Haber Detayı

‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
05/03/2026 04:00 (1 saat önce)

‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Yasalarımızda da durum böyle.

Türkiye’nin çocuk nüfus oranı önceki yıllara göre azalma göstermiş olsa da yüzde 25.5 ile AB üye ülkelerinden daha yüksektir.

Çocuklar ülkemizin geleceği, yarınlarımızın güvencesidir.

Onların her bakımdan iyi yetişmesi, sağlıklı biçimde gelişmesi, iyi bir eğitim alması yaşamsal önemdedir.

Anayasamız, çocukların korunması için devletin gerekli önlemleri almasını, eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılmamasını düzenlemiş; ayrıca bu eğitim ve öğretimin, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına uygun laik eğitim olması gereğini de özellikle belirtmiştir.

Ancak ülkemizdeki yoksulluk, sosyal ve ekonomik sorunlar, gelir dağılımındaki bozulmalar, eğitim alanındaki fırsat eşitsizliği, uyuşturucu kullanımının yaygınlaşması ve buna bağlı suç örgütlerinin gençlerden sonra çocukları da yaş küçüklüğünden kaynaklı ceza indirimleri nedeniyle suç aracı olarak kullanması karşısında başta devlete, ilgili kurumlara, ailelere, okul yönetimlerine ve sorumlu, duyarlı her yurttaşa görevler düşüyor.

Çocuklarımızın ya akran zorbalığına uğradığı ya “ters baktın, yan baktın” gibi saçma nedenlerle, bazen hiçbir neden yokken şiddet mağduru oldukları ve katledildikleri haberlerini yüreğimiz yanarak okuyoruz, üzülüyoruz ama asıl ateş düştüğü yeri yakıyor, aileler perişan oluyor, körpecik yaşamlar sönüyor.

SUÇ ORANLARINDA ÇARPICI ARTIŞ İçişleri Bakanlığı’nın 2025 verilerini içeren raporuna göre, suça sürüklenen çocukların büyük bölümünü 15-17 yaş grubundakiler oluştururken çocukların karıştığı kasten öldürme ve organize suç oranlarında dikkat çekici artışlar görülmektedir.

Aynı raporda organize suç çetelerinin çocukları kullanmasının son dönemde öne çıkan sorunlardan biri olduğu vurgulanıyor.

Raporda cezai sorumluluk yaşına ilişkin dünya örneklerine de yer veriliyor.

Buna göre, Fransa’da cezai sorumluluk yaşı 13, Almanya’da 14, Birleşik Krallık’ta 10 olarak uygulanıyor.

ABD’de ise 24 eyalette cezai sorumluluk açısından herhangi bir yaş sınırı bulunmadığı belirtiliyor.

Bizim ceza yasamızda ise suçu işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur.

Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz.

Suçu işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olanların işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu yoktur. 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise suçun niteliğine göre farklı ceza indirimleri söz konusu olmaktadır.

Bu da geçmişte kan davalarında şimdilerde ise suç örgütlerince yaşı küçük çocukların suçta kullanılmasının önünü açmaktadır.

Ceza yasamızın bu yönüyle de ele alınması gerekmektedir.

Nitekim daha yakında, Arjantin Meclisi, cezai ehliyet yaşının 16’dan 14’e düşürülmesini içeren bir yasa tasarısını kabul etti.

Gerekçe olarak da “Yetişkin gibi suç işleyen yetişkin gibi ceza alır” dendi.

CAYDIRICILIK YOK OLDU Ülkemizde çıkarılan aflar ve infaz yasalarında yapılan değişikliklerle cezaların bir caydırıcılığı kalmamış bulunmaktadır.

Kuşkusuz ceza tek başına bir çözüm değildir ancak cezasızlık da çözüm değildir.

Asıl mesele, çocuklarımızı ve gençlerimizi kaybedeceği hiçbir şey olmayan bireyler olarak sokağa teslim etmemeliyiz ve Rakel Dink’in eşi gazeteci Hrant Dink’i uğurlarken söylediği, “Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılmaz kardeşlerim” diyen haykırışını unutmamalıyız.

Aslında çocuklarımızı hedef alan sorunların üstesinden gelecek birikim ve kurumlar ülkemizde de mevcuttur.

Nitekim önceki yıllarda da TBMM’de konuyla ilgili araştırma komisyonları kurulmuş kapsamlı raporlar hazırlanmıştır.

Bugün de Meclis’imizde her partinin katılımıyla “TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu” kurulmuş olup halen çalışmalarını sürdürmekte ve ilgili kurumlar komisyona davet edilerek sunumlar yapmakta, çözüm önerilerini anlatmakta ve raporlarını sunmaktadır.

Komisyon çalışmalarını tamamladığında sorunun çözümüne ışık tutacak kapsamlı bir raporun ortaya çıkacağını düşünüyoruz ancak asıl önemlisi de bundan sonrasıdır.

ORTAK AKILLA ÇÖZÜM SAĞLANMALI Bugün yaklaşık 200 bin çocuğunun “suça sürüklendi” kaydının bulunması acıdır.

Bizim en önemli eksiklerimizden biri de eşgüdüm ve uygulamadır.

Komisyon raporunun işaret edeceği tüm çözüm önerilerini ilgili kurumların tam bir eşgüdüm içerisinde yaşama geçirmesi beklenir.

TBMM’nin yeni bir düzenleme yapması gereği ortaya çıkarsa öncelikle bunun yapılması ardından ortak akılla kısa, orta ve uzun vadeli çözüm önerilerinin hızla uygulamaya konması şarttır.

Ünlü Fransız yazar Victor Hugo, “Sefiller” romanında, “Tanrı, hiç bir çocuğu kötü olsun diye yaratmaz!

Onu kötü yapan, kötü eğitimdir!

Kötü anne-baba, kötü çevre, kötü yönetim balçık gibidir, zavallı yavruları da çekip yutar” der.

Çocuklarımızı korumak ve bataklıktan kurtarmak için başta devlet kurumları olmak üzere her kuruma, ailelere, sivil toplum kuruluşlarına ve tek tek her yurttaşa görevler düşüyor.

Lütfen görev başına!

Yazıyı dilimizin en büyük ustası, evrensel şairimiz Nâzım’ın dizeleriyle bitiriyorum: “Koşuyor altı yaşında bir oğlan, uçurtması geçiyor ağaçlardan, siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.

Çocuklara kıymayın efendiler.” AV.

M.

ZİYA YERGÖK 22.

DÖNEM ADANA MV. 19.

VE 20.

DÖNEM ADANA BARO BAŞKANI

İlgili Sitenin Haberleri