Haber Detayı
Bataklık
TRUMP’IN önüne muhtemel askeri planlar konulduğunda iki seçenek vardı.
- Sınırlı bir saldırı yapıp İran’ı masada teslimiyete zorlama umudu...- Ya da oynuyorsak büyük oynayalım diyerek doğrudan rejim değişikliğini denemekti.1 Şubat’ta tahmin ettiğim üzere rejim değişikliği operasyonu düğmesine basıldı.*ABD ve İsrail’in “rejim değişikliği” macerası her koşulda dış aktörlere dayanıyordu.Havadan bombalasan da, İran’ı dümdüz etsen de...Siyaset, ordu, halk veya tamamı harekete geçip rejimi yıkmaya niyetlenmeden bu maceranın başarıya ulaşma şansı hiçbir zaman yoktu.Trump da Netanyahu da bunu biliyordu.Güvendikleri şey neydi peki?Öncelikle geçtiğimiz aylarda yaşanan halk ayaklanması ve istihbarat raporlarına göre rejimin hiç olmadığı kadar zayıflaması.Hesap belliydi...
Biz yeteri kadar sarsarsak ya halk devirir ya da ordu içindeki klikler harekete geçer.*Operasyonun kelimenin tam anlamıyla daha ilk saldırısında Yüce Lider Rehber Hamaney ve düzinelerce siyasi ve askeri liderin ortadan kaldırılması, Trump için “en iyi senaryonun” hayata geçmesiydi.Venezuela’da Maduro’yu kaçırdıktan sonra bırakın rejimi değiştirmeyi...
Tek bir kişiye daha dokunmadan ülkeyi kontrol etmesi Trump’a müthiş bir özgüven vermişti.Gece Yarısı Çekici ve Maduro operasyonlarıyla “yenilmezlik” sendromuna kapılan Trump, seriye bağladığını düşünüyordu.*Hamaney’in daha maçın 1’inci dakikasında oyun dışı kalması her ne kadar utanç vericiyse...Hamaney oyundan çıktığından beri İran’ın helva gibi dağılmaması da Trump ve Netanyahu’nun planının basitliğidir.Latin Amerika ile Ortadoğu’nun...Venezuela ile İran’ın birbirine karıştırılmaması gerektiğinin de kanıtıdır.*İran’ın şu konuda hakkını vermek isterim...12 Gün Savaşında sadece İsrail’e saldıran İran’ın bu sefer “ölüm kalım savaşı” moduna geçmesiyle ateşi tüm bölgeye yayması ABD’nin en korktuğu şeyi ifşa etti.Arap müttefikleri koruyamamak.Daha savaşın 3’üncü gününde ABD; Bahreyn, Ürdün, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi etinden sütünden faydalanıp bir de kafasına estiğinde milyarlarca dolarlık haraç kestiği ülkelere “gitmeyin” uyarısı yayımlamak zorunda kaldı.Bu ülkelerle ABD’nin çok basit bir alışveriş ilişkisi vardı.Para karşılığı koruma.Bu alışverişin hiçbir yerinde Dubai’ye, Abu Dabi’ye, Doha’ya, Manama’ya füzeler düşmesi, havalimanlarının kapanması, beyaz turistlerin korkudan etrafa kaçışması yoktu.Ta ki...
İran’ın savaşı bölgeye yayma stratejisine kadar.*Gelen haberlere göre Körfez müttefikleri endişeli şekilde Trump’ın savaşı kısa kesmesi için yana yakıla lobi faaliyetleri yapıyor.Hoş... “Savaş 4-5 hafta belki de daha fazla sürecek” diyen Trump oralı değil gibi.Birkaç gün içinde füze önleyici mühimmatının bitmesi beklenen Arapların bir B planı var mı?
Hiç sanmıyorum.*Peki...“Hamaney ölür, rejim yıkılır, yolumuza bakarız” stratejisi işe yaramadığına göre Trump için sırada ne var?Bush Irak’ta...
Obama Afganistan’da ne yaşadıysa o.Gaza bastıkça önünü daha da görememek.
Önünü göremedikçe hızla duvara çarpma ihtimaline daha da yaklaşmak.*Trump cumartesiden salıya kadar kameralar önünde tek bir soru bile cevaplamadı.Bana kalırsa şu an birçok soruya verecek cevabı kendisi de bulabilmiş değil.- Bu işin sonunda ne elde etmeyi umuyorsunuz?- Rejimi devirene kadar savaşacak mısınız?- Rejim devrilirse plan ne?- Kaç askerin ölümü göze alındı?- İşler istendiği gibi gitmezse çıkış stratejisi ne?Emin olun bu soruların cevabı henüz Trump’ta da yok.Çünkü A planı henüz işe yaramadı.
Yarayacakmış gibi de durmuyor.*Netanyahu’nun Trump’ı soktuğu bataklığı da, Trump‘ın plansızlığı programsızlığını da, öngörüsüzlüğünü de anlattık.Bunun üzerine İran’ın savaşı bölgeye yayma taktiğini de mantıklı bulduk.Amma velakin...Yaygın görüşün aksine ABD’nin Afganistan’da da Irak’ta da kaybettiği söylense de bu ülkelerin geldiği hal, yitip giden canlar, yok edilen altyapı ve üstyapı ve ulusların yok olan geleceği göz önünde bulundurulmalı.Günün sonunda “Coni” evine çeker gider, geriye devasa bir yıkım kalır.Trump; Bush ve Obama’nın debelendiği bataklığa ayağını sokmaya başladı başlamasına ama...Şu anki göstergeler İran’ın da bir daha ayağa kalkamayacak şekle sokulmak istendiğini gösteriyor.Trump’ın deyimiyle “saldırı dalgasının büyüğü” yakında gelmek üzere.