Haber Detayı
Türkiye'nin Askeri ve Ekonomik Gücü Vurgulandı
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, askeri gücün önemli bir birleşeninin ordu olduğuna dikkati çekerek "Ordunun ileri teknolojilerle donatılması lazım.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, askeri gücün önemli bir birleşeninin ordu olduğuna dikkati çekerek "Ordunun ileri teknolojilerle donatılması lazım.
Savunma sanayisinde attığımız adımlar, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin dünyanın en modern en ileri teknolojilere sahip savunma sistemlerini kullanabilmesini mümkün kıldı." dedi.Kacır, Malatyalı İş İnsanları Derneği'nin (MİAD) İstanbul'da düzenlenen geleneksel iftar programında Malatyalı iş insanlarıyla bir araya geldi.Programda konuşan Kacır, Türkiye'nin adeta bir ateş çemberinin ortasında yer aldığını ve kuzeyde yaşanan savaşın ne zaman biteceğine dair bir belirsizliğin hakim olduğunu söyledi.Kacır, ABD ile İsrail'in İran'a saldırması sonucu dünyada hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı bir döneme adım atıldığını belirterek 80 yıla yakın zamandır dünyaya serbest ticaret ve küreselleşmenin vadedildiğinden, her ne kadar bu dönemde zenginleşme olsa da dünyadaki adaletsizliklerin son bulmadığını kaydetti.Tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye'nin feraset ve sabırla davrandığını ifade eden Kacır, "Taviz vermeyeceğimiz bir prensibimiz, bir ilkemiz var.
Bu vatanın bir metre karesine 86 milyonun tek bir ferdinin kılına zarar gelmesine Allah'ın izniyle asla izin vermeyeceğiz." diye konuştu.Kacır, son 23 yılda yaşanan değişimleri hatırlatarak Türkiye'nin gücüne güç kattıklarını, Türkiye'ye asırlık eserler, hizmetler ve projeler kazandırdıklarını dile getirdi.Türkiye'nin askeri gücüne dikkati çeken Kacır, şunları kaydetti:"Cephede güçlü değilseniz masada güçlü olamazsınız.
Askeri gücün önemli bir birleşeni ordunuzdur.
Hamdolsun Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçiğin ordusu dünyanın en güçlü ordularından biridir ama sadece güçlü bir ordunuz olması yetmez.
O ordunun ileri teknolojilerle donatılması lazım.
Savunma sanayisinde attığımız adımlarla Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünyanın en modern, en ileri teknolojilere sahip savunma sistemlerini kullanabilmesini mümkün kıldı.
Türkiye bugün harp paradigmasını değiştiren insansız hava araçları alanında yüzde 68'lik pazar payıyla dünyada bir numara.
Türkiye bugün jet motorlu SİHA'sından havadan havaya füzelerle diğer uçakları vurma kabiliyetine sahip dünyadaki tek ülke."Türkiye bugün kendi hava savunma sistemlerini geliştirebilen üretebilen kendi seyircilerini geliştirebilen, üretebilen, balistik füzelerini geliştirebilen, üretebilen bir ülke ve bütün bunları teknolojinin en ileri imkanlarıyla hayata geçiren bir ülke.
Bugün elektronik harpte dünyanın en başarılı birkaç ülkesi arasındadır.
Türkiye bugün görüntüleme uydularını haberleşme uydularını üretebilen sayılı ülkeler arasındadır.
Bugün siber kabiliyetlerde dünyanın en ileri ülkeleri arasındadır.""Türkiye'nin OSB'lerinde 2 milyon 700 bini aşkın kişi çalışıyor"Bakan Kacır, Türkiye'nin hava savunmasını daha da güçlendirmek için çalışacaklarını belirterek, askeri gücün yanında ekonomik gücün kuvvetli olması gerektiğine ve bunun olabilmesi için de teknolojide ileride olunması gerektiğinden bahsetti.Son 23 yılda Türkiye'nin dört bir yanının Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ve endüstri bölgeleriyle buluştuğunu vurgulayarak, "23 yılda OSB'lerimizin sayısını 191'den 373'e çıkardık. 23 yıl önce OSB'lerimizde 11 bin fabrika çalışıyordu.
Şimdi Türkiye'nin OSB'lerinde 60 bin fabrikanın bacası tütüyor. 23 yıl önce OSB'lerimizde 415 bin kardeşimiz istihdam ediliyordu.
Şimdi Türkiye'nin OSB'lerinde 2 milyon 700 bini aşkın kardeşimiz alın teriyle, akıl teriyle Türkiye'nin kalkınmasına güç katıyor." ifadelerini kullandı.Kacır, üretimin her yıl daha katma değerli hale getirilmesi gerektiğini, daha yüksek teknoloji kabiliyetlerine erişilmesinin rekabet gücü için önemli olduğuna ve bunların tasarım, araştırma ile inovasyon gibi önemli aşamalarla olacağına dikkati çekti.Türkiye'de 114 Teknoparkta 12 bin 500 girişimin araştırma geliştirme odaklı çalıştığını ve bu alanda çalışanların sayısının geçmişte 29 bin civarında olduğunu kaydeden Kacır, "Araştırma geliştirmeye ayırdığımız yıllık kaynak sadece 1 milyar 200 milyon dolardı.
Şimdi Türkiye'de AR-GE insan kaynağımız 311 bin.
Bir yılda araştırma geliştirmeye ayırdığımız pay 20 milyar dolar.
Bütün bunlar Türk özel sektörü sayesinde oldu." değerlendirmelerinde bulundu.Kacır, Türkiye'nin yaptığı ihracata dikkati çekerek Türk sanayisinin bir yılda ürettiği katma değerin 41 milyar dolardan 241 milyar dolara geldiğini, ekonomik büyüklüğün ise geçen yıl 1 trilyon 600 milyar dolara ulaştığını, kişi başına düşen milli gelirin ise 18 bin doları aştığını ifade etti.Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı ile Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu 284 yüksek teknoloji ürünü ve 261 teknoloji başlığındaki projelere iki yıl geri ödemesiz on yıl vadeyle uygun koşullarda finansman imkanı sağladıklarını dile getiren Kacır, "Bu programda bugüne dek 73 projeyi destekledik.
Bu projelerin toplam büyüklüğü 397 milyar lira.
Yine Türkiye tarihinin en büyük ölçekli teşvik programı HIT-30'u hayata geçiriyoruz." diye konuştu.Kacır, Bakanlık tarafından desteklenen projelerden bahsederek, şu değerlendirmelerde bulundu:"Bizim için milli teknoloji hamlesinin yanında çok önemli bir hedef daha var.
O da yerel kalkınma hamlesidir.
Avrupa'nın en önemli üretim güçlerinden biriyiz.
Pek çok sanayi sektöründe Avrupa'nın en büyük üretim ülkesi haline geldik ama henüz sanayinin katma değerini 81 ilimize istediğimiz düzeyde taşıyabilmiş değiliz.
Halen Türk sanayi Marmara Bölgesi'ne ve Türkiye'nin üç farklı bölgesine yoğunlaşmış durumda.
Kabaca tarif edecek olursak yaklaşık 15 şehrimiz toplam sanayi katma değerinin yüzde 85'ini üretiyor.
Bu tabloyu değiştirmek en öncelikli en önemli hedefimiz.
Tabii bu tablonun arkasında bazı nedenler var.
Türkiye 40 yıla yakın zamandır terörle mücadele eden bir ülke.
Elbette bu dönem pek çok şehrimizin, pek çok bölgemizin yatırımlardan istediğimiz seviyede yararlanamaması sonucunu doğurmuştu ama hamdolsun özellikle terörle mücadelede mutlak bir başarı elde ettiğimiz son dönemde huzurun hakim olduğu, güvenliğin hakim olduğu şehirlerde şimdi yatırımlar hızlanıyor.""Malatya'da 7 milyar 300 milyon lira finansman sağladık"Bakan Kacır, Sanayi Alanları Master Planı'nın ilk faz çalışmaları kapsamında 59 bin hektarlık Orta Anadolu Hattı'nı kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlatarak, "Bu yıl içerisinde Şırnak-Mersin, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak gelişim koridorları bunların orta yerinde Malatya var.
Malatya'nın da dahil olduğu şekilde inşallah tamamlanacak ve bunları da kamuoyuyla paylaşacağız.
Sizlerden istirhamımız ülkenin geleceğine güvenmeye devam edin." dedi.6 Şubat 2023'te "asrın felaketi" olarak nitelenen deprem sonrası Malatya'nın yaralarını sarabilmek adına özellikle sanayi işyerlerinin yapımı konusunda pek çok projeyi hayata geçirdiklerini belirten Kacır, şu değerlendirmelerde bulundu:"Son 23 yılda OSB'lerin büyüklüğünü Malatya'da 650 hektardan 2 bin 314 hektara yükselttik.
OSB'lerimizde istihdamı 5 binden 25 bine çıkardık.
Deprem felaketinin ardından 640 hektar büyüklüğünde 4 yeni sanayi alanını Malatya'da ilan ettik.
Sanayimizin yeniden toparlanmasına yönelik projelere Malatya'da 7 milyar 300 milyon lira finansman sağladık.
İki hafta önce Malatya ziyaretimizde 6 milyar 200 milyon lira yatırımla hayata geçirdiğimiz 10 projenin açılışını gerçekleştirdik.
Malatya 1.
OSB'de 347 hektarlık bölümün altyapı çalışmalarını tamamladık.
Bu alanı yatırımcıların hizmetine sunduk."Birinci OSB'nin 2. etabında yaklaşık 700 hektarlık altyapı ve arıtma projelerini ve Yeşilyurt Sanayi Sitemizde 600 yeni işyerini daha İnşallah Malatya'da hızla tamamlayacak, Malatyalı esnafımıza, girişimcimize, iş insanımıza bütün bu altyapıları, üst yapıları hızla kazandıracağız.
Depremde işyerleri hasar gören Malatyalı hemşehrilerimize KOSGEB destek programlarıyla 8 milyar 700 milyon lira kaynak sağladık.
Malatya'ya en ileri düzeyde yatırım teşvikleri veriyoruz. 6 Şubat depremlerinden bu yana 37,5 milyar lira yatırım ve yaklaşık 24 bin istihdam öngörüsüne sahip projeler için cazibe merkezleri programı kapsamında Malatya'da teşvikler sunduk.""Bilim merkezi geleceğin Özallarını, İnönülerini Malatya topraklarında yetiştirecek"MİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Akdaş, kurulması planlanan Malatya Gençlik ve Bilim Merkezi'ni sadece bir bina olarak görmediklerini, deprem sonrasında Malatya'yı yeniden ayağa kaldırma sürecinde geleceğe atılmış kalıcı bir inşa olarak gördüklerini söyledi.Akdaş, söz konusu Merkez ile ilgili olarak şunları kaydetti:"Çocuklarımızın ve gençlerimizin bilime, teknolojiye, üretime daha erken yaşta dokunmasını, hayal kurmasını, geliştirmesini ve ülkemizin yarınlara güçlü şekilde hazırlanması gerekir.
Kısaca Malatya'nın umutla büyümesi Türkiye'nin de güçlenmesi gerekir.
Bizim hayallerimiz şudur: Yarının (Turgut) Özallarını, (İsmet ve Erdal) İnönülerini, yarının genel müdürlerinin, ve CEO'larını Malatya topraklarında yetiştirmek.
Bu bilim merkezi Malatya'dan gökyüzüne açılan bir kapı olacaktır inşallah.
Burada yetişen gençler sadece kendi hayatlarını değil ülkenin de ufkunu açacaktır inşallah." diye konuştu."Programın ardından gerçekleştirilen Malatya Gençlik ve Bilim Merkezi'nin imza töreni Bakan Kacır, beraberindeki heyet ve iş insanlarının katılımıyla gerçekleştirildi.