Haber Detayı
Vatan Partisi İncirlik Üssü önünde: ‘İran’a savaş kundaklayan ABD üsleri kapatılsın!’
Vatan Partisi, ABD ve İsrail’in İran saldırılarına tepki göstermek için İncirlik Üssü önünde eylem düzenledi. Genel Başkan Yardımcısı Ferdi Tanhan, üslere el koyulması çağrısı yaparken ABD’ye "Ya bavullarınızla gidersiniz ya da tabutlarınızla!" uyarısında bulundu.
Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ferdi Tanhan, partinin Adana ve Mersin il örgütleriyle birlikte İncirlik Üssü önünde yaptığı açıklamada, ABD-İsrail ortaklığının İran’a yönelik saldırılarını "tüm Asya’ya ve Türkiye’ye yapılmış bir saldırı" olarak nitelendirdi.
İncirlik Üssü’nün Türk komutasında olduğu yönündeki beyanları "halkı aldatmaca" olarak tanımlayan Tanhan; 15 Temmuz’dan Eşref Bitlis suikastına kadar pek çok karanlık olayda bu üslerin parmağı olduğunu hatırlattı.
İran’ın direnişinin Türkiye’nin bölünme planlarını (İkinci İsrail Projesi) bozduğunu ifade eden Tanhan; barışın ancak Türkiye, Rusya, Çin ve İran ittifakıyla sağlanabileceğini belirterek, Amerikan askerlerinin vatan toprağından derhal çıkarılmasını talep etti. ‘BU FÜZELER YALNIZCA İRAN’IN VATANINA DÜŞMÜYOR’ Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Saygıdeğer Adana halkı, İncirlik Hava Üssü’nün önündeyiz.
Amerika'nın kullandığı İncirlik Hava Üssü, Amerikan askerlerinin vatan toprağımızı çiğnediği bu kapıdayız.
Yanımda Vatan Partisi Mersin İl Başkanı Aykut Babacan ve Adana İl Başkanı Banu Karahan, hep birlikte bu açıklamayı yapıyoruz.
Ey gözleri gaflet uykusunda olanlar!
Size değil, gözlerinize sesleniyoruz.
Uyanın, uykusu çok olan gözler artık uyanın!
Gökyüzü yarılıyor.
Yeryüzü ateş ve kanla kavruluyor.
Dünyanın üzerine bir kaos, bir karabasan bütün yıkıcılığıyla çöküyor.
Hile ve desise ustası ABD emperyalizmiyle İsrail, komşumuz İran'ı bombalıyor.
İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Sayın Ayetullah Ali Hamaney’i şehit ediyor.
İran'ın kahramanlarını, komutanlarını hedef alıyor.
Anlaşma, barış, diyalog ninnileriyle dünyayı ve kendi halklarını uyutup savaşı kundaklıyorlar.
Gördünüz mü ABD'nin gerçek yüzünü?
Amerika Birleşik Devletleri, Asya'yı hedef alan stratejisini İran'a attığı füzelerle açıkça gösteriyor.
Bu füzeler yalnızca İran'ın vatanına düşmüyor; Türkiye, Rusya ve Çin de aynı tehditle karşı karşıya.” ‘İRAN’IN KAZANMASI, TÜRKİYE’NİN KAZANMASIDIR’ “Bütün dünya bir felaketin eşiğinde duruyor.
Ya bu felaketi önleyeceğiz ya da büyük bedeller ödeyeceğiz.
Ya bu savaşı kazanacağız ya da kazanacağız!
Başka çaremiz yok.
Ya devrim savaşı önler ya savaş devrime neden olur.
İran'ın savaşı Türkiye'nin savaşıdır.
İran'a saldırı, Türkiye'ye saldırıdır.
Ve gelinen bu aşamada İran'ın kazanması, Türkiye'nin kazanmasıdır.
Şöyle bir tarihe gidelim.
Üçüncü Dünya Savaşı'nı önlemek isteyen barış güçlerinin önünde neler olduğunu görelim.
Mazlumlar dünyası, gelişen dünya ve Amerikan hegemonyasından bıkan gelişmiş dünya; canavarın beslenmesini bekleyerek onu durduramazsınız.
Onun başını okşayarak ya da hoşuna giden diplomatik, asil sözcükler kullanarak ona laf anlatamazsınız.
Mazlumla zalimi aynı kefeye koyarak başınızı kuma gömemezsiniz.
Hatırlayınız; İkinci Dünya Savaşı öncesinde Hitler'i yatıştıracağını zannedenlerin düştüğü yanlışları hatırlayınız.
Canavar önce başka ülkeleri yesin diye el ovuşturup Hitler'i Sovyetler Birliği'nin üzerine sürmeye çalışan İngiliz Başbakanı Chamberlain'in kaderini hatırlayınız.
Trump ve Netanyahu'nun saldırganlığını seyrederek yatıştırma yolunu seçenler; bu politikayla onu azgınlaştırmaktan başka bir iş yapmıyorsunuz.
Saldırganlar uluslararası hukuka göndermelerle durdurulamaz.
Barış soyut bir kavram değil, barış kuvvetle kazanılır.
Barış, uluslararası topluma çağrılarla kazanılamaz.” ‘ÜSLERİN İÇİNDEKİ AMERİKAN VARLIĞINA DERHAL SON VERİLMELİ’ “Trump ve Netanyahu'nun savaş çılgınlığını önleyecek tek kuvvet Türkiye, Rusya, Çin ve İran ittifakıdır.
Bu ittifak zaten oluşmaktadır.
Türkiye hükümetinin sorumluluğu ittifakın oluşmasını seyretmek değil, derhal etkin bir uygulamaya geçmektir.
Bu etkin uygulama için buradayız.
Bu etkin uygulama için Türkiye hükümetine görevlerini hatırlatmak için İncirlik Hava Üssü'nün önündeyiz.
Bu etkin uygulama; bağrında İran'a savaş kundaklayan üslerin, gözetleyen AWACS uçaklarının bizim topraklarımızdan havalanmasını önlemekle başlar.
İncirlik Üssü 'Türk Üssü'ymüş, başında Türk komutan varmış...
Duydunuz mu?
Bilmiyormuşuz gibi bize bunları hatırlatıyorlar.
Türk kamuoyunu aldatmak üzerine yapılan açıklamalardır bunlar.
Halka yalan söylemek en büyük suç, en büyük günah!
İçinde Amerikan askerleri varsa bu birliklerin Türkiye'de ne işi var?
Peki o halde; İncirlik Üssü Türk Üssü ise içinde Amerikan askerlerinin ne işi var? 15 Temmuz'da bizi bombalamak için mi varlar bu üslerde?
Veya arkamızdan bizi bıçakla parçalamak için mi?
Komşularımıza karşı uçaklar, lojistik destekler bulundurmak için mi var bu üsler?
Bu üsler Orgeneral Eşref Bitlislerimizi katletmek için mi var?
Bu üsler Gladyo'yu desteklemek için mi; Türkiye'yi suikastlarla dizayn etmek için mi; Türkiye'ye tehdit olmak için mi var?
Bu üslerin içindeki Amerikan varlığına derhal son verilmeli ve içindeki Amerikan askerleri ülkelerine bavullarıyla gönderilmeli!” ‘MEMLEKETLERİNE YA BAVULLARIYLA YA TABUTLARIYLA DÖNERLER’ “Bakın, Vatan Partisi olarak ilan ediyoruz, büyük bir hümanizma gösteriyoruz: Ya bu Amerikan üsleri memleketlerine bavullarıyla dönerler ya da tabutlarıyla dönerler!
Başka bir seçenek yok.
Kahrolsun Amerikan-Netanyahu savaş çılgınlığı!
Bunu durdurmak en başta Türkiye'nin meselesidir.
Çünkü Trump ve Netanyahu'nun hava harekâtlarıyla İran'a üstünlük sağlayamayacağı ve kesin bir zafer kazanamayacağı anlaşılmıştır.
Taktikleri; karadan ayrılıkçı sözde Kürt örgütlerini, Barzani ve Talabani’yi İran'ın üzerine sürmektir.
Bu durumda İran'ı bölerek 'İkinci İsrail'i kurma planı, ABD'nin en yakın planıdır.
İkinci İsrail'in kurulması ise yıllardır anlattığımız gibi Türkiye'mizi bölme girişimidir. ‘İRAN, İKİNCİ İSRAİL GİRİŞİMİNE KARŞI MÜCADELE EDİYOR’ Trump ve Netanyahu, Suriye ve İran planlarıyla birlikte yine Türkiye hükümetinin önüne havucu uzattılar.
Maalesef böyle konuşmak zorundayız; Türkiye himayesinde Kürdistan oyunu yeniden sahneleniyor.
Sınır ötesinde 'Türk, Kürt, Arap ittifakı' söylemleri hem Türkiye yöneticilerinin dilinde hem TBMM komisyonunda hem de Abdullah Öcalan'ın açıklamalarında boy gösterdi.
Farsları dışlayan bu ittifak söylemi...
Elbette Türk, Kürt, Arap kardeş; ama neden Farslar kardeş değil?
İşte o İkinci İsrail girişimine zemin hazırlamak için kardeş değil!
İran'ı bölmek için kardeş değil!
Bu bakış açısından derhal uzaklaşmaya davet ediyoruz hükümetimizi.
Bu oyun doğrudan doğruya Türkiye'yi, İran'ı, diğer komşularımızı ve Kürtleri tuzağa düşürmek içindir.
Bu oyuna kananlar bedelini hem ülkeleriyle öderler, ülkelerine ödetirler hem de kendileri iktidarlarından olurlar.
Kürtler bu oyuna kanmayacak; Araplar, Farslar, Türkler, hiçbiri bu oyuna kanmayacak!” ‘EY TRUMP!
BU SAVAŞ SENİN SONUNU GETİRECEK’ “Hesabı Amerika ve İsrail'in kazanacağına göre yapan bazı hesapsızlara sesleniyorum; onların hesabının tutmayacağını bel bağladıkları Trump'a ve Amerika'ya ilan ediyoruz İncirlik Üssü önünden: Ey Trump, senin eşkıya yatağının önünden sana sesleniyoruz: Sen Hitler'in çizmelerini giydin ama mazlum milletlerin ayakları altında kalacaksın!
Sen Amerika'yı yeniden büyük yapacaktın ama kendi halkını bile aldatan bir yalancısın.
Amerika'yı büyütemedin; aksine İran'ı bölmeye çalışırken kendi ülkeni bölünmüş bulacaksın. 'Sonu gelmez savaşları bitireceğim' demiştin; oysa bu savaş senin sonunu getirecek!
Ey Amerika; sen Asya'nın birikimini, imkanlarını ve değerlerini görülmemiş bir kinle ezmek için dizginlerini kaybettin.
Sen artık eski sen değilsin.
Dünyadaki üretimin yarısını gerçekleştiren bir ülke olmaktan çıktın.
Tüketensin; çürüyen ve yıkılansın.
Senden korkan senin gibi olsun!
Sen İran'dan korkuyorsun, sen Türkiye'den korkuyorsun, sen Rusya'dan korkuyorsun, sen Çin'den korkuyorsun!
Saldırganlığın, köşeye sıkışan kedinin çırpınması gibi; gücünden kuvvetinden gelmiyor.
Sen köşeye sıkıştın.
Orta Doğu'daki ve dünyadaki hegemonyanı kaybediyorsun.
Korkarken titriyorsun çünkü sen kağıttan kaplansın!” ‘AMERİKA’NIN ÜSLERİ ALEV ALEV’ “Dolar saltanatın yıkılıyor.
Paralı lejyonerlerinin karşısına mazlum milletlerin kahraman orduları dikiliyor.
Sen İran'ı kuşattığını zannediyorsun ancak mazlum milletler senin dünya hegemonyası iddialarını kuşatıyor.
Farkında değil misin Amerika?
Sen dünyanın en gerileyen gücüsün.
Seni uyarıyoruz; seni İncirlik Üssü’nün önünden, askerlerinin huzurunda uyarıyorum: Boyundan büyük işlere kalkışıyorsun.
Bak işte üslerin alev alev!
Türkiye'nin ve Batı Asya'yı saran o üslerini görüyorsunuz; alev alev Amerika'nın!
Ekonomik üstünlüğünü tamamen kaybetti, silahlı ve askeri üstünlüğünü de sürdüremeyecek.
Boşuna kıvranıyorsun.
Önceki bütün imparatorluklar gibi, değerli arkadaşlar, Amerika Birleşik Devletleri de zamanının sona erdiğinin farkında.
Bu zamanı geciktirmek, sona ermesini önlemek için bu devri ne yapıp edip uzatma imkanını düşünerek geçiriyor zamanını.
İki elini başının arasında kara kara düşünürken görüyoruz Amerika'yı bugün.
Kaçınılmaz sona karşı hayatla, tarihle, insanla inatlaşarak daha fazla saldırganlaşıyor; öldürüyor ve ölüyor.
İmparatorluktan geçinenin ölümü imparatorluktan olur.
Kendi sonunu hazırlıyorsun!” ‘ABD SALDIRGANLIĞI İRAN DUVARINA ÇARPTI’ “Trump, ne hazindir ki yaptığı emperyalist iş bölümüne insanlığın uyacağını zannediyor.
Amerika ve İsrail bombalayacak ve savaşacak; iş birlikçi Körfez ülkeleri ona askeri üsler ve topraklar sağlayacak; Fransızlar, İngilizler ve Almanlar onun bekçiliğini sınırlarda yapacak; Hollandalılar, İsviçreliler ve İskandinavlar da arkasından insani yardım götürecek...
Yok öyle bir dünya!
O dünya arkada kaldı, o dünya eskidi.
ABD-İsrail saldırganlığına karşı bir insanlık cephesi oluşuyor bugün.
Yakında hiç kimse Amerika'nın vereceği kirli işleri yapmayacak, göreceksiniz.
Kimi Avrupa devletleri dahi eski patronları ABD'nin ve NATO'nun denetiminden çıktı ve büyük savaşı önleyecek cepheye katılıyor.
ABD saldırganlığı hem içte hem de dışta büyük bir duvara dayandı.
Şimdi bu saldırganlık İran duvarına çarptı.
ABD'nin iç cephesindeki direnç ve yetersizlikler gün yüzüne çıkıyor.
Düşmanın çok büyük çelişmeleri var.
Trump'ın kendi karargahında dahi karamsarlık büyüyor.
ABD ekonomisiyle de silahlı gücüyle de bu saldırıyı sürdürmede ciddi sorunlarla karşı karşıya. ‘İRAN İSRAİL’İ MAHVETTİ, MAHVEDECEK!’ Bu savaşta Amerika ve İsrail'in hedefi İran rejimini değiştirmek.
Peki, kimin rejimi değişecek bu savaşın sonunda?
Görünen o ki Trump'ın rejimi değişmeye gidiyor.
Çünkü İran yönetimini devirecek kuvveti sergileyemediler.
İran, 28 üssünü alevler içinde bıraktı; İsrail'i mahvetti ve mahvedecek.
Çünkü İsrail, Orta Doğu'da Amerika gibi uzakta değil.
Ve İran milleti...
Onu televizyonlardan göstermiyorlar, bir tek Ulusal Kanal gösteriyor; İran milleti devletiyle sımsıkı birleşti.
Kuzeyinde, güneyinde, doğusunda, batısında on milyonlar Amerika'ya karşı kendi vatanlarını savunuyorlar.
Saldırı, İran yönetimini pekiştirmekten başka bir işe yaramadı.
Değişen rejimin Amerikan rejimi olduğunu hep birlikte izleyeceğiz.” ‘SAVAŞI ZIRH GİYENLER DEĞİL, KEFEN GİYENLER KAZANIR’ “Kardeşler; taptığınız Trump'ın tahtı sallanıyor.
Onlar 'demokratız' diyorlar ya, koltukları sallanıyor.
Onların savaş bozguncuları ise bu çukurda kaybolacaklar.
Televizyonlarda ABD ve İsrail namına Türk milletine yalanlar söyleyen, İran hakkında iftiralar atan Amerikan propaganda isimleri ve onun kadrolu elemanları, utançlarından Türk milletinin yüzüne bakamayacaklar.
Türk milleti onların yüzüne tükürüyor şu an.
Şunu unutmasınlar; Ulusal Kanal ve Vatan Partisi, Amerika'nın Türkiye'de kamuoyunu manipüle etme gücünü yerle yeksan etti.
Bu, savaşın en büyük başarılarından biridir.
Kutlu olsun!
ABD, Afganistan'dan yalınayak başı kabak kaçtığı zaman, kaçış planında o uçaklarda köpeklere yer vardı ama iş birlikçilerine yer yoktu.
Bunu da unutmasınlar.
Değerli basın mensupları, saygıdeğer Adana halkı; savaşı zırh giyenler değil, kefen giyen insanlar kazanır!
Savaşı gemileri olanlar değil, gemileri yakanlar kazanır!
Tarık bin Ziyad’lar kazanır!
Silahı olanlar değil, elinde çakaralmaz olsa da ölmeyi emredebilen komutanlar kazanır!
Kimse aklından çıkarmasın; savaşı uçak gemileri değil, ölümden korkmayan insanlar kazanır.” ‘VATAN İÇİN SAVAŞANLAR ÖLÜMDEN KORKMUYOR’ “Sayın Ayetullah Hamaney; İran devlet yöneticileriyle en sıradan İran askerinin ve emekçisinin şehadette ve cesarette eşit olduklarını kanıtlayarak şehit oldu.
İşte bu eşitlik zaferin de sırrıdır.
ABD ve İsrail askeri, zenginlikten sarhoş olmuş Trump için, onun borsa vurgunları için, yolsuzluklara girmiş Netanyahu'nun pislikleri için savaşıyorlar.
İran askeri ise kendi halkı ve vatanı için savaşıyor.
Emperyalist tekerlerin vurgunlarında para için savaşanlar ölümden korkuyor.
Oysa vatan için savaşanlar, Birinci Kurtuluş Savaşçıları tarihte olduğu gibi bugün de ölümden korkmuyor.
Biz de korkmayalım, onları örnek alalım.” ‘İNCİRLİK VE KÜRECİK TSK’NIN TAM DENETİMİ ALTINA GEÇMELİ’ “Şu İncirlik Üssü’nü TSK'nın tam denetimi altına alalım.
Amerika'nın askerlerini, az önce de söylediğimiz gibi, ülkelerine tabutları içinde değil ellerinde bavullarla gönderelim.
Bu, Amerika'ya yapacağımız tek iyilik ve en büyük iyiliktir. 'NATO bizi dışlar' diye düşünmeyelim; zaten NATO'nun üvey evladıyız.
Zaten neredeyse Amerika NATO'dan çıkacak; NATO boşa düşmüş.
NATO'ya mı sordu İran'a saldırırken?
NATO'yu peşinden sürüklemeye çalışıyor.
Bu koşullarda önümüzde duran görevi yeniden hatırlatalım: İncirlik ve Kürecik üslerinin TSK'nın tam denetimi altına geçmesidir.
Yurdumuzdaki Amerikan askeri varlığına son verilmelidir.
Türkiye, milli demokratik devrimini kesinlikle tamamlayacaktır.
Vatan Partisi bu görevi yerine getirmeye her zamankinden daha hazırdır.”