Haber Detayı

Kadınlar 8 Mart’a hak mücadelesiyle hazırlanıyor: Emek, direniş, dayanışma
Cumhuriyet'in egesi cumhuriyet.com.tr
05/03/2026 21:11 (3 saat önce)

Kadınlar 8 Mart’a hak mücadelesiyle hazırlanıyor: Emek, direniş, dayanışma

İzmir’de kadınlar 8 Mart’ta 118 yıldır süren direnişin ve Türk Medeni Kanunu’nun 100 yıllık mirasının ışığında, kadın cinayetleri ve eşitsizliklere karşı alanlara çıkacak. Kadınlar, şiddeti ve adaletsizliği protesto ederek tarihten gelen meşaleyi elden ele taşıyarak, eşitlik ve hak mücadelesini alanlarda görünür kılacak.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşırken İzmir’de kadın hakları örgütleri ve meslek kuruluşları, kadın cinayetleri, şüpheli ölümler ve eşitsizliklere dikkat çeken açıklamalar yaptı.

İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Banu Ufacık, 8 Mart’ın kadınların eşitlik talebini görünür kılan tarihsel bir direniş günü olduğunu vurguladı. 1910’da Clara Zetkin’in önerisiyle ortaya çıkan bugünün, kadınların sömürüye, şiddete ve görünmezliğe karşı ortak hafızası olduğunu belirten Ufacık, 129 kadın işçinin yaşamını yitirdiği fabrika yangınının ise mücadelenin simgesi haline geldiğini söyledi.

Ufacık, “O gün yanan bedenler bugün yolumuzu aydınlatan bir meşaledir” dedi. 8 Mart’ın 2026’nın 118’inci yılına ve Türk Medeni Kanunu’nun kabulü nün 100’üncü yılına denk geldiğini anımsatan Ufacık, aradan geçen yüz yıla rağmen eşitliğin tam sağlanamadığını kaydetti.

Ufacık, “Kadınlar hem ücretli emekte hem bakım emeğinde ağır yük taşıyor tüm bu tabloya rağmen umut etmekten vazgeçmeyeceğiz.

Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş ve eşit yurttaşlığa dayalı toplum hedefi mümkün” diye konuştu. ‘LÜTUF DEĞİL YAŞAM HAKKIMIZ’ Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir İl Temsilcisi Tülin Osmanoğulları da bu yıl alanlara “Lütuf değil yaşam hakkımız, kadın cinayetlerini durduracağız” sloganıyla çıkacaklarını söyledi.

Osmanoğulları, Türkiye’de yoğun bir cezasızlık politikasının uygulandığını Tülin Osmanoğulları savunarak “Yargı paketleriyle suçluların salıverildiğini, bu kişilerin kadınları öldürdüğünü görüyoruz.

Kadın cinayetlerinde faillerin çoğunun birden fazla suç kaydı var.

Bu tablo cezasızlığın kadın hayatını nasıl doğrudan etkilediğini gösteriyor.

Koruma kararı ve uzaklaştırması olan kadınlar dahi sokak ortasında öldürülüyor.

Bu, yasaların uygulanmadığını gösteriyor.

Bireysel silahlanmanın bu kadar kolay olduğu bir ülkede kadınları korumaktan söz edemeyiz.

Bu sistem bize hayatta kalmayı lütuf gibi sunuyor.

Biz diyoruz ki lütuf değil, yaşam hakkımız” dedi. ‘MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ’ 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne giderken İzmir Barosu, bir yıl önce duyurduğu, “Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet ve Bir Biçimi Olarak Tacize Karşı Politika Belgesi” kapsamında yürüttüğü çalışmaları kamuoyuyla paylaştı.

Avukat Zöhre Dalkıran, yönetim kurulu ve disiplin kurulu üyelerinin toplumsal cinsiyet eğitimi aldığını belirterek “Meslektaşlarımızın şikâyetçi olduğu şiddet, ısrarlı takip ve meslek içi taciz dosyalarına yönelik disiplin şikâyetlerinde şikâyet giderini kaldırdık.

Başvurularda yönetim ve disiplin kurulu dosyalarını öne alarak gecikmeksizin karara çıkardık. 5 kez 6284 sayılı kanun eğitimi gerçekleştirdik. 296 stajyer avukata toplumsal cinsiyet eğitimi verdik.

Kadınların toplumda eşit bireyler olarak yer aldığı bir dünya umuduyla mücadeleye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri