Haber Detayı
Tanju Özcan tutuklanmıştı! Suat Güner: İsnat edilen şey vakıfla alakalı değil
Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can’ın “icbar yoluyla irtikap” soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından AK Parti Bolu İl Başkanı Suat Güner açıklamalarda bulundu. Güner, soruşturmanın BOLSEV Vakfı’yla değil vakıf tarafından kurulan Bolsev Eğitim ve Yardım Ticaret A.Ş. ile ilgili olduğunu ve zincir marketlerin şikayetlerinin de bu şirkete para yatırıldığı yönünde olduğunu söyledi.
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can “icbar yoluyla irtkiap” soruşturmasında gözaltına alındıktan sonra tutuklandı.
Tutuklamaların ardından, yapılan açıklamalarda “BOLSEV Vakfı’nın” yardım faaliyetleri öne sürüldü.
Ancak, AK Parti Bolu İl Başkanı Suat Güner, zorla para alındığı belirtilen zincir marketlerin şikayetlerinin vakfa değil, vakıf tarafından kurulan “Bolsev Eğitim ve Yardım Ticaret Anonim Şirketi”ne yönelik olduğunun altını çizdi.
Güner, öğrenciye burs vermenin suç olmadığını ancak soruşturma durumunun da burslarla alakasının bulunmadığını işaret etti. “İSNAT EDİLEN ŞEY VAKIFLA ALAKALI DEĞİL” Vakfa yönelik bir suç ithamının olmadığını belirten Güner, “500 küsur tane öğrenciye, Allah razı olsun buraya destek olan herkese, burs verildiği, onların eğitimlerine destek olmak üzere bütçelerine bir katkıda bulunulduğu söyleniyor.
Bu çok güzel bir şey ama vakfın bu faaliyetine yargının bir hükümranlığı oldu mu, yani durdurdu mu vakfın faaliyetini?
Hayır.
Vakfın yöneticilerinden, mütevelli heyetinden, onur kurulundan insanlara herhangi bir itham edilen bir suçlama var mı?
O da yok.
Ama Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanı başta olmak üzere diğer kurmayları maalesef konuyu bu tarafa evirmeye çalışıyorlar.
Yani aslında burada isnat edilen şey vakıfla alakalı değil” dedi. “VAKFA DEĞİL, ANONİM ŞİRKETE PARA YATIRDIM” Güner, şikayetlerin vakfın kurduğu şirketle alakalı olduğunu işaret ederek, “Şikayet eden market zincir grubu diyor ki, ‘ben vakfa değil, anonim şirkete para yatırdım’.
İfadelerde öyle yazıyor.
Kimse vakfın ismini geçirmiyor bir yerde.
Ama vakfa atfedilen herhangi bir faaliyetini durdurmak üzere bir değerlendirme, herhangi bir şekilde yargıdan ben intikal ettiğini görmedim” diye konuştu. “ŞİRKETİN VARLIĞINDAN DA BİZİM HABERİMİZ YOK” Güner, vakfın yönetiminde buluna AK Partili isimlerin şirket kurulduğundan habersiz olduğunu belirterek, “Vakfın, yönetim kurulunun, onur kurulunun içinde, mütevelli heyetinin içinde benim arkadaşlarım da var.
Onlarla da konuştum.
Dedim ki yani bilmediğim bir şey var mı?
Dedikleri şey şu.
Başkanım biz de anladığımız bu.
Biz çünkü iki defa toplantı yaptık.
Vakıf mütevelli heyeti oluşturulduktan sonra iki kez toplantı yaptık. ‘Şirket kurulduğundan bizim haberimiz yok’ dediler.
Böyle bir şirketin varlığından da bizim haberimiz yok.
Oradan bir ekonomik olarak bir finans sağlanıyor mu biz bilmiyoruz.
Çünkü biz bir toplantı yapıp bu konuları mütalaa edecek ya da müzakere edecek bir ortamımız olmadı” ifadelerini kullandı. “SAYIN ÖZGÜR ÖZEL AYNI ŞEYLERİ SÖYLEYECEK” Güner, CHP yönetiminin konuyu farklı bir noktaya çekmeye çalıştığını belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı Sayın Özgür Özel yine şehre gelecek.
Yine aynı şeyleri söyleyecek.
İlk gün aynı şeyleri söyledi.
Şunu bir bilelim.
Sayın Ali Mahir Başarır için de aynı şeyi söylüyorum.
Değerli Bolulu vatandaşlarımız, hemşerilerimiz.
Konuştuğumuz konu BOLSEV Vakfı değil, Bolsev A.Ş.
Bolsev A.Ş.'ye zorla, icbar yoluyla bir bağış ya da bağışlar ya da finans kaynağı talep edildiği ve bununla ilgili muhataplarının yargıya müracaat edip şikayet ettiği, o şikayetler üzere de yargıya intikal etmiş, tutuklu ve işte ev hapsinde yargılamaların devam ettiği bir süreci yaşıyoruz” şeklinde konuştu. “VAKFIN PARAVAN OLARAK KULLANILDIĞINA DAİR BİR ŞİKAYET VAR” Güner, soruşturmada vakfın bir paravan olarak kullanılmasının incelendiğini belirterek, şu açıklamayı yaptı: “Bir ajitasyonla ihtiyaç sahibi öğrencilere burs verilmesi ne zamandan beri suç oldu deniliyor.
Ya böyle bir şey söz konusu değil.
Vakıfla, vakfın faaliyetleriyle ya da mütevelli heyetinin kararlarıyla ya da onur kurulu üyelerinin tavsiyelerine hiçbir şekilde yargılı bir hükümdarlığı söz konusu değil.
Bunlara kimsenin itirazı da yok.
Ama sapla samanı birbirinden ayırmamız gerekiyor.
Evet sapla saman birbirinden zor ayrılır.
Bolsev A.Ş. diye bir şirket var.
Bir de BOLSEV Vakfı var.
Vakıfla ilgili hiç kimsenin bir zoru yok.
Hiç kimsenin bir şikayeti de yok.
Yani bugün yargı makamlarına suç düzeninde şikayetçi bulunanlar vakıfla ilgili bir şikayetleri yok.
Vakfın paravan olarak kullanıldığına dair bir şikayet var.
O yüzden adı icbar yoluyla irtikap suçu deniyor.”