Haber Detayı
Tekirdağ'da Osmanlı'dan kalan son emanet! Sadece tek bir aile yapıyor, bir hafta beklemeden yenmiyor
Trakya'nın Ramazan klasiği, 4 nesildir aynı aile tarafından yaşatılıyor. Sadece şeker ve fındıktan üretilen, hiçbir katkı maddesi içermeyen Şakşaki Şekeri, bakır kazanlarda bir hafta süren zahmetli bir yolculuğun ardından sofralara ulaşıyor. Mehmet Ilıca: Bizden başka yapan kalmadı, gelenek yaşasın diye uğraşıyoruz.
Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde bir aile işletmesi tarafından üretilen şakşaki şekeri, ramazanda bakır kazanlarda kaynatılarak geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor.Teknoloji ve seri üretimin yaygınlaşmasına rağmen el emeğine dayalı üretim anlayışını sürdüren aile işletmesi, kökleri Osmanlı dönemine uzanan nostaljik lezzeti yaşatmak için çaba gösteriyor.Bakır kazanlarda kaynatılan şekerin üretim süreci ise sabır ve ustalık gerektiriyor.
İşletme sahibi Mehmet Ilıca, AA muhabirine, şakşaki şekeri üretiminin, dedelerinden miras kaldığını söyledi.Şakşaki şekerinin yalnızca bir tatlı olmadığını, kültürel değer taşıdığını dile getiren Ilıca, Bu gelenekler kaybolmasın diye yapmaya çalışıyoruz.
Dört nesil oluyor.
Dedem dayısından öğrenmiş, babam, ben ve çocuklarımız.
İnşallah torunlarımız da devam eder. dedi.
Osmanlı döneminden bu yana yapılan şekeri aynı usulle üretmeye özen gösterdiklerini belirten Ilıca, üretim sürecinin zahmetli olduğunu anlattı.Şakşaki şekerinin özellikle ramazanda yapıldığını ifade eden Ilıca, Bu mısır ekmeği ve nohut çöreği ile yenen bir tatlı.
Yemesi kolay, uğraşması zor.
En az bir saat şerbeti kaynatıyorsun.
Bir saat ince ince döküyorsun.
Ardından yaklaşık bir hafta mayalanmaya bırakıyorsun.
Oldukça uzun ve emek isteyen bir süreç. diye konuştu.
Ilıca, Trakya'da ramazanın nostaljik tatlıları arasında şakşaki şekerinin özel bir yeri olduğunu belirtti.El emeğine dayalı üretim yaptıklarını vurgulayan Ilıca, Bu, Osmanlı'dan gelen bir gelenek.
Ramazanda yenilen bir yiyecek.
Para bir tarafa, gelenekler devam etsin diye uğraşıyoruz.
Bizden başka bilen ve yapan kalmadı.
Yıllardır tattırmaya ve tanıtmaya çalışıyoruz. ifadelerini kullandı.
Eskiden mukabelelerin ardından şakşaki şekerinin dağıtılmasının adet olduğunu anlatan Ilıca, özellikle teravih namazı çıkışlarında çocuklara verilen şekerin ayrı bir sevinç kaynağı olduğunu kaydetti.
İşletmenin genç kuşak temsilcisi Eray Ilıca da 1970'li yıllara kadar tonlarca üretim yapıldığını ancak bugün geleneğin unutulmaması için üretimi sürdürdüklerini söyledi.
Şakşaki şekerinde katkı maddesi bulunmadığını belirten Ilıca, Şeker ve fındık kullanıyoruz.
Şerbeti kaynattıktan sonra ince ince fındığa yediriyorsun.
Ne kadar ince dökersen o kadar tırtıklı ve iri oluyor.
Kalın döktüğünde şekli bozuluyor.
Yıllardır aynı dengeyi korumaya çalışıyoruz. dedi.
Sadece ramazanda üretim yaptıklarını dile getiren Ilıca, çevre illerden de talep aldıklarını, sosyal medya üzerinden şakşaki şekerini tanıtmayı sürdürdüklerini sözlerine ekledi.