Haber Detayı

Dünya şaşkınlık içinde... Melania Trump saçını tarıyor*
Dünya odatv.com
04/03/2026 10:11 (3 saat önce)

Dünya şaşkınlık içinde... Melania Trump saçını tarıyor*

ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları sürerken ABD Başkanı Donald Trump'ın eşi Melania Trump’ın BM Güvenlik Konseyi’nde çocuklar ve eğitim temalı oturuma başkanlık etmesi, tarih boyunca savaş zamanlarında lider eşlerinin oynadığı rolü yeniden gündeme getirdi.

Melania Trump’ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) çocuk hakları ve eğitim üzerine kürsüye çıkması, emperyalist güçlerin savaş sahasındaki yıkımı örtbas etmek için kullandığı "insani maske" geleneğini yeniden tartışmaya açtı.

ABD ve İsrail’in Orta Doğu’yu kan gölüne çevirdiği, çocuk ölümlerinin istatistiklere sığmadığı bir dönemde yapılan bu hamle, "First Lady"lik kurumunun bir diplomasi aracından ziyade bir "halkla ilişkiler (PR) kalkanı" olduğunu bir kez daha gündeme getirdi.2 Mart Pazartesi günü Birleşmiş Milletler’de (BM) dikkat çeken bir oturum düzenlendi.

Oturumun özel konuğu, ABD Başkanı Donald Trump'ın eşi Melania Trump oldu.

Trump, savaşların ve teknolojinin çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekmek amacıyla New York’taki BM merkezine geldi.KONSEY TARİHİNDE BİR İLKReuters'ın haberine göre 15 üyeli Güvenlik Konseyi’ne ilk kez görevdeki bir dünya liderinin eşi başkanlık etti.

Toplantı, ABD’nin Konsey’in aylık dönem başkanlığını devralmasının ardından gerçekleştirildi."ABD ÇOCUKLARIN YANINDA"Trump’ın ofisi, toplantının amacının eğitimi hoşgörü ve küresel barışın ilerletilmesinde bir araç olarak vurgulamak olduğunu açıkladı. “Çocuklar, Teknoloji ve Çatışma Ortamında Eğitim” başlıklı oturumda konuşan Trump, “ABD dünya genelindeki tüm çocukların yanında.

Umarım yakında barış sizin olur” dedi.İRAN'DAN TEPKİ: "UTANÇ VE İKİYÜZLÜLÜK"İran’ın BM Daimi Temsilcisi Amir Saeid Iravani, ABD’nin bir yandan İran şehirlerine füze saldırıları düzenleyip okulları bombalarken diğer yandan silahlı çatışmalarda çocukların korunmasına ilişkin toplantı düzenlemesini “derin bir utanç ve ikiyüzlülük” olarak nitelendirdi.165 ÇOCUĞU ÖLDÜRDÜLERABD ve İsrail’in İran'a yönelik saldırılarında, Hürmüzgan eyaletinin Minab kentindeki Şecere Tayyibe Kız Okulu’na düzenlenen saldırıda 168 kız çocuğu yaşamını yitirdi.“İNSANİ YIKAMA”: SİLAHIN YANINDA VERİLEN EĞİTİM SÖYLEMİLider eşlerinin savaş dönemlerindeki rolleri, aslında devletlerin "Sert Güç" ve "Yumuşak Güç" arasındaki iş birliğinin en net göstergesidir:ABD ve İsrail’in Orta Doğu’daki askeri yayılmacılığı ve İran’a yönelik saldırgan tutumu devam ederken, Melania Trump’ın BM kürsüsünden sunduğu "insani" mesajlar, aslında emperyalist güçlerin sistematik olarak uyguladığı bir "suç örtme" mekanizmasını temsil ediyor.

Bu çelişkili ilişki, sahadaki kanlı gerçeklik ile kürsüdeki steril söylem arasındaki uçurumu açıklıyor.SERT GÜÇ VE YUMUŞAK GÜÇ KISKACI: YIKIMIN ESTETİĞİSavaş baronları ve onların eşleri arasındaki bu görev dağılımı, emperyalizmin kendini meşrulaştırma çabasının en uç noktası.

Devlet mekanizması, stratejik işgaller, şehirlerin bombalanması ve temel altyapının yerle bir edilmesi gibi sert güç unsurlarını devreye sokarken; lider eşleri bu yıkımın tam ortasında "çocuklar, eğitim ve teknoloji" gibi kulağa hoş gelen kavramlarla sahneye çıkar.

Burada asıl amaç, yıkılan bir kenti onarmak değil, o kenti yıkan elin aynı zamanda "iyileştirici" olduğu illüzyonunu yaratarak, işgalciye hayırsever bir kimlik kazandırmaktır.AMBARGO İLE AÇ BIRAKIP KAMERA ÖNÜNDE DOYURMAKBir diğer karanlık döngü ise insani yardımlar üzerinden kurulur.

Emperyalist merkezler, hedef aldıkları coğrafyalara uyguladıkları ağır ambargolar, ilaç ve gıda kısıtlamalarıyla kitlesel ölümlere ve kıtlığa davetiye çıkarırken, lider eşleri sınırlı ve kameralar eşliğinde gerçekleştirilen "yardım paketleri" operasyonlarıyla bu trajediyi bir halkla ilişkiler malzemesine dönüştürür.Bu durum, devletlerin uluslararası hukuk karşısındaki sorumluluklarından kaçmasını sağladığı gibi, sivil ölümlerinin yarattığı öfkeyi "şefkatli bir anne eli" görüntüsüyle dindirmeyi hedefler.SİLAH TİCARETİNİN GÖLGESİNDE "GELECEK" MASALLARIEn çarpıcı tezat ise barış söylemleri ve silah sanayisi arasındaki iş birliğinde yatar.

Bölgesel savaşları ve iç çatışmaları milyarlarca dolarlık silah satışlarıyla finanse eden ve savaşı devasa bir ekonomiye dönüştüren liderlerin karşısında, eşleri BM gibi platformlarda "gelecek nesillerin korunması" üzerine lirik nutuklar atarlar.

Bu retorik, savaş ekonomisinin kanlı dişlilerini gizleyen estetik bir perde görevi görür.Melania Trump’ın çocuk hakları vurgusu da tam olarak bu noktada; silahların susturulmasını değil, silahların gölgesinde nasıl bir "düzen" kurulacağını dikte eden bir "insani yıkama" faaliyetidir.Odatv, tarihten günümüze, emperyal devletlerin lider eşleri aracılığıyla yürüttüğü "insani yıkama" (humanitarian washing) operasyonları derledi.ELEANOR ROOSEVELT: HEGEMONYA İNŞASININ "GÜLÜMSEYEN" YÜZÜABD’nin küresel bir hegemon olarak sahneye çıktığı İkinci Dünya Savaşı yıllarında Eleanor Roosevelt, Amerikan müdahaleciliğine ahlaki bir zemin hazırlamakla görevliydi.Roosevelt’in hazırladığı İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, bir yandan "evrensel haklardan" bahsederken, diğer yandan ABD’nin dünya genelindeki askeri üslerini ve ekonomik sömürgeciliğini "demokrasi götürme" kılıfıyla meşrulaştırmasına hizmet etti.

Kendi ülkesindeki ırkçılık ve ayrımcılık sürerken dünyaya "hak" dersi vermesi, bu rolün ilk büyük çelişkisiydi.CLEMENTINE CHURCHILL: İMPARATORLUĞUN AÇLIK VE KAN MİRASINI ÖRTMEKWinston Churchill, Hindistan’daki Bengal Kıtlığı’nda milyonlarca insanın ölümünden sorumlu tutulurken ve sömürgelerde kanlı bastırma operasyonları yürütürken, eşi Clementine "yardımseverlik" faaliyetleriyle İngiliz İmparatorluğu’nun gaddar imajını yumuşatıyordu.Clementine’in yürüttüğü yardım kampanyaları, İngiliz emperyalizminin sömürdüğü topraklarda bıraktığı kalıcı hasarı gizleyen bir "merhamet perdesi" işlevi gördü.

Savaşın gerçek mağdurları olan sömürge halkları değil, merkezin çıkarları ön plandaydı.SARA NETANYAHU VE OLENA ZELENSKA: MODERN SAVAŞIN MEDYATİK ELÇİLERİBugün İsrail ve Ukrayna örneklerinde gördüğümüz lider eşi profilleri, tamamen batı kamuoyunu manipüle etmeye yönelik kurgulanmış durumda.Sara Netanyahu’nun "rehine aileleri" üzerinden yürüttüğü diplomasi, Gazze’de binlerce çocuğun katledilmesini görmezden gelen seçici bir empatiyi temsil ediyor.Zelenska Etkisi: Olena Zelenska’nın moda dergilerine kapak olması ve lüks içindeki yaşamıyla savaş mağduru çocukların eğitiminden bahsetmesi, emperyalizmin savaşı bir "içerik" haline getirmesinin en uç örneği.SONUÇ: BİR RETORİK OLARAK "ÇOCUKLAR"Melania Trump’ın BMGK kürsüsünden "çatışma ortamında eğitim" vurgusu yapması, ABD’nin İran’a yönelik tehditlerinin ve bölgedeki İsrail destekli katliamların yarattığı öfkeyi dindirmeye yönelik stratejik bir hamledir.

Tarih göstermiştir ki; lider eşleri, savaş baronlarının evlerindeki "insani vicdan" rolünü oynadıkları sürece, aslında savaş suçlarının estetik bir parçası olmaktan öteye geçememektedirler.Not: Başlıktaki, “dünya yanarken saçını taramak*” deyimi, büyük krizler ve felaketler yaşanırken sorumluluk sahibi kişilerin bu durumu görmezden gelip önemsiz ya da yüzeysel işlerle meşgul olmasını ifade etmek amacıyla kullanılmıştır.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri