Haber Detayı
Hangi taraf stratejik olarak üstün
Hangi taraf stratejik olarak üstün
Öncelikle bir konuyu belirtmek gerek.
Genel olarak üzerinde anlaşıldığı gibi savaş sadece ABD, İsrail ve İran arasında değil.
ABD ve İsrail, İran’ın yanında Çin Halk Cumhuriyeti ile de savaşıyor.
ABD’nin yapılan bu savaşlarla nihai hedefi Çin Halk Cumhuriyeti’nin ekonomisini enerji tarafından keserek teslim olmasını sağlamaktır.
Çin’in zayıf karnı enerji.
ABD, bu tespit üzerinden hareketle ataklarını belirliyor.
Ancak kısa vadede bunun mümkün olmadığı hızla anlaşıldı.
Sosyal medya ve diğer medya organlarında söylenenlere göre Çin bugünden 1 yıllık enerji ihtiyacını stoklamış durumda.
Çin’in bu stokları haricinde savaş dışında bulunan Rusya, Malezya, Brezilya, Afrika ülkeleri gibi enerji ithalatını rahatlıkla yapabileceği kaynaklar da bulunmaktadır.
Dolayısıyla Çin kısa vadede (en az 1 yıl) ne enerji sıkıntısı çekecek ne de enerji fiyatlarındaki artıştan etkilenecektir.
Çin, ayrıca bu savaştan enflasyonist baskı görmeyecektir.
Bu, Çin’e çok büyük, kısa vadeli hareket alanı sağlıyor.
HANGİ SONUÇLAR ZAFER OLARAK TANIMLANACAK İran, ABD-İsrail tarafına gelince...
Burada en çok konuşulan, tarafların hangi sonuçlar alınırsa buna zafer diyecekleri konusu.
ABD ve İsrail bu savaşın sonucunun kendi zaferleri ile bittiğini söyleyebilmeleri için İran’da rejim değişikliği dedikleri, iktidarın ABD yanlısı bir ekip tarafından ele geçirilmesi gerekmektedir.
Bunun haricinde; İran’ın nükleer operasyonlarını bitirmesi vs gibi diğer nedenler ABD için zafer olamaz.
İran içinse; ABD ve İsrail’in bir iktidar değişikliğine neden olmadan savaşın sonlanması, açık zafer olacaktır.
Burada psikolojik üstünlük ve psikolojik eşiğin kesinlikle İran tarafında olduğunu görmek gerekmektedir.
ABD, ani saldırı ile üst yönetim kademesinin katledilmesi sonucunda beklediği İran’da irade dağınıklığı gibi bir sonuca ulaşamamıştır.
Sonuç olarak da savaşın 1 hafta 10 gün içerisinde bitme olasılığı kalmamıştır.
Trump, savaşın 3., 4. gününden itibaren savaşın 3-4 hafta olabileceğini ifade etmeye başlamıştır.
İran’ın sert cevabı sürdükçe, ABD tarafının bu süreyi uzatmak zorunda kalabileceği ihtimali de güçlenmektedir.
Şimdi gelelim ekonomik koşulların hangi taraf açısından sürdürülebilir olduğuna.
Her iki tarafın kamuoyuna baktığımızda, İran’ın bu konuda açık ara önde olduğunu görebiliriz.
İran’da söylenenlere göre mollalara muhalefet eden kesim bile iktidarı savaş konusunda desteklemeye başlamıştır.
ABD KAMUOYU SAVAŞI DESTEKLEMİYOR ABD’de ise durum tam tersidir.
ABD’de savaşı destekleyenlerin oranı en fazla yüzde 30’larda iken, bu oran her geçen gün düşmektedir.
Bununla beraber ele alırsak İran’ın zaten yıllardan bu yana süren yaptırımlar nedeniyle iç direncinin çok yüksek olduğunu söyleyebiliriz.
ABD ise zaten içinde olduğu ekonomik sorunların daha da artması ile sonuçlanacak bu savaşın uzaması ile daha da büyük sorunlarla karşılaşacağı çok aşikardır.
ABD’nin kamu borcu 38 trilyon 820 milyar dolara ulaşmıştır.
ABD’nin hem kendisi hem de İsrail için gereken lojistiği sağlamak zorunda olması, bu borcu daha hızlı şekilde artıracaktır.
ABD’nin kamu borcunda 39 trilyonun ifade edilmesine az süre kalmıştır.
İran’ın savaş stratejisinde, uzun soluklu savaş stratejisini benimsemesi ABD’yi iyice çıkmaza sokacaktır.
Kısacası bu savaştan İran tarafının galibiyetle çıkacağı çok açık bir sonuçtur.
Atlantik sistemi, bu tür ataklarla sonunu daha da hızlandırmaktan başka bir sonuç alamamaktadır.