Haber Detayı

Reşit Galip, Mezarı Başında Anıldı… Suat Özçağdaş: "Cumhuriyet'in Bu Evladına Ne Kadar Teşekkür Etsek Azdır"
Güncel haberler.com
05/03/2026 12:16 (6 saat önce)

Reşit Galip, Mezarı Başında Anıldı… Suat Özçağdaş: "Cumhuriyet'in Bu Evladına Ne Kadar Teşekkür Etsek Azdır"

Eski Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip, mezarı başında anılarak, Cumhuriyet döneminin önemli eğitim ve kültür katkılarına ilişkin konuşmalar yapıldı. CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, Galip'in yaptığı önemli çalışmaları hatırlatarak, onun Cumhuriyet için verdiği mücadeleleri vurguladı.

(ANKARA) - Eski Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip, 92'nci ölüm yıl dönümünde mezarı başında anıldı.

CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, "Reşit Galip, ömrünün her aşamasında haksızlıklara itiraz etti.

Saymakla bitmeyen çalışmaları arasında İstanbul Üniversitesi'nin kuruluşunun sağlanması, arkeoloji alanında Türkiye'nin ilk konferanslarının düzenlenmesi, Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Milli Kütüphane'nin başlatılması yer alıyor.

Andımızı yazıp hemen okutmaya başladı.

Cumhuriyet'in bu evladına ne kadar teşekkür etsek azdır" dedi.Eski Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip, 92'nci ölüm yıl dönümünde Cebeci Asri Mezarlığı'nda mezarı başında anıldı.

Anmaya CHP'nin Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım, Prof.

Dr.

Armağan Erdoğan ve CHP Ankara İl Örgütü katıldı. "Kuvayi Milliye'yi örgütledi" Saygı duruşunun ardından konuşan CHP'nin Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, şunları söyledi:"Reşit Galip ömrünün her aşamasında haksızlıklara itiraz etti.

Her aşamasında bu milletin büyük bir evladı olduğunu defalarca ve defalarca fedakarlıkla gösterdi.

Tıp Fakültesi öğrencisiydi.

Savaş vardı, Balkan Savaşı'na gitti.

Geri döndü, yeni geldim demedi.

Kafkas Cephesi'ne gitti.

Bu kadar erken vefat etmesinin nedeni Kafkas Cephesi'nde hastalanmış olmasıdır.

Orada savaştıktan sonra geri geldi.

İtirazları, mücadeleleri sürdü.

Tıp fakültesindeydi.

Tıp fakültesinin bilimsel anlamda doğru bir yolda ilerlemediğini düşünüyordu.

Bir bildiri yayınladı ve tıp fakültesinden ayrıldı.

Aktivizmine Köycüler Derneği'ni kurarak devam etti.

Köylülere Eğitim ve sağlık desteği vermekten hep gurur duydu ama çok yakındığı bir şey vardı.

Gönderdiği bir mektupta köylü ile arasındaki para ilişkisinin kendisinde bir tür mide bulantısı yarattığını, bunu kabul edemediğini, tedavi hizmeti verdikten sonra köylüden alacağı bir ufacık paranın bile onu rahatsız ettiğini söyledi.

Köycüler Derneği'ni kurduktan sonra İstanbul'dan ayrıldı.

Arkadaşlarıyla beraber Kütahya'ya gitti ve burada bulunan bütün vatan evlatları gibi Kütahya'da Kuvayi Milliye'yi örgütledi.

Burdur'da, Antalya'da, Aydın'da Denizli'de 9 dispanser 2 hastaneyi aynı anda yönetti.

Aktivizmi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e karşı bile sürmüştür.

Masasında kendisine idealleri için asla taviz vermeden diklenebilecek kadar mert bir insandı." "Türk Dil Derneği Kurumu'nun ve halk evlerinin kuruluş aşamasında büyük hizmetler vermiştir" Galip'in 10 ay 25 gün süren Eğitim Bakanlığı döneminde gerçekleştirdiği çalışmalara dikkati çeken Özçağdaş, şunları söyledi:"Köy öğretmenleriyle karşılıklı yazışmalar ve kitap yazmış.

Merkez teşkilatının yasasını çıkarmış.

Öğretmenleri güçlendirmiş.

Eleştirdiği üniversite yaşamını düzeltmek fırsatı eline geçince İstanbul Üniversitesi'nin kuruluşunu sağlamış.

Orada ne kadar bilimden uzak unsur varsa çıkartmış.

Onun yerine dünya çapında bilim insanlarının Türkiye'ye gelmesine ve bugün Türkiye'de birçok bilim dalının ilk defa İstanbul Üniversitesi'nde kurulmasını sağlamış.

Arkeoloji alanında Türkiye'nin ilk konferanslarını, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ni, Milli Kütüphane'yi, Ahlatlıbel kazılarına başlamış.

Saymakla bitmiyor yaptıkları.

Andımızı yazıyor, hemen okutuyor.

Bir üniversite öğrencisi kendisinden kitapları için destek istiyor, 30 lirası var 25 lirasını öğrenciye gönderiyor.

Bir de 'Bu kadar var özür dilerim' diye de not ekliyor.

Kültür alanında Türk Tarih Kurumu'nun, Türk Dil Derneği Kurumu'nun ve Halkevleri'nin kuruluş aşamasında büyük hizmetler vermiştir.

Bugün ülkeyi yönetenler Halkevleri'ni unutturmaya çalışıyor olabilirler.

Bu ülke kendi bölgesinde bir yıldız haline gelmişse sanatçılar, düşünürler, aydınlar bu kadar çok çıkmışsa Halkevleri burada çok önemli bir unsurdur.

Biz Cumhuriyet'in kurucu kadrolarına, Reşit Galip'e, Mustafa Necati'ye, Vasıf Çınar'a, Hasan Ali Yücel'e, İsmail Hakkı Tonguç'a, Nafi Atıf Kansu'ya, Saffet Arıkan'a, İsmail Safaha Özler'e ve adını daha sayamadığım yüzlerce Cumhuriyet evladına ne kadar teşekkür etsek azdır.

Her şeyden önemlisi bir idealle kurdukları büyük bir fikir hareketi olan bu Cumhuriyetin ilelebet yaşaması için Gazi Mustafa Kemal'in söylediği gibi mesut muzaffer ve muvaffak olması için tüm Cumhuriyetçiler hep beraber çalışmaya devam edeceğiz.

Ruhu şad olsun.

Mekanı cennet olsun."

İlgili Sitenin Haberleri