Haber Detayı

ABD ordusunda İran gerilimi tartışması: 'Tanrı’nın planı' diye anlatıldı, 'Armageddon'a bağlandı
Dünya cumhuriyet.com.tr
04/03/2026 15:16 (3 saat önce)

ABD ordusunda İran gerilimi tartışması: 'Tanrı’nın planı' diye anlatıldı, 'Armageddon'a bağlandı

ABD’de bazı askeri komutanların İran’a yönelik savaşı askerlere “Tanrı’nın ilahi planının parçası” olarak anlattığı iddia edildi. Askerlerin şikâyetleri üzerine gündeme gelen açıklamaların İncil’de kıyamet savaşı olduğu ileri sürülen “Armageddon”a gönderme içerdiği öne sürüldü.

Askeri personelin dini özgürlüklerini savunan Military Religious Freedom Foundation (MRFF), ABD ordusunun farklı birimlerinden 200’den fazla askerin kendilerine başvurduğunu açıkladı.

Kuruluşa iletilen şikâyetlerin deniz piyadeleri, hava kuvvetleri ve uzay kuvvetleri dahil olmak üzere birçok askeri birimden geldiği belirtildi.

Şikâyetlerden birinde, İran’a yönelik operasyonlara katılabilecek bir askeri birlikte görev yapan bir astsubayın ifadelerine yer verildi.

Guardian gazetesinin gördüğü şikâyet dilekçesine göre birlik komutanının askerlere yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandığı öne sürüldü: İran savaşının “Tanrı’nın ilahi planının bir parçası” olduğu, İncil’in Vahiy kitabından alıntılar yapılarak Armageddon ve İsa’nın yakın zamanda dönüşünden söz edildiği.

Astsubay ayrıca komutanın, Donald Trump’ın “İsa tarafından görevlendirildiğini” ve İran’da bir savaşın Armageddon’u başlatacak işaret ateşi olacağını söylediğini iddia etti.

FARKLI İNANÇLARDAN ASKERLER ŞİKAYETÇİ Söz konusu şikâyetin 15 asker adına yapıldığı ve bu askerler arasında 11 Hristiyan, bir Müslüman ve bir Yahudi askerin bulunduğu belirtildi.

Şikâyetin, MRFF tarafından bağımsız gazeteci Jonathan Larsen ile paylaşıldığı aktarıldı.

MRFF Başkanı ve eski hava kuvvetleri subayı Mikey Weinstein, bu tür söylemlerin ABD ordusunda giderek daha sık görüldüğünü savundu.

Weinstein, askeri personelin üstlerine karşı çıkmasının zor olduğunu belirterek, “Askerler için komutanlarına karşı çıkmak kolay değil” dedi.

MRFF’ye göre şikâyetler, ABD Anayasası’ndaki din–devlet ayrılığı ilkesinin ihlal edildiğine işaret ediyor.

PENTAGON'DAN AÇIKLAMA GELMEDİ Guardian’ın konuyla ilgili yorum talebine Pentagon doğrudan yanıt vermedi.

Bunun yerine ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in İran operasyonuna ilişkin kamuya açık açıklamalarının yer aldığı görüntüler paylaşıldı.

Hegseth daha önce Hristiyan milliyetçiliğine yakın görüşleriyle gündeme gelmişti.

Savunma Bakanı, geçmişte “sphere sovereignty” (alan egemenliği) adı verilen ve Hristiyan yeniden yapılanmacılığına dayanan bir doktrini desteklediğini açıklamıştı.

ALAN EGEMENLİĞİ NEDİR? “Sphere sovereignty” (alan egemenliği) aslında 19. yüzyılda ortaya atılmış teolojik-siyasal bir kavramdır.

Ancak son yıllarda ABD’de bazı muhafazakâr ve Hristiyan milliyetçi çevreler tarafından yeniden tartışılmaya başlanmıştır.

Özellikle devlet, aile ve din ilişkisi üzerinden yürüyen tartışmalarda bu kavrama sık sık atıf yapılır.

ABD’de bazı muhafazakâr düşünürler ve siyasetçiler, devletin toplum üzerindeki etkisinin azaltılması gerektiğini savunurken “sphere sovereignty” fikrine referans veriyor.

Bu görüşe göre: Devlet yalnızca kamu düzeni ve güvenliği ile ilgilenmeli, Aile, eğitim ve dini kurumlar kendi alanlarında bağımsız olmalı, Devlet bu alanlara fazla müdahale etmemeli.

Bu yaklaşım özellikle Hristiyan muhafazakâr hareketler içinde destek buluyor.

HRİSTİYAN MİLLİYETÇİLİĞİYLE KESİŞEN NOKTALAR ABD’de bazı Hristiyan milliyetçi çevreler, “sphere sovereignty” kavramını farklı bir şekilde yorumluyor.

Bu çevrelere göre: Toplumun temel alanları “Tanrı’nın koyduğu düzen” çerçevesinde işlemeli, Aile yapısı patriarkal (erkek egemen) olmalı, Eğitim ve kültür Hristiyan değerleriyle uyumlu olmalı.

Bu yorum, laik devlet anlayışını savunan çevreler tarafından eleştiriliyor. “HRİSTİYAN YENİDEN YAPILANMACILIĞI” ETKİSİ “Sphere sovereignty” tartışmaları ABD’de çoğu zaman “Christian Reconstructionism” (hristiyan yeniden yapılanmacılığı) adlı daha radikal bir ideolojiyle ilişkilendiriliyor.

Bu akıma göre: toplum İncil yasalarına göre yeniden düzenlenmeli, devlet yasaları Hristiyan dini kurallarıyla uyumlu olmalı, bazı radikal yorumlarda eşcinsellik gibi konular için ağır cezalar savunuluyor.

Bu görüşler ABD’de oldukça tartışmalı ve ana akım siyaset tarafından genellikle benimsenmiyor.

TRUMP ÇEVRESİNDE TARTIŞMALAR Donald Trump döneminde bazı muhafazakâr çevreler: ABD’nin “Hristiyan değerlerine dayalı bir ulus” olduğu söylemini güçlendirdi, devlet politikalarının dini değerlerle uyumlu olması gerektiğini savundu.

Bu nedenle bazı yorumcular, Trump çevresindeki bazı ideolojik yaklaşımların “sphere sovereignty” veya “Christian Reconstructionism” gibi fikirlerden etkilendiğini ileri sürüyor.

Ancak bu görüşlerin ABD hükümetinin resmi ideolojisi olduğu söylenemez; daha çok belirli siyasi ve dini çevrelerde tartışılıyor.

İlgili Sitenin Haberleri