için marketlerden alınan hazır meyveli veya aromalı kefirler, bu mucizevi içeceği adeta bir toksin bombasına çevirir.
Uzmanlara göre, kefirin içindeki dost bakteriler (probiyotikler) hayatta kalabilmek ve çoğalabilmek için doğal bir ortama ihtiyaç duyar.
İçeceğin içine fabrikasyon aşamasında eklenen rafine şeker veya tatlandırıcı şuruplar, bu yararlı bakterilerin yapısını anında bozarak onların bağırsaklara ulaşmadan ölmesine neden olur.
Üstelik alınan bu yoğun şeker, bağırsaklardaki zararlı bakterileri besleyerek bağışıklık duvarını içten içe çökertir ve bedeni viral enfeksiyonlara karşı tamamen savunmasız bırakır.
SADE KEFİR TÜKETMEK BAĞIRSAK SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖNEMLİ Gerçek bir bağışıklık zırhı oluşturmak için kefir tüketim alışkanlıkları acilen gözden geçirilmeli.
Uzmanlara göre, kefir mutlaka sade (doğal) haliyle satın alınmalı ve o hafif ekşi tadıyla içilmeli.
Eğer tadı ille de yumuşatılmak isteniyorsa, içine taze meyve parçaları evde doğranarak eklenmeli veya bir çay kaşığı gerçek süzme bal karıştırılmalı.
Bağırsak florasını onarmak ve maksimum probiyotik emilimi sağlamak için bu şifalı içecek mutlaka aç karnına veya öğün aralarında yudumlanmalı.