Haber Detayı
ABD Başkanı Trump'a karşı AB'de tek ses: İspanya Başbakanı Sanchez Trump'ın nasıl düşmanı oldu? | Dış Haberler
Türkiye'nin son günlerde en çok konuştuğu isimlerden biri Pedro Sanchez. ABD ve İsrail'in İran’a yönelik saldırılarına Avrupa içinde en güçlü şekilde karşı çıkan sosyalist lider Sanchez, bunu Trump'ın kendisini "düşman" ilan etme ihtimaline rağmen yapıyor. Sanchez, Washington'ın bu hamlesinin dünyayı yeni bir savaş sarmalına sürükleyebileceği uyarısında bulunurken, Trump'a yönelik sert sözleriyle AB içinde neredeyse tek başına duran bir lider haline geldi. Ancak Sanchez'in Avrupa siyasetinde ezber bozan çıkışları aslında yeni değil.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, son yıllarda Avrupa siyasetinin en dikkat çeken isimlerinden biri.
İspanya nın sosyalist lideri, siyasi kariyerine Ağustos 2004 te Madrid de belediye meclis üyesi olarak başladı; 14 yıl sonra ise ülkenin başbakanlık koltuğuna oturdu. 54 yaşındaki Sanchez yaklaşık sekiz yıldır başbakanlık görevini yürütüyor.
Ancak son yıllarda özellikle Avrupa içindeki ezber bozan açıklamalarıyla daha fazla dikkat çekiyor.
Sosyal devlet politikaları, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi başlıklarda güçlü mesajlar verirken, İspanya nın Filistin i tanıma kararı Batı dünyasında farklı bir siyasi çizginin ortaya çıkmasına yol açtı.
İsrail in Gazze ye yönelik acımasız saldırılarını Avrupa içinde en güçlü eleştirileri dile getiren liderlerden biri olan Sanchez in, ABD Başkanı Donald Trump ın hedefi haline gelmesi de bu dönemde başladı.
ABD NİN İRAN A SALDIRILARI GERİLİMİ ARTIRDI Avrupa da birçok lider daha temkinli bir dil kullanırken, Sanchez in açık ve sert çıkışları Washington ile Madrid arasında gerilimi artırdı.
Ancak özellikle bu hafta gerginlik bir hayli yükseldi.
Sanchez ile Trump arasındaki gerilim, Orta Doğu daki savaşın tırmanmasıyla birlikte Avrupa–ABD ilişkilerinde dikkat çeken bir siyasi çatışmaya dönüştü.
ABD nin İran a yönelik saldırılarını yasadışı olarak nitelendiren Sanchez, Washington ın bu hamlesinin dünyayı yeni bir savaş sarmalına sürükleyebileceği uyarısında bulunurken, Trump a yönelik sert sözleriyle AB içinde neredeyse tek başına duran bir lider haline geldi.
Sanchez, savaşın arkasında siyasi hesaplar olabileceğini ima ederek, görevlerini yerine getiremeyen bazı liderlerin başarısızlıklarını savaşın dumanı arkasında gizlediğini ve dünyada hastane yapmak yerine füze üretildiğinde kazanan küçük bir kesimin ceplerini doldurduğunu söyledi.
Avrupa Birliği içinde bu kadar açık bir dille dile getirilen eleştiri oldukça nadir görülürken, Sanchez in bu çıkışı ABD Başkanı Trump a doğrudan yöneltilmiş bir siyasi meydan okuma olarak yorumlandı.
SANCHEZ İN TUTUMU YENİ DEĞİL Öte yandan Sanchez in bu tutumu yeni değil.
İspanyol lider uzun süredir Batı nın Ortadoğu politikasında daha eleştirel bir çizgi izliyor.
Madrid yönetimi, Filistin devletinin tanınmasını savunan ve bu yönde Avrupa içinde aktif diplomasi yürüten ülkelerin başında geliyor.
Sanchez, Gazze de Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini öngören planları ahlak dışı olarak nitelendirerek Gazze Filistinlilere aittir sözleriyle ABD politikalarına açıkça karşı çıkmıştı.
Benzer bir yaklaşım Latin Amerika da da görüldü. 3 Ocak günü, ABD operasyonuyla Venezuela lideri Nicolas Maduro nun New York a getirilmesine de tepki gösterdi.
Sanchez hükümeti Maduro yönetimini tanımadığını belirtse de, uluslararası hukuku ihlal edecek herhangi bir dış müdahaleyi de kabul etmeyeceğini ilan etti.
Avrupa da birçok lider Washington ile açık bir çatışmadan kaçınmayı tercih ediyor.
Kimileri Trump ile diplomatik jestlerle ilişkiyi yumuşatmaya çalışırken, kimileri de görüş ayrılıklarını düşük seviyede tutmayı seçiyor.
Buna karşılık Sanchez, Trump a karşı açık ve doğrudan bir siyasi çizgi izleyen neredeyse tek Avrupalı lider olarak öne çıkıyor.
Avrupa daki en üst düzey sosyalist liderlerden biri olan Sanchez in bu tavrı, kıta içinde giderek daha dikkat çekici hale gelmiş durumda.
MİSİLLEME RİSKİNE RAĞMEN GERİ ADIM ATMADI Gerilimin en somut noktalarından biri, İspanya nın ABD nin İran a yönelik operasyonlarında kullanabileceği ortak askeri üsleri açmayı reddetmesi oldu.
Bu çıkışın ardından Trump, İspanya yı cezalandırabileceği uyarısında bulunarak iki ülke arasındaki ticareti kesme tehdidinde bulundu.
İspanya nın ABD ile ticareti Avrupa ortalamasına göre sınırlı olsa da enerji alanındaki bağımlılık potansiyel bir baskı unsuru olarak görülüyor.
Bununla birlikte Sanchez, Washington dan gelebilecek misilleme riskine rağmen geri adım atmadı ve ülkesinin değerlerine aykırı gördüğü bir askeri operasyona destek vermeyeceğini vurguladı.
Sanchez, İsrail in İran ın ardından Lübnan a düzenlediği saldırıları görmezden gelmedi.
Lübnan halkına tam destek verdiğini söyleyen Sanchez, Daha fazla yıkıma hayır.
Savaşa hayır ifadelerini bir kez daha yineledi.
Sanchez in Trump a karşı sert tutumu, Avrupa da çoğu liderin benimsediği temkinli diplomasi çizgisinden belirgin biçimde ayrılıyor.
Bu nedenle İspanya Başbakanı son dönemde kıta siyasetinde Trump a karşı en açık ve yüksek sesle konuşan lider olarak görülüyor.
Avrupa nın birçok başkentinde sessizlik hakimken, Sanchez in çıkışları transatlantik ilişkilerde farklı bir siyasi hattın mümkün olup olmadığı tartışmasını da yeniden gündeme taşıyor.