Haber Detayı

Almanya'nın sessiz onayı, Fransa'nın nükleer hamlesi: Avrupa İran'da ne yapıyor?
Dünya hurriyet.com.tr
03/03/2026 13:04 (23 saat önce)

Almanya'nın sessiz onayı, Fransa'nın nükleer hamlesi: Avrupa İran'da ne yapıyor?

İran ve ABD ile İsrail arasında hafta sonu başlayan çatışmalar, sadece iki ülke arasında kalmadı, bölgeye yayıldı. Orta Doğu barut fıçısına dönerken tüm gözler Avrupa'ya döndü. Ordu kapasiteleri, siyası ağırlıkları ve ekonomik güçleriyle neredeyse bölgedeki bütün gerginliklere dahil olan AB ve İngiltere, bu savaşta nasıl bir konum aldı?

İran ve Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasındaki tansiyon yükseldikçe çatışmalar bölgedeki diğer ülkelere de sıçrıyor.

İran’ın Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ile Bahreyn dahil olmak üzere Körfez ülkelerindeki Amerikan üslerine saldırmasının ardından İsrail de Lübnan’a harekât başlattı.

İran lideri Hamaney’in öldürülmesinden ötürü önceki gece İsrail’e roket atan Lübnan Hizbullahı’na karşılık başlatılan harekât, savaşın Lübnan topraklarına da taşınmasıyla sonuçlandı.

Bölgede artan gerginlik, gözlerin ABD’nin Avrupa’daki müttefiklerine dönmesine neden oldu.

Özellikle İngiltere, Almanya ve Fransa’nın tutumu ciddi merak konusu.İngiltere, ABD’ye bölgedeki askeri üslerini kullanma izni verdi.

Almanya, savaşa girme niyetleri olmadığını belirtti ama ABD ve İsrail’in arkasında olduklarını açıkladı.

Fransa, Doğu Akdeniz’e uçak gemisi gönderdi.

Yunanistan'ın, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne (GKRY) 2 fırkateyn ve 2 savaş uçağı göndereceği bildirildi.

Bölge kaynıyor, peki Avrupa bu savaşta tam olarak nasıl bir pozisyon alıyor?İSRAİLLİ YETKİLİDEN ‘TUHAF’ ALMANYA PAYLAŞIMIEski İsrail Hükümeti Sözcüsü Eylon Levy, X’ten yaptığı paylaşımda İsrail Askeri Radyosu’na dayandırdığı iddiaları dile getirdi.

Levy, “İran’ın her yere füze fırlatmayı sonlandırmaması halinde Almanya’nın savaşa katılmayı ciddi şekilde değerlendirdiğini” ileri sürerek, Almanya silahlı kuvvetleri Bundeswehr’ın halihazırda ABD ile muhtemel bir ortak operasyona katılmayı planladığını iddia etti.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ise, bu iddiaları reddederek ülkesinin savaşa katılmak gibi bir niyeti olmadığını açıkladı.Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ise, ABD Başkanı Donald Trump ile önceden planlanan görüşmeye katılmak üzere dün Washington’a gitti.

Ancak Merz önceki gün yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’in arkasında duracaklarını belirterek, İran’ın Körfez ülkelerindeki ABD üslerine ve İsrail’e düzenlediği saldırıları kınamıştı.

Merz ayrıca, ülkesinin, İsrail ve ABD’nin ilk saldırıyla ilgili bir ikilemde kaldığını da vurguladı ve Alman hükümetinin “Birçok İranlının molla rejiminin sona ermesinden ötürü yaşadığı rahatlığı paylaştığını” dile getirdi.

Fransa ise önceki gün Doğu Akdeniz’e uçak gemisi gönderdi.

Fransa’nın nükleer enerjiyle çalışan uçak gemisi Charles de Gaulle ve ona bağlı deniz taarruz grubu gemileri, Baltık Denizi’ndeki görevlerini yarıda keserek, Doğu Akdeniz’e gitti (İran’ın dün gece Hürmüz Boğazı’nı kapattığını anımsatmakta fayda var).Öte yandan, Macron dün Fransa’nın cephanesindeki nükleer başlıkları arttırması emri vererek, ülkesinin artık nükleer cephanesinin büyüklüğünü gizlemeyeceğine işaret etti.İNGİLTERE ASKERİ ÜSLERİNİ AÇTIİngiltere ise, askeri üslerinin ABD’nin kullanımına açılması konusunda bir fikir değişikliğine gitti.

İngiltere geçtiğimiz günlerde İngiltere’deki RAF Fairford ve Hint Okyanusu’nda kritik konumda yer alan Diego Garcia üssü gibi tesislerin kullanımına, yani bu noktalardan saldırılar düzenlenmesine uluslararası hukuku gerekçe göstererek izin vermemişti.

ABD Başkanı Donald Trump ise dün yaptığı açıklamada, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın bu kararının kendisini “büyük hayal kırıklığına uğrattığını” söyleyerek, Chagos Takımadaları’ndaki üssün kullanımının reddedilmesinin iki ülke arasında daha önce görülmemiş bir şey olduğunu dile getirdi.Dün çıkan haberlerde ise, İran’daki bombardımanın ikinci gününde ve çatışmaların Körfez ülkelerine yayılmasıyla İngiltere’nin tutum değişikliğine gittiği belirtildi.

Başbakan Starmer, sosyal medya platformu X üzerinden dün akşam yayımladığı görüntülü mesajda, ABD’nin “belirli ve sınırlı savunma amaçlı” olarak İngiliz üslerini kullanma talebinde bulunduğunu belirterek, “İran’ın bölge genelinde füze fırlatmasını, sivilleri öldürmesini, İngiliz vatandaşlarını riske atmasını ve çatışmalara dahil olmayan ülkeleri hedef almasını önlemek amacıyla bu talebi kabul etme kararı aldık” ifadelerini kullandı.

Gözden Kaçmasın Güç mücadelesinde yeni perde: Alternatif blok çatırdıyor mu?

Dünya onlardan haber bekliyordu Haberi görüntüle İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles ise, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarında, Endülüs bölgesine bağlı Sevilya kentindeki Moron de la Frontera ve Cadiz kentindeki Rota üslerinden hiçbir şekilde faydalanmadığını söyledi.Peki Avrupa ülkeleri ve Avrupa Birliği (AB) savaşın 4. günü itibarıyla nasıl bir pozisyon aldı.

Burada sözü, Emekli Paris Büyükelçisi Uluç Özülker’e bırakıyoruz.

Özülker değerlendirmesine, “Çok basit şekliyle söyleyeyim: Halihazırda yaşanmakta olan olaylarda AB diye bir kurum yok.

Ne olup ne biteceği konusunda hiçbir fikir beyan etmeden orada oturan oturuyor” ifadesiyle başladı.Bu kapsamda İngiltere ve öbür tarafların ortaya koyduğu tutum, tam bir ABD’nin emrine girmiş ülke şeklinde” diyen Özülker, sözlerini şöyle sürdürdü:“AB’de bu konuyla ilgili olarak herhangi bir tutum içine giren yok.

AB tutumu yok ama üye ülkeler itibariyle de ne yapılıp ne yapılmayacağına dair de bir tutum yok.

Bu noktada aynı sıkıntı NATO’da da var.

Orada da Rutte ‘Bizim herhangi bir şekilde bu meselenin içinde yer almamız ya da müdahale etmemiz söz konusu değildir’ şeklinde bir açıklama yaptı.

AB konusunda acaba ne olabilir diye baktığımız zaman ne Trump’a ulaşıp da oradan bir sonuç çıkarabilmek mümkün, ne de halihazırda bu sorunlarla ilgili AB’den bir tutum içine girilerek sonuç alınacak bir noktaya gidilmesi söz konusu.

Bunların hepsini unutmak lazım.”Özülker, ülke ülke değerlendirdiğinde ise Almanya’dan örnek verdi. “II.

Dünya Savaşı sırasında yaşanan felakette Yahudileri katletmişlerdi; Almanya hala bunun etkisi altında yaşadığını da ortaya koyuyor” diye konuşan Özülker, “Almanya, Gazze’de olduğu gibi, şimdi İran konusunda da meseleyi ‘Nereye gidiyorsunuz’ diye karşı çıkmak yerine, bunu anlayışla karşıladığını ortaya koyan açıklamalar zinciri yapıyor” ifadesine yer verdi.

AVRUPA NEDEN BU TUTUMU SERGİLİYOR?Avrupa’nın böyle bir pozisyon almasının ardında yatan nedenlere gelindiğinde ise, bunu ülkeleri ayrı ayrı düşünerek ele almak gerektiğini söyleyen Özülker, şöyle konuştu:“AB dediğinizde oradan tek başına bir şey çıkmıyor ama tek tek ülkeleri ele aldığınız zaman, orada iktidarda bulunanların kendi kaprisleri veya nelerle uğraşabileceklerinin göstergesi olabilecek tutumlara girdiklerini görüyoruz.

Bu da hazmedilebilecek bir şey değil.

Netice itibariyle AB’nin bir şekilde müdahaleci olarak, barışı tekrar ihya edebilecek, dünyayı tekrar felaketlerden koruyabilecek tutumları sergilemekten çekinmemesi lazım ama bunu yapan yok.

Herkes kendi menfaatinin etrafında odaklanmış vaziyette.

Burada toplu şekilde karar alacak bir tutuma giremiyorlar.

ABD’yi de karşılarına almayı çok arzu etmiyorlar.” Gözden Kaçmasın İran müdahalesi neden farklı: Perde arkasında hangi strateji var?

Haberi görüntüle Avrupa ülkelerinde halkın sokağa döküldüğünü anımsatan Özülker, ama bu ülkelerin siyasi bir duruş sergileyemediğine dikkat çekti.

Özülker, Avrupa’nın ‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ politikası izlediğini söyledi:“İktidarların bir tutum alıp ‘Yahu yetti artık’ diyerek işi bir yerlere götürme şansı da yok; bunu da yapamıyorlar. ‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın, buradaki menfaatlerimin de hiçbirine dokunulmasın’ pozisyonuyla yola çıkan bir Batı dünyasıyla karşı karşıyayız.

AB, ne yaptığını kesinlikle bilmiyor.

Üstüne ‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ politikasına yönelindiği andan itibaren de dünyada huzur ve mutluluğun yeniden yakalanabilmesi mümkün değil.”‘AVRASYA BU ÜLKELERİ GÜLEREK SEYREDİYOR’Diğer taraftan Çin ve Rusya başta olmak üzere Avrasya’nın, İran’a yardımda bulunduğuna işaret eden Özülker, “Avrasya, bu ülkeleri gülerek seyretmeye devam ediyor” dedi.

Özülker, değerlendirmelerini şu sözlerle noktaladı:“Hiç kimsenin bir şey yaptığı yok ve bu kadar katliam noktasına gelebilecek acımasızlıkla hareket eden bir ABD’nin de affedilecek bir tarafı yok.

Ancak tecrübelerime dayanarak şunu kesinlikle söyleyebilirim: ABD’nin İsrail’e en ufak şekilde müdahale etmesi söz konusu değil.

Bu olmadığı ölçüde de dünyada bunun ceremesini hep beraber fazlasıyla çekiyoruz.”Haber İçi Banner

İlgili Sitenin Haberleri