Haber Detayı

Masadaki senaryolar şekilleniyor: Yeni hamle kara harekâtı mı? ‘Hedefler daha geniş olabilir’
Dünya hurriyet.com.tr
05/03/2026 06:55 (9 saat önce)

Masadaki senaryolar şekilleniyor: Yeni hamle kara harekâtı mı? ‘Hedefler daha geniş olabilir’

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a kara birlikleri gönderme ihtimali konusunda açık kapı bırakan açıklamaları, Orta Doğu’daki krizi yeni bir aşamaya taşıdı. Washington ile Tahran arasında günlerdir süren karşılıklı saldırılar ve sert açıklamalar, yalnızca hava operasyonlarıyla sınırlı kalmayabilecek bir sürecin işareti olarak değerlendiriliyor.

Trump, son röportajlarında “gerekirse kara birlikleri” ifadesini kullanarak net bir ret cümlesi kurmadı.

Bu açıklama, 2003 Irak savaşına benzer bir rejim değişikliği operasyonu ihtimalini yeniden gündeme getirdi.

Ancak aynı zamanda, ABD yönetiminin nihai hedefi konusunda belirsizlik sürüyor.Trump’ın açıklamalarında dikkat çeken nokta, kara birliklerini tamamen dışlamaması oldu.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de operasyonun süresine ilişkin net bir takvim vermedi.

Savaşın “iki hafta da sürebileceğini, altı hafta da” söyleyen Hegseth, bunun bir “Irak tarzı ulus inşası operasyonu” olmayacağını vurguladı.Washington’un resmî söylemi, İran’ın nükleer programının, balistik füze altyapısının ve askeri komuta zincirinin hedef alındığı yönünde.

Trump ise “asıl büyük dalga henüz gelmedi” diyerek saldırıların genişleyebileceği sinyalini verdi.

Gözden Kaçmasın ‘Yeni başlıyoruz’ demişti… Trump’ın bahsettiği büyük operasyon ne? ‘Felaket olur!

İran, Irak değil’ Haberi Görüntüle KARA HAREKÂTI İHTİMALİ MASADAİstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Dr.

Hazar Vural’a göre ise sahadaki tablo, Irak benzeri bir kara harekâtını son derece zorlaştırıyor.

Vural, “İran, Türkiye’nin iki katından daha büyük bir yüz ölçümüne ve 90 milyonluk bir nüfusa sahip.

Yarısından fazlası dağlarla çevrili, ortasında ise savunmaya destek olacak çöller var.

Bu nedenle Irak benzeri bir kara harekâtı ihtimalini çok gerçekçi görmüyorum” değerlendirmesinde bulundu.Bu ifadeler, hava bombardımanının ötesinde bir askeri plan olup olmadığı sorusunu gündeme taşıdı.

Şu aşamada kara birliklerinin İran topraklarına girdiğine dair resmi bir açıklama bulunmuyor.

Ancak seçenek tamamen dışlanmış değil.

AMAÇ NE: NÜKLEER PROGRAM MI, REJİM DEĞİŞİKLİĞİ Mİ?Trump zaman zaman tek hedefin İran’ın nükleer silah geliştirmesini engellemek olduğunu söylerken, bazı açıklamaları rejim değişikliği ihtimalini de düşündürüyor.Washington’un resmî söylemi nükleer program üzerine yoğunlaşsa da Dr.

Hazar Vural’a göre hedefler daha geniş olabilir.

Vural, İsrail açısından balistik füze kapasitesinin en az nükleer program kadar hayati olduğunu belirterek, “İsrail'in İran'a yönelik olmazsa olmaz dediği hedefler arasında füzelerle ilgili konu da nükleer kadar hayati.

İran'ın elindeki füzeler, aslında en yüksek teknoloji ve en büyük saldırı-savunma silahı, yani caydırıcı noktasıdır” ifadelerini kullandı.

Gözden Kaçmasın Suikast girişiminden sağ kurtuldu: İran'ın yeni lideri o mu olacak?

Tüm gözler üzerinde...

Haberi görüntüle Ayrıca ABD-İsrail hattının, İran’ın Hizbullah ve Husiler gibi vekil unsurlarla bağlarını zayıflatmayı ya da tamamen koparmayı hedeflediği de değerlendiriliyor.Eğer hedef yalnızca nükleer programı devre dışı bırakmaksa, İran içinden Batı ile yeni bir anlaşmaya açık bir liderliğin ortaya çıkması ABD açısından yeterli olabilir.

Bu senaryoda İran’ın mevcut devlet yapısı tamamen dağılmadan bir “rejim ayarlaması” söz konusu olabilir.Ancak sürgündeki İranlı muhalifler ve bazı Batılı siyasetçiler daha köklü bir dönüşüm bekliyor.

Eski Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi’nin adı bu noktada öne çıkıyor.

Pehlevi, anayasal monarşi benzeri bir model ve Batı ile yakın ilişkiler vaat ediyor.

Ancak İran içinde bu seçeneğin ne ölçüde karşılık bulacağı belirsiz.REJİM AYAKTA KALABİLİR Mİ?Tarihsel olarak yalnızca hava bombardımanıyla güçlü ve merkezi bir rejimin tamamen çökmesi nadir görülüyor.

İran’da devlet yapısı, dini liderlik, Devrim Muhafızları ve geniş güvenlik ağına dayanıyor.Son gelişmelerde liderlik tartışmaları da gündemde.

Dr.

Hazar Vural, İran anayasasına göre yeni dini liderin Uzmanlar Meclisi tarafından belirleneceğini hatırlatarak, mevcut atmosferde ABD ile uyumlu “ılımlı” bir ismin seçilmesinin düşük bir ihtimal olduğunu belirtti.

Ayrıca İran’ın politik kültüründe yas dönemlerinin önemine dikkat çeken Vural, “Hamaney’in 37 yıllık liderliği sonrası 40-52 günlük bir yas dönemi söz konusu olabilir; bu süreçte yeni liderin belirlenmesi zaman alacaktır” dedi ve ekledi:“Geçen yıl İran’a karşı başlatılan savaş ve sonrasında oluşan İran’ın liderine yönelik ABD tehditleri ve mevcut güvenlik ortamı da düşünüldüğünde, geçen seneden olası bir durumda öne çıkacak isimlerin düşünüldüğü ve bugün mevcut durum sonrası vakit kaybedilmeden yeni bir liderle süreklilik bozulmasın diye savaş sürecinde de bir isim seçilebileceği söylenebilir.

İsmin yapısı, dünyaya bakışı ve deneyimi, İran siyasetine ve savaş sonrası Batı ile ilişkilere doğrudan ve en temelden etki edecek olması sebebiyle çok önemli ve kritik olacaktır.” Reza Pehlevi / Fotoğraf: APBu tür bir kontrollü geçiş senaryosu, ABD açısından nükleer ve füze programı konusunda güvence sağlarsa yeterli görülebilir.

Ancak bu durum, sokak protestolarında hayatını kaybeden ve rejimin tamamen devrilmesini isteyen kesimler tarafından “yetersiz değişim” olarak değerlendirilebilir.ÇÖKÜŞ VE BÖLGESEL KAOS RİSKİEn riskli senaryolardan biri ise merkezi otoritenin zayıflaması ve ülkenin kaotik bir sürece girmesi.

İran, mezhepsel açıdan Irak kadar parçalı olmasa da etnik ve bölgesel hassasiyetlere sahip.Doğuda Beluç ayrılıkçı hareketleri, kuzeybatıda Kürt nüfusun bulunduğu bölgeler ve zaman zaman silahlı çatışmaların yaşandığı alanlar mevcut.

Güvenlik yapısının zayıflaması halinde bu bölgelerde istikrarsızlık artabilir.

Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, Körfez ülkeleri ve küresel enerji piyasaları açısından kritik önemde.

Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz taşımacılığının yüzde 20’sinden fazlası bu hat üzerinden gerçekleşiyor.

Dr.

Hazar Vural’a göre savaşın uzaması yalnızca bölgesel değil, küresel ekonomik ve siyasi sonuçlar da doğurabilir.

Vural, “Eğer savaş Trump’ın öngördüğü 4-6 haftayı aşarsa, bu durum ara seçimlerde güç kaybedeceği düşünülen Trump’ı daha da zora sokabilir.

Bu baskı, savaşın daha çabuk bitirilmesine de sebebiyet verebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Gözden Kaçmasın Trump'ın Savaş Bakanı 'Kafir' dövmesiyle tartışmaların odağında | Haçlı Seferleri'nde kullanılıyordu: 'Tanrı böyle istiyor' Haberi görüntüle BELİRSİZLİK SÜRÜYORABD yönetimi, operasyonun Irak benzeri uzun süreli bir kara işgaline dönüşmeyeceğini söylese de kullanılan dil ve açık bırakılan seçenekler belirsizliği artırıyor.

İran tarafı ise sert bir savunma mesajı vererek “bedeli ne olursa olsun” karşılık vereceğini duyuruyor.Dr.

Vural’ın aktardığına göre, İran içinde rejim karşıtı kesimler dahi mevcut yıkım karşısında önceliği savaşın sona ermesine veriyor ve ABD’ye çatışmaları bir an önce bitirme çağrısında bulunuyor.Şu aşamada net olan tek şey, ABD-İran hattındaki gerilimin yalnızca askeri değil, siyasi, ekonomik ve bölgesel sonuçlar doğurabilecek bir eşiğe geldiği.

Önümüzdeki haftalar, operasyonun kapsamını ve İran’daki yönetim yapısının nasıl şekilleneceğini belirleyecek kritik bir dönem olacak.İlave kaynak: The Times

İlgili Sitenin Haberleri