Haber Detayı
Türk edebiyatının bağımsız yazarı: Hüseyin Rahmi Gürpınar
Hiçbir edebi akıma bağlı kalmadan savunduğu görüşleri roman ve hikayelerinde kendine özgü üslubuyla işleyen gazeteci ve yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar, vefatının 82. yılında anılıyor.
Hiçbir edebi akıma bağlı kalmadan savunduğu görüşleri roman ve hikayelerinde kendine özgü üslubuyla işleyen gazeteci ve yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar, vefatının 82. yılında anılıyor.Yaşamı boyunca çok sayıda esere imza atan Gürpınar, 17 Ağustos, bazı kaynaklara göre ise 19 Ağustos 1864'te İstanbul'da dünyaya geldi.
Plevne savunmasına katılan hünkar yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan yazar, 3 yaşındayken annesini kaybetti.Gürpınar, henüz 4 yaşındayken Girit'te görev yapan babasının yanına giderek, burada ilk medrese eğitimini aldı.Altı yaşındayken İstanbul'a dönen usta yazar, çocukluğunu Aksaray'da anneannesi ve teyzesinin yanında geçirdi.Yazar Gürpınar, Yakubağa Mektebi'nin ardından bugünkü adıyla Pertevniyal Lisesi olan Mahmudiye Rüştiyesi'nde eğitimine devam etti, 1878'de girdiği Mülkiye Mektebi'nin ikinci sınıfından hastalık nedeniyle ayrıldı.Bir süre tedavi gördükten sonra eğitim hayatına devam edemeyen yazar, kendi kendine Fransızca öğrenerek kendisini yetiştirdi."İstanbul'da Bir Frenk" adlı öyküsüyle edebiyat hayatına başladı"Hüseyin Rahmi Gürpınar, bir süre Yunanistan'ın Yanya kentinde görev yapan babasının yanında kaldı.İstanbul'a döndükten sonra çeşitli devlet dairelerinde görev alan usta edebiyatçı, Adliye Nezareti Umur-ı Cezaiye Kalemi, İkinci Ticaret Mahkemesi ve Nafia Nezareti Tercüme Kalemi'nde çalıştı.Gürpınar, 1887'de Ceride-i Havadis gazetesinde yayımlanan "İstanbul'da Bir Frenk" adlı öyküsüyle edebiyat hayatına adım attı.Aynı yıl Ahmet Mithat Efendi'nin çıkardığı Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan yazarın Batılı yaşam tarzını taklit eden kişileri eleştirdiği ilk romanı "Şık", 1890'da gazetede tefrika edildi.Romanlarını İkdam gazetesinde yayımladıBaşarılı edebiyatçı, Fransız edebiyatından Paul Bourget, Paul de Kock ve Alfred de Musset gibi yazarlardan çeviriler yaptı, 1894'te İkdam gazetesine geçti."İffet" romanı 1896'da İkdam'da tefrika edilen Gürpınar, ardından Türk edebiyatında mektup tarzında yazılmış ilk roman örneklerinden biri kabul edilen "Mutallaka"yı yayımladı."Yazarın "Mürebbiye", "Bir Muadele-i Sevda", "Tesadüf" ve "Nimetşinas" romanları da İkdam gazetesinde okuyucuyla buluştu.Gürpınar, 1901'de "Alafranga" adlı romanının sansüre uğraması üzerine bir süre eser yayımlamadı. 1908'de II.
Meşrutiyet'in ilanından sonra resmi görevinden ayrılarak tamamen yazarlığa yöneldi.Aynı yıl Ahmet Rasim ile "Boşboğaz ile Güllabi" adlı mizah dergisini yayımlayan Gürpınar'ın daha sonraki yazıları İkdam, Söz, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerinde yer aldı.İstanbul yaşamını eserlerine yansıttıHüseyin Rahmi Gürpınar, 1924'te "Son Posta" gazetesinde yayımlanan "Ben Deli miyim?" adlı romanı ahlaka aykırı bulunduğu gerekçesiyle yargılandı ve beraat etti.Usta yazar 1936-1943'te Kütahya milletvekili olarak görev yaptı.Eserlerinde İstanbul halkının günlük yaşamını, aile ilişkilerini, mahalle hayatını ve batıl inançları gözlemci bir mizah diliyle ele alan Gürpınar, roman ve hikayelerinde seçtiği karakterleri doğal konuşma diliyle konuşturdu, olayları hem trajik hem de mizahi yönleriyle aktardı.Ertem Eğilmez'in "Gulyabani" romanından sinemaya uyarladığı "Süt Kardeşler" filmi, yazarın eserlerinden esinlenen yapımlar arasında yer aldı.Yaşamının büyük bölümünü Heybeliada'da geçirdiYazar Gürpınar, 1912'de Heybeliada'ya yerleşti.
Milletvekilliği yaptığı dönem dışında yaşamının büyük bölümünü burada geçirdi.Türk edebiyatında daha çok romancılığıyla tanınmasına rağmen hikaye ve tiyatro türlerinde de eserler kaleme alan yazar, hayatı boyunca 41 roman, 9 hikaye ve 4 tiyatro eserinden oluşan 54 ciltlik geniş bir külliyat bıraktı.Hüseyin Rahmi Gürpınar, 8 Mart 1944'te Heybeliada'da vefat etti ve Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi.Bazı eserleri vefatından sonra yayınlanan usta yazarın öykü, hikaye, roman ve tiyatro oyunu eserlerinin bazıları şunlar:"Sevda Peşinde" (1912), "Hayattan Sayfalar" (1919), "Hakka Sığındık" (1919), "Toraman" (1919), "Son Arzu" (1922), "Tebessüm-i Elem" (1923), "Cehennemlik" (1924), "Efsuncu Baba" (1924), "Meyhanede Hanımlar" (1924), "Tutuşmuş Gönüller" (1926), "Billur Kalp" (1926), "Evlere Şenlik, Kaynanam Nasıl Kudurdu" (1927), "Mezarından Kalkan Şehit" (1928), "Şeytan İşi" (1933), "Eşkıya İninde" (1935), "Ölüm Bir Kurtuluş mudur?" (1954), "Namusla Açlık Meselesi" (1933), "Tünelden İlk Çıkış" (1934), "Gönül Ticareti" (1939), "Melek Sanmıştım Şeytanı" (1943), "Eti Senin Kemiği Benim" (1963)"